(5237 S. K. m. 141, 143) (5271 S. K. m. 253)
Yerel Mahkeme tarafından verilen hükme karşı S.S.Ç müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, başvurunun süresi kararın niteliği suç tarihine ve istinaf başvurusunun içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
22/12/2016 günü, saat 19:55 sıralarında mağdura ait iş yeri önünde açıkta cansız manken üzerinden iki adet 380 TL değerinde erkek montunun çalınmasından ibaret hırsızlık eyleminin TCK 141/1 ve 143 kapsamında düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suçunda;
02.12.2016 tarih 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer vererek uzlaşma kapsamına alındığı, TCK 143 madde gerekçesinde belirtildiği üzere hırsızlık suçlarında gece vakti gerek suçun temel şekli gerekse suçun nitelikli şekillerini kapsayan genel bir artırım sebebi olarak öngörüldüğü, dolayısıyla olayda 143 maddesinin uygulanmasının bu suçu nitelikli hale dönüştürmeyeceği gibi bu maddenin uygulanması halinde de suçun uzlaşma kapsamından çıkacağına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme de yer verilmemesi karşısında, uzlaşmanın önceliği de göz önünde bulundurularak uzlaşma hükümleri değerlendirilmeden yazılı şekilde S.S.Ç'nin mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, S.S.Ç müdafiinin istinaf itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, Kesin olmak üzere 13/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)