T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1371
KARAR NO: 2025/456
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12/01/2021
NUMARASI: 2015/1485 Esas, 2021/21 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2017/125 ESAS SAYILI DAVADA
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava, taraflar arasındaki "Hidrolik Makine Sistemi Üretimi ve Montajına" ilişkin 13/03/2014, 27/08/2014 ve 07/12/2014 tarihli teklif formu şeklindeki sözleşmeler kapsamında davacı yüklenici tarafından üretilip davalıya teslimi yapılan 4 adet makine takımına ilişkin olarak düzenlenen 8 adet faturaya dayalı olarak bakiye 43.861,33 TL ve 2.122,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.984,29 TL'nin davalı iş sahibinden tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı vekili cevabında, davacının sözleşmelere konu 4 adet makine sisteminin kurulumunu tamamlayamadığını, davacının eksik bıraktığı işletin dava dışı 3.kişiye 80.953,26 TL bedel karşılığında yaptırıldığını ve bu bedelin davacıya fatura edildiğini, bu bedel dikkate alındığında davalının davacıdan 37.103,96 TL alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Birleşen dava, aynı sözleşmeler kapsamında davacı-birleşen davalı yüklenicinin eksik bıraktığı işlerin davalı-birleşen davacı iş sahibi tarafından 3.kişiye yaptırılması nedeniyle ödenmek zorunda kalındığı belirtilen 80.953,26 TL'nin davacı-birleşen davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davacı-birleşen davalı vekili cevabında, eksik ve ayıplı iş iddiasının yerinde olmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, taraflar arasındaki 3 sözleşmede de montaj işinin müvekkili tarafından yüklenildiğini, ancak 13.03.2014 tarihli sipariş sözleşmesinde "hidrolik ünite, blok ve silindirler arası boru montaj malzemeleri ve işçiliğin" teklife dahil olmadığı belirtildiği gibi makinelerin tüm montaj borulama işlerinin de yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davalı-birleşen davacı tarafça, davacı-birleşen davalının sözleşme kapsamındaki işleri eksik ve ayıplı yaptığının ve varsa ayıpların davacı-birleşen davalıdan kaynaklandığının ispat edilemediği, takibe/davaya konu faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip tutarı borç miktarının davalı-birleşen davacının kabulünde olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün 2015/20431 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, hükmolunan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine, karar verilmiştir. Davalı-birleşen davacı vekili istinafında, bilirkişi raporlarında davacı-birleşen davalının sözleşme ile üstlendiği işleri ihtara rağmen yapmadığı, bu nedenle müvekkilinin bu işleri 3.bir kişiye yaptırmaya, dolayısıyla bu kapsamda 3.kişiye ödemiş olduğu 80.965,29-TL'yi mahsup etmeye hakkı olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, mahkemece ispat yükünün haksız şekilde yer değiştirildiğini ve 3.kişi ... firmasına davacı-birleşen davalı nam ve hesabına yaptırılan tüm işlere ilişkin deliller dosyaya sunulmasına rağmen mevcut şekilde karar verildiğini, 3.kişi ... firmasına yaptırılan işlerin neler olduğunun bu firmaya ilişkin sunulan faturalarda kalem kalem yazılığı olduğunu, 3.kişi ... firmasının 22.12.2015 tarihli dava konusu maça makinelere ilişkin kirlilik raporunda, sistemin bu hale gelmesi sebeplerinden birisinin hidrolik tesisat hattının özenli bir şekilde montajının yapılmamış olması olduğunun belirtildiğini, sundukları servis formlarında ise hangi maça makinesine hangi işlerin yapıldığının görmekte montajı yapılmayan, hatalı ve eksik yapılan parçaların yazmakta olduğunu, tüm bunlara rağmen eksik ve ayıplı ifa iddialarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, kaldı ki eseri sözleşmeye uygun teslim ettiğini ispat yükünün davacı-birleşen davalı yüklenicinin üzerinde bulunduğunu, bilirkişi raporlarında davacı-birleşen davalının, davalı-birleşen davacıdan takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı tespit edilmesine rağmen salt ticari defterlere kayıtlı faturalar nedeniyle asıl davanın kabulüne karar verilmiş olmasının da hatalı olduğunu, sadece fatura düzenlenmesinin ve ticari defterlere kaydedilmesinin sözleşmeye uygun teslimin ispatı olarak kabul edilemeyeceğini, davacının ancak teslim edimini yerine getirdiğini ispat ettiğinde ücrete hak kazanacağını belirterek, kararın kaldırılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen davalı yüklenici, davalı-birleşen davacı iş sahibidir.Taraflar arasında, sözleşme bedelleri, iş sahibi tarafından bu sözleşmeler kapsamında toplam 450.581,67 TL ödeme yapıldığı ve asıl davada talep edilen bakiye iş bedeli kadar botç kaldığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamakta olup, bu hususlar birbiriyle örtüşen taraf defterleriyle de sabittir.Davacı-birleşen davalı yüklenici tarafından bu sözleşmeler kapsamında düzenlenen 8 adet fatura davalı-birleşen davacı iş sahibi defterlerinde kayıtlı olup, sadece eksik ve ayıplı ifa savunmasında bulunulup, bunların 3. Kişiye yaptırıldığı iddia iddia edilmiştir.Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık esas itibariyle, eksik ve ayıplı ilerin varlığı, miktarı ve bedeline ilişkindir. Eser sözleşmesinde, eserin eserin eksik ve ayıplı yapıldığını, miktarını ve bedelini ispat yükü iş sahibine aittir. Mahkemenin mevcut kabulüne göre bu husus tam olarak belirlenememiştir. Mahkemece iki farklı bilirkişi heyetinden alınan raporlar arasında kabuller açısından çelişki bulunmakta olup, bu çelişkilerin dosya kapsamıyla giderilmesi gerekir.Bunun için, önceki bilirkişiler dışında, konusunda uzman 2 makine mühendisi ve 1 nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden, mahallinde keşif yapılmak suretiyle, yüklenicinin istinafta da dile getirdiği itirazları da dikkate alınarak yeni bir rapor alınması, taraflar arasındaki ihtarname yazışmaları, iş sahibi tarafından sunulan 3. kişiye ait servis formları, faturalar, arıza tespit belgeleri, tarafların iddia ve savunmaları, sözleşme hükümleri ile teknik yönden işin olağan akışı da dikkate alınarak, yüklenicinin sorumluluğunda bulunan işlerin tespiti ile bunlardan kaynaklı eksik ve ayıbın bulunup bulunmadığının, giderilip giderilmediklerinin, giderilmiş ise kimin tarafından giderildiklerinin tespiti ve sonucuna göre davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı-birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/01/2021 tarih, 2015/1485 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı-birleşen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı-birleşen davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.