(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 226, 230, 253, 279, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 6, 62, 141, 142, 143) (YCGK 07.04.2015 T. 2014/2-833 E. 2015/98 K.) (YCGK 06.05.2014 T. 2013/2-687 E. 2014/228 K.) (YCGK 14.04.2015 T. 2014/2-641 E. 2015/103 K.)
Mahalli mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
1-Birçok Yargıtay kararında da vurgulandığı üzere; Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve istinaf denetimine imkan verecek biçimde olması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemelerinin gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak;
a) Olay günü yaz zaati uygulaması nedeniyle güneşin saat 20.31'de battığı, gece vaktinin TCK'nun 6/1-e maddesi gereği saat 21.31'de başladığının anlaşılmasına karşın, saat 20.36'da işlendiği kabul edilen eylemin ne suretle gece vakti işlendiği kabul edilip suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 143/1.maddesi gereği artırım uygulandığı hususunun karar yerinde açıkça tartışılmadan hüküm kurulması,
b) Açık alana direksiyon kilidi ile kilitlenen motosikletin çalınması eyleminin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.04.2015 gün ve 833-98, 06.05.2014 gün ve 687-228,06.05.2014 gün ve 430-227,14.04.2015 gün ve 2014/2-641 Esas,2015/103 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere TCK'nun 142/1-e maddesi kapsamında kabul edilmesine karşın, eylemin TCK'nun 141/1.maddesi kapsamında kaldığı yönündeki kabul gerekçelerinin karar yerinde açıklanıp tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
sebebiyle CMK'nun 289/1-g maddesine muhalefet edildiği,
2-Sanık hakkında iddianamede TCK'nun 142/1-e maddesi sevki ile kamu davası açıldığı halde CMK'nun 226/1.maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nun 141/1.maddesinin uygulanması sonucu suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından CMK'nun 289/1-h maddesine muhalefet edildiği,
anlaşıldığından CMK'nun 280/1-b maddesi gereği hükmün BOZULMASINA,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Eylemin mahkemece TCK'nun 141/1.maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmesine karşın 02/12/2016 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre suça sürüklenen çocuğa isnat edilen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı, uzlaşmanın bir kovuşturma şartı olduğu nazara alındığında uzlaştırma yapılmaksızın hüküm kurulması,
TCK'nun 62.maddesi gereği yapılan indirim sonucu cezanın 7 ay 6 gün yerine 7 ay 23 gün olarak fazla hesaplanıp sonuç olarak 4320 TL yerine 4660 TL adli para cezasına hükmolunarak suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayini,
Usule aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan Bakırköy Cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nun 286/1.maddesi gereği kesin olarak 06/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)