T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/944
KARAR NO: 2025/183
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/02/2021
NUMARASI: 2015/970 Esas, 2021/104 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 30/01/2014 tarihinde imzalanan mal alım ve montaj sözleşmesi kapsamında ... /... Projesi dahilinde elektrik AG, zayıf akım ve data tesisat tedarik, imal, revizyon ve montaj işlerinin yanı sıra davalı tarafından sözleşme dışı ilave edilen bazı işlerin de davacı tarafından yapılarak teslim edildiğini, alacağın bir kısmının davalı tarafından ödendiğini ancak 20/02/2015 tarihli hakediş raporunda belirtilen 131.275,86 TL'lik kısmın yapılan tüm görüşmelere rağmen ödenmediğini, bu nedenle Eyüp ... Noterliğinin 15/06/2015 tarihli ihtarnamesiyle davalıya ödeme ihtarında bulunulduğunu, davalının ise ... Noterliğinin 24/08/2015 tarihli ihtarnamesiyle işlerin hatalı, eksik ve süresinde yapılmadığını ileri sürerek hakediş raporunu kabul etmediğini bildirdiğini, ancak davalının sözleşmede öngörülmeyen işleri davacıya yaptırarak iş süresini uzattığını ve sözleşme konusu işin ifası için gerekli projeleri vermediğini, bu nedenle AG projelerinin davacı tarafından tanzim edilerek ...’a sunulduğunu, ayrıca onaylı yangın projesi bulunmadığından yangın ihbar sisteminin davacının ilgili firmayla koordineli çalışmasıyla kurulduğunu, kablolama, montaj ve işçilik nedeniyle zarara uğradığını ve otelin yapımında görev alan diğer taşeronların işindeki eksiklikler ve gecikmelerin davacının işinin uzamasına ve otelin açılışının gecikmesine neden olduğunu ileri sürerek muaccel hale gelen 131.275,86 TL'lik alacağının hakediş raporu tarihi olan 20/02/2015’ten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 30/01/2014 tarihli mal alım ve montaj sözleşmesi hükümlerine uymadığını, işi eksiksiz ve süresinde tamamlamadığını, tek taraflı hakediş raporu hazırlayarak talepte bulunduğunu, sözleşmede yer alan bazı işlerin yapılmadığını ve ek ücret talep edildiğini, yangın ihbar sistemi ile ekstre servislerinin eksik bırakıldığını ve bu eksikliklerin davalı tarafından sözleşme dışı ödemelerle tamamlatıldığını, sistemin düzensiz kurulumu nedeniyle taşeron firmanın fazladan hizmet vermesi sonucu ek maliyetler doğduğunu, süresinde tamamlanmayan iş nedeniyle maddi ve manevi zarar oluştuğunu ve sözleşmenin 22.1 maddesi uyarınca cezai şart talep etme haklarının doğduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 30/01/2014 tarihli mal alım ve montaj sözleşmesi kapsamında ve ayrıca yazılı olmayan sözleşme çerçevesinde gerçekleştirilen iş kalemlerine ilişkin olarak, davacının edimini ifa edip etmediği, sözleşme dışı yapılan işlerin neler olduğu, sözleşme kapsamındaki işlerde eksiklik veya ayıp bulunup bulunmadığı, bunların bedelde tenzil gerektirip gerektirmediği hususlarının tespiti amacıyla yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, sözleşme bedelinin 408.016,38 TL, davalı tarafından yapılan toplam ödemenin 580.000,00 TL olduğu, düzenlenen fatura bedelinin 310.000,00 TL olduğu, 270.000,00 TL tutarındaki farkın sözleşme dışı işler için ödendiği ancak faturalanmadığı, 20.02.2015 tarihli hakediş raporunda belirtilen 133.493,94 TL’lik bakiye hakedişin 10.420,40 TL’lik kısmı haricindeki işlerin tamamlandığı, bu doğrultuda dava dilekçesinde talep edilen 131.275,86 TL’den eksik ve ayıplı iş bedeli olan 10.420,40 TL’nin mahsubu ile davacının alacağının 120.855,46 TL olduğu ve davalının 15.06.2015 tarihli noter ihtarı ile temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi itibarıyla reeskont faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, işin yapımından yaklaşık beş yıl sonra gerçekleştirilen keşif esas alınarak sözleşme konusu işlerin davacı tarafından tamamlandığında bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik ayıplı işlerin üçüncü kişilere tamamlattırıldığını, sistemin devreye alınması için 250 Euro+ kdv servis hizmeti ile 25.503,93 Euro ödendiğini, davacının garanti süresinde ayıp ve eksiklerden sorumlu olduğunu, davacı kayıtlarında faturaların olmadığını, dava konusu işlerin davacı tarafından yapılmadığının anlaşıldığını, yangın ihbar sisteminin başka firmaya yaptırdıklarını, zararlarının mahsubu gerektiğini, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı, bakiye iş bedeli ile sözleşme dışı ilave işler bedelini talep etmiş,; davalı ise, işin eksik ve ayıplı yapıldığını, bir kısım işlerin kendileri tarafından tamamlattırıldığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.Eser sözleşmelerinde kural olarak işin yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Her ne kadar davalı iş sahibince bir kısım işlerin üçüncü kişilere tamamlattırıldığı iddia edilmiş ise de, bu iddiasını yasal ve kesin delillerle ispatlayamamıştır.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesiyle sözleşme kapsamında kalan işler ile sözleşme dışı ilave işler eksik ve ayıplı imalatlar da dikkate alınarak usulünce tespit edilmiş olup, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/02/2021 tarih ve 2015/970 Esas, 2021/104 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 8.255,63 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.063,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.191,73 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.