T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/888
KARAR NO: 2024/1317
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2020
NUMARASI: 2015/520 Esas, 2020/495 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ...'ın yüklenici sıfatıyla işveren ... Taşımacılık A.Ş'den 12.23.GR.01 grup numaralı kısmi malzemeli, montaj-demontaj- yeniden tesis işinin ihalesini aldığını, iş bitiminde kesin hesaba esas son durum projeleri ve metrajlarının müvekkili tarafından davalı işverene CD ortamında teslim edildiğini, davalının bu dökümanları değiştirdiğini ve bu projeleri kendileri yapmış gibi kesin hakedişden proje bedeli kesintisi yaptıklarını, davalı işverenin 6 nolu son (kesin) hakedişde ara hakedişlerde uygulanan birim fiyatları da değiştirerek (daha düşük birim fiyatları esas alarak) müvekkilini borçlu çıkardıklarını beyanla, davalı işverene borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, son durum projelerinin davacı tarafından yapılamaması üzerine müvekkili tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin 37.3. maddesi gereğince sözleşme bedelinin %1'i oranında davacı yüklenicinin kesin hak edişinden kesinti yapıldığını, sözleşmenin ayrılmaz eki olan Yapım İşleri Şartnamesinin 41. Maddesi gereğince kesin hakediş raporunun düzenlenmesinde geçici hak ediş raporlarının rakamlarına itibar edilmeyeceğini, kesin metraj miktarlarının esas alınması gerektiğini, davacının taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece iddia,savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, artan 185 m. 3x150 t70 mm2 NYY kablonun bilirkişi raporu ve davacı tanığının beyanı doğrultusunda teslim edildiği kanaatine varıldığı, bu durumda 47.950,00 TL EFT yapıldığı dikkate alındığında ve bu hususun borç hesabında değerlendirilmediğinden 8.058,82-47.950,00=-39.9-891,18 TL bedelin davacı alacağı kapsamında kaldığı, dava konusunun menfi tespite ilişkin olduğu ve bu durumda davacının borcunun olmadığı, davacı tarafın 47.950,00 TL ve %8 blokenin geri kalan iade miktarına ilişkin talebinin ise ayrı bir davada alacak talep edilerek görülebileceği, bu bedelden 8.058,82 TL olan kısmın da mahsubunun gerekeceği anlaşılmakla dava dilekçesi ile ileri sürülmeyen, ıslah edilmeyen, beyan dilekçesi ile talep edilen alacağa yönelik taleplerin kabul edilmediği, bu istemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına ; 09/10/2018 tarihli bilirkişi raporu ve ek rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, mahkemece karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, tespit davası açıldıktan sonra 47.950 TL ödeme yapıldığını, artık davanın istirdada dönüştüğünü, bu durumda mahkemece 39.891,18 TL için istirdat kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca bakiye için de alacak kaydedilen nakdi teminatın iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafında, dava dilekçesinde 81.586,57 TL talep edilmiş iken ilk derece mahkemesince bedel belirlenmeden başka işlem nedeniyle uyuşmazlıklarda dahil olabilecek şekilde geniş olarak davacının davalıya borçlu olmadığına karar verildigini, nitekim taraflar arasında başka işlerin de mevcut olduğunu, hukuki belirlik ilkesinin aşıldığını, 185 metre kablonun iadesinin tutanakla yapılması gerekirken tanık beyanı ile iade edildiği sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu ve mahkemece neden ikinci bilirkişi raporunun esas alındığının belli olmadığını, sözleşmenin 37.3. maddesine göre kesinti yapıldığını ve bunun uygun olduğunu, hükme esas alınan kök raporda davaya konu direkler yönünden hatalı tespitler yapıldığını, direklerin hurda olarak teslim edilmesi ve sağlam hurda direkler arasında tonaj farkı olduğunu ve buna göre sağlam teslim edilmediğinin açık olduğunu, tanık beyanlarına itibarın doğru olmadığını, bilirkişilerin gaz boruları hususunda birim fiyat tarifleri kitabındaki açıklamaları esas alması gerekirken teklif birim fiyat kitabındaki açıklamaları esas almalarının hatalı olduğunu, ihaleye ... birim fiyatları üzerinden tenzilat yapılmak suretiyle çıkıldığını, hatalı hesaplama olduğunu, kesin hak edişte kesilen 6 adet parafudr bedeliyle montaj fiyatlarının ihzarat nakliyesi birim fiyatlarının düşülerek uygulamanın hatalı olduğuna dair bilirkişi raporunun açıkça yanlış olduğunu, ikinci bilirkişi raporuna alınan ek rapora itirazlarının karşılanmadığını, üstelik sadece davacının sunduğu hak edişlerden hesaplama yapıldığını, ek rapordaki hatalı tespitlerin davalının mükerrer ödeme yapmasına neden olacak nitelikte olduğunu, direklerin sağlam teslim edilmediğinin de tonaj ile belli olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, İcra İflas Kanunu 72/1 maddesinde düzenlenen icra takibinden önce açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı şirket tarafından haksız kesintiler yapıldığını ayrıca 6 nolu son (kesin) hakedişde ara hakedişlerde uygulanan birim fiyatları değiştirerek (daha düşük birim fiyatları esas alarak) müvekkilini borçlu çıkardıklarını belirterek sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı iş sahibi ise davacının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile fazla talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacı yüklenicinin 6 no.lu kesin hak edişi kabul etmeyerek imzalamamış olması ve bu dava ile de sözleşmeden dolayı borçlu olmadığını iddia etmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde talebinin sözleşmenin tasfiyesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmede Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kabul edilmiş olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re'sen gözetilmelidir. Sözleşmede Yapım İşleri Genel Şartnamesi ek olarak yer aldığından Yapım İşleri Genel Şartnamesindeki geçici kabul, kesin kabul, kesin hesap ve kesin hak ediş ile tasfiye kesin hesabıyla ilgili iş ve işlemler belirli bir şekle ve prosedüre bağlamış olup, tarafların anlaşamamaları halinde tasfiye kesin hesabının şartnameye uygun olarak mahkemece yapılması gerekir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla bilirkişi tarafından düzenlenen kesin hak edişe davacı yüklenici tarafından itiraz edilmiş olması, raporlar arasında çelişkiler bulunduğunun anlaşılması, taraf itirazlarını tam olarak karşılanmaması hususları dikkate alındığında mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden gerekirse keşif de yapılmak suretiyle raporlar arasındaki çelişki giderilerek ve tarafların istinaftaki itirazları dahil olmak üzere tüm itirazları da karşılanmak suretiyle yeni bir rapor alınarak tarafların iddia ve talepleri kapsamında tasfiye yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Sair istinaf itirazları kararın kaldırılma sebebine göre yeniden değerlendirilecek olması nedeniyle inceleme dışında tutulmuştur. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/10/2020 tarih, 2015/520 Esas, 2020/495 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.