(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289) (1412 S. K. m. 308) (5237 S. K. m. 142)
Yerel Mahkeme tarafından verilen hükme karşı sanık A. İ. vekili ve sanık H. O. Ç. tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla başvurunun kararın niteliği, suç tarihine ve istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, gerekçede, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanması, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanunu'nda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtildiği, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacağı, bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu, hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesinin 1412 sayılı Kanun'un 308/7 ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacağı anlaşılmakla, incelenen dosya kapsamına göre yazılı şekilde gerekçesiz olarak mahkumiyete ilişkin hükümler kurulması,
2- Dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan bir kısım soruşturma aşamasına ilişkin belge ve tutanakların onaysız fotokopi olduğu anlaşılmakla; sonradan değiştirilmesini önlemek, delil olma yeteneğini ve güveni sağlamak amacıyla Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 133/2. maddesinde yer alan “Ayrılan soruşturma evrakına, ilk dosyadaki belgelerden ilgili olanların birer örneği aktarılır” hükmü de gözetilerek ilgili evrakların aslı ya da onaylı örnekleri denetime imkan verecek şekilde dosyada bulundurulmadan,
3- İddianamede müştekiler C. C. M. ve S. A. M.’in Finans Bankası Bakırköy Çarşı Şubesinde bulunan ortak hesaplarından bilgileri dışında internet şifre ve bilgileri ele geçirilerek internet bankacılığı yoluyla atılı suçun işlendiğinin belirtildiği, dosya kapsamındaki Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen araştırma raporuna göre ise, müştekilere ait hesaptan sanık O. İ.’in telefon bankacılığı kullanmak suretiyle müşteri adına bankayla görüşüp havale işlemlerini yaptırdığının belirtildiği anlaşılmakla, dosya kapsamından ve gerekçeden eylemin müştekilere ait internet bankacılığı şifresi ele geçirilerek internet bankacılığı yoluyla mı, yoksa interaktif telefon bankacılığı üzerinden yetkisiz erişimde bulunularak telefon bankacılığı yetkilisine kullandığı hile ve desiselerle kendisinin müşteki olduğuna indirmek suretiyle mi gerçekleştirildiği araştırılıp suç vasfı tayin edilmeden,
4-Hakkında beraat kararı kesinleşen sanık İ. G.’ın kollukta alınan beyanında, arkadaşı olan hakkında ek takipsizlik kararı verilen R. B.’ten çalıştığı yerin hesabına para yatıracağını söyleyerek banka kartını aldığını, daha önceden portakal işinde beraber çalıştığı A. isimli şahsa bu kartı verdiğini, yaptığı araştırmada bu şahsın isminin A. İ. olduğunu öğrendiğini, mahkemede talimatla alınan beyanında ise; suç tarihinde sanık M. İ.’in kendisine İstanbul’dan para geleceğini birkaç günlüğüne kart lazım olduğunu söylediğini, kendisinin de yardımcı olmak için R. B.’ten ihtiyacı olduğunu söyleyerek kartı alıp M. İ.’e verdiğini beyan etmesi, sanık A. İ.’in ise aşamalarda alınan beyanlarında atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında, İ. G.’ın aşamalardaki beyanları arasındaki çelişki giderilmeye çalışılıp aşamalarda yüzleştirme işlemi de yapılmadığı anlaşılmakla, usulüne uygun bir şekilde birden fazla kişi arasından A. İ.’in şahsen; mümkün olmaz ise birden fazla kişiye ait fotoğraflar arasından şahsa gösterilip kartını alan kişinin sanık A. İ. olup olmadığı araştırılmadığından,
5-Dosya kapsamında bulunan Osmaniye Asliye Ceza Mahkemesine Müştekisi M. Ç., suçtan zarar gören Garanti Bankası, sanıkları H. O. Ç., O. İ. ve S. D. olan sanıklar hakkında aynı olayla ilgili olarak kamu davası açıldığı anlaşılmakla söz konusu dava dosyasının neticesi araştırılıp delil olabilecek belgeler varsa onaylı suretleri dosya arasına konulmadan,
Kabule göre de;
Mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkında hangi gerekçeyle olayda uygulama imkanı bulunmayan “adet, tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık” suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapıldığı belirtilmeden, eksik inceleme ve gerekçeden yoksun şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK 289/1-g ve 280/1-b maddelerine aykırı davranılması nedeniyle hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, Kesin olmak üzere 21/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)