T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/892
KARAR NO: 2024/1452
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2021
NUMARASI: 2016/461 Esas - 2021/133 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Bedensel Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/10/2015 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarparak kaçması neticesi müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, aradan geçen zamana rağmen sürücünün bulunamadığını, kazaya ilişkin cezai tahkikatın Adana Yumurtalık CBS 2015/629 soruşturma dosyası ile yürütüldüğünü, bu dosyada incelenen CD kayıtları ve kaza anında orada bulunan şahısların beyanlarının, müvekkiline kamera görüntülerindeki aracın çarparak kaçtığını kanıtlamakta olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile kalıcı işgörmezliğe ilişkin 1.000.00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28/05/2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL olarak gösterdikleri dava değerini 114.929,18-TL arttırarak toplam 115.929,18-TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu talebin teminat dışı olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkili kuruma sorumluluk yüklenebilmesi için kazaya karıştığı iddia olunan plakası tespit edilemeyen ikinci motorlu aracın varlığının olaya kusuru ile dahlinin somut deliller ile ispat edilmesinin gerektiğini, olayın çift taraflı bir trafik kazası olmadığı yönündeki şüpheler bertaraf edilmediği taktirde olayın tek taraflı meydana geldiğinin kabul edilmesinin gerektiğini, kaza sebebiyle ödenmesi gereken miktar varsa kusur oranı ve kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranı gözetilerek uzman bilirkişi tarafından hesaplanmasının gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz açılmış davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; kazaya karışan ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının maluliyetini Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit işlemlerine göre belirleyen Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporuna göre davacının sürekli maluliyetinin %16 oranında olduğunun tespit edildiği, mahkemece davacının maluliyetinin belirlenmesi açısından bu raporun hükme esas alındığı, bilirkişi ... tarafından davacının İstanbul ATK tarafından Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %25 maluliyet oranı gereği AYM'nin iptal kararına uygun olarak yapılan hesaplamada davacının sürekli maluliyet zararının 314.947,76 TL olduğu tespit edildiği, bu durumda davacının %16 oranında maluliyetine isabet eden maddi zararının 201.566,56 TL olduğunun mahkemece hesaplandığı, davacı vekili tarafından sunulan 28.05.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi gereği taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir" gerekçesi ile; davanın KABULÜ İLE 115.929,18 TL sürekli maluliyet tazminatının dava tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı yana ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri; mahkemece Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan maluliyet raporu yeterli görülmeyerek İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, anılan kurum tarafından müvekkilinin kalıcı maluliyet oranının %25 olarak belirlendiği, yargılama sırasında İstanbul ATK raporunu baz alarak yapılan hesaplamada ise müvekkilin talep edebileceği zararın 314.947,76-TL (...nın sorumlu olduğu tutarın 290.000,00-TL) olması karşısında aradaki farka ilişkin ıslah ve talep hakları dikkate alınmadan daha düşük bir miktara hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf başvuru sebepleri; KTK'nın 97. maddesi gereği, dava açmadan önce müvekkili kuruma başvuru yapılmadığından, başvuru yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, kaza tespit tutanağında olayın tek taraflı olarak meydana geldiğinin açıkça tespit edildiği, sigorta poliçesi düzenlenmesi zorunlu bir başka aracın kazaya sebebiyet verdiğinin ispat edilmediği, uğranıldığı iddia olunan zararın çift taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiği yönündeki soyut beyana istinaden müvekkili kurum aleyhine hüküm kurulmasının da hatalı olduğu, müterafik kusurun tartışılmamasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle Yumurtalık Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma dosyası ve 06/05/2016 günlü daimi arama kararı gözetildiğinde, davacının 26/04/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına plakası belirlenemeyen bir aracın sebebiyet verdiğinin anlaşılmış olmasına, ayrıca davalı tarafın itirazı üzerine kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca davacının kazadan sonra geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi neticesinde, aralarında radyoloji uzmanı bulunan bilirkişilerce düzenlendiği anlaşılan ATK 2. İhtisas Dairesi'ne ait 28/08/2020 günlü yeterli ve geçerli nitelik taşıyan heyet raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %25 olarak belirlendiği; daha önce Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilm Dalı Adli Tıp Kurulunca "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uyarınca düzenlendiği anlaşılan ve davacının itirazına uğramayan ve davalı tarafından kazanılmış hak teşkil eden 20/03/2018 günlü raporda belirtilen %16 oranındaki maluliyet durumuna göre yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm tesis edilmiş olmasının doğru olmasına, sigortacıya başvuru 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe gören düzenleme ile dava şartı haline getirilmiş olup, somut olayda kaza ve dava tarihi itibari ile sigortacıya başvurma hususunun dava şartı olmamasına; kaza tutanağında kask ve koruyucu tertibat ile ilgili "tespit edilemedi" şeklinde açıklama olduğu, motosiklet sürücüsünün kask takması zorunluluğu bulunmakla birlikte dizlik gibi diğer koruyucu ekipman kullanmasının zorunlu bulunmadığı, davacının maluliyetine neden olan yaralanmalarının (sol ayakta parçalı kırık, sol pelvik ve sol dizinde oluşan özür) kask takmama ile ilgili bulunmadığı gibi, diğer koruyucu ekipman yönünden ise yasal zorunlululuk söz konusu olmadığından bu hususun mütefarik kusur olarak kabul edilmesi ve tazminattan bu sebeple indirim yapılmasının mümkün bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 368,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 7.919,12-TL harçtan davalı tarafından peşin yatırılan 1.979,78-TL harcın düşümü ile bakiye 5.939,34-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/09/2024