T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1077
KARAR NO: 2025/228
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2021
NUMARASI: 2020/295 Esas, 2021/453 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasındaki "tekstil ürünü fason üretimine" ilişkin sözlü sözleşme ilişkisinden kaynaklı bakiye 25.370,69 TL iş bedeli ve 3.601,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.972,67-TL'nin davalıdan tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası üstünden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davalı vekilince, işin eksik ve ayıplı yapıldığı, hatalı ürünlerin başka bir firmaya düzelttirildiği ve bunun için 14.774,40 TL ödendiği, bu bedelin davacıya fatura düzenlenerek yansıtıldığı belirtilerek, davanın reddi istenmiştir.Mahkemece, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça ticari defterlerinin ibraz edilmediği, bu nedenle bilirkişi raporunda davaya ve takibe konu edilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği, davacıya hatırlatılan yemin delilinin de kullanılmadığı, buna göre ispatlanamayan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, davalının fason olarak ürettiği ürünlerin ütü, paket vs. işlemlerinin müvekkilince yapılması için tarafların 81.370,69-TL'ye anlaşmaya vardıklarını, davalının bu bedelin bakiye 25.370,69-TL'lik kısmını ödemediğini, faturalara itiraz etmediğini, ayıp bildirimi ve tespiti yapmadığını, sonradan düzenlenmesi mümkün olan bir fatura sunarak yapılı olduğu belirtilen malların başka bir şirkete 14.774,40-TL bedelle yaptırıldığını iddia ettiğini ancak söz konusu fatura içeriğinde aynı ürünlerin işleminin yapıldığına dair bir detay bulunamadığını, davalı tarafın cevap dilekçesiyle en azından 14.505,44-TL'lik bakiye bedeli ödemediğini ikrar ettiğini ve bu bedeli ayıp nedeniyle ödemediğini iddia ettiğini, mahkemece davalının bu iddiasının doğruluğu araştırılmadan mevcut gerekçeyle ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, oysa ki davalının ayıp savunmasını ispata yönelik bir tespit raporunun olmadığını, ürünlerin bilirkişi incelemesine de sunulmadığını, ayrıca ayıpların açık ayıp olmasına rağmen süresinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, dayandıkları tüm faturaların davalı defterine kaydedilmiş olması halinde müvekkilinin 28.972,67-TL bakiye alacağı olacağını, Vergi Dairesinden davalının söz konusu faturaları KDV indiriminde kullanıp kullanmadığının sorulabileceğini, müvekkilince tüm faturaların yevmiye defterine işlendiğini, eksik defter suretinin temin edilip dosyaya sunulduğunu, buna göre sunulan yevmiye defteri sureti ve itiraz edilmeyen faturaları uyarınca davalı tarafın iade faturası mahsup edilmeksizin bakiye alacak bakımından karar verilmesi gerektiğini, yemin teklif etmekten davalının doğru yemin etmeyeceğini düşündükleri için vazgeçtiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davalarının kabulünü talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı yüklenici tarafından davaya konu icra takibinde 25.11.2017 tarihli 14.545,44 TL'lik faturadan kalan 9.505,44 TL ile 15.12.2017 tarihli 15.865,25 TL'lik fatura bedelini ve bu meblağlara ilişkin takibe kadar işlemiş faizleri talep etmiştir.Taraflar arasında "tekstil ürünü fason üretimine" ilişkin sözlü sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu sözleşme kapsamında davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye (sonradan ödenen 5.000,00 TL dahil) toplam 56.000,00 TL iş bedeli ödenmiş olduğu hususlarında bir ihtilaf bulunmamakta olup, taraflar arasındaki ihtilaf, toplam iş bedelinin ne kadar olduğu, davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı iseler bunların giderilme bedelinin ne kadar olduğu ve süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarına ilişkindir.Davaya konu takip yukarıda belirtilen 2 adet faturaya dayalı olarak başlatılmış ise de dosya kapsamına, davacı vekilince 28.07.2020 tarihli dilekçe ekinde sunulan 4 adet fatura ve bunlara dair irsaliyelere göre takip ve davada, bu 4 adet fatura bedeli toplamı olan 81.370,64 TL'den kalan bakiye 25.370,69 TL'nin ve işlemiş faizinin tahsili talep edilmektedir.Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinden ve ekindeki faturalar ile cari hesap dökümünden anlaşılacağı üzere, davalı iş sahibi tarafından toplam iş bedelinin 65.505,44 TL olduğu belirtilmekte olup, davacı tarafça dayanılan 4 adet faturadan bir olan ve takibe de dayanak yapılan 15.12.2017 tarihli 15.865,25 TL'lik faturaya konu miktar kabul edilmemektedir. Bu miktar da eklendiğinde davacının dayandığı 4 fatura bedeli toplamı olan 81.370,64 TL'ye ulaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafça dayanılan toplam 65.505,44 TL bedelli diğer 3 adet fatura bakımından taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamakta olup, ihtilaf sadece 15.12.2017 tarihli 15.865,25 TL'lik faturaya ilişkindir.Davalı tarafça kabul edilemeyen 15.12.2017 tarihli 15.865,25 TL'lik faturaya ilişkin aynı tarihli 73241 nolu sevk irsaliyesine, bu irsaliyedeki teslim alan isim ve imzasına davalı tarafça açıkça itirazda bulunulmamasına göre bu fatura bedeli bakımından da davacı tarafça iş bedeli ve teslim hususları ispat edilmiş olup, bu fatura bedeli de dahil edildiğinde taraflar arasındaki "tekstil ürünü fason üretimine" ilişkin sözlü sözleşme ilişkisine konu toplam iş bedelinin 81.370,64 TL olduğu hususu dosya kapsamına göre sübut bulmuştur.Davalı iş sahibi tarafından, işin ayıplı yapıldığı ve bu ayıpların giderilmesi için 14.774,40 TL masraf yapıldığı savunulmuş ise de bu savunmasının ispatına yönelik olarak sadece 22.01.2018 tarihli reklamasyon (iade) faturasına ve bunun davacıya gönderilmesine ilişkin 24.01.2018 tarihli ihtarnameye dayanılmış olup, bu iade faturası davacı tarafça 09.02.2018 tarihli ihtarname ile iade edilmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davaya konu faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri tarihleri, davalı tarafça iddia edilen ayıpların giderimine ilişkin olarak sunulan üçüncü kişiye ait 08.12.2017 tarihli fatura tarihi, ayıba ilişkin iade faturasının davacının bakiye alacağını talep ettiği 18.01.2018 tarihli ihtarname sonrasında düzenlenmesi ve az yukarıda belirtilen iade faturası ve ihtarname tarihleri göz önünde bulundurulduğunda, davalı iş sahibi tarafından iddia edilen ayıba ilişkin olarak süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı gibi, söz konusu ürünler davalı tarafça piyasaya sürülmüş olduğundan bilirkişi incelemesine de sunulamadığından iddia edilen ayıpların keşfen belirlenmesi de mümkün bulunmamaktadır.Buna göre, yukarıda açıklandığı üzere sübut bulan toplam 81.370,64 TL iş bedelinden ihtilafsız olan toplam 56.000,00 TL'lik ödeme düşüldüğünde davacı tarafça davalıdan talep edilebilecek bakiye iş bedeli miktarı 25.370,69 TL olup, davaya konu takipte de bu miktar talep edildiğinden, davalı borçlunun takibe yapmış itirazın asıl alacak bakımından iptali gerekmektedir.Davacı tarafça davaya konu takipte işlemiş faiz talebinde de bulunulmuş ise de dosya kapsamından davacının ne zaman temerrüte düşürüldüğü anlaşılamamasına göre bu talebi yerinde bulunmamakta olup, buna yönelik itirazın iptali talebinin reddi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminat talebinin de kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/04/2021 tarih ve 2020/295 Esas, 2021/453 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, Takibin 25.370,69-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, İşlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin REDDİNE, 4-Alacak likit olduğundan 25.370,69-TL asıl alacağın %20'si oranındaki 5.074,13-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 1.733,07-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 495,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.237,82-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 495,25-TL peşin harç ve 54,40-TL başvuru harcı toplamı 549,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 1.400,00-TL bilirkişi ücreti ile 56,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.456,00-TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre takdiren 1.274,98-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.601,98 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 61,00-TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 223,10-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 12/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.