T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/994
KARAR NO:2024/1307
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:10/11/2020
NUMARASI:2018/236 Esas, 2020/605 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:05/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili şirket ile .... A.Ş arasında 01/08/2015 tarihinde yapılan sözleşme ile ... fabrikasının mekanik işlerinin yapılması konusunda anlaşıldığını, bu fabrikanın mekanik kısmında kullanılmak üzere ... model... dizel motorlu dik türbin tip yangın pompası aksesuarları ile ... pompa kontrol paneli için müvekkili şirketin davalı şirketle 28/01/2016 tarihinde anlaşma yaptığını, taraflar arasında yapılan bu sözleşme gereği davalı şirketin müvekkili şirkete sözleşmede belirtilen malları en geç 19-20 hafta içerisinde teslim etmesi gerektiğini, davalının sözleşme gereği taahhüt ettiği malı geç teslim etmesinden dolayı müvekkili şirketin işini süresinde bitiremediğini ve bu nedenle cezai şart ödemek durumunda kaldığını, bu bedelin sözleşme gereği karşılaması için davalıya 19/10/2017 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, davalı şirketin malın tesliminin kendi kusurundan kaynaklanmadığını, üretici firmadan kaynaklandığını iddia ettiğini ancak bu iddianın taraflar arasında yapılan sözleşme gereği kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketin sözleşme gereği vermiş olduğu süresinde teslim taahhüdüne güvenerek kendi tahhüdünü yerine getiremediğini, bu nedenle cezai şart ödemek zorunda kaldığını belirterek, sözleşmeye konu makinelerin geç teslimi nedeniyle davacının dava dışı asıl iş sahibine ödemek zorunda kaldığı cezai şart bedeline ilişkin olarak şimdilik 5.000,00 TL'nin ihtar tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında, sözleşme konusu edilen hususların niyet mektubu niteliğinde olup iş bu sunulan niyet mektubunun kesin bir taahhüt içermediğini, iş bu teklifin karşı tarafın yazılı hususlarını içeriğini ve ürünün yurtdışından geldiğini bilerek ve kabul ederek olası sürelerin varlığını da kabul ederek teklif olarak kaldığını, müvekkili firmadan talep edilen ürünlere ilişkin teklif formuna binaen ... dizel motorlu dik tribün tip yangın pompası aksesuarları ile ... pompa kontrol panelinin talep edildiğini, talep edilen ürünlerin tam ve eksiksiz olarak davacıya tesliminin sağlandığını, davacının da iş bu yönden aksi bir ifadesi bulunmadığını, ayrıca davacı tarafça ihtarnamede farklı dava dilekçesinde farklı tarihlerden bahsedilerek bir sözleşme yapıldığından bahsedilse de o tarihte henüz kesinlik kazanmamış ve sözleşme niteliği de kazanmamış teklif formu için sürelerin başlangıcının muallakta kaldığını, taraflarınca gönderilen 26/10/2017 tarihli ihtarda da belirttikleri üzere, taraflarınca doğru ve eksiksiz olarak yapılan malın temini ve teslimi neticesinde söz konusu tüm şartların yerine getirildiğini, sipariş formundaki gecikme maddesinde; “malzeme teslim tarihinde üretici (...) firmadan kaynaklanabilecek gecikmelerden ötürü gecikme cezası uygulanmaz” dendiğini, taraflarınca temin edilen ürünlerle alakalı müvekkili firma kaynaklı gecikme söz konusu olmayıp, gecikmenin sebebinin üretici firma (...) kaynaklı olduğunu, bu durumda üretici firmadan kaynaklı olan gecikmelerde gecikme cezası uygulanamayacağından bu hususla alakalı taraflarına hiçbir kusur atfedilmeyeceğini, kusurun taraflarına ait olmadığına ilişkin dava dışı firma olan üretici firmadan ıslak imzalı kaşeli olarak temin edilen delillerini mahkemeye sunduklarını, bu yazılı belgenin kusurun taraflarına atfedilemeyeceğine ilişkin kesin delil teşkil ettiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davaya konu "2 adet dizel motorlu yangın pompasının satımına" ilişkin 29/01/2016 tarihli teklif formunda "üretici firmadan kaynaklanabilecek gecikmelerden dolayı gecikme cezası uygulanmayacağının" kararlaştırıldığı, söz konusu motorların üreticisi olan dava dışı ... firmasından gönderilen 20/06/2018 ve 04/09/2018 tarihli maillere göre yangın pompalarının bu firma tarafından davalıya geç gönderildiği, buna göre gecikmede davalının bir kusurunun bulunmadığı, teklif formundaki söz konusu düzenleme karşısında davacının cezai şart talebinin yerinde olmadığı, kaldı ki davacının üçüncü kişiye ödediğini iddia ettiği cezai şart tutarının davalının geç tesliminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, dava dilekçesindeki anlatımlarını tekrar etmiş, dava dışı ... firmasından gönderilen maillerin Türkçe tercümelerinin davalı tarafça yapıldığını, oysa ki bu çevirilerin yeminli tercüman tarafından yapılması gerektiğini, ayrıca bu belgelerin okunaklı da olmadığını, Söz konusu mail çıktıları geriye dönük her zaman düzenlenebileceğinden, sadece bunlara dayalı olarak davalının savunmalarına değer verilemeyeceğini, kaldı ki bu maillerin iş bu dava ikame edildikten (27/02/2018) sonra 20/06/2018 ve 04/09/2018 tarihlerinde gönderildiklerini, anlaşma dahilinde danışıklı olarak gönderildiklerinin açık olduğunu, bunların delil niteliğine haiz olmadığını, dosyaya sundukları dava dışı ... tarafından müvekkiline gönderilen Bornova .... Noterliği'nin 13/07/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinden görüleceği üzere, davalı şirketin malları geç teslim etmesi nedeniyle müvekkili şirketin işinde geciktiğini ve uyarı aldığını, bu ihtarnamede eksikliklerin tamamlanmaması halinde asıl iş sahibi tarafından uygulanacak gecikme cezalarının ve kesintilerin müvekkili şirkete aynen yansıtılacağının bildirildiğini ve dava dışı şirket tarafından bu doğrultuda müvekkiline yansıtılan cezai şartın ödenmek zorunda kalındığını, ayırca dosyada mübrez mail yazışmalarıyla da davalı şirkete sürecin iyileştirilmesi için ricada bulunulduğunu, bu mail yazışmalarında, teslimatın gecikmesi nedeniyle müvekkilinin mekanik işinde gecikeceğinin davalı şirketin de kabulünde olduğunu, ilgili malların süresinde teslim edilmediği hususunda ihtilaf bulunmadığını, davalının basiretli bir tacir olarak ithal ettiği malların geç tesliminden sorumlu olacağını, akreditif işlemlerinin ve ithalat muamelelerinin uzun sürmesini mazeret gösterilemeyeceğini, davalı yetkilisi ... tarafından gönderilen 05/04/2016 tarihli mailden görüleceği üzere, davalı şirketin geciktiğini ve kendisinin insiyatif kullandığını, gecikmenin davalı şirketin kusurundan kaynaklandığını, yine bu mailde, davalı tarafça müvekkili şirketin teslim süresinin uzayabileceği hususunda sözlü olarak uyarılmadığının belirtildiğini, bu maile göre özel pompalarda teslim süresi 14-18 hafta iken teslimatın aylar sonra yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahib, davalı yüklenicidir.Dava, taraflar arasındaki 29/01/2016 tarihli teklif formuna dayalı olarak kurulan "dizel motorlu yangın pompası (ekipmanları ve aksesuarları ile birlikte) ...ekipmanları ve aksesuarları ile birlikte)" imalini konu alan yazılı sözleşmeye konu işin süresinde teslim edilememesi nedeniyle gecikme tazminatı talebine ilişkindir.Davalı tarafça, sözleşmenin süresinde, tam ve eksiksiz ifa edildiği, gecikmenin sebebi üretici firmadan (...) kaynaklandığından sözleşmedeki özel düzenleme gereğince bu gecikmeden davalının sorumlu tutulmayacağı belirtilerek davanın reddi istenmiştir.Davalı tarafça, gecikmenin üretici firmadan kaynaklandığı savunmasına ilişkin olarak sunulan ... firmasından temin edilen 20/06/2018 ve 04/09/2018 tarihli mail yazıları dava tarihinden sonra yazılmış olup, söz konusu yazıların tek başına davalının buna dair savunmasını ispat gücü bulunmamaktadır.Davalı tarafça bu savunmasını ispat edecek başkaca bir delil de dosyaya sunulmamış olup, bu hususta toplanacak başkaca bir delili bulunmamaktadır. Mahkemenin ret gerekçesi bu bakımdan yerinde bulunmamaktadır. Ancak, her ne kadar davalı yüklenici gecikmenin haklı olduğunu ispatlayamamış ise de, davacı tarafça yargılama sırasında bu nedenle uğradığı zarar (kendi iş sahibine ödediği cezai şart) iddiasına ilişkin olarak dosyaya sunulan deliller; kendi iş sahibi olan ... A.Ş. ile yapmış olduğu 01/08/2015 tarihli sözleşme, iş sahibi ... A.Ş. tarafından kendisine düzenlenen 25/12/2017 tarihli "yansıtma ve fiyat farkı faturası" ile 31/12/2016 tarihli "yansıtma bedeli" faturası olup, bu faturalardaki "yansıtma" ve "fiyat farkı" bedellerinin davacının gecikmesinden kaynaklandığı söz konusu fatura içeriklerinden anlaşılamamaktadır. Buna göre, davacı tarafça yargılama sırasında sunulan delillerle, söz konusu gecikmeden dolayı uğradığı iddia edilen zararın (kendi iş sahibine ödediği cezai şart) varlığı ve miktarı ispatlanamamıştır. Davacı vekilinin ilk olarak istinaf dilekçesi ekinde sunduğu noter ihtarnamesi ve mail yazışmaları ise HMK'nın 357/1. Maddesi gereğince dikkate alınmamıştır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen ret kararı sonuç olarak yerinde olmakla birlikte, ret gerekçesinin "gecikmede davalının bir kusurunun bulunmadığına" ilişkin kısmının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin "gerekçe yönünden" kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın yukarıda yazılı olan gerekçe doğrultusunda reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, kaldırma sebebine, istinafa gelenin sıfatına ve aleyhe kaldırma yasağına göre ilk derece mahkemesince davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti aynen korunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/11/2020 tarih ve 2018/236 Esas, 2020/605 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın REDDİNE,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:1-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39 TL harcın mahsubu ile bakiye342,21 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.400,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 56,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 218,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.