T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/2288
KARAR NO: 2025/325
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2024
NUMARASI: 2019/539 Esas - 2024/145 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalıların maliki, trafik sigortacısı ve sürücüsü oldukları aracın 31.07.2016 tarihinde seyir halinde iken müvekkili ...'nın sevk ve idaresindeki müvekkili ...'nın yolcu olarak bulunduğu araca kusurlu hareketi ile çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde, davacıların yaralandıklarını, tedavilerinin halen devam ettiğini, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilleri için ayrı ayrı 250,00-TL iş gücü kaybı, 250,00-TL tedavi gideri olmak üzere 500,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, müvekkilleri için ayrı ayrı 25.000,00'er-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 01.02.2024 tarihinde sundukları dilekçe ile; dava dilekçesinde davacı ... için 250,00-TL olarak talep ettikleri maddi tazminat miktarını 910.69-TL'ye artırdıklarını beyan ederek tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin uzun süreli kiralama işi ile uğraştığını, kazaya karışan aracın 16.12.2015 tarihinde dava dışı ... Hizmetleri A.Ş.'ye uzun süreli olarak kiralandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin manevi tazminattan ve tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde %3 maluliyet üzerinden hesaplanan 8.668,87-TL tazminatın 16.08.2017 tarihinde davacılar vekilinin hesabına yatırıldığını, davacının çene oklüzyon bozukluğunun kaza ile ilgili olup olmadığının belirlenmesi ve müvekkili tarafından yapılan ödemenin güncellenerek tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacıların talep ettikleri tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, müvekkilinin kusurlu olduğuna dair iddiayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "...ATK'dan alınan 13.04.2023 tarihli kusur raporuna göre meydana gelen trafik kazasında davalı ... adına kayıtlı davalı ... Sigorta tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve davalıların bu nedenle meydana gelen kazadan doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ... plakalı araç sürücüsü ...nın ve yolcu konumundaki ...'nın kusursuz olduğu, ATK'dan alınan maluliyet raporuna göre davacı ...'nın meydana gelen kazadan dolayı maluliyetinin bulunmadığı ( %0) ancak üç (3) aya kadar iş göremezliğinin (iyileşme) bulunduğu, davacı ...'nın maluliyetinin bulunmadığı (%0) ve üç (3) haftaya kadar işgöremezliğinin (iyileşme) bulunduğu, davacı ...'in asgari ücretle çalıştığı ancak davacı ...'nin SGK kaydının bulunmadığı ve çalışmadığı, işbu mevcut verilere göre yapılan aktüer hesapta davacı ...'nin 3.902,97 TL geçici işgöremezlik nedeniyle maddi zararının bulunduğu ancak davalı sigorta şirketi tarafından davacı ...'ye 8.668,87 TL ödeme yapıldığından maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, davacı ...'nın 910,69 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunduğu ve kabulü gerektiği, davacıların maluliyetinin bulunmadığı, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik koşulları da dikkate alındığında takdiren davacılara 3.000,00'er TL manevi tazminatın verilmesinin uygun olduğu..." gerekçesi ile; "A-MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN; 1-Davacı ... yönünden 910,69 TL maddi tazminatın ( iş gücü kaybı) kaza tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'ya verilmesine, 2-Davacı ... yönünden maddi tazminat ( iş gücü kaybı) talebinin REDDİNE,
B-MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN; 1-Davacı ... yönünden 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacı ... yönünden 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ...şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; yargılamanın çok uzun sürdüğü, 8 yıl süren yargılama sonrasında takdir edilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu, hükme esas alınan raporun yetersiz olduğu, müvekkilinin %37 oranında maluliyeti belirleyen bir rapor bulunduğu, maluliyet oranının aradan geçen sürede düşebileceği göz önüne alınmaksızın maluliyeti yokmuş gibi manevi tazminata hükmolunmasının hatalı olduğu, müvekkillerinin yaralanmaları nedeni ile gördükleri tedaviye ilişkin tedavi masrafları yönünden taleplerinin de dikkate alınmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili şirketin kaza tarihinden itibaren tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, dava tarihinden evvel davacı tarafça yapılmış usulüne uygun başvuru bulunmadığından ancak dava tarihi ile temerrüdün oluştuğu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığı, müvekkili şirketin manevi tazminattan sorumlu olmadığı gibi davacı tarafın da müvekkili şirketten manevi tazminat talebi bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı ...şirketi vekilinin istinaf nedenleri; kazaya karışan aracın müvekkili şirket tarafından uzun süreli olarak kiraya verildiği, husumet itirazlarının mahkemece değerlendirilmediği, takdir edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. (1) Davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Dosya kapsamında yer alan davacı ... hakkında Kartal Dr. Lütfi Kırdar EAH tarafından düzenlenen 30.05.2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda, davacının beyin cerrahisi alanında yapılan muayene bulgularına göre %10 oranında, iç hastalıklarına ilişkin olarak %28 oranında, trafik kazası neticesinde meydana gelen sağ omuz kırığı nedeniyle oluşan rotator kuf sendromu nedeniyle %3 oranında olmak üzere, kişinin özür oranının %37 olduğunun bildirildiği, ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16.11.2022 tarihli raporda ise; trafik kazasına bağlı yaralanmaların araz bırakmadan iyileşmesi nedeniyle tüm vücut engellilik oranının % 0 ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Her ne kadar davacı ... yönünden, maluliyete ilişkin raporlar arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüş ise de; Kartal Dr. Lütfi Kırdar EAH tarafından düzenlenen raporda özür oranına katkısı bulunan iç hastalıklarına ilişkin tanıların davaya konu kazaya ilişkin olmadığı, kaza neticesinde sağ omuzda meydana gelen kırık nedeniyle takdir edilen %3 özür oranının hangi kıstaslara göre belirlendiğinin açık ve denetime elverişli olmadığı bu hali ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri esas alınarak ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16.11.2022 tarihli rapor göz önünde bulundurularak düzenlenen 05.01.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı ... vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Bununla birlikte, kaza neticesinde davacı ...'nın sağ omzunda çıkık ve fraktür olduğu, davacıların yaralanmalarının iyileşmesi için gördükleri tedaviler nedeniyle masraf yapmalarının kaçınılmaz olduğu ve dava dilekçesi ile istenilen tedavi giderine ilişkin 250.00,00-TL'nin (her davacı için ayrı ayrı 125,00-TL) makul olduğu, sigorta şirketi tarafından davacı ...'ya yapılan ödemenin iş gücü kaybına ilişkin olduğu hususu göz önünde bulundurularak davacı ... lehine 125,00-TL tedavi giderine hükmedilmesi gerekirken tedavi giderlerine ilişkin talep hakkında karar verilmemesi hatalıdır. Davacı ... yönünden ise, davacının kaza sonrasında oluşan yaralanmasının niteliği göz önünde bulundurulduğunda tedavi giderine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. (2) Davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Kazanın meydana geldiği tarih (31.07.2016), kazadaki kusur durumu, davacı ...'nın kaza tarihindeki yaşı, yaralanmasının niteliği, tarafların sosyo ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece davacı ... lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının bir miktar az olduğu, davacı ...'nın yaralanmasının niteliği göz önüne alındığında ise manevi tazminat miktarının yeteri kadar olduğu anlaşılmakla davacı ...'nın istinaf talebi yerinde değil ise de davacı ... vekilinin istinaf talebi yerindedir.(3)Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;Her ne kadar davalı sigorta şirketi vekilince geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olduğu belirtilmiş ise de, geçici iş göremezlik zararının bedensel zarar niteliğinde olduğu, davalı sigorta şirketinin de bedensel zararlardan sorumlu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davalı sigorta şirketi vekilinin, davacı ... lehine takdir edilen geçici iş göremezlik tazminatına yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Ancak, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesinde "Sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde (dava ya da takip tarihinde) temerrüt gerçekleşir. Somut olayda; davacı tarafça, dava öncesinde yapılan başvurunun 05.07.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine ulaştığı, bu hali ile davalının 19.07.2017 tarihinde temerrüde düştüğü ve davacı ... lehine takdir edilen maddi tazminata ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebileceği göz ardı edilerek kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi hatalıdır.Bundan ayrı, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğu, sigorta poliçesinde manevi tazminatın teminat altına alınmadığı göz ardı edilerek davalı sigorta şirketinin davacılar lehine takdir edilen manevi tazminattan sorumlu tutulmasına neden olacak şekilde hüküm kurulması da hatalı olup, davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf nedenleri yerindedir.(4) Davalı ...şirketi vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde aracı uzun süreli kira, ariyet ve rehin ilişkisine dayanarak kiracı, ariyet ve rehin alan sıfatıyla işleten kişiler gerçek işleten sayılmıştır. “Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir”. Kısa süreli kiracılık, rehin veya ariyet almak kişiyi işleten haline getirmez. Bu takdirde işleten sıfatı kira veya ariyet verende kalır.Somut olayda, davalı ... Ticaret ve San. A.Ş. tarafından kazaya karışan aracın kaza tarihinden evvel 31.12.2015 tarihinde dava dışı ... Hizmetleri A.Ş'e kiralandığının savunulduğu, cevap dilekçesine ekli olarak sunulan belgelerin incelenmesinde, davalı ...şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında 31.12.2015 tarihli 24 ay süre ile araç kiralama sözleşmesi imzalandığı, 31.12.2015 tarihli tutanak ile kazaya karışan ... plaka sayılı aracın adı geçen şirket adına ...'ye teslim edildiği, davalı şirket tarafından dava dışı şirket adına faturalar düzenlendiği ve vergi dairesine bildirildiği, bu hali ile aracın dava dışı ... şirketinin fiili kullanımında bulunduğu, araç üzerindeki fiili hakimiyetin ve ekonomik açıdan yararlanmanın adı geçen şirkete geçmesi nedeni ile araç maliki olan davalı şirketin işleten sıfatının yer değiştirdiğinin kabulü ile davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, bununla birlikte, zarar gören davacının, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü olmadığı, olağan olanın, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesi olduğu, davacının, araç maliki olan davalıya karşı dava açmasında kusuru bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı ... şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ( Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2014/21009 Esas, 2014/17379 Karar sayılı ilamı) karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalı şirket vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi yerindedir. Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin istinaf talebinin ... yönünden kabulüne, davacı ... yönünden HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin kısmen yerinde görülen istinaf talebinin kabulüne, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ...şirketi vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı ... vekilinin, davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ...Şirketi vekilinin istinaf başvurularının KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ...'dan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından peşin yatırılan 547,60-TL istinaf karar harcının ve davalı ...şirketi tarafından peşin yatırılan 427,60-TL istinaf karar harcının talepleri halinde yatıran tarafa iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/02/2024 tarih ve 2019/539 Esas ve 2024/145 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN; -Davalı ...şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, -Davacı ...'nın davalı sigorta şirketi ve davalı ... aleyhine açtığı davanın KABULÜ ile, 910,69-TL maddi tazminatın (iş gücü kaybı) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 19.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ...'nın davalı sigorta şirketi ve davalı ... aleyhine iş gücü kaybı nedeniyle açtığı davanın REDDİNE, -Davacı ...'nın davalı sigorta şirketi ve davalı ... aleyhine tedavi gideri nedeniyle açtığı davanın KABULÜ ile 125,00-TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 19.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
b-MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN; -Davalı ...şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, -Davacı ... yönünden 3.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Davacı ... yönünden 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, c/Karar tarihi itibariyle maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 615,40-TL karar harcı ve manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 172,49-TL harç ile 910,69-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 147,62-TL harcın davalı ...'ten tahsili ile Hazineye irad kaydına, ç/Davacılar tarafından yapılan 172,49-TL peşin harç, 910,69-TL ıslah harcı ve 31,40-TL başvurma harcı toplamı 1.114,58-TL'nin davalı ... ve davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketi yönünden 646,80-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, d/Davacılar tarafından yapılan 3.085,55-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 544,95-TL'sinin davalılar ... ve davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına, e/Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gereğince belirlenen 910,69-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gereğince belirlenen 3.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, f/Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gereğince belirlenen 125,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gereğince belirlenen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, g/Davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan maddi tazminat talebi yönünden 125,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine, h/Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden (davalı tarafça istinaf talebi bulunmadığı da göz önünde bulundurularak) 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ...'e ödenmesine, ı/Davalı ...Şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025