T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/750
KARAR NO: 2026/1362
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 02/07/2025
NUMARASI: 2019/699 Esas- 2025/606 Karar
DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılarak müvekkillerine icra emri gönderildiğini, davalılardan... yapmış olduğu ipotek sözleşmesinde ipotek miktarının 100.000,00 TL olduğunu bilerek işlem yaptığını, oysa birbirini takip eden değişik kredi sözleşmeleri yapılmış olduğunu, bu sözleşmelerin incelemeden ve müzakere etmeden kendisine bu ipotek tesisi yapıldığını, dosyaya ipraz edilen resmi senet incelendiğinde resmi senette borç miktarının gösterilmediğini, müvekkili icra dosyasındaki ödeme emri ile 870.000,00 TL bedelli ipotek vermiş olduğunu anladığını, müzakere yapılmadan , borç kendisine izah edilmeden ve borç miktarı boş olarak belgeler imzalatıldığından haksız şart oluştuğunu, yapılan ipotek tesisi ve tüketici kredisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu , yasanın aradığı şartların hiçbiri mevcut olmadığını, müzakeresiz ve usule aykırı yapılan işlemlerin hukuken geçerli olmadığını, usulsüz yapılan icra takibinin iptali gerektiğini belirterek müvekkillerinin istem ve iradesi dışında yapılmış olan 4077 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak tesis edilmiş bulunan ipotek işleminin haksız şart gerçekleşmiş olduğundan iptaline, teminat karşılığından veya teminatsız olarak dava sonucuna kadar tedbiren satış işlemlerinin durdurulmasına, cezai ve hukuki dava haklarının saklı tutulmasına, dava masraf ve vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini,
Davalı ... A.Ş vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle : Yapılan ipotek tesisi Resmi Makam olan Maltepe Tapu Müdürlüğünce tarafların hür ve açık irade beyanı ile imza altına alınan İpotek resim Senedi ve İpotek Resmi Belgesine dayandığını, davacıların ipotek tesisinin usule ve yasaya aykırı olduğu iddiasını tamamen gerçek dışı olduğunu, davacıların ve vekilinin bu davayı açarken düşmüş olduğu hata dilekçelerinin 3. Maddesinde ortaya çıktığını, Davacı...'nin Tapu Memuru huzurunda tüm bu resmi belgeleri ve ipotek resmi senedini imzalamış olduğunu, içeriğinde yazan tüm hususları resmi makam önünde bilinçli bir şekilde kabul etmiş olduğunu, ipotek veren... taşınmazını teminat olarak verirken ileride doğabilecek her türlü sonuçtan haberdar olarak taşınmazla ilgili hukuki süreç başladığında bu yönde bir itiraz yapmaya ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle davacılar tarafından iddia edilen tüm hususlar kötü niyetli ve gerçek dışı olduğunu, ilgili kredilerin tüketici kredisi olmadığını, kredilerin ticari kredi niteliğinde olduğunu, iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aksinin düşünülmesi halinde davacıların haksız ve hukuka aykırı davalarının reddi gerektiğini, haksız ve ipotek işleminin iptali isteminin kötü niyetli olarak borçtan kurdulmak ve alacağın tahsilini geciktirmek maksadı ile talep eden davacıların %20 ' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İstanbul Anadolu 3. Tüketici Mahkemesi'nin 24/10/2018 tarih 2017/888 Esas 2018/835 karar sayılı kararında Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek mahkememiz 2019/699 Esas sayısını aldığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Yerel mahkemece 02/07/2025 tarihli karar ile ; dava konusu 28246 yevmiye nolu 28.10.2015 tarihli ipotek resmi senedinin iptaline ilişkin davanın kanıtlanamadığı anlaşılmakla;
Kanıtlanamayan davanın REDDİNE " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;"... ilk derece mahkemesi tarafından tesis edilen kararın hukuka aykırılık teşkil ettiği kanaatindeyiz. Bu sebeple dosya muhteviyatında mevcut olan ve tarafımızca sunulmuş uzman görüşleri dikkate alınmak suretiyle ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesinden geçirilerek kaldırılmasını ve taleplerimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmekteyiz. Yukarıda izah edilen ve resen göz önünde bulundurulacak sebepler ile; İstanbul Anadolu 11.asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/699 Esas - 2025/606 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesinden geçirilerek kaldırılmasını ve taleplerimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini" istinafen arz ve talep ederiz demiştir.
Davalı ...Anonim Şirketi A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; sadece vekalet ücreti bakımından istinaf kanun yoluna başvurmakla birlikte, müvekkil lehine hükmedilen vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanarak belirlenmesini ve diğer tüm yönleriyle ilk derece mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava genel kredi sözleşmesi kapsamında mesken niteliğindeki taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin terkini davasıdır.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Davacı vekili ile Davalı Banka vekili tarafından İDM kararı istinaf edilmiştir.
Davacı Vekili ve Davalı Banka vekili tarafından İstinaf başvurusundan feragat dilekçesi sunulmuştur.
Taraf vekillerinin Vekaletnamesi incelendiğinde Kanun yollarından ve davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
HMK' nın 349.maddesinde, istinaf başvuru hakkında feragati düzenlemiştir. HMK Madde 349 2.fıkrasında "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya BAM'a gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, BAM'a gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeni ile reddolunur." düzenlemesi dikkate alınarak davacılar vekili ile davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulundukları, dosyanın dairemize geldikten sonra davacılar vekili ile davalı istinaf başvuru talebinden feragat etmiş olmakla, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı feragat nedeni ile reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı ile davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. bendi ile aynı Kanun'un 361 ve 362. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2026