T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1232
KARAR NO: 2025/453
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 25/02/2021
NUMARASI: 2019/1035 Esas, 2021/186 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasındaki "kumaş üretimine" ilişkin sözleşme ilişkisine (29/11/2018 tarihli sipariş formuna) dayalı olarak 84.629,79 TL cari hesap alacağının davalıdan tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir. Davalı tarafça, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığı, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacının eksik ve ayıplı ifada bulunduğu (istenilen renkte üretilmediği) ve bu nedenle davalının zarara uğradığı, ticari defterleri incelendiğinde davalının alacaklı olduğunun görüleceği belirtilerek, davanın reddi istenmiştir. Mahkemece, taraflar arasında 29.11.2018 tarihli sipariş formunda belirtilen özelliklere sahip kumaşın davacı tarafça üretilmesine ilişkin eser sözleşmesi kurulduğu, davacının davalı adına 2.295,00 USD bedelli fatura düzenlediği, faturaya konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği, ancak faturaya konu kumaşta renge dayalı hata olduğu ve bu nedenle kumaşın iade edilerek davacı tarafından istenilen renkte yeniden üretim yapıldığı, bu hususun taraflar arasındaki 04.03.2019 tarihli mail yazışmaları ile sabit olduğu, kumaşın davalı tarafça yurt dışında yer alan başkaca bir firmaya teslim süresinin uzadığı ve bu nedenle zarara uğradığı iddiası ile gecikmeden kaynaklı uçak yükleme, navlun ve ardiye ücretlerinin yansıtma faturası olarak davacı firmaya fatura edildiği, bu hususun yukarıda bahsi geçen mail yazışmaları içeriğinde de yer aldığı, ancak iş bu yansıtma faturalarının davalı tarafa iade edildiği ve davacı tarafça bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça davalı tarafa ilk aşamada teslim edilen ve ikinci kez teslim edilen kumaş örnekleri üzerinde yapılan incelemede ilk kumaşın hatalı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı taraf davalının siparişinin net olmadığı, bu nedenle hatanın davalı taraftan kaynaklandığını iddia etmişse de bu varsayımda dahi davacının da basiretli bir tacir olarak iddia ettiği şekilde içeriği net olmayan siparişe dayanarak ürün teslim etmenin sonuçlarına katlanması gerektiği, bu haliyle davacı tarafın hatanın davalıdan kaynaklandığına yönelik iddialarının yerinde olmadığı ve davalının geç teslim nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle yansıtma faturası düzenlemekte haklı olduğu, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemeye ve davacının kullandığı seçimlik hak biçimine (takipteki kur miktarına ilişkin) göre davacının davalıdan 66.707,88 TL alacaklı olduğu, alacağın faturaya dayalı ve likit olması karşısında icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 66.707,88 TL (65.119,05 USD alacağı+1.372,56 TL Euro alacağı+216,27 TL TL alacağı karşılığı) asıl alacak bakımından iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 66.707,88 TL nin % 20'si oranında olmak üzere 13.341,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, Mahkemece alınan raporlarla siparişe konu kumaşların hatalı olduğunun sabitlik kazandığını ve mahkemecede bu doğrultuda müvekkili firmanın yansıtma faturalarının haklı olduğunun kabul edildiğini, dosyaya sundukları 04.03.2019 tarihli mailde de davacı tarafın mallarını geç ve ayıplı teslim edildiğini kabul ettiğini, 10232-10233 order siparişe ilişkin gecikmeden kaynaklanan uçak yükleme navlun ve ardiye ücretlerine ilişkin yansıtma faturalarının davacı tarafça iade edildiği ve müvekkilinin zararının giderilmediğini, davacı müvekkili firmaya bahsettiği hizmeti eksiksiz yerine getirmediğinden müvekkili firmanın herhangi bir borcu bulunmadığını, dinlenen tanıkları ...'ık da ayıplı ve geç ifa hususunu ve bu nedenle fazladan yapılan uçak ile gönderim masrafını doğruladığını, müvekkilinin bu nedenle uğradığı zararın cari hesaptan mahsup edilmesi gerektiğini, gerekçeli karardaki "davacının davalıdan 66.707,88-TL alacaklı olduğu kanaatine katılmadıklarını, uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini belirterek, kararın kabul edilen kısmının kaldırılarak, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.İddia, savunma, dosya kapsamı, bilirkişi raporları, mahkeme kabulü ve istinaf sebeplerine göre uyuşmazlık, davacının 2.295,00 USD'lik 23702/2019 tarihli faturaya konu kumaş üretiminin ayıplı olup olmadığı, bu kapsamda davalı tarafça buna ilişkin olarak düzenlenen iade faturalarının davacı alacağından düşülmesi gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.Kök raporda dökümleri ve karşılaştırmaları yapıldığı üzere, taraf defterleri takip tarihi (09/05/2019) itibariyle davalının iade faturaları haricinde birbiriyle örtüşmekte olup, yine kök raporda davalının dayandığı bu iade faturaları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davalının davacıya takip tarihi itibariyle 66.707,88 TL (65.119,05 USD alacağı + 1.372,56 TL Euro alacağı + 216,27 TL alacağı karşılığı) borçlu olduğu belirlenmiş olmakla, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ve alacak ticari defter kayıtlarına dayalı olması nedeniyle likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair verilen kararın usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/02/2021 tarih ve 2019/1035 Esas, 2021/186 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.556,81-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.140,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.416,81-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.