T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1225
KARAR NO: 2025/1120
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/11/2024
NUMARASI: 2023/7 Esas - 2024/1098 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili 15/02/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; 28/10/2016 tarihinde davalı kooperatifin maliki olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı, diğer davalı ...'in sevk ve yönetimindeki ... plakalı Tır'ın ...'ün kullandığı ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'ün yaralandığını ve 2 ay yoğun bakımda kaldıktan sonra 27/12/2016 tarihinde vefat ettiğini, ölümü ile davacı annesi ...'nin destekten yoksun kaldığını, davacı annesi ile kardeşlerinin büyük üzüntü yaşadıklarını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile (kısmi dava) müvekkili anne ... için 1.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminat, davacı kardeşler ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (manevi tazminat yönünden davalılar malik ve sürücüden) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacılar vekili 19/06/2019 tarihli dilekçesi ile; müvekkili ... ile ilgili destek tazminatı talebini 200.943,63-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili firmaya usulüne uygun başvuru yapmaksızın dava açma yoluna başvurulduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatının dışında olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini belirterek, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere kazaya sebebiyet verenin müvekkili değil plakası tespit edilemeyen mavi renkli bir otobüs olduğunu, plakası tespit edilemeyen bu otobüs ile müteveffa'nın kullanmış olduğu motosikletin çarpışmasından sonra motosikletin dengesini kaybederek müvekkilinin kullanmış olduğu tıra çarparak yere düşdüğünü ve bunun sonucunda müteveffanın yaralandığını, müvekkilinin olay tarihinden sonra Beylikdüzü Polis Merkezi Amirliği'ne verdiği ifadede de olayı anlattığını, davacı tarafın talep ettiği maddi tazminatların sigorta şirketleri tarafından karşılandığını belirterek, gerçekleşen kazada müvekkilinin sorumluluğu bulunmaması nedeni ile müvekkili açısından açılan davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesinin 2017/155 Esas 2019/133 Karar sayılı ilamının Dairemizin 2020/833 Esas 2022/1761 Karar sayılı ilamı ile ; "İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek kusur konusunda uzman 3 kişilik bir bilirkişi kurulundan kaza tespit tutanağı, kaza ile ilgili olarak yapılan tüm soruşturma evrakları ile ceza soruşturma kapsamında alınan kusur raporları ve eldeki dosya kapsamında temin edilen ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunu da irdeleyen ve var olan çelişkileri de giderebilecek nitelikte 28/10/2016 günlü trafik kazasının oluşumunda, motosiklet sürücüsü davacıların desteği ... ve karşı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumundaki kusur durum ve oranının ne olduğu konusunda açık, ayrıntılı ve denetimine imkan verecek nitelikte rapor alınması ve destekten yoksun kalma tazminatı hesabının ölüm ile başlaması gerektiğinden 27/12/2016 tarihi dikkate alınarak destek tazminatının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması, destek ...'ün müterafik kusur durumunun ayrıca değerlendirilmesi ve ondan sonra ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği" gerekçesi ile kaldırıldığı anlaşılmıştır.Kaldırma kararı üzerine ilk derece Mahkemesince; İTÜ'de görevli kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve heyet tarafından yukarıda belirtilen tespitler ışığında davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış ise de; somut olaya konu trafik kazasında ceza mahkemesinde davalı sürücünün asli kusurlu kabul edilmesi ve bu maddi olgunun kesinleşmiş olması, dosyada mübrez Adli Tıp Kurumunun kusur raporunun olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle ATK raporuna üstünlük tanınarak, İTÜ'de görevli kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapora itibar edilmediği, somut olaya konu trafik kazasında davalı otobüs sürücüsü ...'in trafik akışını sağ dikiz aynalarından gözetmeden, kontrolsuzca sağ şeride çıkması nedeniyle % 75 oranında asli kusurlu kabul edilmiş; müteveffa ise otobüs durağı cep alanından sağ şeride giriş yaptığı sırada yolu kontrol etmesi, sağa manevra yapan çekici nedeniyle etkili tedbir almaması nedeniyle % 25 oranında tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, 07/11/2024 tarihli ek raporda mevzuat ve yargı içtihatlarına uygun TRH 2010 ve progressive rant sitemine göre hesaplama yapılmış olması nedeniyle hükme esas alındığı, Buna göre davacı ...' ün nihai ve gerçek zararının 150.496,92 TL destek tazminatı ve 489,00TL cenaze gideri hesaplandığı, maddi tazminatın davalı ... ve ... Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi yönünden kaza tarihinden itibaren (28.10.2016), davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile hükmedilmesi gerektiği, davacı anne ... için 30.000 TL, kardeşler ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren (28.10.2016) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve S.S. 35 Nolu Hentır Tırcılar ve Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi'nden tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği gerekçesiyle; 1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE,150.496,92 TL destek tazminatı ve 489,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 150.985,92 TL maddi tazminatın davalı ... ve ... Tırcılar ve Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi yönünden kaza tarihinden itibaren (28.10.2016), davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken mütesselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE Davacı anne ... için 30.000 TL, kardeşler ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000 TLmanevi tazminatın kaza tarihinden itibaren (28.10.2016) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Tırcılar ve Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili ile davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; Mahkemece kaldırma kararından sonra aldırılan bilirkişi raporunda davacının zararının 1.150.801,73 TL olarak tespit edildiği, güncel asgari ücret verilerine göre yapılan hesaplama gereğince karar verilmesi gerekirken Mahkemece belirsiz alacak davası olarak açılan davada bedel artırım için süre talebini reddederek karar vermesinin hukuka aykırı olduğu, ilk kararda talepleri kabul edildiği için maddi tazminat talep edilmesinde hukuki yarar olmadığı bu nedenle verilen kararın hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu hususlarına ilişkindir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; Kaldırma kararı sonrasında İTÜ'den alınan bilirkişi raporundaki kusur oranları doğrultusunda hesaplama yapılarak karar verilmesi gerekmekle hatalı Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda yapılan hesaplama ile karar verilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.(1)Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi 2017/367 Esas 2018/426 Karar sayılı dosya için hazırlanmış dosyada 25/09/2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Kurulu raporunda sanığın olayda asli kusurlu ölen ...'ün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkemece iş bu raporun hükme esas alınarak karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19 Ceza Dairesi'nin 2019/40 Esas 2019/1230 Karar sayılı ilamı ile onandığı kararın 25/09/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkemece yargılama sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 15/03/2019 tarihli raporda mevcut verilere göre; a) Davalı sürücü ... olay yerinde seyri sırasında sağa manevra yapmadan önce sağında seyreden araçların seyir durumunu dikkate alması gerekirken sevk ve idaresindeki çekiciyle sola yönelip bir kısmı sol şeritte olacak şekilde seyrettiği sırada yeterli kontrolü yapmadan sağa manevra yapıp yönetimindeki çekicinin aynı istikamette sağında seyreden motosiklet sürücüsüne çarptığı olayda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında asli kusurlu olduğu,b Müteveffa sürücü ... otobüs durağı cep alanından sağ şeride giriş yaptığı sırada yolu kontrol etmesi, sağa manevra yapan çekici nedeniyle etkili tedbir alması, seyri sırasında kask takması gerekirken bu hususlara riayet etmeden seyredip sevk ve idaresindeki motosikletle seyri sırasında sağa manevra yapan çekicinin kendisine çarptığı olayda %25 (yüzde yirmi beş) oranında tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (HGK'nun 11/10/1989 gün ve E:1989/11-373, K:472; HGK'nun 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk Mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.Ceza mahkemesince hükme esas alınan kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesince kabul edilen ve kesinleşen maddi olgulara göre ceza yargılamasında keşinleşen maddi olgular ile uyumlu olan ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. (2)Yerel mahkemenin ilk kararı davacı tarafça yalnızca manevi tazminat miktarı bakımından istinaf edilmiş Daire Kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı kusur tespiti, hesap yöntemindeki hata yönünden eksik inceleme nedeniyle kaldırılmıştır. Yerel mahkemenin kaldırma öncesi dosya kapsamında aldırdığı 27.05.2019 tarihli raporda davacının 200.454,63 TL destek tazminatı ve 489,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 200.943,63 TL maddi tazminatının olduğu hesaplanmış, davacı vekilince bu rakam üzerinden 19/06/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile bedel artırımı yapılmıştır. Her ne kadar eldeki dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de; davacı tarafça sunulan 19/06/2019 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığı gibi davacının sadece manevi tazminata ilişkin istinaf talebinde bulunduğu gözetildiğinde ilk kararda hükmedilen tazminat miktarının davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu kanaatiyle Mahkemece davacı tarafın 28/11/2024 tarihli duruşma esnasında bedel artırım için süre talebinin reddine karar verilmesinde ve 07/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen maddi tazminat bedeline hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.(3) Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar az olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.Bu itibarla, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı .. vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne ancak açıklanan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın, davacı ... yararına 60.000,00-TL, diğer davacılar yararına ayrı ayrı 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren (28.10.2016) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Tırcılar ve Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi'nden tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek suretiyle HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2024 tarih ve 2023/7 Esas - 2024/1098 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin ve davacı ... vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ... tarafından yatırılması gereken 615,40 istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından manevi tazminat istemine ilişkin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... vekili tarafından yatırılması gereken 10.313,85 TL harçtan peşin yatırılan 3.603,20-TL harcın düşümü ile bakiye 6.710,65-TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, ç/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2-)Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2024 tarih ve 2023/7 Esas - 2024/1098 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, -150.496,92 TL destek tazminatı ve 489,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 150.985,92 TL maddi tazminatın davalı ... ve ... Tırcılar ve Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi yönünden kaza tarihinden itibaren (28.10.2016), davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken mütesselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, b/Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE -Davacı anne ... için 60.000 TL, kardeşler ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000 TLmanevi tazminatın kaza tarihinden itibaren (28.10.2016) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Tırcılar ve Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi'nden tahsili ile davacılara verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, c/Davalı tarafından ilk hükümden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında değerlendirilmesine, ç/492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 18.511,05-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 652,37 TL peşin harç ile 683,00-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 17.175,68-TL karar harcının 9.630,85-TL'sinin ..., ... Tır ve Mot Taş Kooperatifi ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden, 7.544,83-TL'sinin ... ve ... Tır ve Mot Taş Kooperatifi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, d/Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 652,37 TL peşin harç ile 683,00 TL ıslah harcının davalılar ..., ... Tır ve Mot Taş Kooperatifi ve .. Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili (davalı sigorta şirketi 714,40-TL'si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) ile davacı tarafa verilmesine, e/Davacı tarafından dosyada yapılan 13.600,00-TL bilirkişi ücreti ve 306,81-TL posta gideri olmak üzere toplam 13.906,81-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 10.430,10-TL 'sinin davalılar ..., ... Mot Taş Kooperatifi ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f/Davalılar tarafından dosyada herhangi bir masraf yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, g/Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre MADDİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... Tır ve Mot Taş Kooperatifi ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, ğ/Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre MADDİ TAZMİNAT yönünden red olunan kısım yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, h/Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre MANEVİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin ... ve ... Tır ve Mot Taş Kooperatifi'nden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, ı/Davalılar ... ve ... Tır ve Mot Taş Kooperatifi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesne göre reddedilen MANEVİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/07/2025