T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/1025
KARAR NO:2025/1106
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/12/2024
NUMARASI:2015/1301 Esas - 2024/903 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/10/2015 tarihinde dava dışı ...'un sürücüsü olduğu, davalı .... Şirketi'nin maliki olduğu ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM Sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile müvekkilin içinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kaza nedeniyle uğradığı iş gücü kaybı ile tedavi masraflarının karşılanması amacıyla sigorta şirketi ve araç maliki ile sürücüsüne başvuruda bulunduğunu, ancak bir sonuç alamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 1.000,00-TL'si geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00-TL'si kalıcı iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL'si de bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; müvekkilinin uğradığı manevi zararlara karşılık olmak üzere 40.000,00-TL manevi tazminatın kazaya sebep olan araç sürücüsü ... ve aracın işleteni olan Kaya Dünyası şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; müteakip davacı vekili sunduğu dilekçesiyle; 1.000,00-TL'lik bakıcı gideri talebini, 2.164,95-TL'ye, 500,00-TL'lik geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.979,56-TL'ye, 500,00-TL'lik sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 916.721,44-TL'ye arttırdıklarını belirtmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "trafik kazasının oluşumunda davalı sürücü ...'un %85 oranında sürücü ...'un %15 oranında kusurlu olduğu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği kapsamında davacının Tüm Vücut Engellilik Oranının %30 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının=5.979,56 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %30 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının=916.721,88 TL olduğu, 25/11/2024 tarihli celse ara kararı ile dosyanın davalı ... yönünden tefirikine karar verilerek mahkemenin 2024/707 Esasına kaydedildiği, davacının bakiye maddi zararının poliçe limitini aşması nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 202.000,00 TL bakiye limit ile sınırlı olacağı, sigorta şirketinin 17.11.2015 tarihinde temerrüde düştüğü, ve işleten bakımından temerrüdün 13.10.2015 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacıdaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duydukları elemi gidermek bakımından davacı lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, paranın alım gücü dikkate alınarak 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle;Maddi tazminat yönünden; davanın KABULÜ ile, davacı ... için hesaplanan 916.721,88-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (Sigortanın ZMMS bakiye Poliçe limiti 202.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), 5.979,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.164,95-TL bakıcı gideri (Sigortanın tedavi gideri klozu kapsamında limiti 290.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) olmak üzere toplam 924.866,39-TL tazminat alacağının davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi 17.11.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar .... Şti. yönünden olay tarihi 13.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Manevi tazminat yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti. dan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece manevi tazminata ilişkin verilen kısmen kabul kısmen ret kararının kaldırılarak, davanın talep edildiği gibi tam kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf nedenleri ise; müvekkil şirket tarafından davacıya yapılan ödemenin davacı taraf ile yapılan sulh sözleşmesi kapsamında yapıldığı, davacı tarafından yapılan ödemenin dava dışı tahsilat olduğunun ileri sürülmüş olmasında davacının kötü niyetli olduğu, mahkemece davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, müteselsil sorumlularından biri hakkındaki davadan feragat edilmesi halinde diğer davalının da sorumluluktan kurtulacağı, dolayısıyla diğer davalı yönünden de kararın kaldırılması gerektiği; maddi tazminata ilişkin yapılan hesaplamada müvekkil şirketin kalan teminatının hatalı tespit edildiği, kabule göre de hükmedilen faiz cinsinin yasal faiz olması gerektiği bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.(1)Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır.Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (BK 163/2).Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(BK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur.(BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı tarafça trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle davalılar ZMM sigortacısı, işleten ve sürücü ... aleyhinde maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, dava açıldıktan sonra davacı vekilinin beyan dilekçesi ile davacı ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan 18/04/2016 tarihli sulh protokolü başlıklı dilekçeyi sunduğu, gerek protokol içeriğinden gerekse de davacı vekilinin duruşma esnasındaki beyanından davalı sigorta şirketini maddi tazminat talebi bakımından ibra ettiği ve maddi tazminata ilişkin talebinin bulunmadığını bildirdiği, yargılama devam ederken davalı sürücü ...'un vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edildiği, mirasçıların tamamının mirası reddetmiş olmaları nedeniyle mahkemece terekeye temsilci atanmasının talep edildiği, Bursa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/125 Esas sayılı dosyasında terekeye temsilci atanması davası görülürken bu kez Mahkemece davalı ... bakımından davanın tefrik edildiği ve Mahkemenin 2024/707 Esas sayılı dosyasında iş bu davalı bakımından yargılamaya devam edildiği, davalılar bakımından ise davanın karara bağlandığı anlaşılmıştır.Davacının 18.04.2016 tarihli ibraname ile 105.850,00 TL ödeme karşılığında davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talepleri bulunmadığına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda alınacak bilirkişi raporu ile sigorta şirketinin ibra karşılığı davacıya yaptığı ödemenin zararı tamamen karşılamaması halinde davalı işleten; poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır. (aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle) Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten ibra nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. (..Bknz: Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin 2023/9447 Esas 2024/2730 Karar sayılı ilamı..)Hal böyle olunca gerek davacı vekilince sunulan 02/06/2016 teslim tarihli beyan dilekçesi gerekse de 07/06/2016 tarihli celsedeki beyanlarından davalı sigorta şirketine karşı maddi tazminat talebinden tüm sorumlu olduğu alacak kalemleri bakımından vazgeçtiği anlaşılmakta olup,Mahkemece davalı sigorta şirketi bakımından taraflar arasındaki sulh nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı işleten bakımından ise poliçe limitini aşan miktardaki zarar bakımından sorumluluğun belirlenmesi gerekirken davadan sonra yapılan ibraname nedeniyle uygulama olanağı bulunmayan KTK 111 kapsamında tarafların tüm zarardan sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir. Bundan ayrı davalı sigorta ile davacılar arasında yapılan sulh sözleşmesinde, davacının sigorta şirketinden maddi tazminata ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin talep etmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davalı sigorta aleyhine maddi tazminata ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve ödemeden yararlanan sigortalı aleyhine tüm maddi zarara ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.(2)Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacı lehine belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar az olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.Bu itibarla, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne ancak açıklanan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve 2015/1301 Esas - 2024/903 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde taraflara iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve 2015/1301 Esas - 2024/903 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3/Maddi tazminat yönünden;a/Davalı ... Sigorta AŞ bakımından talep hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,b/Davanın .... Şti. Yönünden kısmen KABULÜ ile, davacı ... için hesaplanan 916.721,88-TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağından poliçe limitini (290.000,00-TL) aşan miktarı olan 626.721,88 TL'nin olay tarihi 13.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c/Davacının 5.979,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.164,95-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.144,51-TL tedavi gideri klozu bakımından poliçe limitinin (290.000,00-TL) altında kalan talep bakımından sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,4/Manevi tazminat yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile, 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 3.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti. dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE 5/Maddi tazminat talebi yönünden; a/Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 42.811,37-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.343,46-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 39.467,91-TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı .... Şti.nden alınarak hazineye irad kaydına,b/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 98.008,28-TL nisbi vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı .... Şti.nden alınarak davacıya verilmesine,c/Davacı tarafından yapılan; 143,46-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.200,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 3.343,46-TL'nin davalı .... Şti.nden alınarak davacıya verilmesine 6/Manevi tazminat talebi yönünden;a/Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30-TL harcın davalı .... Şti.'den alınarak hazineye irad kaydına,b/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı .... Şti. alınarak davacıya verilmesine,c/Davalı .... Şti. kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,d/Davacı tarafından yapılan; 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.963,00 TL ATK ücreti, 2.645,46-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.608,46-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 9.439,92-TL'sinin davalı .... Şti.nden alınarak davacıya verilmesine , bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,e/Davalı ... Sigorta A.Ş.tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, f/Davalı .... Şti. tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7/Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/07/2025