T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/823
KARAR NO: 2024/1422
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/12/2020
NUMARASI: 2017/1073 Esas - 2020/793 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Sebebiyle Açılan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;30.08.2010 tarihinde, davalıları işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin annesi yaya ...'e kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ...'in vefat ettiğini, müteveffanın diğer mirasçılarının GOP 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/107 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açtığını, açılan bu davada davalılar aleyhine tazminata hükmedildiğini, iş bu dava açıldığı sırada müvekkilinin cezaevinde olması sebebiyle davaya dahil olamadığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 04.12.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazmin at talebini 24.089,46-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ...Ltd Şti vekili davaya cevabında özetle; olayda müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını,davacının yaşı ve evlenerek bir aile kurmuş olması karşısında bu yaşantısını annesinin emekli maaşı ile sürdürdüğünü (onun ölümü ile bu destekten yoksun kaldığını) ileri sürmesinin yaşamın olağan akışına aykırı olduğu gibi gerçek de olmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili davaya cevabında özetle, davalı aracının müvekkili şirkete ZMM poliçesi ve aynı zamanda birleşik kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, kazanın meydana geldiği tarihte davacının 30 yaşında olduğunu, bu durumda herhangi bir destek durumunun söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... ölenin mirasçısı ve oğlu davacı ...' in 21.08.1980 doğumlu olduğu; davacının yaşının durumu kaza tarihi itibarı ile 30 olup eğitim durumunun devam etmediği dosya kapsamı gereği malum olduğu anlaşılmakta, dosya kapsamında davacının uzun süre ceza evinde bulunduğu, iddiası gereğince de annesinin emekli maaşı ile kendi hayatını ve eşi ile çocuklarının hayatlarını idame ettirdiği iddia edilmiş ise de davacı asilin üzerine kayıtlı taşınmazlar olduğu, vefat eden gelirini ( geliri emeklilik maaşı olup kendi haline münasip miktardadır) hayatı süresince kendi ihtiyaçları için de sarf edeceği, 30 yaşında bir kişinin halen annesinin desteğine ihtiyacının varlığı hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ölenin yetişkin erkek evladına bakma sorumluluğu ve yükümlülüğü yasa olarak da söz konusu olmadığı, kaldı ki 30 yaşında annesiz kalan erkek çocuğu ile erkek çocuğunun eşi olan gelini ve erkek çocuğunun torunlarına da destekliğinin mümkün bulunmadığı, davacının maddi tazminat davasının unsurlarını kümülatif yani birlikte ispatlayamadığından maddi tazminat isteminin reddi gerektiği; manevi tazminat açısından; sürücünün % 50 oranında davacı miras bırakanı ile eşit kusurlu olduğuna kanaat getirildiği, belirlenen kusur gereğince TBK ve KTK gereğince davalı ...'nin araç işleteni olması nedeniyle manevi tazminattan sorumlu olduğu, dosya kapsamı gereğince davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği ''gerekçesiyle, Davacının davasının maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden davalı .... San. Tic. Ve Müh. Ltd. Şti yönünden kısmen kabulü-kısmen reddine; 10.000 TL manevi tazminatın davalı ... San. Tic. Ve Müh. Ltd. Şti'nden tahsiline davacıya verilmesine, davacının 40.000-TL'ye ilişkin manevi tazminat yönünden talebinin reddine, davacının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden manevi tazminat talebinin tam reddine, karar verilmiş; davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: davacı vekili, murisin müvekkili ceza evinde iken vefat ettiğini, müvekkilinin özel durumu nazara alınmadan ve tanık beyanları göz ardı edilerek maddi tazminat taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; her ne kadar davacının cezaevinde bulunması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş ise de, annesinin vefat ettiği kaza tarihinde reşit, evli ve çocuklu olan davacının çalışmaya engel herhangi bir fiziksel yada zihinsel engel bulunmamasına; davacının davalı konumunda olduğu boşanma kararı içeriği ve tüm dosya kapsamından; kaza tarihinden iki yıl önce yüz kızartıcı suçtan ceza evine girdiği anlaşılan davacının; kazadan önce muris ile aynı evde yaşadığı ve kendisine ceza evine girdikten sonra ve girmeden önce düzenli ve devamlı destek olduğunun ispatlanamamasına göre yerel mahkemece davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; kaza tarihi (2010), kusur durumu (%50 'şer kusur), somut olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının az olmamasına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 368,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.19/09/2024