T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/726
KARAR NO:2024/1017
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/12/2020
NUMARASI:2019/199 Esas, 2020/844 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:02/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında, davalı şirketin tekstil ürünlerine fason işçilik yapılmasına ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, müvekkilinin yaptığı işçilik bedeli olarak davalı şirkete 04.01.2019 tarihli 167.033,78 TL tutarlı fatura düzenlediğini ve faturanın davalı şirkete teslim edildiğini, davalı tarafından fatura içeriğine yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi, herhangi bir ayıp ihbarı da yapılmadığını, davalıya kesilen fatura tutarının 130.000,00 TL’lik kısmının avans mahiyetinde 23.12.2018 tarihinde ödendiğini, bakiye 37.033,78 TL’lik kısmının ise yapılan tüm görüşmelere rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili için .... sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, süresinde hiçbir ayıp ihbarı yapılmamasına ve 04.01.2019 tarihinde teslim alınan fatura içeriğine yasal süresi içerisinde itirazda bulunulmamasına rağmen, davalının Bakırköy .... Noterliği’nin 31.01.2019 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarname ekinde 09.01.2019 tarihli 13.236,48 TL bedelli fiyat farkı, 15.01.2019 tarihli 4.244,72 TL bedelli dikim hatası yansıtma ve 25.01.2019 tarihli 16.292,66 TL bedelli fiyat farkı faturalarını gönderdiğini, davalı tarafça müvekkiline tebliğ edilen ihtarnameye ve 3 adet faturaya, Bakırköy ..... Noterliği’nin 06.02.2019 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile beyan ve itirazda bulunulduğunu ve müvekkiline kesilen 3 adet faturanın ihtarname ekinde iade edildiğini, taraflar arasında İmalat Satın Alma Sözleşmesi akdedilirken, fason dikim ve ütü paketi yapılacak ürünlerin birim fiyatlarının tam ve kesin olarak belirlenmediğini, birim fiyat kısmının boş bırakıldığını, işçiliği yapılacak ürünlere ilişkin birim fiyatların bilahare davalı şirketin işletme müdürü olan ... ile yapılan yazılı görüşmeler sonucunda mutabakata varılarak belirlendiğini, müvekkili tarafından düzenlenen faturada yer alan birim fiyatların da bu mutabakat doğrultusunda olduğunu, sözleşmede yazılı olduğu belirtilen birim fiyatların, müvekkili ile varılan mutabakata aykırı olarak, tek yanlı müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan yazıldığını, müvekkilinin alacağının muaccel ve likit olduğunu beyanla; itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin belirtilen adreste tekstil imalatı işi yaptığını, üretilen ürünleri yurtdışına ihraç ettiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imalat, fason dikim ve fason ütü paket sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre davacı tarafından adedi 3,00 TL'den 28.298 adet ürünün ... dikim ve ... ütü paketi yapılarak, adedi 2,40 TL'den 21.988 adet ürünün sadece dikiminin yapılarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından teslim alınan tüm ürünlerin bedelinin davacıya ödendiğini, davacının, müvekkiline teslim ettiği malların .... dikim ve ... ütü bedelini sözleşmede karalaştırılan bedelin aksine, 28.298 adet ürün için birim fiyatı 3,00 TL yerine 3.50 TL, 21.988 adet ürünün birim fiyatını 2.40 TL yerine 2.80 TL üzerinden fatura düzenleyerek gönderdiğini ve müvekkilinden haksız olarak 29.755,00 TL fazla para talep ettiğini, davacının ayrıca müvekkiline 1191 adet ürünü de ayıplı olarak teslim ettiğini, bu hatalı ürünler için de müvekkili tarafından davacıya 4.244,72 TL fiyat farkı, dikim hatası ve ayıplı mal faturası kesilerek tebliğ edildiğini, ayrıca ayıplı mal teslimi ve sözleşmeye aykırı olarak fatura düzenlendiği gerekçesiyle davacıya reklamasyon, fiyat farkı ve iade faturaları kesilip tebliğ edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamından, davacının talebinin bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, takibine konu edilen 3.259,91 TL'nin takipten sonra, davadan önce davacı tarafa ödendiği, açılan itirazın iptali davasına iş bu miktarın konu edilmediği, ancak uygulamada tereddüte yer vermemek adına hükümde dava konusu olmayan bu miktarın tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesine şeklinde belirtildiği, taraflar arasında yer alan .... işçilik sözleşmesinin... dikim +ütü ve ...dikim şeklinde iki ayrı paket olduğu, tarafların ortak tanığının ifadeleri, whatsapp yazışmaları ve davalının ... ve .... nolu fiyat farkı faturaları birlikte değerlendirildiğinde ... + ütü şeklinde olan paketin birim fiyatının 3,30 TL, ... dikim şeklinde olan pakettin 2,50 TL olarak anlaşmaya varıldığı, yapılan paket sayısı ve taraflar arasındaki anlaşma hükümleri bir arada değerlendirildiğinde davalının 13.236,48 TL tutarındaki .... nolu fiyat farkı faturasını davacıdan talep edebileceği, ne var ki 16.292,66 TL tutarındaki .... nolu fiyat farkı faturasını davacıdan talep edemeyeceği, dikimden kaynaklanan hatalar nedeni ile ayıplı olan 1.191 adet ürünün ücretinin sözleşme hükmü gereği ödenmeyeceği ve davalı tarafın .... nolu fatura ile 4.244,72 TL tutarındaki bedeli davacıdan talep edebileceği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile takip tarihi itibari ile davacı defterlerine göre davacının davalıdan 37.033,78 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise davalının davacıya 19.552,57 TL borçlu olduğu, 17.481,21 TL'lik farkın yukarıda bahsedilen fiyat farkı faturaları olduğu ve davalı tarafın davacıdan talep edebileceği, netice itibari ile davacının 19.552,57 TL alacaklı olduğu, dava dilekçesinde belirtilen ve davacı defterlerinde kayıtlı olan davadan önce ödenen 3.259,91 TL'nin mahsubu ile bakiye alacağın 16.295,66 TL olduğu ve takibin bu miktar üzerinden devamı gerektiği gerekçesiyle, DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, .... sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 16.292,66 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Takip sonrası dava öncesi yapılan 3.259,91 TL'nin dava konusu olmaması nedeniyle tahsilde tekerrüre sebebiyet VERİLMEMESİNE, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinafa başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, taraflar arasından imalat, ... dikim ve ... ütü -paket sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre davacı tarafından adedi 3,00TL'den 28.298 adet ürünün ... dikim ve ütü-paket işinin yapılarak, adedi 2,40TL'den 21.988 adet ürünün sadece dikiminin yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, bedellerinin tamamının davacıya ödendiğini, davacının her nedense, teslim ettiği malların birim fiyatlarını 3.00 TL yerine 3.50 TL, 2.40 TL yerine 2.80 TL üzerinden fatura ettiğini, ayrıca 1191 adet ürünü de ayıplı olarak teslim ettiğini, bu hatalı ürünler için de davacıya 4.244,72 TL fiyat farkı, dikim hatası ve ayıplı mal faturası kesilerek tebliğ edildiğini, dosyada mübrez 31.12.2018 tarih ve ...yevmiye no.lu muavin defterinde müvekkilinin davacıya borcu görünmediğini, bilirkişinin de raporunda hata yaparak, taraflar arasında imzalanan imalat satın alma sözleşmesini, tanık beyanlarını dikkate almadığını, oysa taraflar arasında imzalanan sözleşmede yapılacak iş, işin ücreti, teslim ve bitiş tarihi ile kabul edilebilir hata oranlarının belirtildiğini, tarafların iş bu sözleşmeye uyma zorunluluğu bulunduğunu, davacının sözleşmede belirtilen fiyatlardan tamamen farklı bir bedel üzerinden fatura düzenlediğini, davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesiyle, itirazın iptali davası ikame edilirken, icra takibi sonrasında yapılan 3.259,91 TL. tutarındaki ödemenin davalının borcundan mahsup edilerek davada, 33.773,87 TL. tutarındaki alacakla ilgili itirazın iptalinin talep edildiğini, mahkeme hükmünün 3 numaralı bendinde de açıkça kabul edildiği gibi bu tutarla ilgili olarak davada herhangi bir taleplerinin olmadığını, mahkemenin deyimi ile bu tutarın dava konusu edilmediğini, müvekkilinin, takip tarihi itibariyle 19.552,57 TL. alacaklı olduğunun 26.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ile açıkça kabul edildiğini, mahkeme gerekçesinde de bu hususun açıkça belirtildiğini, icra takibi öncesi ve icra takibi sonrasında yapılan ödemelerin borçtan mahsubunun farklı hükümlere tabi olduğunu, takip öncesi yapılan ödemelerin asıl alacaktan, takip sonrası yapılan ödemelerin ise BK 100. maddesi gereğince öncelikle faiz ve sair giderlere mahsup edileceğini, tüm bu nedenlerle mahkemenin hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin hatalı ve yanlış değerlendirmeye dayandığını, müvekkilinin, davalı borçludan bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle 19.552,57 TL. Alacaklı olduğunu, hüküm fıkrasında da takibin 19.552,57 TL. üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin 3 numaralı hüküm fıkrasının da bu nedenle hükmünde yer almaması gerektiğini, dava dilekçesinde 3.259,91 TL.'nın takip sonrası dava öncesi ödendiğinin beyan edilmiş olması nedeniyle bu tutarın mahkeme gerekçesinde de açıkça belirtildiği gibi dava konusu edilmediğini, davalı borçlunun takibe itirazda, hiçbir borcu olmadığını beyan ettiğini, borçlunun itirazında haksız olduğunun sabit olduğunu, yine davalı borçlunun kendi ticari defter kayıtlarına göre ne miktarda borçlu olduğunu tespit edebileceğini, mahkemece, alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun itirazında haksız olması yanında, takibe konu alacağın likit olması gerektiğini, davalı borçlunun, müvekkiline olan borcunu ve miktarını bilmesine rağmen ödeme yapmadığını ve icra takibine haksız itiraz ettiğini, 10.11.2020 tarihli Bilirkişi Raporuna beyan ve itirazlarının değerlendirilmediğini, belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı taraflar arasında tekstil ürünlerinin fason işçiliğinin yapılması konusunda yazılı sözleşme yapıldığını, yazılı sözleşmede ücret kısmının boş bırakıldığını, daha sonra ücretin whatsapp yazışmaları ile belirlendiğini, müvekkilinin edimini yerine getirerek işi davalıya teslim ettiğini ve faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gibi faturaya da itiraz etmediğini, fatura bedelinin bir kısmının ödenmediğini, yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı iş sahibi ise davacının sözleşmede kararlaştırılandan daha yüksek bedelle fatura düzenlediğini, buna itiraz ettiklerini, ayrıca fiyat farkı faturası düzenleyerek davacıya gönderdiklerini, davacının yaptığı bir kısım işlerin ayıplı olduğunu, sözleşmeye göre bu ayıplı işler bedelinin ödenmeyeceğini buna ilişkin olarak da ayıp bedeli açıklamalı fatura düzenlediklerini davacıya borçlarının olmadığını savunmuştur. Dosya içinde bulunan belgelerden, taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede işin birim fiyatının parça başına 3.00 TL olarak yazılı olduğu, sözleşmenin 10. Maddesinde hatalı ürünlere fason ücreti ödenmeyeceğinin belirtildiği görülmüştür.Davacı, davaya konu faturayı 04/01/2019 tarihinde, fiyat olarak ütü ve pakedi yapılan ürünler için 3.50 TL, ütü ve pakedi yapılmayan ürünlerde 2.80 TL'den düzenlemiş, aynı tarihli sevk irsaliyesi ile ürünleri davalıya teslim etmiştir. Davalı ise buna karşılık 09/01/2019 tarihli fiyat farkı faturası, 15/01/2019 tarihli dikim hatası nedeniyle fason bedeli yansıtma faturası ve 25/01/2019 tarihli yine fiyat farkı faturaları düzenlemiş, bunları 31/01/2019 tarihli ihtarname ile davacıya göndermiştir. Davacı karşı ihtarnamesi ile davalı tarafından gönderilen faturaları kabul etmediğini bildirerek iade etmiştir. Taraflar arasında sözleşme konusu yapılan işe ilişkin birim fiyat konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı, birim fiyatın, ütü ve paketleme yapılacak ürünlerde 3.50 TL, ütü ve paketleme yapılmayacak ürünlerde 2.80 TL olarak kararlaştırıldığını, davalı ise yazılı sözleşmede olduğu gibi bedelin 3.00 TL ve 2.40 TL olarak belirlendiğini ileri sürmüştür.Davalı, 15/01/2019 tarihinde ayıplı ürünler için düzenlediği yansıtma faturasında birim fiyatı 3.30 TL olarak göstermiştir. Davalının bu fatura ve 09/01/2019 tarihli fiyat farkı faturası ile kabul ettiği üzere her ne kadar taraflar arasındaki yazılı sözleşmede birim fiyat 3.00 TL olarak yazılı ise de tarafların daha sonra birim fiyat konusunda 3.30 TL, ütüsü ve paketlemesi yapılamayacak ürünlerde 2.50 TL üzerinden anlaştıkları anlaşılmaktadır. Her iki tarafın ortak tanığının beyanı da bu hususu doğrulamaktadır. Davalı her ne kadar yazılı sözleşmede birim fiyatın 3.00 TL olarak yazıldığını bilirkişilerin hatalı değerlendirme yaptıklarını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de bizzat kendisinin düzenlediği fiyat farkı ve yansıtma faturalarında belirttiği birim fiyatlarla sözleşmede yazılı fiyatın geçerli olmadığını kabul etmiştir. Bilirkişilerde davalının düzenlediği bu fiyat farkı ve yansıtma fatura bedellerini davacı alacağından mahsup etmiştir. Davalı her ne kadar 25/01/2019 tarihli fatura ile yeniden fiyat farkı faturası düzenlemiş ise de anılan faturanın takipten sonra düzenlenmiş olması ve davacı tarafça kabul edilmemiş olması karşısında bu faturanın mahsup edilmemesi yerinde olmuştur. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Davaya konu alacak yargılama sonucunda (davalı tarafın düzenlediği fiyat farkı ve yansıtma faturalarının bir kısmının kabulü neticesinde) belirlendiğinden alacağın likit olduğundan bahsedilemeyecektir. Bu nedenle şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Bilirkişilerce davalı tarafın işyerinde yapılan inceleme sonucu davacı yüklenicinin dikim hatalarından kaynaklı ürün miktarının davalı tarafça düzenlenen yansıtma faturasında belirtilen adetten fazla olduğu tespit edilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmede hatalı ürünlerin fason dikim bedelinin ödenmeyeceği kararlaştırıldığından bu yansıtma faturasının alacaktan mahsubu yerinde olmuştur. Davacının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Davalı takipte talep edilen tüm alacağa itiraz ederek takibi durdurmuş, daha sonra dava açılmadan önce 3.259,91 TL'yi ödemiştir. Davacı da itirazın iptali davası açarken davadan önce yapılan bu ödemeyi düşerek dava açmıştır. Mahkemece, dava dilekçesinde ödeme nedeniyle alacaktan düşülen bu 3.259,91 TL'nin infazda tekerrüre sebebiyet verilmemesi yönündeki hüküm fıkrasının 3. Maddesi gerekçenin tekrarı niteliğinde olup, işin esasına ve infaza etki eder nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2020 tarih ve 2019/199 Esas, 2020/844 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.112,95 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 278,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 851,71 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.