T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/713
KARAR NO:2024/1013
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/11/2020
NUMARASI:2019/817 Esas, 2020/889 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:02/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında, sipariş üzerine davalının kumaşlarına dijital baskı yapılması konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkili şirket tarafından, davalı şirketin vermiş olduğu tüm siparişlerin yerine getirildiğini, bu ticari ilişkiler sonucunda müvekkilinin yaptığı işlerin karşılığı alacaklarını davalıdan talep ettiğini, davalı şirketin bedeli 60 gün içinde ödeyeceğini kabul ettiğini, ancak davalı tarafın ödeme yapmadığını, alacağın tahsili içi... sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının borca faize ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirerek, itirazın iptaline haksız ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik bu itiraz nedeni ile davalı borçlunun asıl alacağının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, tarafların, müvekkili şirkete ait olan 30/2 kesik elyaf ... model numaralı ürünler üzerine dijital baskı işlemi uygulaması hususunda anlaşmaya vardıklarını ve bu amaçla söz konusu ürünlerin müvekkili tarafından davacıya teslim edildiğini, davacı tarafın kendisine teslim edilmiş olan bu kumaşlar üzerine dijital baskı işlemi uyguladığını ve yapılan uygulamada hata olduğundan ürünlerin ayıplı hale geldiğini, bunun üzerine müvekkili şirketçe Bakırköy ... Noterliğinin 13/09/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davacıya gönderildiğini, müvekkiline ait olan ve davacı tarafından üzerine digital baskı yapılan kumaşlarda meydana gelen renk değişiminin kaynağının tespit edilmesi noktasında ... Üniversitesinden 04/11/2019 tarihli test raporu alındığını, rapor incelendiğinde kumaştaki hatanın, baskı fiske işleminden kaynaklandığının bildirildiğini, netice itibariyle .... tarafından yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen raporda da açık bir şekilde belirtildiği üzere davacı tarafın kumaşlar üzerinde uygulamış olduğu işlemin hatalı olup bu hatalı işlemin müvekkili şirkete ait kumaşları kullanılamaz hale getirdiğini, bu nedende davacı tarafça açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre, davacının davalıya yaptırdığı transfer baskı işleminin yeterli sıcaklıkta yapılmaması nedeni ile boya kumaşının zemini kirleterek gizli ayıplı hale geldiği, ayıplı kumaş nedeni ile davalının 29.240,00 TL zararının oluştuğu, davalının zararının daha fazla olduğu bu sebeple davacının alacağını isteyemeyeceği gerekçesiyle, Davanın REDDİNE, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, mahkemenin kararını bilirkişilerden alınan rapora dayandırdığını, tekstil mühendisi bilirkişinin hiçbir tespitinin yerinde olmadığını, bilirkişinin İTÜ’den alınan 04/11/2019 tarihli test raporunu görmezden gelerek bu şekilde rapor düzenlemesinin yasalara ve hukuka aykırı olduğunu, tekstil bilirkişisinin olayı gizli ayıp olarak nitelendirdiğini, bilirkişinin raporunda kumaştaki ayıbın uygulanan... ve ... işleminden olduğunu ileri sürmüş ise de müvekkilinin sadece kumaş üzerinde Dijital baskı işlemi yaptığını, fikse işlemi yapmadığını, kumaş üzerindeki fikse işlemin muhatabının müvekkili olmadığını, İTÜ den alınan 04/11/2019 tarihli raporda özetle “söz konusu hatanın numunelere yapılan Baskı sonrası... İşleminden Kaynaklandığı“nın tespit edildiğini, ürün üzerinde baskıdan sonra ... işlemi, ... işlemi yapıldığını, bunlarında muhatabının müvekkili olmadığını, kabul etmemekle birlikte bilirkişinin raporunda belirtmiş olduğu gibi davalı tarafın malı Dijital Baskı işlemi sonucunda zarar görmüş olsaydı o zaman davalının, bahsetmiş olduğu kumaş üzerindeki boya kusmalarını hemen gözle görülebileceğini, o zamanda ayıbın açık ayıp olacağından davalı tarafın bu hususu müvekkiline derhal bildirmesi gerektiğini, bilirkişinin raporunda, gizli ayıp olarak değerlendirdiği durumun, kumaş üzerinde dijital baskı sonucunda yapılan işlemlerden kaynaklandığını hiç dile getirmeden dijital baskı sonrası kumaş üzerindeki işlemleri müvekkili yapmış gibi rapor verdiğini, bilirkişinin kumaş üzerinde Baskı işleminden sonra hangi işlemlerin yapıldığı konusunda raporunda açıklama yapmadığını, bu hususun mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, talepleri olmasına rağmen bu hususta hiç bir araştırma yapılmadığı gibi bir ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınması taleplerinin de reddedildiğini, bilirkişinin sadece davalı tarafın göstermiş olduğu kumaşlar üzerinde inceleme yaptığını, müvekkili şirketin elinde bulunan kumaşlar, siparişler ve sipariş öncesi ve teslim sonrası kumaşlar üzerinde hiç bir inceleme yapmadan rapor düzenlediğini, bilirkişinin dava konusu kumaştaki baskılı kısımlardaki boyanın kusması ayıbının daha sonra yapılacak işlemler ve kullanım esnasında anlaşılabileceğinden bahisle gizli ayıp olarak değerlendirmede bulunduğunu ve davalı tarafın boyahanede fırçalama ve ram işlemi sonrasında ayıbın farkına vardığını ve hemen Bakırköy ... Noterliği 13/09/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ayıp ihbarında bulunduğunu belirttiğini ve mahkemenin de hiç bir hukuki değerlendirme yapmadan bu hususu kabul ettiğini, oysa “Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 23. Maddesinde, teslim sırasında açıkça belli olan ayıplar yönünden ayıbın 2.gün içinde satıcıya bildirilmesi gerektiği, devamında, malda açık ayıp söz konusu olmasa bile, malı satım ve teslim alan tacirin 8 gün içinde malı inceleme veya incelettirmekle yükümlü olduğu ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde aynı süre içinde bu durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğinin düzenlendiğini, sekiz günlük sürenin malın alıcı tarafından satım ve teslim alındığı tarih itibariyle başladığını, yasal süre içinde ayıp ihbarının yapılmamasının alıcının kanundan doğan seçimlik haklarını kullanamaması sonucunu doğuracağını, mahkemenin gerekçeli kararında her ne kadar davalı tarafın ayıp bildiriminde bulunduğunu belirtmiş ise de ayıp bildiriminin süresinde olmadığını, hukuken geçerli olmadığını, davalının ürünleri teslim aldıktan 56 gün sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, davalının, kumaşları teslim aldıktan sonra 56 gün boyunca kumaşlar üzerinde hiç bir işlem yapmamasının mümkün olmadığını, kısaca alınan raporda bilirkişinin, ayıbın baskıda değil baskı sonrası fikseden kaynaklandığını tespit ettiğini, ürün üzerinde baskıdan sonra ... işlemi, ... ve ....işlemi yapıldığını, baskı sonrası yapılan bu işlemlerin hepsinin ısı içeren işlemler olup sıralayan işlemlerin baskı dışında hiç birini müvekkilinin yapmadığını, gerek dava dilekçesinde yer almasına ve gerekse talepte bulunmalarına rağmen hiç bir şekilde tanıklarının dinlemediğini. belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı sipariş üzerine davalı iş sahibinin kumaşları üzerine digital baskı işlemi yapıldığını, davalının iş bedelini ödemediğini, yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi ise davacının yaptığı işin ayıplı olduğunu, bu nedenle kumaşları kullanamadığını, ayıp ihbarında bulunduklarını, davacıya borcunun olmadığını savunmuştur. Eser sözleşmelerinde ayıp ve ayıba bağlı haklar TBK'nın 474. Vd maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 23. Maddesinde ise ticari satış ve mal değişimi düzenlenmiş olup son fıkrasında ticari satım ve mal değişimlerinde ayıba ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. TTK'da eser sözleşmesinden kaynaklı ayıba ilişkin özel bir düzenleme yer almadığı için eser sözleşmelerinde ayıpta TTK23. Maddesi değil TBK'nın 474 vd maddelerinde yer alan düzenlemeler uygulanacaktır. TBK'nın 474. Maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve varsa ayıpları uygun süre içinde bildirmek zorunda olduğu, 477. Maddesinde eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra yüklenicinin sorumluluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilmeyecek olan ayıplar için sorumluluğunun devam edeceği, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Buna göre eser sözleşmelerinde eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan olur olmaz eserin gözden geçirilmesi tespit edilen ayıpların uygun süre içinde bildirilmesi sonradan ortaya çıkan ayıpların ise gecikmeksizin bildirilmesi gerektiği belirtildiğinden TTK. 23. maddesinde satım ve trampa sözleşmeleri için düzenlenmiş ayıp ihbar sürelerinin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.Dosyada bulunan gerek ... raporunda, gerekse davaya konu kumaşlar üzerinde tekstil mühendisi aracılığı ile yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda, davacının digital baskı işlemi yaptığı kumaşlarda baskı işleminin iyi yapılmaması nedeniyle boya kusması olduğu ve bu halin kumaşın baskı yapılmayan kısımlarının kirlenmesine neden olduğu, yapılan baskı işleminin ayıplı olduğu belirtilmiş olup, yine bilirkişi raporuna göre fikse işleminin baskı işlemi ile yapıldığı açıklanmıştır. Yani fikse işlemi ayrı bir işlem olmayıp kumaşın transfer baskı işlemi ile birlikte gerçekleşen bir olgudur. Yine bilirkişi raporunda ayıbın gizli ayıp olduğu ancak kumaşın işlenmesi ile fark edilebileceği, ayıbın kumaş üzerine davalı tarafça daha sonra yapılan işlemle fark edildiği belirtilmiş olup, ayıpta kusurun davacı yüklenicide olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu denetime elverişli yeterli bilimsel açıklama içermesi nedeniyle davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları yerinde değildir.Davalı iş sahibi ayıbı tespit eder etmez ihtarname ile ayıbı yükleniciye bildirmiştir. Eser sözleşmelerinde TTK 23. Maddesi hükmü uygulanmayacağından ve TBK'nın 477. Maddesine göre gizli ayıplardan yüklenicinin sorumluluğu devam ettiğinden, iş sahibi de gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunduğundan süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına ilişkin davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.Bilirkişi raporuna göre eserdeki ayıp TBK'nın 475. Madde 1. Bendinde belirtilen şekilde iş sahibinin eseri kullanamayacağı ölçüde olduğundan yüklenicinin ayıplı eser nedeniyle iş bedeli talep etmesine olanak bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2020 tarih ve 2019/817 Esas, 2020/889 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.