T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/660
KARAR NO: 2024/559
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15.09.2020
NUMARASI: 2018/216 Esas, 2020/517 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15.05.2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 03.08.2018 Tarihinde bir iş sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği 2 adet fatura 28.11.2018 tarihinde davalı şirkete gönderildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasında yetkiye, işlemiş faize, faiz oranına ve borca itirazın iptali ile icra takibinin devamına, dava değerinin %20'si oranındaki icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; yapılan işlemin bir bankanın bir şubesinin yeniden yapılması olduğunu, ihale ile bu işin müvekkili tarafından alındığını, metrajı hesaplamayı yapan ve işinde davacı tarafından yapılmasını salık veren banka talimatı çerçevesinde işi anahtar teslim şekilde yerine getirilmesi için anlaşıldığını ilgili sözleşmeyi imzaladıklarını, anlaşma gereği çeklerin kesildiğini ve kendisine ödeme yapıldığını, davacının sözleşmedeki maddeleri ileri sürerek davaya konu fazla faturaları kesmek suretiyle kendini fazladan alacaklı göstermeye çalıştığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin birim fiyatlı götürü ücretli eser sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ekinde yer alan birim fiyat listesinde 66,67,68 ve 69 pozları, imalat miktarları, birim fiyatlarının açıkça belirtildiği, belirtilen birim fiyatlara KDV tutarlarının dahil edilmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde "ölçü: cephe kaplaması yapılan yüzeyler m2 olarak söve, kat silmesi gibi aksesuarların mt olarak hesaba katılacağı; iş bitiminde imalatların ölçülerek hakediş hesaplanacağı" hükmünün yer aldığı, işbu hükümden her ne kadar sözleşme birim fiyatlı götürü ücretli sözleşme olsa da metraj farkı oluşması halinde durumun yeniden gözden geçirileceğinin anlaşıldığı, dava konusu işin yapımındaki imalatların imalat bedelleri ile sözleşme dışı iş kapsamında çatı deresi, mekanik montajlı kaplama yapımı, cephe terazisinin düzeltilmesi işlerine dair bedellerin de talimat yolu ile alınan 08.11.2019 tarihli rapor ile belirlendiği, asıl iş sahibi olan dava dışı ... Bankası tarafından düzenlenen hakedişlerde 66,67,68 ve 69 numaraları pozlar için gerçekleştirilen imalat miktarları ile taraflar arasındaki sözleşme ekinde belirtilen miktarların birbiri ile uyumlu olduğu ve kesin hakedişte sözleşme ekindeki imalat miktarından farklı bir tutarın yer almadığı, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen işler bakımından belirlenen 301.745,12 TL'nin KDV dahil tutarının 356.059,24 TL olduğu, sözleşme dışı işler bakımından sözleşmede birim fiyat belirlenmediğinden talimat mahkemesince alınan raporda yer alan bilirkişiler tarafından belirlenen toplam tutarın KDV dahil olarak alınan raporda benimsendiği ve buna göre toplam tutarın 371.146,74 TL olduğu, davalı tarafça yapılan 242.536,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile davacının isteyebileceği asıl alacak tutarının 128.610,74 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça icra takibi öncesinde davalı tarafın temerrüde düşürülmemiş olduğu gerekçesiyle davanın 128.610,74 TL asıl alacak üzerinden kabulüne, işlemiş faiz talebinin ve alacağın hesaplamayı gerektirmesi ve likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili istinafında; iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğini, mahkemenin iddiaların ispatlanmasında ve değerlendirilmesinde hataya düştüğünü, taşeronların davaya hangi safhada katıldıklarının kısmen tespit edilmesine karşın uygulamada konuya vakıf bilirkişi tayini yapılmadığını, salt ölçümlerle sonuca gidildiğini, proje dışı imalat yapıldığını, yanlış hesaplama yapılan imalatlarında müvekkilden talep edildiğini, fazla imalat bedeli olan davaya ilişkin kısmın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. Dosya kapsamından davacı yüklenicinin ilave iş ve iş artışı olduğunu iddia ederek alacak talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici sözleşme konusu işi tamamlayarak teslim ettiğini belirterek davaya konu takibe dayanak fatura ve cari hesap ilişkisine dayanarak alacak talebinde bulunmuş, davalı ise davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmişse de; talimatla alınan ilk rapor keşfen düzenlenmiş, ikinci rapor dosya üzerinden alınmıştır. Davalı gerek rapora itirazında gerekse istinafında ilave iş talebine karşı çıkmayarak iş artışının olmadığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece keşif yapılarak iş artışıyla ilgili iş miktarının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden sair istinaf sebepleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.09.2020 tarih, 2018/216 Esas, 2020/517 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.