T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/375
KARAR NO: 2024/481
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2020
NUMARASI: 2017/783 Esas - 2020/824 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/06/2014 tarihinde, dava dışı ... sürücüsü olduğu, trafik sigortası bulunmayan ... aracın, müvekkillerinden ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazaza ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilleri ... ve ...'nın yaşı küçük oğlu ... ağır şekilde yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200-TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 03.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 26/10/2020 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 268.000-TL olarak ıslah etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza ile ilgili poliçelerden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun davacının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 268.000-TL limit ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin talebin değerlendirilmesi amacıyla Hazine Müşteşarlığının genelgesi uyarınca aktüer siciline kayıtlı aktüer sıfatına sahip bir bilirkişiden rapor alınması ve hesaplanan tazminattan müterafik kusur ile hatır taşıması indiriminin yapılmasının gerektiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.Dava dışı ... vekili Av. ... 28/05/2019 tarihli dilekçesi ile, davacı ... Muş .... Noterliği'nin 16.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı temlikname ile bu dosyadan olan alacağının 99.000-TL lik kısmını müvekkiline temlik ettiğini belirterek, davaya davacı yanında feri müdahil olarak katılmak istediklerini beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.... Kazanın meydana gelmesinde; ... plakalı aracın sürücüsü ...' ün 100% oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...' nın ise kusursuz olduğu, ancak kaza tarihinde 2 aylık olan ve annesinin kucağında emniyet kemeri takmadan bulunması nedeniyle olayda davacı tarafın %15 oranında müterafik kusurun bulunduğu, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerinden yararlanılarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenmiş 27/06/2014tarihli rapora göre, davacının maluliyet oranı %100 olup Uzman bilirkişilerce yapılan hesaplamalara göre, davacının 27/06/2014 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu ...'in %100 nispetindeki maluliyetiyle orantılı olarak sürekli iş göremezlik zararının ise 268.000-TL den olduğu, sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün kusuru oranında, Güvence Hesabı Garanti Fonu Yönetmeliği'nin 9-1/a maddesin Güvence Hesabının davacının zararından sorumlu olduğu, dava öncesinde davacı tarafça davalı Güvence Hesabına başvurulduğu, 17.08.2017 ihtar tarihini takip eden 8 iş günü sonrası olan 31.08.2017 tarihinde davalının temerrüde düştüğü'' gerekçesiyle, Davanın KABULÜ ile, 268.000-TL nin 31/08/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili ve katılma yolu ile feri müdahil ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davacı tarafın müvekkili kuruma başvurmadan dava açması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, dosya kapsamındaki maluliyet raporları arasında çelişki olup bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini, dava konusu kaza ile ilgili Muş C. Başsavcılığı tarafından koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, karşı taraf ... ile davacı tarafın savcılık aşamasında 30.000-TL karşılığında uzlaştığını, uzlaşma söz konusu olduğundan davanın reddi gerektiğini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkkili kurum yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, ayrıca müvekkili kurum tarafından davacı vekili hesabına 29.07.2020 tarihinde 268.000-TL ödenmiş olup müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, kararın hatalı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir. Feri Müdahil ... vekili, müvekkili ile davacı ... arasında noterde alacağın temliki sözleşmesi yapıladığını, iş bu sözleşme geçerli olup, davalı tarafça yargılama sırasında davacı tarafa 268.000-TL ödeme yaptığını sonradan öğrendiklerini, ödeme davalı tarafından mahkemeye bildirilmediğinden müvekkili yönünden telafisi olmayan hak kayıplarına sebep olacağını, müdahale talepleri hususunda bir karar verilmeden davacı tarafa yapılan ödemenin haksız olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafça dava açılmadan önce davalı Güvence Hesabına başvurulmuş olup dava şartının gerçekleşmiş olmasına; Muş C. Başsavcılığı'nca dava konusu kazaya ilişkin olarak ... ve ... hakkında mağdur süpheli sıfatıyla yapılan soruşturma sonucunda şikayet yokluğundan koğuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olup, soruşturma aşamasında kazaya karışan taraflar arasında yasanın tarif ettiği anlamda bir uzlaşmanın söz konusu olmamasına; '' ifade beyannamesidir'' başlıklı 20.04.2017 tarihli ve dava dışı ... isimli kişinin imzasını taşıyan adi yazılı belgede, 'dava konusu kazaya ilişkin olarak malül Kalan ... maddi ve manevi zararlarına ilişkin olarak mutabakata varılan 30.000-TL'yi ... alarak mağdur tarafa verdikleri, bu nedenle mağdur tarafın şikayetinden vazgeçtiğini, ve savcılıkça koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği' yazılı olup, bu belgenin uzlaşma olarak kabulü mümkün olmayıp ancak makbuz niteliğinde kabul edilebilecek olmasına; kaldı ki hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 26.07.2023 tarih ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile uzlaşma halinde tazminat davası davası açılmayacağına ilişkin yasa hükmünün iptal edilmesi nedeniyle, uzlaşmanın tazminat davasına engel teşkil etmemesine; davacı küçüğün yaralanmasının niteliği, tedavisi, daha önce verilen raporlar değerlendirilerek ve bizzat muayene edilerek hazırlanan 04/10/2019 tarihli ATK raporu yeterli, taraf ve yargı denetimine açık olmakla yerel mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına; davacı küçük, babasının kullandığı araçta yolcu olup, yakın akrabalar arasında hatır taşımasının söz konusu olmamasına, zaten hatır taşıması ancak davacı küçüğün yolcu olduğu araç yönünden söz konusu olabileceğinden karşı aracın ZMM 'si yerine geçen davalı kurum lehine hatır taşıması indirimi yapılamayacak olmasına, davacı tarafa yargılama sırasında 29.07.2020 tarihinde davalı kurum tarafından yapılan ödeme, banka dekontundaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere bakıcı giderine ilişkin olup, eldeki davanın ise maluliyet tazminatına ilişkin olmasına; davacı tarafça davalıya davadan önce başvurulmuş olması nedeniyle davalı yönünden faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olarak olarak belirlenmesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. Feri müdahil ... vekilinin istinaf itirazlarının incelemesine gelince, Muş .... Noterliği'nce onaylı 19.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı temliknameye göre davacı baba ... tarafından eldeki davada doğmuş ve doğacak alacakların 99.000-TL sinin dava dışı ... isimli kişiye temlik edildiği imzalı olarak belirtilmiş olup, her ne kadar alacağın temlikinin şekil olarak yazılı olarak yapılması yeterli ise de, alacağın temliki bir tasarruf işlemi olduğu için temlik edenin alacak üzernde tasarruf yetkisinin bulunması gerekmekte olup, temlik eden ... kazada yaralanan küçüğün babası olmakla, eldeki davayı anne ... ile birlikte küçük ... velayeten açtığı göz önüne alındığında, velayet hakkını tek başına kullanamayacağından ve dolayısı ile tek başına tasarruf yetkisi bulunmadığından, temlik işleminin geçersiz olmasına göre, feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun da esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 18.307,08-TL harçtan peşin yatırılan toplam 4.636,07-TL harcın düşümü ile bakiye 13.671,01-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran feri müdahilden alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 368,30-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran feri müdahilden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/04/2024