(5271 S. K. m. 150, 188, 196, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 168) (5395 S. K. m. 35)
Mahalli mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek gereği düşünüldü:
Her iki suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan ve kesin nitelikte olması sebebiyle istinaf konusu edilemeyen mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde, mağdurun zararının karşılandığı yönündeki beyanına ve hırsızlık suçunda TCK'nun 168/1.maddesinin uygulanmasına rağmen, TCK'nun 168.maddesi gereği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması sebebiyle fazla ceza tayin edilmesi hususuna ilişkin olarak mahallinde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.
(1)Suça sürüklenen çocuk B.K.'e yönelik hüküm yönünden;
*Başka suçtan başka yer cezaevinde hükümlü olarak bulunan ve vareste tutulma talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak hükmün tefhim olunduğu oturumda bizzat ya da Segbis yöntemi ile hazır edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi,
*Suça sürüklenen çocuğun, hükmün verildiği tarihte henüz 18 yaşını doldurmamış olması sebebiyle, suça sürüklenen çocuk müdafiinin son celse hazır bulundurulması gerekirken, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 150/2 ve 188/1 maddelerine aykırı davranılarak, savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından, CMK'nun 289/1-h maddesi aracılığı ile CMK'nun 280/1-b maddesi gereği hükmün BOZULMASINA,
Kabul ve uygulamaya göre de;
*Kısa kararın açıklandığı 14.12.2016 tarihli celsede suça sürüklenen çocuk B. müdafinin duruşmaya geldiği yazılı olmasına rağmen hüküm fıkrası sonunda suça sürüklenen çocuk B. müdafinin yokluğunda hüküm kurulduğunun yazılması suretiyle hüküm kısa kararın karışıklığa uğratılması,
*30.03.2016 tarihli celsede zararının karşılandığını beyan eden mağdura zararın hangi tarihte karşılandığı sorularak, duruma göre TCK'nun 168/1 veya 168/2 maddelerinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Suça sürüklenen çocuk S. C.'a yönelik hüküm yönünden;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından CMK'nun 289/1-h maddesi aracılığı ile CMK'nun 280/1-b maddesi gereği hükmün BOZULMASINA,
Kabul ve uygulamaya göre de;
30.03.2016 tarihli celsede zararının karşılandığını beyan eden mağdura zararın hangi tarihte karşılandığı sorularak, duruma göre TCK'nun 168/1 veya 168/2 maddelerinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi,
Usule aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuklar S.C. ve B.K. müdafilerinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olarak 02.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)