T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2
KARAR NO : 2024/104
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13.09.2023
NUMARASI: 2022/200 Esas, 2023/655 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 07.02.2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme bedeli alacağı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; İstanbul ... İcra Müd. ... E. sayılı dosyadan davalı - borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının gerekçesiz haksız ve hukuka aykırı olarak sırf alacağın tahsilini geciktirmek maksadıyla itiraz ettiğini, icra takibine konu olan dayanak belge olan faturanın taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu düzenlendiğini, müvekkilin karşı tarafla çocuk parkı ve diğer işler yapma konusunda anlaşmış olup müvekkili üzerine düşen edimi ifa etmesine rağmen ödemesini alamadığını, müvekkil bu işten dolayı alacağı için davalı şirkete usulüne uygun fatura gönderdiğini, ancak davalının ödemeden imtina ettiğini ve bugüne değin müvekkilini oyaladığını ileri sürerek itirazın iptaline, davalının %20 ' den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında Yüklenici İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait “Avrupa Yakası İlçe ve Alt Kademe (Eyüp-G.O.Paşa-Sarıyer) Belediyelerinde Semt Parkı Yapım İşi” kapsamında müvekkili adına alt yüklenici olarak G.O.Paşa ilçesinde Hacımaşlı Köyünde 1 Adet, Bolluca Beldesinde 1 Adet Park Yapıldığını, yapılan işler ile ilgili hakkediş sonrası düzenli olarak görüşülerek alt yüklenici hak edişleri düzenlenerek fatura karşılığı alacaklarının davacı tarafa Avans, Çek ve Hesaba EFT Yolu ile ödenerek hesaplarının kapatıldığını ve davacıya hiçbir borçlarının kalmadığını beyan ederek davanın reddi ile davacı tarafın haksız icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 05/08/2016 tarihinde fatura ve cari hesaptan kaynaklanan 1.675,66 TL cari hesap, 1.872,84 TL işlemiş faiz, 42.737,22 TL fatura ve 47.011,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 93.296,97 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlu cevap dilekçesinde ödemede bulunduğunu ileri sürdüğünden ispat yükü yer değiştirerek davalıya geçtiği, davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu ilamsız takipte 20.09.2008 tarih, ... seri numara, 42.737,22 TL tutarlı fatura alacağının tahsilini talep ettiği, yapılan incelemede davacının 2008 yılı ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ibraz ettiği 2009 yılı ticari defterlerin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteline haiz olmadığı yine dava konusu yaptığı 42.737,22 TL tutarlı alacağının da yer aldığı 01.01.2009 yılı açılış fişinde davalıdan 2008 yılından gelen 238.804,75 TL alacağını, 10.01.2009 tarihinde tahsil ettiğini ve 10.01.2009 tarihi ile ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını ticari defterlerine kayıt ettiğinden hiçbir tüccarın kendi ticari defterine, kendi aleyhine herhangi bir kayıt düşürmesine aklen ve mantıken olanak bulunmadığına dayanılarak bir tüccarın ticari defteri ister onaylı olsun ister olmasın, ister yasaya uygun olarak tutulsun ister tutulmasın her zaman defter sahibi veya yasal ardılları aleyhine kanıt olarak kullanılabileceği yüksek mahkeme tarafından benimsenmiş olduğundan davacının davalıdan herhangi bir alacağının olamayacağı, davalı açısından davalı tarafın incelenen 2008-2009-2010 yılı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliği taşıdığı, dava konusu yapılan faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davacıya olan en son borç ödemesinin 30.05.2010 tarihinde alacağın temliki yolu ile yapıldığının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan dava konusu fatura nedeniyle davacıya borcuna rastlanmadığı ,dosyaya sunulan belgeler içerisinde dava konusu alacağı doğuran taşeron işleri ile ilgili taraflar arasında imza altına alınmış olan sözleşme, yapılan işlere ait proje, ataşman, tutanak, metraj, yeşil defter, hakediş gibi teknik döküman bulunmadığı, mali incelemede, davacı tarafın davalıya kesmiş olduğu tüm hakediş faturalarının davalı kayıtlarında yer aldığı tespit davalıya kesilen tüm faturalar da ticari defterlerde kayıtlı olduğundan ve somut dava itirazın iptali davası olduğundan tarafların cari hesap itilafında yapılan mali incelemelerde davacının, davalıdan alacağının olmadığı, dava konusu yapılan faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacıya olan en son borç ödemesinin 30.05.2010 tarihinde alacağın temliki yolu ile ödendiğinin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dava konusu fatura nedeniyle davalının davacıya borcuna rastlanmadığı anlaşılmış, davalı tarafça ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, asıl alacağın (42.737,22 TL +1.675,66 TL=44.412,88 TL) % 20 si oranına icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinafı üzerine yapılan inceleme sonucu kaldırma kararımızda;... "Davacının istinaf dilekçesi ve dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık davaya konu takip tutarının ödenip ödenmediği noktasındadır. Hükme alınan bilirkişi raporuna göre takibe konu faturanın her iki ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafından davacıya ödendiği anlaşılmakla, faturaya yönelik olarak mahkemece verilen ret kararı doğrudur. Ancak, davacı icra takibinde fatura alacağıyla birlikte ayrıca 1.675,66 TL cari hesap alacağını da talep etmiş ve bilirkişi raporunda da davacının takipteki talep tutarını da aşacak şekilde cari hesap alacağı bulunduğu belirtilmiş olmakla, davalının ödeme iddiaları "yemin"deliline de dayandırdığı gözetilerek, mahkemece davalı yanın davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.O halde, mahkemece yapılacak iş, davalı yana davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması, bu hakkın kullanılıp kullanılmadığına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Davacı vekilinin davanın esasına yönelik istinaf sebebi yerinde görülerek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, icra inkar tazminatı yönünden yapılan istinaf başvurusu ise kaldırma gerekçesine göre bu aşamada incelenmemiştir. ..." gerekçesiyle dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 1.675,66 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili istinafında; bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere, davalı tarafın kendi ticari defterlerine göre müvekkile 2009 yılında borcu 114.804,79 TL olarak göründüğü, talep edilenden çok daha fazla miktarda faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacının imzasını taşıyan "16/08/2008 tarihi itibariyle hesap mutabakatı sağlanmıştır." şeklinde elle ekleme yapılan belgeden sonra takibe konu 20.09.2008 tarihli fatura kesilmiş ve davalı kayıtlarına da işlenmiş olduğunu, taraflar arasında söz konusu hesap mutabakatı yapılırken 'hakedişlerden belediye tarafından yapılan % 10 kesintiler hariç olarak' anlaşma yapıldığını, yapılan kesintilerin davacıya ait olacağı kararlaştırıldığını, davalı defterlerinde hala borç olarak görünen 114.805,79TL alacağın bu kesintiler nedeniyle henüz ödenmediğin, bu alacağın bakiyesine ilişkin de icra takibinin devam etmekte olduğunu, davalı, son hakediş sonrası yapılan kesin kabul ile bu parayı belediyeden tahsil ettiğini ancak davacıya ödemediğini, hak ediş tutanakları ve icmallerinde belediye tarafından % 10 kesinti yapıldığı açık olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından tüm bu hususlar görmezden gelinerek asıl alacak fatura bedeli olan 42.737,22 TL ve işlemiş ticari faiz görmezden gelinerek yalnızca icra dosyasına alacak konusu yapılan 1.675,66 TL cari hesap bedeline hükmedilmesi alenen hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı iş sahibi tarafından istinaf itirazının bulunmadığı görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici davalı ise yüklenicidir. Davacı taraf alt yüklenici sıfatıyla davalı ile arasındaki sözleşmeye göre edimini yerine getirdiğini fakat iş bedelinin ödenmemesi sebebiyle takip başlatarak itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf davacıya iş bedelini ödediğini alacağı kalmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiş, mahkemece davalı tarafından ödeme yapıldığı ispatlandığı ancak cari hesaptan kaynaklı olarak davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı yüklenici, hem fatura hem de cari hesap alacağı bulunduğunu iddia ederek takip başlattığını belirtmiş, mahkemece kaldırma kararımız öncesinde, takibe konu faturanın her iki ticari defter kayıtlarına göre davacıya ödendiğinin tespit edildiği, buna göre faturadan kaynaklı olarak başlatılan takibin haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf sonrası Dairemiz kaldırma gerekçesinde, davacı yüklenicinin, faturadan kaynaklı alacağı olmadığına dair verilen mahkeme hükmünün doğru olduğu, ancak cari hesaba ilişkin alacağına yönelik araştırma yapılması gerektiği belirtilerek, kararın kaldırıldığı görülmüştür.Buna göre; mahkemenin faturaya ilişkin olarak verdiği kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin, kaldırma kararı sonrası verilen karara karşı istinafında da, faturaya yönelik olarak verilen karara karşı istinaf sebepleri ileri sürdüğü , cari hesaba yönelik olarak verilen karara karşı ise, ayrıca ve açıkça istinaf talebi bulunmadığı gözetilerek, mahkemece verilen karar usul yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.09.2023 tarih ve 2022/200 Esas, 2023/655 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.