T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1758
KARAR NO: 2025/29
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/08/2024
NUMARASI: 2024/296 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU: İpotek
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, pazaryeri inşaatı ihalesini kazanan davalı iş ortaklığı ile taşeron sözleşmesi yaptıklarını, bu kapsamda davalı belediyeye teminat verdiklerini ve bir bağımsız bölüm üzerinde ipotek koydurttuklarını, inşaatın belirli bir aşamaya kadar devam ettiğini ancak davalı iş ortaklığının eksik hakediş ödemesi yaptığını, belediyenin ödenek yetersizliği nedeniyle imalatı durdurduğunu ve sonrasında tarafların ihaleyi karşılıklı olarak feshettiğini, kusurun tamamen belediyede olduğunu, yaptıkları imalat bedellerinin karşılanmadığını, gelir kaybına uğradıklarını, teminat senedinin iade edilmediğini, ipoteğin kaldırılmadığını ve teminat senedinin icraya konulduğunu ileri sürerek, yapılan icra takibinin iptali ile senedin iadesini, ipoteğin kaldırılmasını, eksik hakedişler için munzam zararın tazminini ve teminat senedinin takip konusu edildiği icra dosyasının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece 02.05.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne; menfi tespit talep edilen 853.925 TL’nin %20’si oranında teminat ile icra veznesi girecek paranın tedbiren takip alacaklısına ödenmemesine, diğer ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkeme ara kararına karşı bir kısım davalılar vekili, davacının alt yüklenici olarak üstlendiği işleri gereği gibi yerine getirmediğini, işi eksik ve kusurlu yaparak davalı iş ortaklığını zarara uğrattığını, davacının iş sahasından demir ve kalıpları sökerek aldığı için tasfiye hesabının eksi çıktığını, bu durumun raporlarla sabit olduğunu, bu nedenle ... referans numaralı teminat mektubunun nakde çevrilerek borcun ödendiğini, davacının bu sürece ilişkin hiçbir itirazda bulunmadığını, hatta teminat senedi borcunu ödeyeceğini taahhüt ettiğini ve kamyonet vererek borcuna mahsuben çözüm önerdiğini beyan ederek, icra takibine dair ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu ve Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, 14.08.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itiraz kapsamında yapılan değerlendirmede, yaklaşık ispat şartının dosya kapsamında bu aşamada devam ettiğini, ihtiyati tedbir müessesesinin telafisi imkansız zararların önlenmesi amacını gözeterek, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar vermiştir yaklaşık ispatın olduğu, aksi halde telafisi imkansız zararlar doğurabileceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı ... Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili istinafında, davacının işi gereği gibi yapmadığını ve davalıyı zarara uğrattığını, sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmeye konu işi yapmadığının raporları ile sabit olduğunu, icra takibine de itiraz etmediğini, davalıyı arayarak bedeli ödeyeceğini bildirdiğini bu nedenle kendilerinin haciz talebinde bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmelerinde iş sahibi, işin sonunda eserin eksik ve ayıplı yapılması, süresinde teslim edilmemesi veya sair sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle uğrayacağı olası zararlar karşılığı alacağını garanti altına almak için sözleşme ile yükleniciden teminat mektubu, teminat senedi (bono veya çek) veya KKİS' lerinde yükleniciye bırakılan bağımsız bölümler üzerine ipotek tesis etmek suretiyle çeşitli teminatlar alabilir. Eğer ileride zarar gerçekleşir ve bunu da iş sahibi ispat ederse bu zarar teminattan mahsup edilerek varsa artan yükleniciye iade olunur. Menfi tespit davası ise, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (İİK 72/2.f). İİK'nın 72/3.maddesinde ise; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir" Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK.'nın 72/3.maddesine göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilmesi mümkün değil ise de, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilecektir.
Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, H.M.K. 389 vd. maddelerinin de göz önünde bulundurulması gerekir. H.M.K.'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir. Bu açıklamalar ışığında; davacı vekili, İcra İflas Kanunu 72. maddesi kapsamında borçlu olmadığının tespiti ile yapılan icra takibinin iptaline ve davaya konu takip dayanağı senedin iadesini istemiştir. Dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmalarına göre davacının talebinin sözleşmenin feshi iddiasına dayalı tasfiye niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygundur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14.08.2024 tarih ve 2024/296 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-... Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 09/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.