(5237 S. K. m. 52, 53, 54, 62, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 109, 280, 281, 291) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, üye hakimin ön inceleme ve inceleme raporları doğrultusunda 5271 sayılı CMK'nın 281. maddesi uyarınca duruşma açılarak, başvurunun süresinde olduğu ve kararın niteliğine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA;
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 13/06/2017 tarih 2017/17006 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında TCK 188/3-4, 53, 54, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne iddianame tanzim ettiği,
YEREL MAHKEME KARARI;
Sanığın üzerine atılı "uyuşturucu madde eroin ticareti yapmak suçundan fiil ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK.188/3 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak takdiren 10 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Uyuşturucu maddenin kannobinoid sınıfından olan, halk arasında bonzai olarak tabir edildiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.188/4 uyarınca sanığın cezası takdiren ½ oranında artırılarak, sanığın 15 yıl hapis ve 7 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına; Sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine indirme sebebi sayılarak, 5237 sayılı TCK.62 maddesi uyarınca cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 12 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Gün karşılığı adli para cezasının 5237 sayılı TCK.52/2 maddesi uyarınca beher günü sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak 20 TL den hesap edilerek, sanığın 100 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına; Sanığın işbu fiilden neticeten 12 yıl 6 ay hapis ve 100 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına; Takdiren başkaca artırım ve indirime yer olmadığına; 5237 sayılı TCK.53 maddesi uyarınca sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; (Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; birinci fıkrada yer alan “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;…” bölümü, aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden, yine aynı fıkrada yer alan “…hapis cezasına…” ibaresi ise (b) bendinde yer alan “Seçme ve…” ibaresi yönünden iptal edildiği hususu gözetilerek) a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden, (Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; birinci fıkrada yer alan “…ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edildiği hususu gözetilerek) c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılmasına; Yine Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; birinci fıkrada yer alan “…ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edildiği hususu gözetilerek aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin yukarıda sayılan hakları mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına; Sanık hakkında Küçükçekmece 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 10/05/2013 tarih 2012/1174 E - 2013/500 K sayılı kararı ile verilen ve 18/06/2013 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı ile ilgili gereğinin takdir ve ifası için karar kesinleştiğinde mahkemesine müzekkere yazılmasına; Hüküm öncesi şahsi hürriyetin sınırlı kaldığı günlerin, TCK.63 maddesi uyarınca sanığın cezasından mahsubuna; Sanık H. D. hakkında CMK 109/3-a maddesi uyarınca yurtdışı çıkış yasağı konulmasına; Aşağıda dökümü yapılan (55,00 TL) yargılama giderinin sanıktan alınmasına;" şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
SAVUNMA;
Dairemizce yapılan yargılamada 16/10/2018 tarihli celsede müdafii huzurunda alınan savunmasında sanık; "Olayla ilgili olarak Bakırköy 5.Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu ifadem doğrudur. Bu ifademi tekrar ederim. M. İ. benim çocukluk arkadaşımdır. Hatta aynı dönemde birlikte askerlik yaptığımız birisidir. Ancak eşi olan F. İ.'la ben hiç karşılaşmadım. Kendisini tanımıyorum. Evlerine de gitmiş değilim. Olay tarihinden bir gün önce M. İ. kullanmış olduğu uyuşturucu maddenin etkisiyle rahatsızlanınca eşi olan F. İ. kendisine uyuşturucu madde veren kişi olarak benden şüphelenmiş ve olay tarihinde gizli numaradan cep telefonumu defalarca ısrarlar telefon açtı ve bana kendisine uyuşturucu madde getirmemi istedi. Ancak ben talebini kabul etmedim. En son telefon görüşmesinde ise sabrım taşdığı için kimin aradığını merak ederek talebini kabul ettim. Ancak kendisine uyuşturucu madde niyetinde değildim. Sadece kim olduğunu öğrenmek için teklifini kabul ettim. Bana BİM market önünde buluşmayı teklif etti. Bu şekilde olay yerine giderken yakalandım. Her ne kadar ilk derece mahkemesindeki ifademde kendisinden para koparabilmek için buluşmayı kabul ettiğim yazılı ise de bu ifadem doğru değildir. O ifadeyi verdiğim tarihte psikolojim bozuk olduğu için o şekilde ifade vermiş olabilirim. Benim şu andaki ifadem doğrudur. Atılı suçu işlemiş değilim. Beraatime karar verilmesini talep ederim." demiştir.
Şüpheli H. D.'ın Asayiş Büro Amirliğinde müdafii huzuru ile alınan 08/08/2017 tarihli beyanında; ''Ben adresini vermiş olduğum yerde ikamet ederim, bana isnat edilen suç ve haklarım anlatıldı bilgi sahibi oldum, Ben M. İ. isimli şahsı tanırım, yaklaşık olarak 2 senedir uyuşturucu kullanırım, M. ara sıra kendisi bonzai getiriyor brlik içiyoruz, bugün tanımadığım bir numaradan bayan bir şahıs beni aradı, bana mal istiyorum, ben senin numaranı birinden aldım, 500-600 TL lik uyuşturucu istiyorum ne getirirsen getir dedi, bende satıcı değilim, sen bana yalan söylüyorsun gel karşıma çık konuşalım dedim, bana BİM marketin önüne gel dedim, tamam dedi, ben BİM marketin önüne gidince polisler gelip beni yakaladılar, üzerimde içmek için bulunan bonzai maddesini polislere teslim ettim, benim bayanla görüşmekteki kastım olayın ne olduğunu amacının ne olduğunu anlamak içindi, ben hiçbir şekilde bayana uyuşturucu temin ederim dedemi üzerime atıl suçlamayı kabul etmem, ifadem bundan ibarettir.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Şüpheli H. D. Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 19/06/2016 gün ve 2016/414 sorgu sayılı sorgu beyanında; ''Daha önce karakolda ifade verdim ordaki ifadelerim doğrudur aynen tekrar ederim. Hakkımdaki uyuşturucu ticareti suçlamasını kabul etmiyorum. M. İ. isimli şahıs benim arkadaşım olur. Kendisini 3 yıldan beridir tanıyorum. Beraber uyuşturucu kullandığımız oldu. Hatta bazen M. kendisi bana benim üzerimde uyuşturucu olmadığı zaman kendi kullandığı uyuşturuculardan veriyordu. Olaydan bir gün önce M. beni telefonla arayarak bonzai olup olmadığını, kendisi adına bu maddeyi başka yerden alıp alamayacağımı sordu. Ben de uzaktayım alama dedim. M. ile yapmış olduğumuz bu telefon görüşmesini zannedersem M.'in eşi F. dinlemiş ve muhtemelen kıskançlık yapmış, ertesi gün M.'in eşi F. beni gizli bir numaradan 1 defa aradı. Kendisi benden uyuşturucu temin etmemi istedi bende ısrarla çoluğum çocuğum var benim bu işlerle işim yok dememe rağmen ısrarla araması neticesinde kendisi ile buluşmayı kabul ettim. Bana BİM'in oraya gelmemi söyledi. Ben de o konuşmayı yaptığımız zamanda BİM'in yakınlarındaydım. Bana ısrarla para teklifinde bulununca bende uyuşturucu bağımlısı olduğumdan üzerimde 10 TL para olduğu için bu kişinin parasını alırım düşüncesi ile teklifini kabul ettim. BİM'e gittim ancak F. gelmemişti. Kendisi narkotik şube ile anlaşıp beni tuzağa düşürmüşler. Ben uyuşturucu satmak amacıyla F. ile buluşmayacaktım.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık H. D. ilk derece mahkemesinde müdafii huzuru ile alınan beyanında; "Ben uyuşturucu ticareti yapmam, ben uyuşturucu kullanıyordum ancak 2017 Ocak ayında ve 2 ay öncesinde tedavilerime devam ediyordum, kimseye uyuşturucu satmadım, yapmadığım işten dolayı yargılanıyorum, M. İ. benim çocukluk arkadaşımdır, hatta kendisi bana uyuşturucu bulabilir misin diye söyledi, bende kendisine bulamam dedim, ikinci sefer yine aradı, daha sonra nereden bulduysa uyuşturucu bulup kullanıyor, orada bayılınca da eşi telefonunda benim numaramı görmüş, eşi bir gün sonra beni aradı, sen bu işi mi yapıyorsun dedi, bende tersledim, M.'in eşi F. yanımda 500-600 TL para var ne bulursan bana getir deyince bende ondan parayı alırım diye yanına gittim, yoksa uyuşturucu satmak gibi bir niyetim yoktu, ben bayanla görüşmeden polisler geldi, ben bir şey vermedim, benim üzerimde çok minik, az miktarda bonzai çıktı, kendim içiciyim, 12 gün cezaevinde yattım, bunlarla yüzleşmek istiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
TANIK BEYANLARI:
Tanık F. İ. Asayiş Büro Amirliğinde 18/06/2018 tarihli beyanında: "Ben adresini vermiş olduğum yerde ikamet ederim, yaklaşık olarak 1 senedir M. İ. ile resmi nikahlı olarak evliyim bir çocuğum vardır, eşimin son zamanlarda garip tavırlarından şüphelendim ve en son dün gece evde balkonda eşimin avucunun içerisinde bir şeyleri sigaranın ucuna götürerek içine çektiğini gördüm, eşim sonra yatak odasına gitti, ben kapıyı açınca eşimin halinin iyi olmadığını gördüm ve uyuşturucu kullandığından şüphelendim, sonra eşimin cep telefonundan son aradığı numaralı aradım ve H. diye kayıtlı olan 0542 381 18 .. nolu hattı aradım, telefona çıkan şahsa, mal var mı dedim, bana önce şahıs ne diyorsun abla anlamadım dedi, ben de şahsa senin numaranı verdiler dedim, bana abla ben öyle bir şey yapmıyorum kim verdi numaramı dedi, ben ısrar edince ne vereyim sana dedi, ben de sigarayla alınan bir şey olsun dedim, hatta ismi aklıma gelince bonzai istiyorum dedim, bana inanmadı polis misin diye sordu, ben şahsa 500-600 TL param var hepsine almak istiyorum dedim, şahıs bana ben o kadar bulamam ancak 60 TL lik bulabilirim dedi, ben şahısla bugün öğlenden sonra evimin yakınında bir yerde buluşacaktık, ben polisi aradım ve durumu anlattım, sonra polisler şahsı yakaladılar, eşime bu şahsın uyuşturucu sattığını düşünüyorum benim olayla ilgili olarak ifadem bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık M. İ. Asayiş Büro Amirliğinde 18/06/2018 tarihli beyanında: "Ben adresini vermiş olduğum yerde ikamet ederim, H. D. benim mahalleden arkadaşım olur, ben H. ile hiç bir yerde uyuşturucu kullanmadım, evimde uyuşturucu kullanmadım, son zamanlarda babamın vefatı nedeniyle moralim bozuk olduğu için iyi değildim bu nedenle eşim muhtemelen beni yanlış anlamış, ben uyuşturucu kullanmıyorum H.'ın kullanıp kullanmadığını bilmiyorum sadece tanırım ifadem bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
UZMANLIK RAPORU:
Soruşturma aşamasında alınan Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 23/06/2016 gün ve İST-KİM-16-13525 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu ile, net ağırlığı 0,05 gr (daralı 0,15 gr) gelen açık yeşil renkli bitki parçalarının mevcut lisanslı cihaz veri bankası veya referans maddeleri ile yapılan mukayesesi sonucunda tanımlaması yapılamayan bir madde ihtiva ettiğinin tespitlendiği bildirilmiştir.
İSTİNAF CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA; "Tanık F. İ. uyuşturucu madde kullanmakta olan eşi M. İ.'ın uyuşturucu maddelerin kimden temin ettiğini öğrenmek maksadıyla M. İ.'ın cep telefonuna karıştırdığı ve uyuşturucu madde temin ettiği kişi olarak telefon numarası tespit ettiği sanık H. D.'ın 18.12.2016 tarihinde uyuşturucu madde satın almak istediğini beyan ederek sanıktan uyuşturucu madde talep ettiği, sanık H. D.'ın da uyuşturucu madde satmayı kabul ederek buluşma yerini belirlediği, bunun üzerine tanık F. İ. İstanbul Emniyet Müdürlüğünü arayarak ve uyuşturucu madde satın almak maksadıyla sanık H. D. ile birlikte İnönü Mah. Maslak Çeşme Caddesi no:31 sayılı yerde bulaşacaklarını söylediği, polis memurlarının buluşma yerinde gerekli tedbirlerin alındığı İnönü Mah. Maslak Çeşme Caddesi No:31 sayılı yerde eşgale uygun şekilde sanık H. D.'ın görülmesi üzerine durdurularak yapılan kaba üst aramasında cebinde uzmanlık raporuna göre sentetik kannabinoid olmak üzere 0,14 gram uyuşturucu madde ele geçirilmiş olup sanık gerek müdafii huzurunda poliste verdiği ifadesinde gerekse de yargılamanın gerçekleştiği ağır ceza mahkemesindeki ifadesine ısrarlı talep üzerine buluşma yerine gittiğini, cebinde bulunan uyuşturucu maddeyi kullandığını, ancak satma düşüncesi olmadığını paraya ihtiyacı olduğu için tanığın parasını almak gayesiyle buluşma yerine gittiğini ifade ettiği anlaşılmıştır.
Gerek dosyadaki delillerin değerlendirilmesi gerekse de tanık ile sanığın uyuşturucu madde alım satım konusunda anlaşmaya uygun biçimde anlaşmada belirtilen miktar kadar sanığın sentetik kannabinoid vasfındaki uyuşturucu maddeyi yanına alarak olay mahalline gitmesi gerekse de sanığın poliste ve ağır ceza mahkemesinde vermiş olduğu ifadesine tanığın parasını alma gibi düşüncesinin olduğunu söylemesi tanığın parasının ise anlaşmaya uygun şekilde uyuşturucu madde verdikten sonra alabileceğinin mümkün olması hususu da dikkate alındığında sanığın uyuşturucu madde ticaretini gerçekleştirmek için olay mahallinde bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte sanığın söz konusu ifadesi dışında kişisel kullanım miktarı içerisinde yakalanan uyuşturucu madde dışında satış işlemini gerçekleştirdiğine dair delil olmasına karşın sanık ifadesiyle suçunun etraflıca ortaya çıkmasını sağladığı anlaşılmakla sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aşikardır.
Belirtilen nedenlerden dolayı,
5271 Sayılı CMk'nın 280/2 maddesi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/03/2018 tarih 2017/331 esas ve 2018/60 Karar sayılı hükmünün kaldırılmasına,
Sanığın etkin pişmanlık altında uyuşturucu madde ticaretini gerçekleştirdiği sabit olmakla TCK 188/3-4a, 192/3, 53/1, 54/4 ve 63/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
DELİLLER;
- Sanık savunmaları
-Tanık beyanları
-Ekspertiz Raporu
- Kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içeriği
GEREKÇE:
18/06/2018 günü saat 17:00 sularında telsiz görevlisinin İnönü Mah. Maslakçeşme Caddesi ile Ortakent Sokak kesişiminde bulunan bir bayan şahsın arayarak eşinin uyuşturucu almış olduğu şahıs ile irtibata geçtiğini ve kendisinin bu konuda yardımcı olacağı bilgisine istinaden konu ile ilgili olarak ekiplerin bahse konu adrese gidilerek gerekli tertibatı aldığı ve irtibatcı şahsın kullanmış olduğu 506 149 33 03 numaralı telefondan aranarak konu içeriğinin sorulduğu, bayan şahsın Maslak Çeşme Caddesi Medipol Hastanesi karşısında bulunan BİM market isimli iş yerinde bulunduğunu söylediği, şahıs ile yapılan şifai görüşmede eşinin uyuşturucu kullandığını ve eşinin telefonunu kurcaladığını ve rehberinde hasan mahalle yazan numarayı aradığını ve kendisinin uyuşturucu istediğini ve sonra 600 TL tutarında bonzai siparişi ettiğini fakat telefondaki şahsın bahsettiği miktar kadar temin edemeyeceğini ancak 50-60 TL tutarında uyuşturucu madde sipariş ettiğini, ihbarcı telefonda şahsın nasıl tanıyacağını söylediğinde ise temin eden şahıs siyah eşofman, beyaz tişörtlü olduğunu ve Sefaköy Kültür merkezi önünde buluşma sağlayacakları şeklinde bilgi alınması üzerine görevlilerin gerekli tertibatı alarak beklemeye başladığı, eşkale uygun şahsın elinde telefon ile konuşarak çevreye bakındığının görülmesi üzerine İnönü Mah. Maslak Çeşme Cad. No:31 sayılı bina önünde şahsın durdurulduğu, H. D. isimli şahıs olduğunun anlaşıldığı, üst araması yapılacağı esnada şahsın kendi rızası doğrultusunda daha sonradan yapılan hassas tartımda şeffaf poşet içerisinde 0,14 gram gelen bonzai tabir edilen uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeyi kendi rızası doğrultusunda görevlilere teslim ettiği, sanık aşamalardaki savunmalarında talep üzerine buluşma yerine gittiğini, uyuşturucu madde kullandığını ancak satma düşüncesinin olmadığını, maddi zorluk yaşaması nedeniyle tanığın parasını alacağını beyan etmiş ise de, uyuşturucu madde alım satım konusunda anlaşmaya uygun biçimde anlaşmada belirtilen miktar kadar sanığın sentetik kannabinoid vasfındaki uyuşturucu maddeyi yanına alarak olay mahalline gitmesi gerekse de sanığın poliste ve ağır ceza mahkemesinde vermiş olduğu ifadesine tanığın parasını alma gibi düşüncesinin olduğunu söylemesi tanığın parasının ise anlaşmaya uygun şekilde uyuşturucu madde verdikten sonra alabileceğinin mümkün olması hususu da dikkate alındığında sanığın uyuşturucu madde ticaretini gerçekleştirmek için olay mahallinde bulunduğu kanaatine varılmıştır. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmış olup, tutanak içeriğinden de anlaşılacağı üzere sanığın üzerinde maddeyi kendi rızası ile polislere teslim ettiği, ayrıca kişisel kullanım sınırları içerisinde yakalanan uyuşturucu madde dışında satış işlemini gerçekleştirdiğine dair delil olmadığı aşamada, sanığın aşamalardaki ifadeleri ile suçunun etraflıca ortaya çıkmasını sağladığı anlaşılmakla anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nın 192/3. Maddesinin uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/03/2018 tarih 2017/331 esas ve 2018/60 Karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
Sanık H. D. bireysel olarak uyuşturucu madde eroin ticareti yapmak suçundan fiil ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK.188/3 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan 10 YIL HAPİS ve 5 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Uyuşturucu maddenin kannobinoid sınıfından olan, halk arasında bonzai olarak tabir edildiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.188/4-a madde uyarınca sanığın cezası takdiren ½ oranında artırılarak, sanığın 15 YIL HAPİS ve 7 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
Sanık hakkında F. İ.'ın aşamalardaki beyanlarının atfı cürüm niteliğinde kalabileceği aşamada duruşmada alınan beyanında üzerinde kullanım için bulundurmaya elverişli az miktardaki uyuşturucu maddeyi adı geçen F. İ.'dan daha fazla para temin edebilmek için götürmeyi kabul etmesi şeklindeki beyanı ile kendi suçunun etraflıca ortaya çıkmasını ve suç vasfının tereddüte yer vermeyecek biçimde belirlenmesini sağladığının anlaşılmasına göre hakkında tayin olunan cezasından TCK'nın 192/3 maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 7 YIL 6 AY HAPİS VE 3 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmadaki saygılı davranışı lehine indirme sebebi sayılarak, 5237 sayılı TCK.62 maddesi uyarınca cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 6 YIL 3 AY HAPİS ve 2 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Gün karşılığı adli para cezasının 5237 sayılı TCK.52/2 maddesi uyarınca beher günü sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak 20 TL den hesap edilerek, sanığın 40 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
Sanığın işbu fiilden neticeten 6 YIL 3 AY HAPİS ve 40 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
Takdiren başkaca artırım ve indirime YER OLMADIĞINA;
5237 sayılı TCK.53 maddesi uyarınca sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; (Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; birinci fıkrada yer alan “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;…” bölümü, aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden, yine aynı fıkrada yer alan “…hapis cezasına…” ibaresi ise (b) bendinde yer alan “Seçme ve…” ibaresi yönünden iptal edildiği hususu gözetilerek)
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden, (Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; birinci fıkrada yer alan “…ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edildiği hususu gözetilerek)
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, YOKSUN BIRAKILMASINA;
Yine Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; birinci fıkrada yer alan “…ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edildiği hususu gözetilerek aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin yukarıda sayılan hakları mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar KULLANAMAMASINA;
Sanık hakkında Küçükçekmece 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 10/05/2013 tarih 2012/1174 E - 2013/500 K sayılı kararı ile verilen ve 18/06/2013 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı ile ilgili gereğinin takdir ve ifası için karar kesinleştiğinde MAHKEMESİNE MÜZEKKERE YAZILMASINA;
Hüküm öncesi şahsi hürriyetin sınırlı kaldığı günlerin, TCK.63 maddesi uyarınca sanığın cezasından MAHSUBUNA;
Sanık H. D. hakkında ilk derece mahkemesi tarafından CMK 109/3-a maddesi uyarınca konulan yurtdışı çıkış yasağının kesinleşinceye kadar devamına, adli kontrol kararına karşı 7 gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe ile itiraz edilebileceğinin bildirilmesine, (bildirildi) dairemizce itiraz yerinde görülmediği takdirde itiraz dilekçesinin dosya ile birlikte 3 gün içerisinde itirazı incelemeye yetkili ve görevli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
Aşağıda dökümü yapılan (83 TL) yargılama giderinin sanıktan ALINMASINA;
Dair, sanığın ve sanık müdafinin yüzüne karşı, İstinaf C. Savcısı Abbas Temiz'in katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 291. Maddesi gereğince yüze karşı kurulan hükmün açıklanmasından itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize ya da eş değer başka bir daireye sunulacak dilekçe veya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunmak ve tutanağı hakime onaylatmak suretiyle atılı suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre kurulan hüküm yönünden Yargıtay ilgili ceza dairesinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğine dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar 16/10/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)