T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
54. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
DOSYA NO: 2024/4980
KARAR NO: 2024/2788
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/09/2024 Ara Karar Tarihi
NUMARASI: 2024/614 Esas No
DAVANIN KONUSU: Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali, İhtiyati Tedbir
İSTİNAF TARİHİ: 02/10/2024
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin kamu düzeni ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı. İstinaf sebepleri: Davacı, süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de HMK 389. Madde koşullarının gerçekleştiğini, davalı/borçlu şirketin tasfiye halinde bulunması sebebiyle davacı şirket açısından dava lehine sonuçlansa dahi alacağını alması önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceğinden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yargılama konusu olayda: Dava dilekçesinde, davacı şirket ile (..., ..., ..., ..., ... olarak işletme adı değişmiştir) ile davalı/borçlu şirket arasında, mülkiyeti davacı şirkete ait araçların bir kısmının zilyetliği devredilmek suretiyle kiralanmasına ilişkin "Araç Kiralama Sözleşmesi" imzalandığını, Sözleşme kapsamında mülkiyeti davacı şirkete ait ... ve ... plakalı araçlar, 22.02.2022 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, Kiralanan araçlardan ... plakalı araç, kontrat süresinin bitiş tarihi olan 22.02.2023 tarihinden sonra 06.03.2023 tarihinde davacı şirkete iade edildiğini, ... plakalı araç ise hasara uğraması sebebi ile servise çekildiğini, kiralama ilişkisinin devam ettiği esnada, davalı/borçlu şirket tarafından 03.10.2022 tarihinde düzenlenen faturadan itibaren cari hesaptan ve faturalardan kaynaklanan borçlar ödenmediğini, davalı şirketin hizmet karşılığı düzenlenen faturaları ödemekten imtina ettiğini, davacı şirket tarafından 27.02.2023 tarihinde cari hesaptan kaynaklanan borçların tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı/borçlu şirketin, 13.05.2024 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile tasfiye haline giriş yaptığını, işbu Yönetim Kurulu kararı 15.05.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığını, bu nedenle müvekkili şirketin alacağına kavuşabilmesi amacıyla ilgili Ticaret Müdürlüğüne müzekkere yazılarak huzurdaki davanın derdest olduğunun bildirilmesi ve tasfiyenin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkeme tarafından "somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre iddia ve iddianın öne sürülüşü gereği davacı tarafça talebinin tasfiyenin durdurulmasına ilişkin olduğu, tasfiyenin durdurulması talebi yönünden, Mahkememizin şirketin işleyişine müdahale etmesi anlamında bir görevi bulunmadığından ve şirketin kendi kendine yönetimi ilkesi geçerli olduğundan davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine " gerekçesiyle 10/09/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davadaki uyuşmazlığın davacının talebine göre kiralayan ile kiracı arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklandığı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, tedbir talebinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği, Görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, asıl davaya ve tedbir talebine bakma görevinin ilgili mahkeme ait olduğu halde görevsizlik kararı yerine yargılamaya devam edilerek tedbire yönelik değerlendirme yapmasının doğru olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle göreve ilişkin kabulüne karar verilmesi kanaati ile heyete sunulması gerektiği anlaşılmıştır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, açıklanan nedenler ile mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, İlk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE, Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna, Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 12/12/2024