(2709 S. K. m. 36) (5235 S. K. m. 46) (5271 S. K. m. 147, 191, 229, 253, 254, 272, 273, 276, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 7, 53, 116, 144) (13. CD. 01.12.2016 T. 2015/11177 E. 2016/16051 K.)
İlk derece mahkemesinden verilen son hükme karşı yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna müracaat olunması üzerine dairemize istinaf incelemesi yapılmak üzere gönderilen kamu davası dosyasında başkanlıkça görevlendirilen raportör üye hakimin dosyayı incelemesi, raporunu hazırlayıp sunması ve müzakere gününün bugüne belirlenmesi üzerine dosyanın müzakeresi yapılması için aşağıda isimleri ve sicilleri yazılı mahkeme heyeti dairemiz müzakere salonunda toplandı,
5235 Sayılı Kanunun 46/1 inci maddesi gereğince gizli müzakereye başlandı.
Gizli yapılan müzakerede;
Dava dosyasında tebligat eksikliği bulunup bulunmadığı, mahkememiz dairesinin görevli olup olmadığı, olup olmadığı, dairemizin yetkili olup olmadığı, bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusunun süresi içinde yapılıp yapılmadığı, ilk derece mahkemesinin kararının bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olup olmadığı ve istinaf başvurusunda bulunanın buna hakkı bulunup bulanmadığı yönünden ön inceleme yapıldı, dosyadaki bu hususlara ilişkin, belgeler, tebligatlar, tutanaklar, bilgiler ve tespitler okundu,
Raportör üye hakimin sunduğu raporunda ön inceleme evresine ilişkin sunduğu görüşü incelendi, dinlenildi, raportör üyenin ön inceleme sonucunda esastan inceleme yapılması için istinaf başvurusunun kabulü yönünde görüş bildirdiği görüldü, okundu müzakere olundu,
Zikrolunan görüşün dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülmekle;
Gereği Görüşülüp Düşünüldü;
CMK.nın 279/1 inci maddesi kapsamında dosya üzerinde yapılan incelemede; ön inceleme sonucunda başvurunun reddi sebepleri varid görülmediğinden İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNANIN İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESAS İNCELEME YAPILMASI İÇİN KABULUNE oybirliği ile karar verildi, gizli müzakereye devam olundu,
CMK.nın 280 inci maddesi gereğince başvurunun esastan incelenmesine geçilip başvurunun esastan görüşülmesi yapıldı,
İlk derece mahkemesinin kamu dava dosyası, iddianame ve iddianameye ekli belgeler, kolluk tutanakları ve raporlar iddianamenin kabulü kararı, ilk derece mahkemesinin tensip zaptı, duruşma tutanakları, ilk derece mahkemesinde soruşturma ve kovuşturma evresinde toplanan deliller, savunmalar, şikayetçi beyanları, kovuşturma evresine gelen cevabi müzekkereler ve soruşturma ve kovuşturma evresinde tanzim olunan raporlar, ilk derece mahkemesinin son kararı ve tüm dosya okundu,
İstinaf başvuru dilekçeleri okundu,
Raportör üyenin esas incelemesini de yaptığı ve rapor tanzim ettiği görüldü, raporda ilk derece mahkemesinin kararına karşı vaki istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kısmen bozulmasına ve kısmen ön incelemeden reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü, okundu, müzakere olundu,
Hukuki mesele müzakere olundu,
Karar kurulması için toplanması gereken bir delilin veya araştırılması gereken bir hususun kalmamış olduğu görüldü,
Başkanlıkça CMK.nın 229/1 inci maddesi gereğince kıdemsiz üyeden başlanmak üzere oylar ayrı ayrı toplandı,
Dosya tetkik edildi, müzakereye son verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ;
Başvuran Sanık Ş. P. vermiş olduğu 29/12/2016 tarihli istinaf dilekçesi ile Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2016 gün ve 2016/352 esas ve 2016/593 karar sayılı kararın yasaya aykırı olduğunu, yargılamanın istinaf mahkemesinde yeniden yapılmasını istemiştir.
İstinaf başvurusu üzerine;
Dairemizce kamu davası dosyasında CMK.nın 279/1 inci maddesi gereğince yapılan ön inceleme ve değerlendirmede;
1-)Sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığını ihlal suçu açısından CMK.nın 279/1.maddesi gereğince yapılan ön inceleme ve değerlendirmede;
Dosyada kamu davasının haber verilmesi kişiler açısından ve son kararın tebliğ edilmesi gereken kişiler açısından eksiklik bulunmadığı, keza işlendiği iddia olunan eylemin mümas olduğu kanuni tipe göre inceleme ve hukuki gerek görülürse istinaf kovuşturması yapma görevinin dahi mahkememiz dairesine ait bulunduğu, işlendiği iddia olunan eylemin mahkememiz adli sınırları içerisinde işlenmiş olması nedeniyle yargılama yetkisinin mahkememiz dairesine ait olduğu, başvuranın istinaf başvuru talebini yasanın aradığı 7 günlük yasal süresi içerisinde yaptığı, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan hükmün CMK.nın 272/1 inci maddesinde belirtilen hakkında istinaf yasa yoluna başvurulacak kararlardan olduğu, başvuranın sıfatı itibarıyla CMK.nın 273/4 üncü maddesinde belirtilen kişilerden olup, istinaf yasa yoluna başvurma hakkının bulunduğu tespit olunduğundan dairemizce yapılan başvuru yasa ve usule uygun bulunarak bu suçu açısından başvurunun esas inceleme yapılması için kabulüne karar verilmiştir.
2-)Sanığın üzerine atılı Bir Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağı Tahsil Amacıyla Hırsızlık suçu açısından CMK.nın 279/1.maddesi gereğince yapılan ön inceleme ve değerlendirmede;
Dosyada kamu davasının haber verilmesi kişiler açısından ve son kararın tebliğ edilmesi gereken kişiler açısından eksiklik bulunmadığı, keza işlendiği iddia olunan eylemin mümas olduğu kanuni tipe göre inceleme ve hukuki gerek görülürse istinaf kovuşturması yapma görevinin dahi mahkememiz dairesine ait bulunduğu, işlendiği iddia olunan eylemin mahkememiz adli sınırları içerisinde işlenmiş olması nedeniyle yargılama yetkisinin mahkememiz dairesine ait olduğu, başvuranın istinaf başvuru talebini yasanın aradığı 7 günlük yasal süresi içerisinde yaptığı ve başvuranın sıfatı itibarıyla CMK.nın 273/4 üncü maddesinde belirtilen kişilerden olup, istinaf yasa yoluna başvurma hakkının bulunduğu tespit olunmakla birlikte hakkında istinaf başvurusunda bulunulan hükmün CMK.nın 272/1 inci maddesinde belirtilen hakkında istinaf yasa yoluna başvurulacak kararlardan olmadığı, zira CMK.nın 272/3-a maddesinin 3.000,00 TL ye kadar adli para cezasından mahkumiyete ilişkin hükümlerin kesin olduğunu ve istinafı kabil olmadığını düzenlediği, mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün de bu hükümlerden olduğu, bu nedenle istinaf başvurusunun CMK.nın 279/1-b maddesi gereğince ön incelemede reddedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Dairemizce kamu davası dosyasında CMK.nın 280/1-2 inci maddesi gereğince konut dokunulmazlığını ihlal suçu açısından yapılan esas inceleme ve değerlendirmede;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hüküm yerinde gösterilen hüküm kurulmuş ise de;
İş bu hükümde ve hükmün tesisi için yapılan soruşturma ve kovuşturma evresindeki hukuki işlemlerde;
CMK.nın 191/3-a maddesi gereğince duruşmaya sanığın kimliğinin tespiti ile başlanmasını amir olduğu, sanığın T.C. Kimlik numarasının en temel kimlik bilgisi olduğu ve duruşmada dahi kimlik bilgileri arasında tespit edilmesinin gerektiği, bu durum hukuki eksiklik ise de, T.C. Kimlik numarasının gerekçeli kararda belirtilmiş olması nedeni ile duruşma zaptına eklenmemiş olması eleştirilir bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan son hükümde TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak hüküm kurulmamış ise de, bu maddedeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ve ehliyetlerin kısıtlanmasına infaz aşamasında karar verilmesinde yasal engel bulunmadığından ilk derece mahkemesinin hatalı uygulaması için bozma yapılmamış ve bu durum eleştirilir mahiyette görülmüştür.
Sanık Ş. P. hakkında Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2016 gün ve 2016/352 esas ve 2016/593 karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan TCK.nın 144/1-b maddesi gereğince 100 gün adli para cezası karşılığında 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, iş bu kararın nitelik itibarı ile kesin kararlardan olduğu ve istinaf edilme hakkının bulunmadığının aşikar olmasına göre ilk derece mahkemesince CMK.nın 276/1.maddesi gereğince bu talebin reddetmesi ve bu karara karşı yasa yoluna müracaat edilmesi halinde talebin CMK.nın 276/2.maddesi gereğince dairemizce incelenmesi gerekirken ilk derece mahkemesince zikrolunan hükmün tesis edilmemesi eleştirilir görülmüştür.
ANCAK;
1-)2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36/1 inci maddesi ile "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" şeklinde düzenleme ile herkesin yargı merciileri önünde savunma hakkına ve adil yargılanma hakkına sahip olduğunu düzenlendiği,
Anayasamızın bu düzenlemesine paralel olarak CMK.nun 147 nci maddesindeki "MADDE 147. - [1] Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a)Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b)Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c)Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
d)95 inci madde hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir.
e)Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.
f)Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır..." şeklindeki düzenleme ile müdafii seçme hakkının, yakalandığının yakınlarına bildirmesi hakkının, suç hakkında açıklama yapmamak ve susma hakkının, toplanmasını isteyebileceği somut delillerinin toplanmasını isteme ve şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak için lehine olan hususları ileri sürmek hakkının bulunduğunun hatırlatılmasına amir olduğu, savunma hakkının Anayasal ve yasal anlamda böylece dokunulmayacak şekilde korunduğu,
CMK.nın 289/1-h maddesinin ise "MADDE 289. - [1] Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır:
a) ...
h)Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması..." şeklindeki düzenlemesi ile hüküm için önemli hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olmasını kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlediği,
CMK.nın 280/1-b maddesinin ise "MADDE 280. - [1] Bölge adliye mahkemesi, Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesini, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
a) ...
b) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
c)... Karar verir" şeklindeki düzenlemesi ile kesin hukuka aykırılık hallerinin bulunduğu durumlarda hükmün bozulmasına karar verilmesini emrettiği,
Bu düzenlemeler ışığında ilk derece mahkemesinin hükmünde yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesinin hükmünden sonra yürürlüğe giren 24/11/2016 tarih ve 6763 Sayılı Kanunla CMK.nın 253. maddesinin başlığı "uzlaştırma" olarak değiştirildiği, CMK.nın 253/1-b-4 maddesinde konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaştırmaya tabi olduğunun düzenlendiği, her ne kadar konut dokunulmazlığını ihlal suçu hırsızlık suçu ile birlikte işlenmiş ise de, CMK.nın 253/3.maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yapılamayacağına ilişkin kısıtlamanın 6763 sayılı yasa ile kaldırılmış olması nedeni ile TCK.nın 144.maddesinin de uzlaşmaya tabi suç haline geldiği ve dolayısı ile konut dokunulmazlığını bozmak suçunun uzlaştırma kapsamına girmeyen bir suç ile birlikte değil, bu kapsama giren Bir Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağı Tahsil Amacıyla Hırsızlık suçu ile birlikte işlenmesi nedeni ile uzlaştırma kapsamında kaldığı, keza aynı kanunla CMK.nın 254. maddesinde yapılan değişiklikle kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyasının, uzlaştırma işlemlerinin CMK.nın 253. Maddesinde belirtilen esas ve usule göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderileceğinin belirtilmekte olduğu, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kabulüne göre eylemin mümas görüldüğü TCK.nın 116/1. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yaptırılması için kamu davası dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği, zira uzlaştırmanın bir usul müessesesi olmasına karşın kamu davasının düşmesi neticesini tevlit etmesi nedeniyle maddi sonuçlarının da bulunduğunun açık olması karşısında uzlaştırma işlemlerinde TCK.nın 7. maddesi gereğince lehe kanun değerlendirmesi yapmakta hukuki zorunluluk bulunduğu, iş bu dosyada kanunun hükümden sonra yürürlüğe girmiş olması nedeniyle uzlaştırma işlemleri yaptırılmadan istinaf denetimine gönderildiği, kanun koyucunun bu düzenleme ile sanığa hakkındaki ceza takibatını uzlaştırma yolu ile sonlandırma imkanı tanıdığı, sanığın bu yolu kullanarak hakkındaki kamu davasının düşmesini temin edebilme imkanının var olmasına göre, bu yola tevessül edilmeden tesis olunacak her işlemin bu aşamadan sonra sanığın savunma hakkını kısıtlayacak mahiyette olduğu, uzlaştırma müessesesinin maddi sonuçları olması ve TCK.nın 7. maddesi gereğince lehe kanun değerlendirilmesi yapmakta hukuki zorunluluk bulunması nedeniyle uzlaştırma işlemi sanığın tereddütsüz lehine görüldüğünden TCK.nın 7. maddesi atfı ile kovuşturma evresinde yürürlükte olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince yapılmamış olan uzlaştırma işlemlerinin; kanunun yürürlüğünden sonra sanığın savunma hakkını kısıtlar hale getirdiği, bununda kesin hukuka aykırılık hali olduğu,
2-)İlk derece mahkemesinin kabulüne göre, her ne kadar ilk derece mahkemesince tasdikli bir sureti dosya içine alınmamış ise de, dosya kapsamından sanık hakkında aynı ilk derece mahkemesinin 2012/265 esas sırasında kayıtlı katılana karşı aynı yerden su borularını çalmaya teşebbüs etmek suçundan dolayı da kamu davası açıldığının ve yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verildiğinin anlaşılmakta olduğu, ancak bu suça ilişkin iddianame ve karar örneği dosya içerisine alınmadığından ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dava açılıp açılmadığının anlaşılamadığı, bu açıdan yapılacak inceleme sonucunda diğer davasında da konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kamu davası açılmış olması halinde Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 01/12/2016 gün, 2015/11177 esas ve 2016/16051 karar sayılı, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 31/03/2015 gün, 2014/6330 esas ve 2015/6654 karar sayılı ve Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20/10/2016 gün, 2016/11112 esas ve 2016/10851 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere iki konut dokunulmazlığını ihlal suçu arasında 10 gün süre bulunması nedeni ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, bu yönde işlem tesis edilmemiş olması,
Hususları hukuka aykırı hususlar olarak tespit edilmiş olup hüküm bu yönlerden bozmayı gerektirir mahiyette görülmüştür.
Her ne kadar iş bu karardaki 2. maddedeki bozma nedeni CMK.nın 289. maddesindeki kesin hukuki aykırılık nedenlerinden biri değil ise de ve istinaf mahkemelerinin CMK.nın 289. maddesindeki kesin hukuka aykırılık halleri dışında bozma kararı verebilmelerine yasal imkan yok ise de, bu durumun aynı dava dosyasında kesin hukuka aykırılık hallerinden birinin bulunmadığı durumlar için olduğu, istinaf mahkemesinin CMK.nın 289. maddesindeki kesin hukuka aykırılık hallerinden birinin varlığını tespit etmiş olması halinde bu bozma kararına ek olarak tespit ettiği ve CMK.nın 289. maddesinde yazılı olan kesin hukuka aykırılık halleri dışındaki hukuka aykırılık nedenleri ile de bozma kararı verebileceğinin tartışmasız olduğu, bu nedenle 2. maddedeki bozma sebebinde bu yönden yasaya aykırılık bulunmadığı tereddütsüz görülmüş ve kabul bu şekil yapılmıştır.
Bu kabullere göre de aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM; İzah olunan gerekçeye ve oluşan vicdani kanıya göre;
Sanık Ş. P.'nun istinaf başvurusuna istinaden yapılan istinaf denetiminde;
1-)Sanık Ş. P.'nun nitelikli hırsızlık suçundan istinaf başvuru dilekçesi gözetilerek yapılan istinaf denetimi ön inceleme evresinde ilk derece mahkemesi kararının kesin nitelikteki kararlardan olması nedeni ile İSTİNAF BAŞVURUSUNUNCMK.nın 279/1. maddesi gereğince ön inceleme sonucunda REDDİNE,
2-)Sanık Ş. P.'nun konut dokunulmazlığını ihlal suçundan istinaf başvurusuna istinaden yapılan istinaf denetiminde istinaf başvurusunun ESASTAN KABULU ile; CMK.nın 289/1-h maddesi delaletiyle 280/1-b maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA
Kamu davası dosyasının ilk derece mahkemesine İADESİNE,
Konut Dokunulmazlığını Bozmak suçundan verilen karara karşı yasa yolları kapalı kesin olarak,
Nitelikli hırsızlık suçundan verilen karara karşı karar yoklukta verilmekle kararın tebliği tarihinden itibaren, 7 günlük yasal süresi içerisinde, mahkememiz dairesine veya mahkememize gönderilmek üzere herhangi bir Bölge Adliye Mahkemesine, Bölge Adliye Mahkemesinin olmadığı yerlerde herhangi bir Ağır Ceza Mahkemesine, Ağır Ceza Mahkemesinin olmadığı yerlerde de herhangi bir Asliye Ceza Mahkemesine bir dilekçe vermek suretiyle veya tutanağa bağlanmak ve mahkeme hakimine onaylatılmak koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere ve iş bu başvuru yollarına belirtilen yasal süreler içerisinde, belirtilen şekilde ve usulde müracaat edilmemesi halinde kesinleştirilmek üzere iddia makamının yokluğunda oybirliği ile karar verildi. 06/02/2017 (¤¤)