(5237 S. K. m. 53, 54, 58, 63, 188) (5271 S. K. m. 100, 147, 288, 289, 294)
Sanık L. K. hakkındaki Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan açılan kamu davasında, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 03/05/2017 tarih, 2016/204 esas, 2017/92 karar sayılı dosyası dairemize istinaf incelemesi için gönderildiği dairemizin 21/09/2017 gün ve 2017/1683 Esas 2017/1596 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, sanık müdafi Av. A. E. K. tarafından dairemiz kararına 06/11/2017 tarihinde Yargıtay'a temyiz kanun yoluna başvurulmakla, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30/05/2018 gün ve 2018/153 Esas 2018/2555 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilerek gönderilen dosya dairemizin 2018/2138 esas sırasına kayıtla duruşmalı incelemenin açık yargılaması sonunda;
Gereği düşünüldü;
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı 16/06/2016 gün ve 2016/5827 soruşturma 2016/1935 esas sayılı iddianame ile şüpheli L. K.'ın Türk Ceza Kanununun 188/3, 63, 58/1-6-7, 53. Maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Edirne Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
06/05/2015 tarihli olay-ev arama ve yakalama tutanağında; "06.05.2015 günü saat:00.00 sıralarında 1. Murat Mahallesi Haşim İşcan Caddesi Akçay apartmanı 14/9 sayılı ikamette meydana gelen G. U. isimli şahsın şüpheli olarak ölmesi olayı ile ilgili olarak olayının gerçekleştiği esnada G. U. isimli şahsın yanında bulunan B. K. isimli şahsın alınan ifadesinde olaydan önce Küçük Pazar semtinden L.isimli şahıstan 40 TL, karşılığında uyuşturucu bonzai maddesi satın aldıklarını ve bu maddeyi kullandıktan sonra ölüm olayının gerçekleştiğini bildirmiştir. Alınan ifadeler doğrultusunda L.isimli şahsın daha önceden tarafımızca tanınan ve uyarıcı veya uyuşturucu madde kullanmak suçundan işlem yapılan ve dosya kapsamında firar olarak aranan halen Menzilahir Mahallesi Enez Sokak No:81 sayılı yerde ikamet eden 135320480..T.C. kimlik numaralı L. K. isimli şahıs olabileceği değerlendirildiğinden B. K. isimli şahsa yaptırılan teşhiste maktül G. U. ve B. K. isimli şahısların olay gerçekleşmeden önce uyuşturucu maddeyi satın aldıkları şahsın L. K. isimli şahıs olduğu B. K. isimli şahıs tarafından teşhis edilmesi üzerine konu soruşturmayı yürüten C. Savcısına bildirilmiş ve alınan talimat gereği şahsın yakalama çalışmalarına başlanılmıştır.
06.05.2016 günü gecesi şahsın yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda şahsın uyuşturucu madde ticareti kapsamında aranması bulunduğundan ikametinde kalmadığı ancak zaman zaman gelip gittiği bilgilerine ulaşılmıştır.
06.05.2016 günü gün içerisinde devam eden çalışma ve ikametinin fiziki olarak izlenmesinde L. K. isimli şahsın saat: 15:00 sıralarında ikametine etrafı kontrol ederek giriş yaptığı görülmesi üzerine soruşturma C. Savcılığından gecikmesinde sakınca bulanan haller kapsamında şahsın yakalanması ve suç ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla gündüzleyin arama yapılmasına izin verilmesi üzerine saat: 15.40 sıralarında ikamete gelinmiş, kapı çalınmış ve polis olduğumuz yüksek sesle bağırılmış ancak içeride bulunan şahısların kapıyı açmaması üzerine kapı koçbaşı ile kırılmak istenmiş fakat kapı arkasında bulunan ve daha sonradan yapıldığı tarafımızca görülen kuvvetlendiriciler nedeniyle kırılamamış, kapının açılması işlemi devam ettiği esnada tarafımızca tanınan L. K. isimli şahsın tek katlı ikamet içerisinde bulunan ve girişin tam karşısında bulunan merdivenlerden çatıya doğru kaçtığı kapının yanında bulunan pencereden görülmesi üzerine kapının kırılmasından vazgeçilmiş ve şahsın kaçmasını engellemek amacıyla kapının yanında bulunan cam kırılarak içeriye girilmiştir. L. K. isimli şahsın ikametten kaçmak için yöneldiği merdivenlere çıkıldığında L. K. isimli şahsın çatıya çıkan kapıyı açmaya çalıştığı görülmüş şahıs yakalanmak istendiğinde biz görevlilere yakalamaya karşı koyarak tekme ve elleri ile direnmiş, direnme esnasında şahıs ile aramızda kısa süreli arbede yaşanmış sonrasında ise şahıs kaçmak için teşebbüste bulunduğu yerde bulunan merdivenlerden ikamet içerisine yani giriş kapısının hemen önüne İndirilmek istemiş bu esnada da şahıs direnmeye devam elmiş ve kademeli olarak güç uygulanarak şahıs merdivenlerden indirilmiştir. L. K. isimli şahıs ikamet giriş kapısının yanında bulunan yere indirildiğinde direnme işlemi devam etmiş ayrıca açık vaziyette bulunan kapı ve kırık halde bulunan camdan içeriye girmeye çalışan Mahalle eşrafının da biz görevlilere sözlü ve fiziki eylemleri ile yakalama işlemini engellemeye çalıştıklarından kısa bir süreli arbedeler yaşanmıştır.
L. K. isimli şahıs kelepçe takılarak etkisiz hale getirildikten sonra Mahalle halkının biz görevlilere tekrar yakalama ve gözaltına alma işlemine engel olacakları değerlendirildiğinden devam edilecek olan ikamet aramasında hazır bulundurulmayarak ikametten uzaklaştırılmış ve şahıs Şube Müdürlüğümüze intikal ettirildiği esnada CMK.147 den doğan yasal hakları yüzüne karşı okunup hatırlatıldıktan sonra saat 16.00 sıralarında yakalanmıştır.
İkamet tarafımızca kontrol altına alınmış, ikamet içerisinde bulunan şahısların yapılan kimlik tespitinde L. K. isimli şahsın eşi 135050489.. T.C. kimlik numaralı N. K., bu şahısların oğlu 13499049122 T.C. Kimlik numaralı O. K. ve 189288681.. T.C. kimlik numaralı O. M. isimli şahısların bulunduğu tespit edilmiştir.
18877….. T.C. kimlik numaralı F. B. isimli şahıs refakate hazurun olarak alındıktan sonra yapılan aramalarda suç ve suç unsuruna rastlanılmamış aramaya son verilirken hazurun aramada hazır bulunan şahıslara zarar ve ziyan olup olmadığı sorulduğunda biz görevlilerce kırılmaya çalışılan kapı ve bu kapının girişe göre sağında kırık halde bulunan pencereden başka zarar ve ziyanlarının olmadığını beyan etmeleri üzerine aramaya saat:16.30 sıralarında son verilmiş olup, iş bu olay-ev arama ve yakalama tutanağı doğruluğu anlaşıldıktan sonra altı birlikte imza altına alınmıştır."
06/05/2018 tarihli Cumhuriyet Savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeni ile L. K. isimli şahsın Menzilahir Mahallesi Enez Sokak No: 81 Merkez/EDİRNE adresinde ve varsa eklentilerinde arama yapılmasına, arama esnasında elde edilebilecek suç ve suç unsurlarının da ele geçirilmesi halinde muhafaza altına alınması talimatı verildiği anlaşılmıştır.
06/05/2016 tarihli teşhis tutanağında; B. K.'a cam arkasında bulunan şahıslar gösterilerek, 05.05.2016 günü saat: 18.00 sıralarında G. U. isimli maktul ile Küçükpazar civarında L.isimli şahıstan 2 fişek bonzai maddesi aldığını beyan ettiği şahsın, numaralandırılan şahısların içerisinde olup olmadığını söylemesi istendiği ayrıca şahsa şüphelinin bu şahısları arasında olmayabileceği de hatırlatıldığı, B. K., G. U. ile birlikte kendisinden 2 fişek bonzai maddesini aldıkları şahsın (02) numaralı şahıs L. K. olduğunu, kesin tanıdığını ve teşhis ettiğini, beyan ettiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Şüpheli B. K. müdafi ile alınan ifadesinde: "Bekârım. Halen T.Ü Turizm Meslek Yüksek Okulu 4.sınıf öğrencisiyim, öğrenim sebebi ile 2012 yılından beridir Edirne'de yaşarım, Yukarıda beyan ettiğim adreste arkadaşım K. U. ile birlikte 6 aydan beridir kalırım. K. U.' a aynı üniversitede kamu bölümünde okumaktadır, kendisini sınıf arkadaşım olan O. Y. vasıtası ile tanıdım, 2,5 seneden beridir arkadaşım olur, vefat eden arkadaşım G. U.'u da yine arkadaşım O. Y. vasıtası ile tanıdım, G.'da 2,5 seneden beri arkadaşımdır, O. Y. ise G.'ın kuzeni olur, vefat eden arkadaşım G. ile birlikte hiç aynı evde ikamet etmedim, kendisi okulun ilk döneminde bildiğim kadarı ile Edirne'de başka arkadaşları ile ikamet etti, 2015 yılında başlayan eğitim döneminde sadece sınavlara geldi, 2016 yılında ise Edirne'ye gelerek internetten bulduğu iki kız arkadaşının evinde kalmaya başladı, ben kalmış olduğu eve şimdiye kadar hiç gitmedim, kalmış olduğu kızları da tanımıyorum, sadece Devlet Hastanesinin oralarda bir yerde kaldığını biliyorum, G., Ocak ayından bu yana bazen 1 gün bazen 3 günde bir benim kalmış olduğum eve okul çıkışı uğrardı ve bazen de kendi evine gitmeyip bizde kalırdı.
Ben uyuşturucu maddelerden bonzai maddesi kullanırım, ara ara bulduğum zamanlarda esrar maddesi kullanırım, uyuşturucu maddeye Edirne'de üniversitede okumaya başladığımda hatırlamadığım bir arkadaş ortamında esrar maddesi kullanarak başladım, yaklaşık 2 seneden beridir uyuşturucu madde kullanırım, kullanmış olduğum uyuşturucu maddelerine kıyıkta isimlerini bilmediğim şahıslardan o zamanki para durumuna göre bazen 30 TL bazen 40 TL para karşılığında satın alıp tek başıma içiyordum, şimdiye kadar bu şekilde 15 kez bu mahalleden uyuşturucu almışlığım vardır, ancak her seferinde başka kişilerden alıyordum, sonrasında G. bana kendisinin de uyuşturucu madde kullandığını söyledi ve birlikte sanıyorum 10 defa uyuşturucu madde kullanmışlığımız ve beraberce uyuşturucu madde satın almışlığımız olmuştur, tabi bu G. ile tanıştığımız dönemden birkaç ay sonra oldu, geçen sene kendisi zaten hiç Edirne'de yoktu. Ocak ayında geldiğinden beridir de G. ile birlikte hiç uyuşturucu madde kullanmadım, kendisinin de bu tarihten beridir uyuşturucu kullanmadığım biliyorum, çünkü kendisi Türk Hava Yollarına girmek için uğraşıyordu ve bu sebeple uyuşturucu madde kullanmaktan uzak duruyordu, dün yani 05.05.2016 günü saat:15.00 sıralarında G. beni aradı ve nerede olduğumu sordu, evde olduğumu söylemem üzerine aynı gün saat:16.00-16.30 sıralarında benim evime geldi, evde ikimiz birlikte film izlemeye başladık sonrasında saat: 17.00 sıralarında G.'ın babası aradı ve kendisi ile Türk Hava Yolları hakkında konuştuklarını duydum, G. Türk Hava Yollarına girmek istiyordu ancak daha önceden hakkında uyuşturucu madde kullandığından dolayı işlem yapıldığından ve bundan dolayı 5 yıl denetimli serbestlik kararı uygulandığını ve halen bu tedbirin devam ettiğini, birkaç ay sonra bu kararın biteceğini kendisi söylüyordu ancak dün bu sürenin daha bitmediğini ve kaldırılması için daha 2-3 senesi olduğunu babasından öğrendi, sonra birlikte dışarı çıktık, Ayşekadında biraz dolandık ve sonra G. uyuşturucu madde kullanmak istediğini bana söyledi, kendisinin uyuşturucu içmesini engelleyen olay Türk Hava Yollarına girme işiydi, bu olayın ortadan kalktığını öğrendikten sonra uzun süredir içmediğini ve uyuşturucu içmek istediğini belirtmesi üzerine beraber Kütüphane durağında birkaç kez kemikçilere G. ile birlikte uyuşturucu olmaya gittiğimizde taksisine bindiğimiz ismini G. olarak bildiğim şahsa telefon ettim ve yanımıza geldi. G. ile birlikte saat 18:00 sıralarında kemikçilere daha önceden birkaç kez kendisinden uyuşturucu madde satın aldığımız, ismini L.olarak bildiğimiz şahsın kemikçilerdeki adresine gittik. Sonra araçtan G. indi ve şahsın kapsının camına vurdu, L.isimli şahıs kapıya çıktı ve kendisinden 40 TL para karşılığında 2 adet bonzai maddesini satın aldı ve arabaya geri döndü, bu olaylar olurken ben arabanın içerisinde her şeyi net olarak görüyordum. Sonra G. ile birlikte benim eve gittik, evde ben almış olduğumuz uyuşturucu maddeleri için şaşal düzeneği hazırladım, G.'da sigarasını hazırladı ve sonra beraberce uyuşturucuları içtik, ilk 10 dakika herhangi bir şey olmadı, 10 dakikadan sonra G. rahatsız olarak kusmaya başladı, 2-3 dakika sanıyorum bu böyle devam etti ve sonrasında yatıp uzanmak istediğini söyledi, kendisini yatırdım, o yattıktan sonra arada bir film izlerken kendisini kontrol ediyordum, sonrasında film izlerken ben de sızmışım, bir ara kalktım ve G.'ı kontrol ettiğimde nefes almadığını ve dilinin şiştiğini şahdamarına baktığımda atmadığını görmem üzerine hemen 112 Acil Servisi arayarak ambulans istedim, sonrasında ambulans geldi ve G.'ı hastaneye götürdüler, polislerde geldiği için bu süreç içerisinde evde görevliler ile birlikte kaldım, görevlilere olayların nasıl olduğunu arama esnasında kendim beyan ettim, olay bu şekilde olmuştur, uyuşturucu madde satın aldığımız L. isimli şahsı görsem tanırım.
Ev arkadaşım olan K.'de uyuşturucu madde kullanır, kendisi ile tanıştığımız dönem içerisinde arkadaş ortamlarında uyuşturucu madde kullandık, K. 6 aydan beridir benim evimde kaldığı için bir kaç kez K. ile birlikte evde esrar ve bonzai maddesi içtik, en sonra K. ile 2 gün önce birlikte Kütüphane Durağında taksici G.' ın çalışanı H. ile birlikte L.isimli şahıstan bonzai alıp evimizde ikimiz kullandık, K. siz de vermiş olduğu ifadesinde sadece benim gittiğimi ve aldığımı söylemiş, neden böyle söylediğini bilmiyorum ancak ikimiz birlikte L.isimli şahıstan bonzai maddesi almaya gittik, bizi götüren taksi şoförü H. buna şahittir.
G.'ın ev adresini bilmediğimi söylemiştim, ancak Kütüphane Durağında taksicilik yapan G. abinin çalışanı H. arkadaşım G.'ın nerede kaldığını bilebilir.
Benim hakkımda şimdiye kadar hiç işlem yapılmadı ve uyuşturucu madde kullandığımdan dolayı hiç tedavi görmedim, hakkımda herhangi bir denetimli serbestlik kararı yoktur. Bu olaylardan dolayı çok pişmanım, uyuşturucu madde arada bir içtiğimden dolayı tedaviye ihtiyaç duymuyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
N. U.'un bilgi sahibi sıfatıyla kolluk biriminde tespit edilen beyanında; Oğlu G. U.'un 3 yıldır Trakya Üniversitesi İngilizce Bölümü öğrencisi olduğunu, Edirne'deki ilk yılında yurtta kaldığını, daha sonra bir okul arkadaşı ile birlikte ev tutacağını ve onunla birlikte kalacağını kendisine söylediğini, tanımadığı arkadaşı ile birlikte aynı evde kaldığını, ancak kendisinin kaldığı evi hiç görmediğini ve kimlerle kaldığını da bilmediğini, 10 gün kadar önce İstanbul'a eve geldiğini ve sınavları için tekrar Edirne'ye döndüğünü, daha sonra kendisi ile yüzyüze görüşmesinin olmadığını, 05,05.2016 günü saat:15.00-16.00 sıralarında telefon ile görüşüp hal hatır sorduğunu ve daha sonra bir görüşmelerinin olmadığını oğlu G. U.'un uyuşturucu kullandığı ile ilgili bilgisinin olmadığını, Edirne'ye geldiğinde nereye gelip kaldığını bilmediğini, beyan etmiştir.
G. U. bilgi sahibi sıfatıyla kolluk biriminde tespit edilen beyanında; G. U. benim öz kardeşim olur. Kendisi T.Ü. Uygulamalı Çevirmek bölümünde son sınıf okuyordu, 1,5 ay sonra mezun olacaktı, kendisi daha önceden 9 Eylül Üniversitesinde idi ve Trakya Üniversitesine dikey geçiş ile geldi, geçen sene ve önceki sene Edirne'de ikamet ederek okudu, bu sene sadece sınavları dolayısı ile Edirne'ye gelip gitmekteydi, en son geçen hafta sınavları için Edirne'ye geldi ve dönmedi, kardeşim 2010 yılında Amerika'ya staj yapmak amaçlı gitti, yaklaşık 6 ay kadar Amerika'da geldi ve sonrasında okul amaçlı İstanbul'a geri geldi ve Avcılarda Gelişim Üniversitesinde okumaya başladı ve sonrasında İzmir'de dikey geçiş ile okumaya başladı ve daha sonra burayı bıraktı ve Edirne'ye dikey geçiş ile geldi, kardeşim G. U.'un ikamet adresimize gelen mahkeme kağıdı sonrasında uyuşturucu madde kullandığını fark ettim, Sultangazi'de arkadaşları ile bulunduğu bir yerde polislerce yapılan arama sonrasında uyuşturucu yakalattıklarını ve bundan dolayı Sultangazi'de hakkında uyuşturucudan işlem yapıldığını bu mahkeme kağıdı vasıtası ile ilk kez bu şekilde öğrendim, bu olay sonrasında kendisi ile konuştuğumda Amerika'ya gitmeden önce birkaç kez uyuşturucu madde kullandığını, Amerika'ya gittiğinde ise orada bir çok ortamda gençlerin uyuşturucu kullandıklarını ve bu sebeple burada da uyuşturucu maddeyi daha çok kullanmaya başladığını söyledi, kendisine bir daha içmemesini, sonuçlarının çok kötü olabileceği yönünde birkaç günde bir telkinlerde bulundum, bu olayla alakalı olarak kardeşim hakkında denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladı, denetimli serbestlik döneminde kardeşimin uyuşturucu madde kullandığını hissettim onu da arkadaşı ile konuştuğunda hangi maddeleri kullandıklarında idrar sonucuna rastlanılmadığı gibi konuştuklarım kulak misafiri olarak dinledim, sonrasında yine kardeşim ile konuşup telkin etmeye çalıştıysam da başarılı olamadım, hatta aramızda kavgaya kadar gidecek boyutları geldi, bu noktadan sonra babam kardeşim ile olan tartışmalara denk gelerek konudan haberdar olunca babamı yatıştırmak amacıyla bir defa içtiğini ve bir daha içmeyeceğini babama söyleyerek İkna etmeye çalıştı, bir iki kere daha kendisi ile böyle bir tartışmalarımız oldu, en son Ocak ayı başlarında kardeşim benden bu olaylardan dolayı özür diledi, bana hak verdiğini ve uyuşturucu madde kullanmayı bırakacağını bana söyledi. Ocak ayından bu yana aileme de söz verdi ve bu tarihten sonra İstanbul'da kaldığı müddet içerisinde kullandığına dair en ufak bir şüphem yok, bu süreçte kendisini çünkü sürekli takip ettim, sadece 1 kere Ocak ayından bu yana Edirne'ye geldi. Edirne'den geldikten sonra da kendisi kullanmadı, Edirne'ye geldiğinde uyuşturucu kullandığına dair bir bilgim yoktur ancak döndükten sonra kendisinden böyle bir sezinti hissetmedim, en son ise geçen hafta Edirne'ye gelmişti, iki kere kendisi ile telefon ile görüşmüşlüğüm oldu, kendisi ile Ocak ayından bu yana uyuşturucu konuları ile hiç görüşmedik, gündeme getirmedik, kendisi de bununla ilgili hiç açık vermedi, bugün yani 06/05/2016 günü saat 01.00 sıralarında kendisinin ifadesine başvurulan kuzenim olan ve aynı zamanda Edirne'de okuyan O. Y. beni aradı ve kardeşim G.'ın durumunun kötü olduğunu, hastaneye kaldırıldığını, durumunun ağır olduğunu ve gelmemiz gerektiğini söyledi, bunun üzerine ben kardeşimin cebini aradım, telefonu açan kişi polis olduğunu söyledi ve Edirne'ye gelmemiz gerektiğini, geldiğimizde gerekli açıklamayı yapacakları, başkada soru sormamamızı söylemesi üzerine babam ile birlikte sabah saat 04.00 sıralarında Edirne'ye geldik ve hemen hastaneye geçtik, burada kardeşimin uyuşturucu madde kullandığını ve sonrasında hastaneye getirilerek müşahede altına alındığını ancak kurtaramadığını ve kardeşimin vefat ettiğini öğrendiğini, beyan etmiştir.
G. K. bilgi sahibi sıfatıyla kolluk biriminde tespit edilen beyanında; Kütüphane Taksi durağının sahibi olduğunu, zaman zaman kendisinin de taksiye çıktığını, 05.05.2016 günü saat l7.45 sıralarında haftada bir telefon ile 2-3 aydan beridir taksi çağıran, isimlerini ve şu anda görse de tanıyamayacağı, telefon rehberinde konumunu hatırlamak üzere Ağaoğlu olarak kayıtlı bulunan şahsın kendisini aradığım ve taksi istediğini, şahsın 1.Murat Mahallesi Haşim İşcan Caddesi Akçay Apartmanı önüne gittiğini, adrese gittiğinde 2 erkek sahsın kendisini beklediğini, şahısları aldığını kemikçilere götürdüğünü, şahısların tarifi ile Küçükpazar ile kemikçiler arasında bulunan bir adrese götürdüğünü, burada şu anda hatırlayamadığı şahsın araç içerisinde kaldığını, diğer şahsın ise araçtan inerek kendisinin göremediği bir adrese girdiğini, şahıs arabanın arka tarafından dolaştığından kendisinin nereye gittiğini bilmediğini, yaklaşık 3 dakika sonra şahsın geldiğini ve araca bindiğini ve şahısları tekrar almış olduğu adrese bıraktığını ve şahıslardan ayrıldığını, taksi şoförlüğü yaptığından ve taksi durağı işlettiğinden dolayı çevresinde birçok kişinin tanıdığını ancak kendisinin şahısları ismen bilmese de pot kırmamak için şahısları o an tanıyormuş gibi hareket ettiğini, bu şahıslarda da bu şekilde olduğunu, hatırladığı kadarı ile bu şahısları sandığı kadarı ile 2 defa daha bu şekilde götürdüğünü ancak nereye götürdüğünü şu anda hatırlayamadığını, G. U. ve B. K. isimli şahıslar şu anda göstersek de zor hatırlayacağını, her ne kadar olay dün akşam olsa da arabasına aldığı müşteriler ile fazla sohbet etmediğinden ve dikiz aynasından bile kontrol etmediğinden bu şahısları hatırlayamadığını, G. U. isimli şahsın evini ve adresini bilmediğini, beyan etmiştir.
Şüpheli L. K. kollukta susma hakkını kullanıp, beyanını Cumhuriyet Savcılığında müdafi ile beyanda bulunmak istediğini belirttiği anlaşılmıştır.
Şüpheli L. K. müdafi ile Cumhuriyet Başsavcılığında beyanında; "Ben hurdacılık yaparak geçimimi sağlarım. 2010 yılında uyuşturucu madde ticaretinden 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum oldum. Ve 17 ay hapis yattım. 15 yıldan beri de uyuşturucu kullanırım. Uyuşturucu maddeyi İstanbul Bayrampaşa'dan adını bilmediğim kişilerden içmek amacı ile alırım. Ben satıcı değilim. Ben G. U.'u ve B. K.’ı tanımam. Onlara uyuşturucu madde satmadım.
Şüpheliye B. K. ın 06/05/2016 tarihli ifadesi okundu ve 05/05/2016 tarihinde saat 18.00 sularında G. U. un kendisinden 40 TL karşılığı Bonzai maddesi aldığına dair iddiaları hatırlatıldı. Ve ayrıca kendisini hem fotoğraftan hem de canlı olarak uyuşturucu aldıkları şahıs olarak teşhis ettiğine dair beyanı ile ilgili savunması soruldu.
Ben hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyorum. Ben 14/12/2015 tarihinden beri Edirne de bulunmuyorum. Tekirdağ ve Keşan’da kalmaktayım. Ben Bonzai kullanıp öldüğü söylenen G. U.’u da tanımam. Onunla da herhangi bir alışverişim olmadı. 2015 Aralık ayından itibaren ben evde olmadığım halde evimde beş defa arama yapıldı. Ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı. Üzerime atılı suçlamayı yani uyuşturucu satıcılığı suçunu kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Şüpheli B. K. müdafi ile Cumhuriyet Başsavcılığında beyanında; "Ben bu konuda emniyette ifade vermiştim. O ifademi tekrar ederim. Olayın meydana geldiği evde arkadaşım K. U. ile birlikte yaşarız. Vefat eden arkadaşımız G. U. bu eğitim sezonunun başında yaklaşık iki hafta bizimle birlikte kaldı. Daha sonra başka arkadaşlarıyla görüşüp anlaşarak bizim ikamet ettiğimiz evden ayrıldı ve diğer arkadaşları ile kalmaya başladı. Ortalama 2-3 günde bir misafir olarak bize geliyordu. Ben yaklaşık iki yıldan beri uyuşturucu madde kullanırım. Kullandığım maddeleri genelde Kemikçiler mahallesinde kim olduklarını bilmediğim kişilerden alıyordum. Yaklaşık bir yıl önce uyuşturucu madde almak amacıyla aynı yere gittiğimde ismini O. olarak bildiğim bir kişi L. isimli uyuşturucu satıcısının evini bana göstererek uyuşturucu almak istediğimde o evden alabileceğimi söylemişti. Ben de yaklaşık bir yıldır uyuşturucu kullanmak istediğimde ağırlıklı olarak bu eve giderek L. isimli şahıstan uyuşturucu satın aldım. Aldığım uyuşturucuları sadece kendim kullanmak amacıyla alıyordum. Şu ana kadar kullanması için hiç kimseye uyuşturucu madde vermedim. Vefat eden arkadaşım G. U.'la birlikte yaklaşık on kez uyuşturucu kullanmışlığımız olmuştur. Her defasında herkes kendi kullanacağı uyuşturucuyu satın alıyordu. Ben kendisine ne olay günü nede daha önce uyuşturucu madde vermedim.
05/05/2016 günü saat:15.00 civarında G. beni arayarak nerede olduğumu sordu evde olduğumu söylemem üzerine saat:17.30 civarında eve geldi. Geldiğinde bir poşet içerisinde kola, cips, bisküvi tarzı yiyecekler de getirmişti. Bir ara babasıyla telefon görüşmesi yaptı. G. daha önce uyuşturucu kullandığı için hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanıyormuş kendisi sürenin bitimine bir kaç ay kaldığını zannediyormuş, babası ile olan görüşmede daha iki üç yıl süresi kaldığını öğrenmiş, bunun üzerine morali bozuldu. Kendisi bir kaç aydır uyuşturucu kullanmıyor ve Türk Hava Yollarına girmeyi düşünüyordu. Babasıyla görüşmesinden sonra bana birlikte uyuşturucu almayı teklif etti. G.'ın moralinin bozuk olması nedeniyle teklifini kabul ettim. Daha önceden taksi ihtiyacımız olduğunda kendisini telefon ile çağırdığımız G. isimli taksicinin bize indirim yapması nedeniyle telefon açarak kendisini evin önüne çağırdım. G. U.'la birlikte taksiye binerek uyuşturucu almak amacıyla daha öncede kendisinden uyuşturucu satın aldığım L. isimli şahsın Kemikçiler olduğunu bildiğim semtteki evinin önüne gittik. Ben taksiden hiç inmedim. G. taksiden inerek L. isimli şahsın kapısının camına vurdu. Saat:18.45 civarında olması nedeniyle hava aydınlıktı. L. isimli şahıs kapıyı açtı, Ben bizzat net olarak Levent'i gördüm daha önce de defalarca kendisinden uyuşturucu almam nedeniyle kendisini tanıdım. G. 40 TL vererek Levent'ten iki adet Bonzai satın alıp, arabaya döndü. Aynı taksi ile birlikte yaklaşık olarak saat:19.00-19.10 civarında eve döndük. G.'ın eve gelirken getirmiş olduğu yiyeceklerden yedik, Ben daha önce evde hazırlanmış olan "şaşal" düzeneğini kullanmak suretiyle uyuşturucu aldım. Uyuşturucuyu kullanmamdan sonra nefes darlığı çekmeye başladım. Durumu G.'a anlatınca bana kendisinin uyuşturucu maddeyi sigaranın ucuna koymak suretiyle kullanacağını söyledi. Benim salonda oturduğum sırada G. mutfağa giderek uyuşturucu maddeyi kullandı. Ben kendisini görmediğim için şaşal tabir edilen düzeneğimi kullandığını yoksa sigaranın ucuna koymak suretiyle mi uyuşturucu kullandığını bizzat görmedim. Ancak kendisi kullandıktan sonra bana uyuşturucuyu sigaranın ucuna koymak suretiyle kullandığını söyledi. Yaklaşık 10 dakika sonra G. rahatsızlanarak kusmaya başladı. Hatta kendisine yardım etmek istediğimde benim üzerime de kustu. Doktoru aramayı teklif ettiğimde hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanması nedeniyle doktoru aramamı kabul etmedi. G. yatıp uzanmak istediğini söyledi ve oturma odasının girişine göre sağ tarafa kalan koltukta uzanarak uyudu. Ben de karşı taraftaki koltukta uzanarak film izlemeye başladım. Arada G.'ı da kontrol ediyordum. G. normal görünüyor ve yine normal şekilde nefes alıp veriyordu. O arada bende sızmışım. Uyandığımda G.'ı kontrol ettiğimde nefes almadığını, dilinin dışarıda olduğunu ve nabzının atmadığını görmem üzerine hemen 112 acil servisi arayarak ambulans istedim. Yaklaşık 15 dakika içerisinde ambulans geldi. Ancak G.'ın vefat etmiş olduğunu anladılar. Olaylar sırasında uyuşturucunun etkisinde olduğum için kafamda tam bir zaman mefrumu yoktu. Bu nedenle uyuşturucu aldıktan sonraki zamana ilişkin beyanlarımda yanılmış olabilirim.
Ev arkadaşım K. U. G.'ın gelmesinden yaklaşık 15 dakika önce evden ayrılmıştı. G.'ın geleceğini biliyordu ancak uyuşturucu kullanacağımızı bilmiyordu. Zaten biz uyuşturucu kullanmaya yukarıda ayrıntısı ile anlattığım şekilde G.'ın gelmesinden sonra karar verdik.
Olaydan sonra benim de rahatsızlanmam nedeniyle beni de hastaneye götürdükleri için hastanede görevli polis memurları uyuşturucu satın aldığım Levent'i teşhis etmem için bana çok sayıda fotoğraf gösterdiler. Bu fotoğraflardan L.isimli şahsı kesin olarak tanıyıp teşhis ettim. Yine bu şahsın yakalanmasından sonra L.isimli 5-6 kişinin arasına koyarak bana gösterdiler. Hatta bu işlemi şahısların numaralarını değiştirerek bir kaç kez tekrarladılar. Her defasında şüpheye yer bırakmayacak şekilde L.isimli şahsı tanıyıp teşhis ettim. Ayrıca uyuşturucu aldığımız evi ve adresini ayrıntılı olarak polis memurlarına tarif ettim. Onlarda zaten adı geçen şahsın evini biliyorlardı. Benim anlatımım bu hususu teyit etmiş oldu, daha sonra öğrendiğim kadarıyla şahsı bu evde yakaladılar.
Ben uyuşturucu kullandığımı kabul ediyorum. Ancak hiç kimseye uyuşturucu temin etmedim ve vermedim. Olaya ilişkin savunmam bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Şüpheli L. K. müdafi ile sorgu beyanında: "Ben iddiaları kabul etmiyorum. Uyuşturucu madde ticareti yapmam. Ben ara sıra esrar içerim. Bazen de ekstazi kullanırım. Ancak kimseye uyuşturucu satmam. Ticaretini yapmam, yaptırılan teşhisi de kabul etmiyorum. Avukat huzurunda olmadan yaptırılmıştır, tahliyeme karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Edirne Sulh Ceza Hâkimliği'nin 2016/182 sorgu numaralı evrakı ile CMK 100. maddesi uyarınca tutuklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 14/06/2016 gün ve 2016/4405 soruşturma 2016/169 karar numaralı kararı tefriki ile; olay tarihinde G. U.'un öğrenci evinde vefat etmesi olayına ilişkin olarak yürütülen soruşturmada, ölen G. U. ve ev arkadaşı B. K.'a uyuşturucu madde sattığı iddia edilen şüpheli L. K. hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan da işlem yapıldığı, her iki olayın birbirinden farklı olduğu anlaşıldığından, her iki evrakın tefrikine, şüpheli L. K.'nın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu açısından evrakın soruşturma defterinin 2016/5827 numarasına kayıt edilmesine, G. U.'un ölümü ile ilgili soruşturmaya 2016/4405 numara üzerinden devam olunmasına karar verildiği anlaşıldı.
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 08/06/2016 gün ve 2016/4405 soruşturma 2016/160 karar numaralı kararı tefriki ile; şüpheli L. K. hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan yapılan soruşturmada, şüpheli B. K.'ın Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçunu işlediği, belirtilen suça ilişkin olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin ya da eyleminin bu doğrultuda daha önce verilmiş bir kararın ihlali olarak değerlendirilebilmesinin gerekebileceği anlaşıldığından, her iki evrakın tefrikine, şüpheli B. K.'ın Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak suçu açısından evrakın soruşturma defterinin 2016/5597 numarasına kayıt edilmesine, şüpheli L. K. hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan yapılan soruşturmanın 2016/4405 sırasından devam olunmasına karar verildiği anlaşıldı.
Edirne C. Başsavcılığının 2016/4405 hazırlık numaralı 06/05/2016 tarihli otopsi raporunda; G. U.' un histopatalojik ve tosikolojik inceleme sonrasında kesin ölüm sebebinin bildirileceği belirtilmiştir.
B. K.'ın idrar örneği üzerinde yapılan analiz sonucunda TÜTAGEM tarafından düzenlenen Analiz Raporunda; idrar örneğinde halk arasında ekstazi olarak bilinen MDMA kısa adlı (3-4 methylenedioxy-N-methylamphetamine) maddesi saptandığının ve idrar numunesinin yasaklı madde yönünden pozitif olduğunun açıklanmıştır.
Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün şüpheli ölüm olayında parmak izi incelemesi raporunda yapılan uygulamalar neticesinde herhangi bir parmak izinin tespit edilmediği ve olayın meydana geldiği evden alınan ve uyuşturucu kullanımı için düzenek oluşturulmasında kullanılan pet şişe, kova ve alüminyum folyalar üzerinde İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 27/05/2016 tarihli tarafından yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen Uzmanlık Raporunda; olay yerinden elde edilen alt kısmı delik 0,5 litrelik pet şişe, alt kısmını kesik 2,5 litrelik ve bir adet metal kova üzerinde uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler sınıfından ADB-CHMINACA etken madde bulaşıklarının bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı 16/06/2016 gün ve 2016/5827 soruşturma 2016/1935 esas sayılı iddianame ile şüpheli L. K.'ın Türk Ceza Kanununun 188/3, 63, 58/1-6-7, 53. Maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Edirne Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık L. K. ilk derece mahkemesinde müdafi ile beyanında; "Hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyorum. Ben evimde iken polisler beni alıp kelepçelediler ve emniyete götürdüklerinde teşhis edecek kişiye ellerim kelepçeli halde beni gösterdiler. Bu kişi zaten beni tek başıma elleri kelepçeli gördü. Beni duvara dayadılar. Sağa sola bakma diye söylediler. Bundan yarım saat sonra da beni teşhis odasına koydular. Ben kimseyi tanımıyorum. Kimseye uyuşturucu madde vermedim " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık B. K. ilk derece mahkemesinde; "Ben geçen yıl turizm işletme otelcilikte okuyordum ve bu yüzden Edirne’de K. isimli bir arkadaşımla öğrenci evinde kalıyordum. G. kısa bir süre kalmıştı. Arada bu eve geliyordu. Olay günü evde iken saat 15:00 gibi G. aradı. Evde olduğumu söyledim. Yanıma gelecekti. Ben atıştırmalık birşeyler getir dedim. Saat 17:00 gibi geldi. Biraz sohbet ettik. Onun denetimli serbestlik tedbiri vardır. 1-2 aya bu dosyanın kapanacağını düşünüyordu. Babası ile görüştüğünde birkaç yıla kapanmayacağını öğrenince canı sıkıldı ve uyuşturucu içmek istediğini söyledi. Bende haftada 1-2 kez uyuşturucu kullanırım. Taksici G. abiyi aradık. Kemikçiler mahallesinde sokağın başında durduk. Ben aracın ön tarafındaydım. Şoför G. abi ile araçta iken G. araçtan indi. 4-5 metre uzaktaki kapının oraya gitti ve sanıktan aldı. Saat 18:00 civarıydı. Daha sonra araca geldi ve biz evimize geldik. (soruldu: Taksici G. abi ile birkaç kez bu mahalleye ben tek ya da maktul G.la birlikte gelip uyuşturucu aldığımız olmuştur. Sanıktan da 10-15 kez tek ya da G.la birlikte uyuşturucu aldım. Bu anlamda kendisini tanıyorum.) İlk başta G.ın getirdiklerinden biraz atıştırdık. Uyuşturucu kullandığımız teşkilat zaten bende vardı. Önce ben kullandım. Nefes alıp vermede zorlandım. Göğüs ağrım oldu. Ben bunu G.a söylediğimde sigaranın ucuna koyacağını söyledi. Sonra mutfağa gitti. Geldi. 5-10 dakika sonra kötü oldu. Kustu. Ben 5-10 dakika sonra yine ambulans çağırmayı teklif ettim. Kabul etmedi. Biraz iyi olur gibi oldu. Nefes alıyor gibiydi yani göğsü inip kalkıyordu. Bende karşı koltuğa oturdum. Sızmışım. Kendimde pek olmadığım için saat kavramını bilemiyorum. Ayıldığımda koltukta dili ağzından çıkmış vaziyetteydi. Ambulansı çağırdım. Olay günü bende ya da G.da herhangi bir uyuşturucu yoktu. İçmek amacı ile kemikçiler mahallesine gidip bir kağıt içinde 40 TL karşılığı sanıktan aldığımız uyuşturucuyu kullandık. Uyuşturucu aldığım kişi şu an huzurda bulunan sanıktır " şeklinde yeminli olarak beyanda bulunmuştur.
Tanık G. K. ilk derece mahkemesinde beyanında "Ben taksicilik yaparım. Tanık B.’ı daha önce birkaç kez aracıma yalnız ya da bir ya da birden fazla kişi ile müşteri olarak binmesi nedeni ile tanırım. Çarşıya, Karaağaca birkaç kez de kıyıka götürdüm. En son yanında bulunan şahıs ile kıyığa götürdüm. B. araçta kaldı. Köşede durmuştum. Diğer çocuk indi. Bir süre sonra geldi ve yeniden onları evlerine bıraktım. Neden indi nereye gitti görmedim. Araçta uyuşturucu ile ilgili herhangi bir konuşma olmadı. O şahsı şu an görsem de tanımam. O mevkiye 2 ya da 3 kez gittik. Bazen arka mahalleye gittiğimizde oldu. Ancak ne için gittiklerini bilmiyorum. Olay günü ben araçtan inen şahsı uyuşturucu alırken görmedim" şeklinde yeminli olarak beyanda bulunmuştur.
Yerel Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Tanık B. G.’in ölenle birlikte kullandıkları uyuşturucu maddeyi sanık L.’ten aldıkları doğrultusundaki beyanı , sanık L.’in tanığın tarif ettiği evde yakalanması, taksi şoförü olan tanık G.ın beyanında da tanık B. G.’ın ifadesini doğruladığı, tanıkların sanık L. aleyhine beyanda bulunmaları için hiçbir nedenin olmaması, yine idrar analiz raporu ile kriminal polis laboratuvarı raporları sanıktan alınan kullanılan maddenin uyuşturucu olduğunun sabit olması nedeni ile tüm dosya kapsamında sanık L.’in üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK nun 188/3 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçen sürenin TCK nun 63/1 maddesi uyarınca mahsubuna, sonuç ceza olarak hükmedilecek hapis cezası müddetince TCK 53/1 maddesinde yer alan haklarından yoksun bırakılması kamu adına, hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur demiştir.
Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 03/05/2017 tarih, 2016/204 esas, 2017/92 karar sayılı kararı ile; sanık L. K.'ın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 52/1-2, 63, 53, 58, 54 maddeleri gereğince sonuç olarak 12 yıl hapis, 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi kararına karşı sanık 04/05/2017 tarihli müdafii 05/05/2017 tarihli istinaf dilekçeleri ile istinaf kanun yoluna müracaat edilmesi üzerine dosyanın dairemize tevdi edildiği, dairemizin 21/09/2017 gün ve 2017/1683 Esas 2017/1596 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, sanık müdafi Av. A. E. K. dairemiz kararına 06/11/2017 tarihinde Yargıtay'a temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30/05/2018 gün ve 2018/153 Esas 2018/2555 Karar sayılı bozma ilamında;
" ....... 5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, CMK’nın 289. maddesinde yer alan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafinin temyiz dilekçesinde sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının gerekçeden yoksun olup, savunma haklarının kısıtlandığına ilişkin temyiz sebeplerinin CMK 294/2. maddesi kapsamında olduğu ve hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu kabul edilerek, CMK 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
05.05.2016 tarihinde G. U.’un ölü bulunmasından sonra yanında bulunan tanık Barış’ın sanıktan bonzai olarak tabir edilen uyuşturucu madde alıp kullandıklarını ve sonrasında G.ın öldüğünü söylemesi üzerine, sanığın evinde arama yapıldığı ancak herhangi uyuşturucu yada uyarıcı madde ele geçirilmediği, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmediği, tanık ve ölenin bulunduğu evde uyuşturucu kullanmak üzere pet şişeden hazırlanmış düzenekten ADB- Chmınaca etken maddesini içeren sentetik uyuşturucu madde bulaşığının tespit edildiği, tanık Barış’ın idrar analizinde MDMA etken maddesini içerir uyuşturucu madde metobolitinin tespit edildiği, ölenin patoloji sonuçları beklenmeden hüküm kurulan olayda,
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık Barış’a veya sanıktan aldığı iddia olunan uyuşturucu maddeyi kullanması sonucunda vefat ettiği kabul edilen G.’a uyuşturucu madde verdiğine ilişkin tanık B.’ın beyanı dışında delil bulunmadığı halde sanığın mahkumiyetine dair delillerin neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise sanığın SALIVERİLMESİ için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." şeklinde belirtilen gerekçelerle bozma ilamı üzerine dosyanın dairemize gönderildiği ve tutuklu sanık L. K.'ın bozma nedenine göre salıverilmesi için yazı yazılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında: "Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan mahkumiyetine yetecek derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması nedeni ile atılı suçtan beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur," şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Sanık L. K. esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanında; “Esas hakkındaki mütalaa doğrudur hakkımda beraat kararı verilmesini talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin 29/07/2016 tarihli raporunda G. U.'a ait kanda yapılan inceleme sonunda etanol maddesinin tespit edildiği, iç organlarda sistematik de yer alan maddelerin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Delillerin Tartışılması ve Gerekçe:
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30/05/2018 gün ve 2018/153 Esas 2018/2555 Karar sayılı ilamı ile, " ....... 5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, CMK’nın 289. maddesinde yer alan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafinin temyiz dilekçesinde sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının gerekçeden yoksun olup, savunma haklarının kısıtlandığına ilişkin temyiz sebeplerinin CMK 294/2. maddesi kapsamında olduğu ve hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu kabul edilerek, CMK 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
05.05.2016 tarihinde G. U.’un ölü bulunmasından sonra yanında bulunan tanık B.’ın sanıktan bonzai olarak tabir edilen uyuşturucu madde alıp kullandıklarını ve sonrasında G.ın öldüğünü söylemesi üzerine, sanığın evinde arama yapıldığı ancak herhangi uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmediği, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmediği, tanık ve ölenin bulunduğu evde uyuşturucu kullanmak üzere pet şişeden hazırlanmış düzenekten ADB- Chmınaca etken maddesini içeren sentetik uyuşturucu madde bulaşığının tespit edildiği, tanık B.’ın idrar analizinde MDMA etken maddesini içerir uyuşturucu madde metobolitinin tespit edildiği, ölenin patoloji sonuçları beklenmeden hüküm kurulan olayda,
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık B.’a veya sanıktan aldığı iddia olunan uyuşturucu maddeyi kullanması sonucunda vefat ettiği kabul edilen G.’a uyuşturucu madde verdiğine ilişkin tanık B.’ın beyanı dışında delil bulunmadığı halde sanığın mahkumiyetine dair delillerin neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise sanığın SALIVERİLMESİ için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." dair bozma ilâmına dairemizce uyma kararı verildiği, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık B.ş’a veya sanıktan aldığı iddia olunan uyuşturucu maddeyi kullanması sonucunda vefat ettiği kabul edilen G.’a uyuşturucu madde verdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve yeterli delil bulunmadığından, sanığın beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösterir mahkumiyetini gerektirir B. K.'ın soyut beyanları dışında yeterli ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçen süreleri için maddi ve manevi tazminat açabileceğinin bildirilmesine, maddi ve manevi tazminat davasının ikametgahında bulunan Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğunun belirtilmesine (belirtildi)
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın yüzüne karşı, sanık müdafinin yokluğunda İstinaf Cumhuriyet Savcısının katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 291. maddesi gereğince yüze karşı kurulan hükmün açıklanmasından itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize ya da eş değer başka bir daireye sunulacak dilekçe veya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunmak ve tutanağı hakime onaylatmak suretiyle atılı suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre kurulan hüküm yönünden Yargıtay ilgili ceza dairesinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğine dair talebe uygun olarak oy birliği ile verilen karar 23/10/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)