(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 253, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 31, 35, 141, 142, 143)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı SSÇ müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurunun kapsamına göre istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği;
Ancak,
Her ne kadar SSÇ hakkında yerel mahkeme tarafından TCK 142/2-h, 143, 35, 31/3.maddeleri gereğince hüküm kurulmuş ise de;
Müştekinin şoförlüğünü yaptığı minibüsün arka sol camının açık bırakılmasından yararlanarak içeriye girip bozuk paraları alırken yakalanan SSÇ’nin eyleminin dosya kapsamı, oluşa göre araç kilitli kabul edilemeyeceğinden uzlaşmaya tabi olan TCK 141, 143, 35., 31/3.maddeleri kapsamında kaldığı;
02.12.2016 tarih 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı,5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin olayda uygulanmasının sadece temel cezayı artırdığı ancak suçu nitelikli hale dönüştürmediği 5271 sayılı yasanın 253.maddesinde işlenen suç nedeniyle artırım maddesinin uygulanması halinde suçun uzlaşma kapsamından çıkacağına ilişkin herhangi bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı anlaşılmakla;
SSÇ müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden öncelikle SSÇ hakkında uzlaşma yoluna gidilerek sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde kurulan hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE
Dair, Kesin olmak üzere 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)