T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1338
KARAR NO : 2025/802
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 09/03/2021
NUMARASI : 2016/1100 Esas, 2021/195 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Dava; Taraflar arasındaki "iki adet villa binasının kenet çatı kaplama işlerinin yapımına" ilişkin 11/05/2015 tarihli birim fiyat usulü sözleşme kapsamında düzenlenen 06.07.2015 tarihli 51.454,31 TL bedelli faturaya dayalı olarak, bakiye 24.194,31 TL asıl alacak ile 2.004,48 TL işlemiş faiz toplamı 26.198,79 TL'nin davalı iş sahibinden tahsili için davacı yüklenici tarafından İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşin süresinde teslim edilemediği gibi yapılanların da eksik ve ayıplı olduğunu, davacının gidermemesi üzerine bunların 3. kişiye yaptırıldığını ve bu nedenle ...'a 20.000,00 TL ödendiğini, yapılan iş ile orantılı hakedişin davacıya ödendiğini, kaplama yapılan alanın 414,29 m² olmadığını, davacının hesabına konu ettiği kaplama alanının abartılı olduğunu, işin bu şekilde teslim alınmayacağının davacıya mesajla ve ihtarname ile bildirildiğini, ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İşin geç teslim edildiğine dair davalı tarafından soyut tanık beyanlarından başkaca bir delil sunulmamış olması nedeniyle ispat edilemediği, davalı tarafça, işin teslimi sırasında eksik yapılan işlerin neler olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılmamış olması, işin eksik yapıldığına ilişkin dava dışı ... ile akdettikleri sözleşme dışında bir delil sunulamaması ve bu sözleşmenin de taraflar arasında her zaman düzenlenebilecek belge niteliğinde olması göz önünden bulundurulduğunda, davalının eksik ifa iddiasını ispatlayamadığı, somut uyuşmazlıkta iş miktarının artması ve malzeme değişikliği durumları söz konusu olmadığından iş bedelinin sözleşmenin 3. Maddesine göre hesaplanması gerektiği, bu nedenle sözleşmenin "değişiklikler ve iş miktarının artma ve eksilmesi" başlıklı 16. Maddesi gereğince davalının muvafakatinin alınmasının gerekmediği, dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, iş bedelinin 51.210,28 TL olduğu, davalı tarafından yapılan 27.260,00 TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra davacının davalıdan KDV dahil 23.950,28 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen 26/01/2016 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 04/02/2016 tarihinden ihtarname ile verilen 3 günlük ödeme süresinin sona erdiği gün olan 07/02/2016 tarihi ile takip tarihi olan 26/04/2016 tarihi arasındaki dönem için davacının işlemiş faiz talep edebileceği, tarafların tacir olması ve işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle avans faizi istenebileceği, bu nedenle davacı tarafından 551,85 TL işlemiş faiz talep edilebileceği, takibe konu alacağın sözleşmeden kaynaklanması, iş bedelinin nasıl hesaplanacağının sözleşmede belirlenmiş olması nedeniyle alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatı talebinin haklı olduğu, reddedilen kısım yönünden davacının takip başlatmakta açıkça kötü niyetli olduğispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin haksız olduğu, kısa kararın tefhimi sırasında asıl alacak miktarının sehven 23.957,28 TL yazıldığı gerekçesiyle, 1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2-Davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 23.957,28 TL asıl alacak ve 551,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.509,13 TL yönünden iptaline, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, 3-Kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 5-Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-)Cevap dilekçesindeki beyan ve savunmalarını tekrar etmiş,2-)Davacının usulüne uygun şekilde sözleşmeyi tamamlamadığının tanık beyanları, dosyaya sunulan belgeler ve bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, 10.06.2019 tarihli raporda, davacı yüklenicinin işi eksik olarak yaptığı, ancak herhangi bir tutanak olmadığı için geç teslim hakkında bir değerlendirme yapılamadığı yönünde kanaate varıldığını, eksik imalat tutarlarının 1,612 USD + 9.477,2 TL + 27 TL olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunda davacının işlemlerinden dolayı müvekkilinin zarara uğradığının ve davacı şirketten 2.141,81 TL alacaklı olduğunun da tespit edildiğini, buna göre, davacının işi eksik bıraktığının ve müvekkilinin eksik işleri daha sonradan başkasına 20.000,00 TL ödeyerek yaptırdığının sabit olduğunu, davacı tarafa zaten hak ettiği bedelden fazlasının ödendiğini, 3-)Eser sözleşmelerinin niteliği gereğince sözleşme konusu eserin teslim edildiğinin ispat külfetinin yüklenicide olduğunu, dosyada davacının iş teslimi yaptığına ilişkin hiçbir delil olmadığını, davacının işi teslim ettiğini, mail attığını, mesaj attığını beyan etmesine rağmen dosyaya bu hususta hiçbir belge sunmadığını, bu nedenle sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı için davacının ücret talebinin haksız olduğunu,4-)Davacı tarafın icra takibi konusu faturanın kesildiği ve müvekkili tarafından davalıya avans niteliğindeki ödemelerin gönderildiği 2015 yılına ait ticari defterlerinin yevmiye defterlerinin kapanış tasdiki yapılmadığından lehine delil niteliği taşımadığını, bu nedenle 2015 yılında davacı tarafın ticari defterlerinde müvekkilinin bakiye borcunun bulunduğunun gösterilmesinin hukuken bir delil değeri bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın 2015 yılına ait ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından 2015 yılına ait olduğu iddia edilen ve davacı tarafından düzenlenen faturaya dayanılarak yapılan icra takibinin dayanağını kaybettiğini,5-)Müvekkilinin ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulmuş olup, ticari defterlerinde davacıya bir borcunun olmadığının gözüktüğünü, davacı tarafın ticari defterleri usulüne uygun olmadığından müvekkilinin ticari defterlerinin lehine delil olarak kullanılabileceğini,6-)Sözleşmenin 15.maddesinde; “taşeron (davacı) malzeme, işçilik, taşıma ve vergilerin artması sebebiyle fazla para ödenmesi veya sürenin uzatılması talebinde bulunamaz", Sözleşmenin 16.maddesinde; "Taahhüt konusu işte herhangi bir değişiklik söz konusu olduğu takdirde benzer uygulamalar esas olup değişiklik ve fiyatlar işverenin (davalı) onayı ile geçerlilik kazanacaktır” düzenlemeleri mevcut olup, davacı tarafın dilekçesinde hak ediş miktarı olarak belirttiği 19.065,62 USD+KDV'nin sözleşme içeriğinde yer almadığını, davacı tarafın tek taraflı olarak böyle bir bedel belirlemesinin sözleşmenin 15. ve 16. Maddelerine aykırı olduğunu, sözleşmede yer alan 11.700 USD+KDV'nin üzerinde bir bedel talep edilebilmesinin sözleşmenin 16.maddesi gereğince davalının onayına tabi olduğunu, müvekkilinin de bu bedelin üzerine çıkılmasına rızası ve muvafakati olmadığını,7-)Kaplama yapılan alanla ilgili davalı tarafça belirtilen m2'nin abartılı olduğunu, zira yerin tamamının dahi 414,29 m2 olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede m2 olarak 300 m2 belirlendiğini,8-)Davacının eksik işlemlerinin tespiti ancak mahallinde keşif ile tespiti mümkün olmasına ve bu yönde talepte bulunmuş olmalarına rağmen yerel mahkemece keşif kararı verilmediğini, sadece tarafların ticari defterleri üzerinden inceleme yapıldığını, keşif kararı verilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında birim fiyat usulü düzenlenmiş "çatı imalatını konu alan" yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu çekişmesizdir.Davacı yüklenici davaya konu takipte, faturaya dayalı bakiye iş bedeli alacağını talep etmiş, davalı iş sahibi ise savunmasında, işin eksik ve ayıplı yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık işin miktarı ile eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş ise de raporun mahallinde keşif yapılmadan dosya üzerinden alındığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, işin miktarı ile eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı tam olarak ispatlanamamıştır. Her ne kadar taraflar arasında yazılı var ise de sözleşme metninde işin niteliği ve kapsamı tam olarak düzenlenmemiştir.Eser sözleşmesi ilişkisinde sözleşmenin varlığı sabit ise kapsamı taraflarca her türlü delille ispatlanabilir. Ayrıca, sözleşme ilişkisinin varlığı halinde kural ve karine olarak bu sözleşme kapsamında yapılmış bulunan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Taraflarca sözleşmenin feshi iddia edilmediğine göre, belirtilen bu ilke gereğince, davaya konu sözleşme kapsamında yapılan işlerin davacı yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir.Somut olayda, davalı iş sahibince bu karinenin aksi iddia edilerek, kalan işlerin kendisi tarafından tamamlattırıldığına dair 3. Kişi ile yapılan sözleşme sunulmuş ise de, bu belge her zaman temini mümkün olan belgelerden olup, tek başına bu savunmayı ispatlar nitelikte değildir. Bu hususla ilgili olarak taraf tanıklarının beyanları da örtüşmemektedir. Mahkemece, davalı iş sahibinin bu savunmasının başkaca bir delille ispatlanamaması halinde, bu hususta hangi tarafın tanıklarına üstünlük tanındığının kararda tartışılması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, gerekçeli kararda belirtilen şekilde bir değerlendirme yapılmamıştır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece yapılması gereken; önce taraflar isticvap edilip sözleşme kapsamı hususunda beyanları alınarak sözleşme kapsamının belirlenmesi, sonrasında mahallinde bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, varsa eksik ve ayıplı hususlar da dikkate alınıp, yapılan - yapılmayan işlerin ve metrajlarının belirlenmesi, davalının kalan işlerin kendisi tarafından 3. Kişiye tamamlattırıldığına dair savunması bakımından hangi tarafın tanıklarına üstünlük tanındığının kararda tartışılması, yapılan işlerin sözleşmedeki birim fiyatla fiyatlandırılması ve yapılan ödemeler düşülerek bakiye iş bedeli alacağının belirlenmesi ve tüm bu araştırma ve değerlendirmelerin sonucuna göre davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesidir.Ayrıca, davalı şirket tarafından 2014 yılında unvan değişikliğine gidilerek unvanı ... İnşaat Turizm Taşımacılık Gıda Gayrimenkul ve Sosyal Sanayi Ticaret Limited Şirketi şeklinde değiştirildiği halde davalı vekilinin sunduğu 08/02/2016 tarihli vekaletnamede vekalet veren olarak ... Gıda İn.ş. Turz. Taş. Ve Gayrimenkul ve Sos. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'nin (eski unvan) yazılı olduğu görüldüğünden, davalı vekiline müvekkili şirketin mevcut unvanı ile düzenlenmiş yeni bir vekaletnamesinin de dosya sundurulması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/03/2021 tarih, 2016/1100 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.