(5271 S. K. m. 280, 281, 291) (5237 S. K. m. 53, 54, 58, 63, 188)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, üye hakimin ön inceleme ve inceleme raporları doğrultusunda 5271 sayılı CMK'nın 281. maddesi uyarınca duruşma açılarak, başvurunun süresinde olduğu ve kararın niteliğine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 05/01/2018 tarih 2018/1071 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında TCK 188/3, 53/1, 54/1, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi'ne iddianame tanzim ettiği,
YEREL MAHKEME KARARI;
"Sanıklardan İ. Y.’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticaretini yapma suçunu işlediğine dair aleyhinde mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından Beraatine, Sanık M. E.’in üzerine atılı unsurları itibariyle oluşmayan Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Beraatine, TCK’nun 54. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Adli Emanetinin 2018/1774 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddeler ile deney şahit numune olarak alınan maddelerin zoralımına, Adli Emanetin 2018/1790 sırasında kayıtlı cep telefonlarının karar kesinleştiğinde ayrı ayrı sanıklara iadesine, Sanık M. E.’in beraatine karar verilmiş olması nedeniyle bu suçtan bihakkın tahliyesi ile başka suçtan tutuklu yada hükümlü değilse serbest bırakılması için cezaevi müdürlüğüne yazı yazılmasına, Sanık M. E. Müdafi lehine belirlenen 4.360 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine, Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına," şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
SAVUNMA;
Dairemizce yapılan yargılamada 25/09/2018 tarihli celsede sanık M. E. alınan savunmasında; "Olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğum ifademi tekrar ederim. Bu ifadem doğrudur. Olay tarihinde araç içerisinde ben ve diğer arkadaşım İ. Y. bulunuyorduk. ............ plakalı aracı bir arkadaşımdan emanet olarak almıştım. Görevli polisler durdurdular. Benim kullanmak amacıyla satın aldığım 50 adet uyuşturucu maddeyi ele geçirdiler. Ben eşimin memleketi olan Rize'de kendimize ait ev yapmak amacıyla kalamayacağını süre içerisinde bu hapları kullanmak amacıyla almıştım ve bu amaçta yanımda bulundurmaktaydım. Haplar ele geçirildikten sonra polisler ters kelepçe takmak istemeleri üzerine olay yerinden kaçtım. Kaçmamda başka bir amaç yoktur. Bu maddeleri satmadığım gibi satmak için bulundurma kastım olmamıştır. Daha sonrasında ise zaten kendiliğimden gidip teslim oldum. Atılı suçu işlemiş değilim. İlk derece mahkemesinin hakkımda kurduğu beraat hükmü doğrudur. Cumhuriyet Başsavcılığının yapmış olduğu istinaf istemini belirttiğim nedenlerden dolayı reddine karar verilmesini talep ederim. Bahse konu haplar aracın sol tarafında bulunan çekmece içerisinde dışarıdan görülmez bir şekilde bulunmaktaydı. Bu şekilde ele geçirildiler." demiştir.
Dairemizce yapılan yargılamada 25/09/2018 tarihli celsede sanık İ. Y. alınan savunmasında; "Olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğum ifademi tekrar ederim. Bu ifadem doğrudur. Olay tarihinde diğer sanık M. E. ile birlikte alkol almıştık. Daha sonra araçla aynı araç içerisinde seyir ederken polisler durdurdular. Bizi araçtan indirdiler. Araçta yaptıkları aramada uyuşturucu madde içerikli hapları ele geçirdiklerini söylediler. Bu hapların nerede ele geçirildiğini ben bilmiyorum. Bu haplarla benim bir ilgim yoktur. Zaten polisler aracı durdurup bizi araçtan indirdikten sonra bana "sen şöyle kenarda dur" dediler. Daha sonra arama yaptılar. Uyuşturucu maddeler ele geçirildikten sonra M. E.'e yönelik olarak ters kelepçe takın demeleri üzerine M. kaçtı. Benle ilgili bir işlem yapmadıkları için kaçmam içinde bir sebep bulunmadığından dolayı ben kaçmadım. Benim bu suçla ilgim yoktur." demiştir.
Şüpheli İ. Y.'ın Asayiş Büro Amirliğinde müdafii huzuru ile alınan 07/11/2017 tarihli beyanında; ''Ben yaklaşık 2-3 sene önce madde kullanıyordum ancak o zamandan bu zamana kadar ben madde kullanımını bıraktım. Ben M. E. yaklaşık 1,5 seneden beridir tanıyordum. Ben M.ın daha önceden uyuşturucu madde sattığını duymuştum ancak ben hiç bir zaman ondan birşey satın almadım. Ayrıca kendim şahit olmadım. 05/11/2017 günü M. telefonda bana 'İ. tavuk al gel ben kalite deyim mangal yapalım' dedi. Ben de tavuk alın onun yanına gittim. Ayrıca alkolümüz de vardı. Biz mangal yaparken M. birkaç kez yanımdan ayrılarak telefon görüşmesi yaptı ve ardından bana gel seninle kavacığa gidelim dedi. Hava soğuk olduğu için ben de hem ısınmak için hem alkolü içmek için aracına bindim. Ancak bu aradı M. kullanıyor 6 aydır ancak ben ruhsat sahibini bilmiyorum. Araçla kavacığa gittik. Kavacığa geldiğimizde polisler bizi durdurdu. Polisler bizim alkollü olduğumuz anladı ve aracı bağlatacağını söyledi. Ben de hem alkollü olduğumuz için hem de aracın sigortası olmadığı için ortamı yumuşatmaya çalıştım. O esnada polislerden bir araç içerisindeki kontrol esnasında diğer polise M. için kontrol altına tutmasını söyleyince M. kaçmaya başladı. Bunun üzerine 2 polis de M. ın peşine koştu. Ben de 5-10 dk bekledim. Kimse gelmeyince zaten suçum olmadığı için olay yerinden uzaklaştım. Araç içerisinde çok miktarda uyuşturucu madde bulunmuş. Ancak ben araçta madde bilgisine sahip değildim. Zaten dediğim gibi ben 2-3 sene önce bıraktım. Benim tek amacım mangal yapmaktı. Araca binme sebebim ise M. ın bana 'gel seninle kavacığa gidelim' demesiydi. Polisler bizi durdurduğunda ben rutin trafik kontrolü sandım ancak araç içerisindeki maddeyi sonradan öğrendim. Ayrıca M. ın kavacıkta kiminle buluşacağını da bilmiyordum. Daha sonrasında ki zamanlarda polisler evimde arama yapmış ve üzerine 07/11/2017 günü polisler benim çalışmış olduğum dükkanıma geldi ve beraber Asayiş Büro Amirliğine geldim. M. ın 2 telefonu var birisi büyük dokunmatik diğeri küçük tuşlu telefonu. Büyük dokunmatik olanın telefonu ………… dir. Diğer numarayı bilmiyorum. Son olarak dediğim gibi ben madde kullanmıyorum ve hiç bir şekilde satıcılığını yapmıyorum. Konu ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Şüpheli M. E.'in Asayiş Büro Amirliğinde müdafii huzuru ile alınan 10/11/2017 tarihli beyanında; ''İ. Y. benim komşum ve arkadaşım olur. ………. plaka sayılı aracı başka bir arkadaşımdan ben aldım ve 6-7 aydır ben kullanıyordum. Ancak henüz daha ruhsatını değiştiremedim. Ben Karlıtepe deydim. İ. telefonda aradım ve nerede olduğunu sordum. O da bana kahvehanede olduğunu söyledi. Ben de ona tavuk alıp gelmesini mangal yapacağımızı söyledim. Daha sonra tavuklarla birlikte yanıma geldi, mangal yapmaya başladık. Ayrıca alkol alıyorduk. Bir süre sonra telefonla soy ismini bilmediğim arkadaşım Ü. ile görüştüm. Bizim aramızda Köpek mevzusu vardı. Ondan köpek alacaktım. Ben daha sonra Rize ye gitmek için bilet alacaktım. Kavacıktan, Kavacıka giderken İ. de "ben de geleyim gezeriz" dedi. Kavacıkta Carefour un arkasındaki Öztürk sk. üzerinde polisler bizi durdurdu. Ancak araç içerisinde yaklaşık 50 adet extacy hapı mevcuttu ben bu maddeleri Aksaray dan ve şu an adresini bilmediğim bir apartmanın giriş kalından tanımadığım bir şahıstan aldım. İ. in bu haplardan haberi yoktu ve yanında hiç kullanmadım. Polisler bizi arkadan ışıklı uyardı ve ben de durdum. Araçtan indik. Ekipler üzerimi aradılar, bir şey bulamadılar. Daha sonra aracı ararken bir görevli "kelepçe tak" diye bağırınca ben ters kelepçe takılacağından korkup kaçtım. Çünkü daha önce bana ters kelepçe takılmıştı ancak bu durum bende darlanma ve bunalım yapıyordu. Bundan dolayı korkup kaçtım. Arıcak benim kaçma gibi bir niyetim yoktu. Kaçma esnasında ben ayağımı burktum ve sakatladım. Hala şu an yine ayağımda aksaklık ve zarar vardı. Ben kaçtıktan sonra Ümraniye ye gittim. 'İyileşmeyi bekledim ve bugün yani 10.11.2017 günü kendi rızamla gelerek Beykoz Asayiş Büro Amirliğine teslim oldum. Dediğim gibi hapları Aksaraydan aldım, ve İ. in bu maddelerden haberi yoktu. Ben memlekete gidip 1 ay boyunca kalacağım için bu kadar çok satın aldım. Ben memlekette evin al katında tadilatına gidecektim Benim hiç bir şekilde bu maddeleri satmak gibi bir amacım yoktur. Ben sadece bu maddelerin kullanıcısıyım. Bundan dolayı da tedavi olmak istiyorum. Konu ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibaretti'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Şüpheli İ. Y. Beykoz Sulh Ceza Hakimliği'nin 08/11/2017 gün ve 2017/163 sorgu sayılı sorgu beyanında; ''Ben bu konuda hazırlık aşamasında ifade verdim. Olayı orada anlattım. Aynen tekrar ederim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben uyuşturucu madde satmamaktayım. Olay sırasında ben polislerde kaçmadım. Araç durdurulduktan sonra aracı kullanan M. E. polislerden kaçmaya başladı. Bunun üzerine bizi durduran her iki polis de M.'ın peşinden koştu. Ben aracın yanında tek kaldım. 5-10 dakika bekledim. Gelen olmayınca eve gittim. Sabah da kalkıp işime gittim. Polis memurları beni işyerinden aldılar. Kaçmam söz konusu değildir. Araçta ele geçen uyuşturucu maddeleri ben görmedim. Haberim yoktur. Tutuksuz yargılanmayı ve serbest bırakılmayı talep ediyorum.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Şüpheli M. E. Beykoz Sulh Ceza Hakimliği'nin 11/11/2017 gün ve 2017/166 sorgu sayılı sorgu beyanında; ''Ben bu konuda hazırlık aşamasında ifade verdim. Olayı orada anlattım. Aynen tekrar ederim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben içiciyim tedavide olmak istiyorum niye beni uyuşturucu madde satıyor diye ihbar etmişler bilmiyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tutuklanmamayı isterim.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık M. E. ilk derece mahkemesinde müdafii huzuru ile alınan beyanında; "Yaklaşık 4 yıldır uyuşturucu kullanıyorum, bu olaydan öncede Beykozda bir kaç kez uyuşturucu ile yakalandığım için hakkımda açılan davalar olduğu gibi son olarak Beykoz C. Savcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmişti. Fakat uyuşturucu kullanmaya devam ettiğim için o kararda kaldırılmıştı. Burada olan ve mahalleden tanıdığım ve uyuşturucu kullanmadığını bildiğim İ.’i o gün arayıp birlikte mangal yapma teklifinde bulundum, kabul etti. Birlikte kullandığım araba ile Beykozda bir koruya gittik orada ikimiz mangal yapıp alkol aldık. Ben o günlerde eşimin memleketi olarak Rize’ye inşaat işi için gideceğimden Kavacıkta bulunan Terminale otobüs bileti almak için Mangaldan sonra gitmek istedim, yolda polisler durdurdu zaten polisler beni tanır ve uyuşturucu kullandığımı bilirler önce üzerimizi sonra arabayı aradılar. Arabadan o gün aksaraydan aldığım 50 adet uyuşturucu hapın bulunduğu doğrudur. Rize deki inşaat işi bir buçuk ay kadar süreceğinden bulamam diye o kadar miktar satın almıştım, kimseye uyuşturucu satmadım, bu konuda önceki savunmalarımı da tekrar ederim, sadece polisler arama yaparken kaçma hatasında bulundum, sonrasında gelip teslim oldum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık İ. Y. ilk derece mahkemesinde müdafii huzuru ile alınan beyanında; "Buradan olan M. ile mahalleden tanışırız. Kendisinin uyuşturucu kullandığını biliyorum, fakat ben uyuşturucu kullanan birisi değilim, 2017 yılı kasım ayında M.’ın araması üzerine yanına gittim ve Beykoz’da bir koruda birlikte mangal yapıp alkol aldık, dönüşte polisler durdurdu. Polisler arama yaparken M. biranda oradan kaçtı. Sonra polisler arabada uyuşturucu oldukları söylenen hapları buldular, benim bu olayla ilgim bundan ibarettir. Önceki savunmalarımıda tekrar ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
TANIK BEYANI:
Tanık E. B. alınan beyanında; "Yukarıdaki bilgiler bana aittir ve doğrudur. Ben 13.12.2017 günü 20:45 sıralarında görevli polislerce Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde İmalatı ve Ticareti iddiasıyla ilgili yakalanarak aynı gün büronuza getirildim ve bugün yani 14.12.2017 günü çıkarılmış olduğum Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığında C. Savcısına ifade verdikten sonra serbest bırakıldım. Ben uyuşturucu madde kullandığım için çok pişmanım. Bu sebeple ilçemiz Beykoz'da uyuşturucu madde satışı yapan özellikle uyuşturucu madde satın aldığım şahısların bilgilerini hür irademle ve tamamen kendi rızamla belirtmek istiyorum. Bu durumda olduğum için vicdan azabı çekiyorum. İfademin devamında belirtecek olduğum şahısların araştırılarak yakalanmasını ilçemizin ve halkımızın bu uyuşturucu illetinden kurtulmasını istiyorum. Daha Öncede bu konuyla ilgili vermiş olduğum ifadelerde de belirttiğim gibi ben bu maddenin kullanıcısıyım. Hatta birçok çeşit uyuşturucu madde olmasına rağmen bu zamana kadar extacy diye tabir edilen maddeyi kullandım. Bunun sebebi öncelikle açık kimlik bilgisini şu an ifade edemeyeceğim M. E. isimli şahıstır. Çünkü beni uyuşturucuyla tanışmam yaklaşık 7 ay öncesine dayanır. Hatırladığım kadarıyla 2017 yılı Mayıs yada Haziran ayında mahallemiz Elmalı’da Cadde üzerinde bulunan kahvehane önünde beklerken ........... plaka sayılı araç ile yanıma gelen yaklaşık 25 yıldır tanıdığım M. E. isimli şahıs yanımda durdu. Sonra beni arabasına davet etti ve yakın civarda gezmeye haşladık. Ben ailevi sorunlar yaşadığım için hatta eşimden boşanma aşamasında olduğum için ciddi derecede psikolojim bozuktu. M. E. benim bu ruhsal boşluğumdan yararlanarak aracı bir yere çekti ve burada alkol almaya başladık. Daha sonra bana piyasada "şeker" diye tabir edilen uyuşturucu maddelerden "extaev" isimli hapı verdi ve kullanmam için beni teşvik etti. Bende bu hapı kullandım fakat bu hap karşılığında M. E. benden herhangi bir karşılık veya para talep etmedi. Gerçekten de ben bu hapı kullandığımda bende bir rahatlama oldu. Daha sonra yaklaşık 10 gün boyunca ben M. E.'le takıldım. Bu süreçte M. E. beni yukarıda belirtmiş olduğum ……….. marka araçla Beykoz'un belirli bölgelerinde arabayla gezdikdi ve bu gezme sırasında açık kimlik bilgilerini bilmediğim fakat görsem belki tanıyabileceğim kişilere tanesi 15 TL'den extacy hap sattığım gördüm. Ben bu satışa yaklaşık 50 - 60 defa şahit oldum. Ben bu 10 günlük süreçte M. E. den temin ettiğim hapın müptelası adeta bağımlısı oldum. Takip eden zamanda ise ben de M. E.'den tanesi 15TL'den extacy hap almaya başladım. Bu belirttiğim zaman zarfı içinde M. E.'den 100 adetten fazla extacy hapı para karşılığı satın almışımdır. Extacy hap kullanmadan gün geçirmiyordum. Bu bağımlılığımın sebebini M. E. olarak gördüğüm için bu şahıstan uzaklaşmaya başladım. Hatta birçok kez 155 Polis İmdat hattını arayarak kullanmış olduğu aracın plakasını verip uyuşturucu madde satışı yaptığını belirterek M. E. ihbar ettim. Daha sonra ise M. E.'in uyuşturucu madde satmak suçundan yakalandığını ve cezaevinde olduğunu öğrendim. Benim bu bağımlılığımın sebebi, beni uyuşturucuya alıştıran ve beni bu hale düşüren kişi M. E.'dir. M. E.'le ilgili söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Ben artık uyuşturucu maddelerden extacy hapının bağımlısı olduğumdan dolayı bu hapın temini için yeni kaynak arayışına girdim ve yaklaşık 20 senedir mahalleden tanıdığım "Kürt D." lakaplı D. D.'in uyuşturucu madde sattığım öğrendim. Yaklaşık, bu zamandan bir buçuk ay önce D. D.'e kullanmış olduğum ………. sayılı telefon numarası ile bu şahsın kullandığı şu an hatırlamadığım ve tarafınıza ibraz edemediğim cep telefonu numarasıyla ulaştım ve D. D.'le görüştüm. Yapmış olduğum telefon görüşmesinde kendisinde Extacy hap olup olmadığım sorduğumda D. D. bana elinde extacy hap olduğunu, tanesini 15 TL'den sattığını ve bulunduğum yere getirebileceğini söyledi. Bunun üzerine bende bu esnada Gümüşsüyü Mahallesi Kirazlıyayla Caddesi üzerinde bulunan Seyir Kulesinde olduğum için buraya getirmesini istedim. D. D. yaklaşık yarım saat sonra plakasını …….........olarak hatırladığım devamım hatırlayamadığım Beyaz Fiat Tipo marka araçla geldi. Bunun üzerine ben 45 TL karşılığında D. D.'den 3 adet extacy hap satın aldım. Hapları D.'den teslim aldım ve parayı da D.'e teslim ettim. Bu alış veriş esnasında D.'in gelmiş olduğu aracın içerisinde benim herhangi bir samimiyetim olmayan, soy ismini bilmediğim ismini A. olarak bildiğim bir kişi daha vardı. Bu şahısta bu alış verişe şahit oldu. D. D.'le ilk alışverişim bu şekilde oldu. Bundan sonra da yaklaşık on defa anlattığım şekilde para karşılığı D. D.'den extacy hap temin etmişimdir. Bunlardan iki ya da üç seferinde A.'da D.'in yanındaydı. Yani aynı aracm içindelerdi. Ben D. D.'in extacy haptan başka bonzai, taş kokain ve kubar diye bilinen uyuşturucu maddelerde sattığım kendi ağzından duydum. Hatta bana istersen bunlardan da verebilirim dedi fakat ben bu maddeleri daha önce hiç kullanmadığım için ve extacy hapın bağımlısı olduğum için haptan başka bir maddeyi satın almadım. Bildiğim kadarıyla bu günlerde D. D. Gümüşsüyü Mahallesinde Dörtyolda bulunan taksi durağının yan tarafındaki ikinci çay ocağında ve civarında takılır. Buradan harekete geçerek müşterilerine uyuşturucu madde satışı yapar. D. D.'in beyaz renkli ………. plakalı ………. marka aracı vardır hatta ben D.'i bir hafta önce uyuşturucu madde satın almak İçin Kirazlıyayla yoluna çağırdığımda D. plakasını belirtmiş olduğum ………. araçla geldi. Yanında da daha önce ismini belirttiğim A. vardı. Bu görüşmemde de D.'den 100 TL karşılığında 7 adet extacy hap satın aldım. Bu alış verişe yine ismini A. olarak beyan ettiğim kişi şahit oldu. A.'a D.'le olan alış verişim esnasında ikinci defa denk geldiğim için şüphelendim. Bu şahsı soruşturduğumda A.'ın D.'in ortağı olduğunu yani uyuşturucu madde satışım birlikte yaptıklarını öğrendim. Hatta D. ve A.'ın bazen Kirazlıyayla Caddesi üzerinde orman kenarına kullanmış oldukları aracı park edip kendilerine ait olan uyuşturucu maddeleri cadde kenarında bulunan ağaçların dibine parça parça sakladıklarım daha sonra müşterilerini önceden saklamış oldukları yerlerden çıkardıkları maddeleri gelen müşteriye sattıklarını duydum. Fakat benim bu şekilde herhangi bir alış verişim olmadı. Benim D. ve A. ile ilgili söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Ben D. D.'e ulaşamadığım zamanlarda ise ismini İ. olarak bildiğim daha önceden tanımadığım açık kimlik bilgilerini bilmediğim fakat İncirköy Mahallesinde Sucuoğlu Sokak civarında bulunan Karlı Çıkmazında oturduğunu bildiğim kişiden uyuşturucu madde satın alıyordum. Bu şahsın uyuşturucu madde sattığını bir arkadaşımdan duymuştum ama şu an ayrıntılı bir şekilde hatırlamıyorum. İ. 25-30 yaşlarda esmer tenli zayıf yapılı benim boylarımda yani 1.60-1.70 boylarında, genellikle kısa saçlı ve kirli sakallıdır. Bu şahıstan da yukarıda belirttiğim cep telefonum ile irtibat kurarak iletişime geçiyorduk. Hatırladığım kadarıyla İ.'in kullandığı cep telefonu numarası ……… sayılı numaradır. Ben İ.'le bu zamana kadar yani yaklaşık bir aylık zaman zarfı içerisinde iki ya da üç defa para karşılığı extacy hap satm aldım. Bunlardan en son alış verişim ise yaklaşık on gün önce Elmalı Mahallesi Kirazlıyayla Caddesi girişinde bulunan trafik ışıklarının olduğu yerde oldu ve İ.'den 600 TL karşılığında 40 adet extacy hap satın aldım. İ. buraya Beyaz renkli ….. marka …. model olduğunu düşündüğüm bir araç ile geldi ve araç içerisinde sadece kendisi vardı. Bende tek başımaydım bu alış verişimize şahit olan kimse olmadı. Benim İ. ile söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Ben yukarıda belirtmiş olduğum yani uyuşturucu madde satın aldığım bu şahıslara ek olarak Elmalı Mahallesi Cevizlidere mevkisinde (Dereiçi) ikamet eden ismini Emin olarak bildiğim (35-40 yaşlarında esmer tenli 1.60-1.70 boylarda memleketini Trabzon Of olarak bildiğim) kişiden ve E.in ortağı olarak bildiğim Elmalı Mahallesi Camii çıkmazında ikamet eden A. Y. isimli kişiden (45-46 yaşlarında 1,75-1.80 boylarda esmer tenli, sağ ayağı topal olan memleketini Trabzon Of olarak bildiğim) uyuşturucu maddelerden skank olarak bilinen bir miktar esrar maddesini yaklaşık iki ay Önce 100 TL karşılığında satın aldım. Bu esnada araçta Ali ve Emin vardı ve ben parayı Emin'e verdim ve uyuşturucu maddeyi Emin'den teslim aldım. Ben bu şahısların uyuşturucu madde satışı yaptıklarını daha Önceden duymuştum. Ben de telefon numaralan yoktur. Bu şahıslar birlikte çalışırlar. Genellikle Elmalı Mahallesi Toygar Caddesi üzerinde bulunan çamlık alanda uyuşturucu madde satışı yaparlar. A. Y.'a ait plaka bilgilerini şu an hatırlayamadığım …….marka ….. model ve ……… marka araçla belirtmiş olduğum çamlık mevkisinde bulunurlar ve uyuşturucu maddeyi bu şekilde satarlar. Ben de anlatmış olduğum alış verişi bu çamlık mevkisinde yaptım. Fakat daha öncede belirttiğim gibi ben Extacy hap bağımlısıyım bu hapı temin edemediğim için bu şahıslardan esrar maddesi satın aldım ama kullanamadığım daha doğrusu sarıp cıgaralık yapamadığım için çöpe attım. Ben yukarıda belirtmiş olduğum şahısların tamamını tekrar görsem kesin ve net olarak tanırım. Sadece ismini A. olarak bildiğim kişiyi tekrar gördüğümde tanıyıp tanıyamayacağımı bilmiyorum. Diyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
EKSPERTİZ RAPORU;
Soruşturma aşamasında alınan Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 01/12/2017 gün ve İST-KİM-17-29431 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu ile, net ağırlığı 14.5 gram gelen 50 adet turuncu renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden uyarıcı özelliğe sahip MDMA etken maddesini içerdiğinin tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
İSTİNAF CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA; "31.08.2017 ile 22.10.2017 tarihleri arasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Polis İmdat hattını defalarca arayan şahıs ya da şahıslar ........... plakalı aracı kullanan M. E. isimli şahsın aracın sol kapı zula kısmında ve motor içinde sakladığı uyuşturucu maddeleri Beykoz korusu içerisinde sattığını belirtmeleri üzerine Beykoz Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı polis memurlarınca cumhuriyet savcısının talimatı üzerine hareket geçildiği sanık M. E.'in evinde yapılan arama sonucunda esrar vasfında 9,21 gram uyuşturucu maddenin ele geçirildiği ve buna ilişkin olarak da Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca ayrıca soruşturmanın yürütüldüğü, nihainde 05.11.2017 günü saat 21:00 sularında Beykoz Asayiş Şube müdürlüğüne bağlı polis memurlarınca Kavacık Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi üzerinde yaptıkları kontroller esnasında seyir halinde ........... plakalı aracın fark edilmesi üzerine anons edilmek suretiyle durdurulduğu, sürücüsü sanık M. E. ile yanında bulunan İ. Y. araçtan dışarı çıkarıldığında bir yolunu bularak kaçmayı başardıkları, polis vazife ve selahayetleri yasasına 1/4 maddesinin polislere tanımış olduğu kaba arama yetkisine dayanılarak dışarıdan içeriye bakılmak suretiyle aracın sürücü koltuğu yanındaki kapının cebinde poşet içerisinde uzmanlık raporuna göre MDMA cinsi 14,5 gram ağırlığında 50 adet hapın bulunduğunun görülmesi üzerine söz konusu poşetin aracın kapısının açık olmasından faydalanılarak kapı cebinden alındığı bilahare yakalanan sanıkların savunmalarında, sanık M. E.'in ........... plakalı aracın bir arkadaşından alarak 6-7 aydan beri kullandığını, araçta bulunan 50 adet hapı tanımadığı bir şahıstan satın aldığını, kullanıcı olduğunu, yanında bulunan İ. Y.'ın ise uyuşturucu maddeden haberdar olmadığını ifade ettiği görülmüş, sanık İ. Y. ise savunmasında, arkadaşı olan M. E.'İn kendisini telefonla arayarak "bir tavuk al gel mangal yapacağız" demek suretiyle kendisini yanına çağırdığını, Beykoz korusunda mangal yapıp içki içtiklerini sonrada gezmek mahiyetle Kavacık'a doğru giderken polislerce yakalandıklarını, araçta bulunan uyuşturucu madde ile bir alakasının bulunmadığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut olan delillerin değerlendirilmesi sonucunda, polis vazife ve selahayetleri yasasının 1/4 maddesinin polislere tanımış olduğu yetki, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.10.2016 2016/57 Esas 2016/374 Karar sayılı hüküm, aracın kapısının açık olması, suçüstü hali, uyuşturucu maddelerin şeffaf poşet içerisinde sürücü koltuğu yanında kapının cebinde camdan bakılınca görülüyor olması hususları birlikte değerlendirildiğinde yapılan aramanın yasa ve usule uygun olduğu görülmektedir.
Belirtilen nedenlerden dolayı yola çıkılarak;
1-Sanık M. E.'in üzerine atılı ticari maksatla uyuşturucu madde bulundurmak eylemini gerçekleştirdiği sabit olduğundan 5271 Sayılı CMK'nnın 280/2 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/02/2018 tarih 2018/15 esas ve 2018/63 Karar sayılı hükmünün kaldırılmasına,
Sanığın TCK 188/3, 53/1, 54/4, 58/1-7 ve 63/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
2-Sanık İ. Y.'ın araçta bulunan uyuşturucu maddeler ile irtibatının bulunduğu kuşkuya yer bırakmaksızın saptanamadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak sanığın beraatine dair İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/02/2018 tarih 2018/15 esas ve 2018/63 Karar sayılı hüküm ile vermiş olduğu karar yasa ve usule uygun olduğundan bu sanık İ. Y.'ın cezalandırılmasına ilişkin yerel cumhuriyet savcısının istinaf müracaatının esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
DELİLLER;
- Sanıkların savunmaları
- Tanık beyanları
- Ekspertiz Raporu
- Kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içeriği
GEREKÇE:
Sanık İ. Y. hakkında kurulan hükme yönelik istinaf istemleri ile ilgili olarak duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık M. E. hakkında kurulan hükme yönelik istinaf istemleri ile ilgili olarak duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda;
Uyuşturucu ve Uyarıcı madde satışına yönelik olarak 155 Polis imdat hattına 31/08/2017 günü saat: 18:15 sıralarında yapılan ihbarlarda da Beykoz korusu içerisinde ........... plaka sayılı araç uyuşturucu madde satışının yapıldığı, 31/08/2017 günü saat 23:20 sıralarında Beykoz korusu içerisinde gri ………… marka ........... plakalı araç M. E. esmer sol direksiyon zulasında yada motor içinde camsuyu içinde saklar uyuşturucu madde satar, 02/09/2017 günü saat 15:54 sıralarında Beykoz Korusu ve civarında ........... plakalı gri ................ marka araçta M. E. isimli şahıs Uyuşturucu madde satışı yapar, 14.10.2017 günü saat: 16:40 sıralarında ……….. numaralı hattan 155 polis imdat hattını arayarak Beykoz Meydan Gri ................ araç uyuşturucu madde satar M. E. isimli şahıs 42 yaşlarında, 22.10.2017 günü saat 02:55 sıralarında 155 polis ihbar hattını arayarak Beykoz sahilinde ve yollardaki parklarda İ. E. ve M. E. ........... plaka sayılı araçlar uyuşturucu madde satıyorlar, şeklindeki ihbarlar doğrultusunda görevlilerce yapılan çalışmalarda ihbara konu kişinin M. E. isimli şahıs olduğunun anlaşıldığı, şahsın mernis sorgulamasında Tokatköy Mahallesi Avcı Sokak 46/1 Beykoz /İstanbul sayılı yerde ikamet ettiği tespit edildiği, adresinde 05/09/2017 günü saat 23:00 sıralarında yapılan aramada 9,29 gram esrar maddesi ele geçirildiği,
05.11.2017 günü saat 21:00 sıralarında görevlilerce Kavacık Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi üzerinde seyir halinde bulunulduğu esnada M. E. isimli şahsın kullanmış olduğunu düşündükleri ........... plaka sayılı aracın görülmesi üzerine fiziki takibe alındığı, aracın Kavacık Mahallesi Özgür Caddesi istikametine girdiğinde megafon ve çakar siren tertibatlarıyla aracın plakası anons edilerek dur ihtarlarında bulunulduğu, ancak konu araç dur ihtarına uymayarak hızını artırarak devam ettiği, yaklaşık 200 metre kovalamacanın ardından görevlilerce bahse konu araç Çubuklu Mahallesi Öztürk Sokak üzerinde durdurularak, şahıslar araçtan indirildiği, ancak araç sürücüsü M. E. ile İ. Y. (T.C:…………..) isimli şahısların araçtan inerek kaçamaya başladıkları, yapılan yaya kovalama sonucunda şahısların sokaklarda izlerinin kaybedildiği, daha sonrasında araç başına gelip kontrol yapıldığında aracın koltuğunun yanında bulunan kapı cebinde gözle görülür vaziyette şeffaf poşet içerisinde turuncu renkli cisimler olduğunun görüldüğü, bahse konu poşet görevlilerce alınıp açıldığında içerisinde üzerinde yarasa figürü bulunan uzmanlık raporuna göre MDMA cinsi 14,5 gram ağırlığında 50 adet narkotik madde olduğunun anlaşıldığı, sanıkların yakalanamadığı, bilahare yakalanan sanıkların savunmalarında, sanık M. E.'in ........... plalalı aracın bir arkadaşından alarak 6-7 aydan beri kullandığını, araçta bulunan 50 adet hapı tanımadığı bir şahıstan satın aldığını, kullanıcı olduğunu, yanında bulunan İ. Y.'ın ise uyuşturucu maddeden haberdar olmadığını ifade ettiği görülmüş, sanık İ. Y. ise savunmasında, arkadaşı olan M. E.'in kendisini telefonla arayarak "bir tavuk al gel mangal yapacağız" demek suretiyle kendisini yanına çağırdığını, Beykoz korusunda mangal yapıp içki içtiklerini sonrada gezmek mahiyetle Kavacık'a doğru giderken polislerce yakalandıklarını, araçta bulunan uyuşturucu madde ile bir alakasının bulunmadığını ifade etmişseler de, dosya kapsamı incelendiğinde, ihbarın hapların bulunduğu araç ile extacy adı verilen uyuşturucu sattığına dair ihbarı suça konu sürücünün sanık olduğu araçta iki koltuk arasındaki konsol kısmında ve sanıkça açık bırakılan sürücü kapısının ceplerinde toplam 50 adet extacy hapın bulunmuş olması, sanığın evinde ise başka bir cinsten uyuşturucu olan 9,14 gr esrarın ele geçmesi karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun delillerin değerlendirilmesi hususundaki 2016/9-572 Esas 2017/122 karar sayılı kararı dikkate alındığında, gözle görünür uyuşturucu hapların bulunması karşısında 2559 sayılı Polis Vazifeleri ve Selahiyetleri Kanununa uygun bir makul şüphe ve delil elde edilmesinin söz konusu olduğu, bu nedenle ele geçen uyuşturucuların hukuka uygun olarak elde edildiğinin kabulü gerekir. Açıklandığı şekilde elde edilen 50 extacy ve evindeki aramada ele geçen 9,14 gr esrarı sanığın ticari amaçla bulundurduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık İ. Y. hakkında kurulan hükme yönelik istinaf istemleri ile ilgili olarak duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda;
İstinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısının sanık İ. Y. hakkında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık İ. Y. ve sanık İ. Y. müdafinin yüzüne karşı, İstinaf C. Savcısı A. T.'in katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 291. maddesi gereğince yüze karşı kurulan hükmün açıklanmasından itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize ya da eş değer başka bir daireye sunulacak dilekçe veya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunmak ve tutanağı hakime onaylatmak suretiyle atılı suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre kurulan hüküm yönünden Yargıtay ilgili ceza dairesinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğine dair talebe uygun olarak oybirliği;
2-Sanık M. E.'in hakkında kurulan hükme yönelik istinaf istemleri ile ilgili olarak duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda;
5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/02/2018 tarih 2018/15 esas ve 2018/63 Karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
Sanık M. E.'in üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 188/3 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve kişiliği dikkate alınarak asgari hadden uzaklaştırmayı gerektirir bir neden bulunmadığından takdirden asgari hadden 10 YIL HAPİS ve suç tarihi itibariyle 1000 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi lehine indirim sebebi kabul edilerek, hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 62. maddesinin tatbiki ile tayin olunan cezasının takdiren 1/6 nispetinde indirilerek 8 YIL 4 AY HAPİS VE 833 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen 833 tam gün adli para cezasının 5237 Sayılı TCK'nun 52/2 maddesi uyarınca sanığın sosyal ve ekonomik durumuna nazaran takdiren 20 TL'den hesaplanarak sanığın 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK 52/4 maddesi uyarınca birer ay ara ile 24 eşit taksitle tahsiline, taksitlerden birisinin süresinde ödenmediği anlaşılması halinde ise geri kalanın muaccel olacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı.)
Sanığın bu suçtan sonuç olarak 8 YIL 4 AY HAPİS VE 16.660 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına;
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK 63 maddesi gereği cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşıldığından hakkında TCK'nın 58. maddesi hükmünün uygulanmasına yer olmadığına,
TCK’nun 54 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Adli Emanetinin 2018/1774 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddeler ile deney şahit numune olarak alınan maddelerin zoralımına,
Sanık İ. Y.'a ait cep telefonunun iadesine dair kararın bu sanık yönünden istinaf isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, adli emanetin 2018/1790 sırasında kayıtlı sanık M. E.'e ait cep telefonun suçun işlenmesinde kullanıldığı anlaşılamadığından karar kesinleştiğinde M. E.'e iadesine,
Sanık M. E. için yapılan toplam (112,5) yargılama giderinin sanıktan tahsili hazineye irad kaydına,
Dair, sanık M. E. ve sanık M. E. müdafinin yüzüne karşı, İstinaf C. Savcısı A. T.'in katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 291. maddesi gereğince yüze karşı kurulan hükmün açıklanmasından itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize ya da eş değer başka bir daireye sunulacak dilekçe veya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunmak ve tutanağı hakime onaylatmak suretiyle atılı suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre kurulan hüküm yönünden Yargıtay ilgili ceza dairesinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğine dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar 25/09/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)