T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1498
KARAR NO : 2025/1057
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/09/2021
NUMARASI : 2020/394 Esas, 2021/889 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 31/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkilinin dış cephe kaplama konusunda faaliyet göstermekte olan bir şirket olduğunu,davalı ile 01.06.2017 tarihli ... Konutları isimli projede yapılacak işlere dair sözleşme akdedildiğini,sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalı yana yapı -dış cephe kaplama hizmeti verildiğini,ancak karşılığında ödemeleri tam olarak alamadığını,sözleşmeye uygun şekilde işin tamamlandığını ve teslim edildiğini,davalının 180.598,46 TL ve 2.359,20 TL asıl alacak tutarlarını ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,davalı tarafça icra takibine haksız olarak itirazda bulunulduğunu,yapının uzun süredir kullanımda olduğunu,mevcut yapının ayıplı olduğuna dair bir ihtar gönderilmediğini,alacağın likit olduğunu belirterek,itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin yasal süresinden sonra sunulan 03.02.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle,müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını,ödemelerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini,davacı tarafından sözleşme haricinde hizmet faturası adı altında usul ve yasaya aykırı olarak kesilen faturalara karşı iade faturaları kesildiğini,söz konusu faturalar karşılığında her hangi bir mal veya hizmet alımının olmadığını,tüm hak edişlerin zamanında eksiksiz ödendiğini,davacı yanın kötü niyetli olduğunu savunarak,davanın reddine ve %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece , davalının beyanları HMK m. 128 uyarınca inkar kapsamında değerlendirildiği , tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi heyetinden rapor alınmasına kara verildiği , bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25.5.2021 tarihli raporda özetle, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu , ticari defter ve kayıtların birebir örtüştüğü , takip dayanağı alacağın 180.598,46 TL cari hesap alacağı ve 2.359,20TL fatura alacağı olduğu , işin sözleşme eklerine uygun tamamlandığı, sözleşmede işin bedelinin 850.000,00 TL + KDV olarak tespit edildiği , davalı ve davacının iade edilen fatura harici 1.250.798,17 TL cari hesap ilişkisinin her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu , davacının davalı yandan bir alacağı olmadığı kanaatine varıldığı , taraflar arasında 1.6.2017 tarihli sözleşmenin imzalanarak akdi ilişkinin kurulduğu noktasında ihtilaf bulunmadığı , uyuşmazlığın takip konusu 2.359,20 TL Bedelli fatura ile 180.598,46 TL bedelli fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı ödenip ödenmediği noktasında toplandığı , takip konusu 02.10.2018 tarihli fatura 2.359,20TL bedelli faturanın taraf defterlerine işlenildiği tarih itibariyle cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu , davacının ticari defter ve kayıtlarının kendisi aleyhine kesin delil niteliğinde olduğu , anılan fatura bedelinin davalı tarafça yapılan avans ödemeleri ile karşılanmış olduğu , işbu fatura yönünden davacı yanın davalıdan her hangi bir alacağı bulunmadığı anlaşılarak , anılan fatura yönünden istemin reddine kara verildiği , dava konusu 180.598,46 TL cari hesap bakiyesini davacı tarafından düzenlenen aynı bedelli faturanın oluşturduğu , düzenlenen faturaya karşı davalı tarafça aynı miktarda iade faturası düzenlendiği , bu şekilde karşılıklı olarak 3 defa fatura ve iade faturaları düzenlendiği , alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği , ayrıca işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yapıldığı , her hangi bir ayıp tespitinin bulunmadığı , davalının işin teslim edilmediği ve ayıp ve eksik iddiası olmadığının tespit edildiği , sözleşme konusu işin bedelinin 850.000,00 TL+KDV=1.003000,00TL olarak belirlendiği , her ne kadar bilirkişi raporunda davalı tarafça yapılan ödemelerin 1.250.798,17 TL olduğundan bahisle davacının alacağı olmadığı belirtilmiş ise de, bilirkişi raporundaki cari hesap seyrinden anlaşıldığı üzere bu hesaba 3 adet iade faturasının bedeli olan 541.795,38 TL'nin de dahil edildiğinin görüldüğü , böylece gerçekte davacı yana davalının yaptığı ödemenin 709.002,59TL olduğunun anlaşıldığı , bu haliyle davalı tarafından sözleşme bedelinin eksik ödendiği, bilirkişi raporunda sehven maddi hata yapıldığı anlaşıldığı, davacının davalıdan bakiye 180.598,46 TL alacaklı olduğu ,davalının ödeme makbuzu sunmadığı,itirazın yerinde olmadığı,sözleşmede kesin vade bulunmadığı , davacının , davalı yana icra takibinden önce ihtar gönderilmediği , davalının icra takibiyle temerrüde düştüğü , avans faizi talebinin yerinde olduğu , alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, sabit olan 180.598,46 TL alacağın takip tarihinden itibaren artan azalan oranlarda uygulanacak avans faizi ve isabet eden takip giderleri ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmek üzere borçlu davalının , İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline , takibin belirtilen şekilde devamına,aşan istemin reddine , kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine , davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1-Söz konusu faturalar sebebiyle hizmet alındığına dair delil dosyaya sunulmadığını, 25.5.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında haklılıklarının ispatlandığını,2-Takibe dayanak 180.598,46 TL'lik cari hesap hakkında 31.5.2019 tarihinden başlayarak davacı tarafından 3 kez fatura düzenlendiği,faturanın dayanaksız düzenlendiği ,davalı tarafından iade edildiği,, dolayısıyla davacıya borcu bulunmadığı,3-Faturaları davacı ticari defterine işlediğinden cari hesap açığı oluştuğu,müvekkilin borcunu ödemediğine karar verildiğine,4-Hizmeti hiç almadıkları için dekont sunmalarının beklenemeyeceğini,bilirkişi raporundaki tespitleri mahkemenin yanlış değerlendirdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinen kaynaklanan itiraz iptali davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı vekili, davalı ile 01.06.2017 tarihli sözleşme gereğince dış cephe işini müvekkilinin yaptığını ve işi teslim ettiğini, 180.598,46 TL ve 2.359,20 TL tutarın ödenmediğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise borcu olmadığını, davacıya ödemelerin eksiksiz yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkemece, davalı tarafından sözleşme bedelinin eksik ödendiği, bilirkişi raporunda sehven maddi hata yapıldığının anlaşıldığı, davacının davalıdan bakiye 180.598,46 TL alacaklı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 180.598,46 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.Taraflar arasında götürü bedelli eser sözleşmesi vardır. Davacının davaya konu takiple 2 adet faturaya dayalı bakiye alacak talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece defter incelemesi yaptırılmış ise de itiraza rağmen ek rapor alınmadığı görülmüştür.Davalı iş sahibi gerek cevabında gerekse aşamalardaki beyanlarında, fatura konusu işin yapılmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı ihtilaflıdır. Davaya konu 2.359,20 TL. tutarlı fatura her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olup, bu tutarın ödendiğine yönelik Mahkeme kabulü yerindedir. Diğer fatura konusu işlerle ilgili olarak ise Mahkemece keşif yapılmadığı, yapılan işin ve tutarının belirlenmediği anlaşılmaktadır.O halde mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak davaya konu ihtilaflı fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı saptanıp davalı tarafça yapılmış ispatlı ödemeler mahsup edilmek suretiyle , sonucuna göre davacının alacağı olup ,olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken , eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yerel mahkemenin karar verdiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/09/2021 tarih, 2020/394 Esas, 2021/889 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.