T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1584
KARAR NO: 2025/1827
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/01/2025
NUMARASI: 2024/713 Esas - 2025/54 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.04.2013 tarihinde Eskişehir/Odunpazarı Gökmeydan Mahallesi, Orkide Sokağı, ... adresinde müvekkilinin yol kenarında oturduğu sırada plakası tespit edilemeyen aracın kendisine çarpması neticesinde yarandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eldeki davayı açmadan önce aynı taleplerle Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu, yapılan yargılama neticesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 03.05.2021 tarihli K-2021/55718 sayılı karar ile başvurunun reddine kesin olarak karar verildiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacı tarafından aynı olaya ilişkin olarak davalı ... Hesabına aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talepli olarak 18/03/2021 tarihinde 2021. E.52597 sayası ile başvuru yapıldığı, Hakem Heyeti tarafından 03/05/2021 tarihli, K-2021/55718 sayılı karar ile başvurunun reddine dair kesin olarak karar verildiği, uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu, ( HMK m.114/1-ı-i) mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi durumunda davanın usulden reddine karar vermesi gerektiği, (6100 sayılı HMK m.115/2)." gerekçesiyle; dava konusu hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın HMK 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 07/11/2024 gün 2024/1827 Esas-2024/1721 Karar sayılı kararla; "...Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 03/05/2021 tarihli, K-2021/55718 sayılı kararına karşı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itirazda bulunulup bulunulmadığı, kararın; kararı saklamakla görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle; ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, karar verilmiştir.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2024/713 esasına kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece; ''..tarafların tebliğe rağmen komisyon nezdinde itiraz yoluna başvurmadığı gibi temyiz yoluna da başvurma talebi olmadığından Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dosya oluşturulmadığı, kanun yollarının tükendiğine dair sigorta tahkim komisyonu müzekkere cevabı birlikte değerlendirilerek, kesin hüküm bulunan konuda tekrar dava açılamayacağı.... gerekçesiyle; dava konusu hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın HMK 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; Sigorta Komisyonunun yeterli inceleme yapmadan ve işin esasına girmeden verdiği kararının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmasının söz konusu olmadığı, emsal Yargıtay kararları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önüne alınmadan ve mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın kaldırılması gerektiği, hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazasına bağlı, cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Bilindiği üzere kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesi gerektirir.(HMK.m.303)Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacı tarafından davalı ... Hesabına aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebiyle 18/03/2021 tarihinde 2021. E.52597 sayası ile başvuru yapıldığı, Hakem Heyeti tarafından 03/05/2021 tarihli, K-2021/55718 sayılı karar ile başvurunun reddine kesin olarak karar verildiği, müteakip dosyamız davacısı tarafından davalı aleyhine davaya konu kaza nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat istemiyle dava açıldığı, Dairenin kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan araştırmada, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince kesin olarak verilen kararının taraflara tebliğ edilmesine rağmen komisyon nezdinde itiraz yoluna başvurmadığı gibi İtiraz Hakem Heyeti'nce bir karar verilmemesi nedeniyle saklama kararının bulunmasının da söz konusu olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre; kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,2/İstinaf karar ve ilam harcı başvuru sırasında alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf aşamasındaki diğer yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/11/2025