(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 142)
Yerel Mahkeme tarafından verilen hükme karşı katılan Ç. A. tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla başvurunun kararın niteliği, suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, müştekiyi Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak ve recek biçimde olması gerektiği nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık ve net olarak olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği anlaşılmakla;
Dosya kapsamına göre, olay tarihinde müşteki F.’in arkadaşı olan C. K. ve onun vasıtasıyla tanıştığı sanık ile birlikte bir kafede oturdukları sırada, sanığın dayısı ile konuşmak bahanesiyle müşteki F.'ten cep telefonunu istediği, müştekinin de diğer müşteki olan annesi Ç.'e ait olan telefonu sanığa verdiği, sanığın telefonla konuşuyormuş gibi yaparak müştekinin yanından uzaklaşarak telefonu çaldığı iddia edilen olayda,
1-Tanık C. .K.’nın 7.2.2017 tarihli celsede zorla getirtilmesine karar verildiği, bir sonraki celse tanığın hazır edilmediği ve cevapta verilmediği halde, tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği anlaşılmakla, öncelikle olayın tek görgü tanığı olan C. K. hakkında çıkartılan zorla getirme emrinin akibeti sorulup, tanığın duruşmada hazır edilmesi için gerekli bütün araştırmalar yapılıp tanığın olayla ilgili bilgi ve görgüsü tespit edildikten sonra bütün delillerin bir arada değerlendirilmesi gerekirken tanık dinlenmeden ve hangi gerekçeyle dinlenilmesinden vazgeçildiği belirtilmeden,
2-Kabule göre de olayın bir kafede gerçekleştiğinin iddia olunması karşısında, keşif yapılarak olayın gerçekleştiği yer şayet bina vasfında bir yer ise eyleminin TCK’nın 142/2-h; aksi takdirde aynı Yasanın 141/1 maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ve gerekçeden yoksun şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK 289/1-g ve 280/1-b maddelerine aykırı davranılması nedeniyle hükmün BOZULMASINA, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 283.maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, Kesin olmak üzere 13/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)