T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1408
KARAR NO: 2025/1497
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 07/10/2024
NUMARASI: 2024/416 Esas- 2024/884 Karar
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1.ATM 2024/417 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı borçlu tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına itiraz edilmiş olduğunu, itiraz üzerine icra takibinin durdurulmuş olduğunu, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali amacıyla bu davanın açılma zarureti olduğunu, itirazın iptali davasına dayanak alacağın, ... Ticaret AŞ 'nin İşletimine Verilen Çiçek Büfesinin Davalı Tarafından Haksız İşgaline dayandığını, davalı borçlu ile müvekkili şirket arasındaki 01/12/2016 tarihli 16 nolu Çiçek Büfe işletme sözleşmesinin süresi dolmuş olmasına rağmen davalı borçlunun ... nolu Çiçek Büfesini hukuki bir ilişkiye dayanmaksızın kullanmaya devam etmiş olduğunu, fazuli şagil olduğunu, davalı borçlunun icra takip dosyasına itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile, davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takipten sonra reeskont avans faizi ve haksız itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu davanın itirazın iptali için kanunda öngörülen 1 yıllık süreden sonra açıldığını, müvekkilinin tacir olmadığını, esnaf olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevli olmadığını, taraflar arasında kira sözleşmesi söz konusu olduğundan, davacının ecrimisil istemi içeren davasının reddi gerektiğini, davacının kira alacağının taraflar arasındaki 01.12.2016 tarihli sözleşmeye göre hesap edilmesi gerektiğini, bu yönü ile bahse konu kira alacağının yargılamaya muhtaç olduğunu, alacağın likit olmadığını, davacının davasının usul ve esastan reddine, görevsiz ve yetkisiz mahkemelerde yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de dikkate alınarak yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen yine mahkememize ait 2024/417 Esas sayılı dosyası yönünden Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına itiraz edildiği, itiraz üzerine icra takibi durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasına dayanak alacağın ... Ticaret A.Ş.'nin işletimine verilen Çiçek Büfesinin davalı tarafından haksız işgaline dayandığını, davacı müvekkilinin ... Ticaret A.Ş. (... A.Ş.) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak TTK. hükümleri kapsamında kurulmuş bir sermaye şirketi olduğunu, müvekkilin ... A.Ş., sermayesinin 099,87 hisse oranına sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) iştirak şirketi olduğunu, hal böyleyken, davacı müvekkilinin şirket yapısı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde TBK., TTK. hükümlerinin yanı sıra 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve sair mevzuay hükümlerine de tabidir. 30.11.2007 tarihli 2860 sayılı İBB meclis kararı ile mülkiyetli İBB'ye ait olan çiçek satış büfelerinin davalı borçlu ile müvekkili şirket arasındaki 01.12.2016 tarihli 9 no.lu çiçek büfesi işletme sözleşmesinin süresi dolmuş olmasına rağmen davalı borçlunun 9 nolu çiçek büfesini hukuki bir ilişkiye dayanmaksızın kullanmaya devamı etmiş olup fuzul-i saik olduğunu, davalı borçlu ile müvekkili şirket arasındaki işbu davaya konu alacağa dayanak sözleşmenin 30.06.2017 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen davalı borçlunun 9 no.lu çiçek büfesini tahliye etmemiş olup haksız işgalle işletmeye ve gelir elde etmeye devam ettiğini, davalı borçlu haksız işgalle kullanımından kaynaklı kullanım bedeli de ödemediğini, davalı borçlu ödeme emrine itiraz etmiş olmasına rağmen bir süre sonra dosyaya kışmi ödeme yapmıştır. davacının itirazı haksız olduğundan itirazın iptali ile yaptırılacak hesaplamaya göre takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı borçlu ödeme emrine itiraz etmiş olmasına rağmen bir süre sonra dosyaya kısmi ödeme yapmıştır. davacının itirazı haksız olduğundan itirazın iptali ile yaptırılacak hesaplamaya göre takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı borçlunun icra takip dosyasına itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek; davanın kabulüne, davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Saylı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takipten sonra reeskont avans faizi işletilmesine ve haksız itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın 420'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Yerel mahkemece 07/10/2024 tarihli karar ile "...Somut olayda, taraflar arasındaki kira ilişkisinin son bulduğu iddiasıyla davacının davalıdan haksız kullanım tazminatı olan ecrimisilin tahsili istemi ile icra takibi başlattığı, davalının takibin haksız olduğunu belirtip borca itiraz ettiği, 6102 Sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, davalının tacir sıfatının araştırılması yönünden Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı içeriğinden, davalının tacir olmadığı hususunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan 01/12/2016 başlangıç tarihli sözleşme ile davaya konu "..." adresindeki ... nolu Çiçek Satış Büfesinin / Kioskun davalıya kiraya verildiği, kira ilişkisinin sona ermesine rağmen davalının taşınmazı kullanmaya devam ettiği, davalının fuzuli şagil olduğu iddiasıyla haksız kullanım bedeli talep edildiğine göre anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/1. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevinde bulunduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak; 1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,(ihtarat yapıldı) 3- HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece taraflar arasındaki hukuki ilişki ve dava konusu hakkında hatalı niteleme yapıldığını, Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen ve taraflarının gene davacı müvekkil ... A.Ş. Ve davalının da gene çiçek büfe işletmecisi olduğu aynı nitelikli davaya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2024/5038 esas 2024/2666 karar numaralı 18.12.2024 Tarihli kesin nitelikli kararında taraflar arasındaki hukuki ilişki nitelemesi değerlendirildiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kira sözleşmesi çerçevesinde değil ticari işletme ilişkisinin dayanak olduğu ve bu şekilde değerlendirilmesi gerektiği kesinleştiğini, Her ne kadar aynı kararda müvekkili şirketin tacir olmamasından ötürü davanın mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle Ticaret Mahkemelerinin görevine ilişkin olumsuz değerlendirme yapılmışsa da; işbu Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayanak olarak gösterildiği Yargıtay HGK 2023/1-235 E. 2024/195 K. Numaralı kararında davacı kurum; Milli Emlak Müdürlüğü ve Van Belediyesi olup idari kurumlar nezdindeki hukuki ilişki bu şekilde saptandığını, somut olayında ise müvekkilin tabi olduğu hukuk aşağıda ayrıntılı açıklanacağı üzere Ticaret Kanunu olduğundan bu anlamda Bölge Adliye Mahkemesi kararına esas alınan HGK kararından ayrıldığını, somut olayda yürütülen faaliyetin hukuki rejiminin; davaya konu işlemlerin dayanağının ne olduğuna gelindiğinde; davacı müvekkil ''... Anonim Şirketi'' İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 5216 Sayılı kanun kapsamında kurulmuş Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bir sermaye şirketi olduğunu, bu anlamda müvekkil şirket yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde başta Türk Ticaret Kanunu olmak üzere sair diğer mevzuat hükümlerine tabi olduğunu, davaya konu işletme olan büfeye ilişkin olarak süreci özetlemek gerekirse; 30.11.2007 tarihli 2860 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisi, elde edilecek gelirin %50'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesine ödenmesi kaydıyla 10 yıl süre ile ... A.Ş.’ye verilmiştir. Büfelerinin 10 yıllık işletme süresinin 30.11.2017 tarihinde dolması sebebiyle ilgili Meclis Kararının yenilenmesi ile 17.07.2020 tarihli 604 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile 30.11.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıl süre ile çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisi müvekkil şirket ... A.Ş.’ye verilmiştir. Yeri gelmişken belirtmek isteriz ki davaya konu büfeye ilişkin meclis kararı ile verilen işletme yetkisinin süresi 2022 yılında dolmuş olup müvekkil şirketin dava konusu büfede tasarruf yetkisi sonlandığını, taraflar (müvekkil ile davalı) arasındaki sözleşmenin 4.1. Maddesinde görüleceği üzere büfenin münhasıran çiçek satış büfesi olarak işletilmesi olup bu amacın dışında kullanımı mümkün olmadığını, Yani sözleşme konusu, yerin işletme işi olduğundan ve bu husus taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiyi gösterdiğinden, davalının kendisine bu kapsamda tebliğ edilen faturalara itiraz etmemesi de hukuki ilişkiyi doğrular nitelikte olduğunu, bu anlamda taraflar arasındaki ilişki ve uygulanacak hukuk Ticaret Kanunu kapsamında ticari iş olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Zira; TTK madde 3'de bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iş olarak nitelendirilmiş ve 4. Madde ile de her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olacağı düzenlendiğini, Müvekkil Şirket TTK hükümlerine göre kurulmuş bir ticari işletme olup, şirketin tasarrufu altında olan bir yerin yine ticari olarak davalı tarafından işletilmesi nedeniyle icra takibi başlatılmış olduğundan davaya konu uyuşmazlıkta görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya konu somut olayda taraflar arasındaki ilişkide de davalı ile müvekkil arasındaki ilişkinin yanı sıra müvekkil ile işbu büfelerin işletilmesine olanak sağlayan istanbul büyükşehir belediye arasındaki hukuki ilişkinin de tespiti önemli olduğunu, zira bu ilişkide taraflar kamu ihale kanunu ve türk ticaret kanununa tabi olduklarını, müvekkil şirket belediye meclis kararı ile aldığı "çiçek büfesi işletme işinden" kaynaklı ibb'nin kiracısı olmamıştır. idare konumunda olan ibb ile müvekil şirket arasında kiracılık ilişkisi bulunmuyorken davalı ile kiracılık ilişkisi yaratmak kanuna aykırı bir nitelendirme olduğunu, bu açıdan da verilen görevsizlik kararı çerçevesinde sulh hukuk mahkemesinde bu uyuşmazlığın çözülmesi hem tarafların sorumlulukları ve işleyecek faiz yönlerinden hatalı olacağını, temelde ihale ile alınmış ve daha sonra gene ihale ile münhasır ve sınırlı bir yetki ile sadece çiçekçi olarak işletilmesi zorunluluğu kapsamında yapılmış bir işlem mevcut olup üst kanuna (TTK,2886 Sy.Devlet İhale Kanunu, 4734 Sy.Kamu İhale Kanunu ve sair kanunlar)tabi tarafların yetki ve sorumluluklarının ve bu hukuki ilişkinin; Borçlar Kanunu'ndaki hükümlere göre tasnifi mümkün olmadığını, icra takibine konu alacak haksız işgalden kaynaklı doğduğunu, görevsizlik kararı hukukun yeknesaklığı ilkelerine aykırı olduğunu, Bunun yanı sıra aynı nitelikli, tamamen aynı hukuki ilişkiye; işletme sözleşmesine ilişkin gene müvekkilin davacı, karşı tarafın ise farklı bir çiçek büfesi işletmecisi olduğu aynı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2024/418 Esas sayılı dosyada aynı mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiş olup bu durum da kararlar arasında çelişki yaratarak hukukun güvenilirliğini zedelediğini, bu nedenle eldeki dava hukuki nitelik olarak asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğinden yerel mahkemece, işin esasına girilerek davanın esas yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine ilişkin görevsizlik kararının kaldırılarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespiti ve kabulü ile esasa girilerek karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf uhdesine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.
DOSYADA YER ALAN DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, haksız kullanım iddiasına dayalı ecrimisilin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı davalı ile yaptığı 01/12/2016 tarihli büfe işletme sözleşmesini ve İBB Meclisinin 13/09/2007 tarihli 1729 sayılı kararı ile 30/11/2007 tarihli 2860 sayılı kararını dosya içerisine sunmuştur.Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, alacaklının ... Ürünleri Tic. A.Ş , borçlunun ..., takip tarihinin 06/10/2022 , takip miktarının 89.881,75TL , takip konusunun haksız kullanım bedeli olduğu anlaşılmıştır.“...Davalı, dava konusu taşınmazda işgalci olmadığını, kira sözleşmesine dayanarak taşınmazı kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacıların miras bırakanı ile davalı arasında kira ilişkisi kurulup kurulmadığının saptanması için HMK'nun 4.maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.Hakim tarafların bildirdikleri vakıalara göre dava konusu olayı tespit eder ve ona gerekli hukuk kurallarını uygular. Somut olayda dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup, tahliyeye yönelik bir istek bulunmamaktadır.Hâl böyle olunca, davacıların mirasbırakanı ile davalı arasında geçerli bir kira ilişkisi kurulup kurulmadığının açıklığa kavuşturulması hukuken geçerli bir kira ilişkisinin varlığının saptanması halinde haksız kullanımdan bahsedilemeyeceğinden davanın reddedilmesi, aksi halde davalının kullanımının geçerli bir nedene dayanmadığı gözetilerek mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...”(1. Hukuk Dairesi E. 2015/6072 K. 2018/441 T. 18.01.2018) “...Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, kira ilişkisinden söz edilmek ve davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Ne var ki, eldeki dava, davalının çekişme konusu taşınmazı fuzulen işgal ettiğinden bahisle açıldığına göre; anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/1. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevinde bulunduğu kuşkusuzdur. Görev, kamu düzeniyle ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunlu bir usul kuralıdır.Hâl böyle olunca, işin esasının incelenmesi, taraflar arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisinin varlığının saptanması halinde davanın reddedilmesi, aksi halde el atmanın önlenmesi ve ecrimisil yönlerinden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir...”(1. Hukuk Dairesi E. 2016/495 K. 2016/544 T. 19.01.2016) Somut olayda; davacı ile davalının çiçek büfesi işletme sözleşmesi yaptığı, davacının sözleşmenin bitmesine rağmen davalının 16 nolu çiçek büfesini haksız işgalci olarak kullandığından bahisle takip başlattığı, davalının buna itiraz ettiği, dolayısıyla davacının talebinin haksız işgale dayalı ecrimisil olduğu, yukarıda belirtildiği üzere bu tür davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, sözleşmenin geçerli olması halinde takibin iptali, aksi halde ise ecrimisil bedelinin tespiti ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği, Bu itibarla, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmesi uyarınca açılan davalara bakma görevi Asliye Hukuk mahkemesine ait olduğundan İDM'nin görevsizlik kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, Davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/416 Esas- 2024/884 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf maktu karar ve ilam harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025