T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/918
KARAR NO: 2026/999
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/01/2026
NUMARASI: 2024/763 Esas - 2026/23 Karar
Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/132 Esas 2025/722 Karar Sayılı Dosyası
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına BAğlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile; 27.07.2019 tarihinde, davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücünün seyir halinde iken önünde seyretmekte olan dava dışı ... plakalı araca çarptığını, söz konusu aracın da çarpmanın etkisi ile müvekkiline ait... yabancı plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, Alman mühendislik şirketi tarafından düzenlenen raporda, aracın tamir bedelinin 3.622,99 Euro, rayiç değerinin 4.000 Euro ve hurda değerinin ise 879 Euro olduğunun belirlendiğini, buna göre aracın pert total olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin zararının 3.121 Euro olduğunu, yapılan başvuru neticesinde davalı tarafça 23.10.2019 tarihinde 200 Euro tutarında kısmi ödemede bulunulduğunu, müvekkilinin bakiye zararının 2.921 Euro olduğunu, bilirkişi için 669,49 Euro ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.921 Euro'nun davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 18.02.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yürütülecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsiline, ekspertiz ücreti olarak ödenen 669,49-TL'nin de fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının yargılama giderine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, asıl davaya ilişkin, davanın reddine dair kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 21/10/2024 tarihli, 2021/1389 Esas ve 2024/1672 Karar sayılı ilamı ile, "...İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/517 Esas sayılı dosyasının bir örneği dosya arasına celbedilerek, dosyanın, 6100 sayılı HMK'nin 267. maddesine uygun şekilde tek sayıda makine mühendisinden oluşturulacak yeni bilirkişi heyetine tevdi ile, tarafların kazanın oluşumundaki kusur durumları, aracın yabancı plakalı olduğu da göz önünde bulundurularak Almanya ülkesi koşullarına göre, davacının aracında meydana gelen hasarın niteliği, aracın pert total işlemi görmesi gerekip gerekmediği, hasar miktarı hususlarında, dosya içerisindeki tüm raporların irdelendiği, raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, denetime ve hüküm vermeye elverişli nitelikte bilirkişi heyet raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi" gerektiği açıklanarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben sunduğu birleşen dava dilekçesi ile; dava dışı ... plaka sayılı aracın, takip mesafesini koruyamayarak davalı şirkete sigortalı ... plaka sayılı araca çarptığının, söz konusu araç sürücüsünün de hem çarpmanın etkisi hem de takip mesafesini korumaması nedeniyle önünde ve aynı istikamette seyreden müvekkiline ait... plaka sayılı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde araçta hasar meydana geldiğini, davalı şirkete sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, yaptırılan inceleme neticesinde müvekkilinin aracının pert total sayılması gerektiğinin belirlendiğini, aracın hurda değeri düştükten sonra müvekkilinin bakiye zararının 3.121 Euro olarak belirlendiğini, dava dışı ... plaka sayılı aracın sigortacısı tarafından 23.10.2019 tarihinde 200,00 Euro tutarında ödeme yapıldığını belirterek bakiye 2.921,00 Euro'nun ve ekspertiz ücretinin 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez bankası Efektif satış kuru karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. Vekili cevap dilekçesi ile, davanın zamanaşımına uğradığını, davadan evvel usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davanın tevzi edildiği İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.04.2022 tarihli 2021/517 Esas ve 2022/353 Karar sayılı ilamı ile, makine mühendisinden alınan 16.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ile, ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun, davalı şirkete sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2025 tarihli 2022/1127 Esas ve 2025/160 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, aynı kazaya ilişkin olarak davacı tarafından dava dışı ... plakalı aracın ... sigortacısı olan dava dışı ... A.Ş aleyhine İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ninin 2020/249 E sayılı dosyasında açılan tazminat talebine ilişkin davada alınan ... kusur raporu ile eldeki davada alınan kusura ilişkin bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ileri sürüldüğünden, mahkemece söz konusu dosyada açılan dava ile eldeki dava dosyasına ilişkin talebin aynı kazadan kaynaklı talepler olup olmadığı da araştırılarak, aynı konuda birbiriyle çelişen kararlar ortaya çıkmasının engellenmesi açısından, belirtilen dosyada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak, o dosyada alınan kusura ilişkin bilirkişi raporları ve kesinleşmiş mahkeme kararı da getirtilerek, her iki dosyada da alınan kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu..." gerekçesi ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, istinaf ilamı sonrasında ilk derece mahkemesince, 18.07.2025 tarihli 2025/132 Esas ve 2025/722 Karar sayılı ilamı ile, davanın, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/763 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin kaldırma kararından sonra, asıl ve birleşen davaya ilişkin yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda alınan 11/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı ... A.Ş.'ye sigortalı aracın sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davalı ...şirketine sigortalı aracın sürücüsü ... ile davacının kusurlarının bulunmadığı, dava konusu otomobilin ağır hasarlı olması, onarımının ekonomik olmaması nedeniyle tam zayi (pert total olarak) değerlendirilmesinin yerinde olduğu, davacının karşılanmayan zararının 2.962.-Euro olduğu, kaza tarihi itibariyle sigorta poliçesi gereği araç hasarı nedeniyle kaza başına sorumluluk limitinin 39.000,00-TL olduğu, kazanın tek aşamalı meydana gelmiş olması sebebiyle iki ayrı kaza olarak değerlendirme yapan 12.03.2021 tarihli rapora katılmadıklarının mütalaa edildiği, bu hali ile, asıl dava yönünden davanın kabulü ile, 2.962,00 Euro maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü 18/02/2020 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankaları tarafından Euro cinsinden 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte (poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın eksper rapor ücret talebinin kısmen kabulü ile 628,49-Euro eksper rapor ücret bedelinin davacı taraf yargılama giderlerine eklenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği kanaati ile;
"A)Mahkememizin 2024/763 Esas sayılı dosyası yönünden;
1-Davanın KABULÜ ile; 2.962,00 Euro maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü 18/02/2020 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankaları tarafından Euro cinsinden 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte (poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafın eksper rapor ücret talebinin kısmen kabulü ile 628,49-Euro eksper rapor ücret bedelinin davacı taraf yargılama giderlerine eklenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Davacı tarafından yapılan 383,49-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı, 32.000,00-TL bilirkişi ücreti, 4.866,80-TL posta giderleri olmak üzere toplam 37.304,69-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
B)Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/132 Esas 2025/722 Karar sayılı dosyası yönünden;
1-Davanın reddine" karar verilmiş, karara karşı asıl dava davalısı ... A.Ş. vekili ve katılma yoluyla asıl ve birleşen dava davacısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili tarafından, asıl davaya konu ekspertiz ücretinin yargılama giderine eklenmesine karar verilmesine rağmen, yargılama giderleri arasında sayılmadığı gerekçesi ile, hükmün HMK m. 305/A veya 304 hükmü gereğince düzeltilmesine karar verilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesince, 17.02.2026 tarihli hükmün tamamlanmasına dair ek karar ile; hükmün 2 numaralı bendinde 628,49-EURO eksper raporu ücret bedelinin davacı yargılama giderlerine eklenmesine karar verilmiş ise de 4 numaralı bendinde yargılama giderlerine bu bedelin eklenmediği, talebin kabulü gerektiği, 628,49-Euro eksper raporu ücretinin karar tarihi itibari ile TL karşılığı olan 31.610,77-TL'nin eklenmesine karar vermek gerektiği kanaati ile;
"Mahkememizin 15/01/2026 tarih, 2024/763 Esas ve 2026/23 Karar sayılı nihai kararın hüküm kısmının 4 numarasının;
"4-Davacı tarafından yapılan 383,49-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı, 32.000,00-TL bilirkişi ücreti, 31.610,77-TL eksper raporu ücreti, 4.866,80-TL posta giderleri olmak üzere toplam 68.915,46-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ŞEKLİNDE TAMAMLANMASINA" karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin istinaf nedenleri; asıl davada hükmolunan ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı talep edilmesine rağmen karar tarihindeki TL karşılığına hükmolunmasının hatalı olduğu, birleşen dava yönünden, davanın açılmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığından aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği hususlarına ilişkindir.
Asıl dava davalısı ... A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; dava tarihinden evvel yapılan ödeme ile bakiye teminat limitinin 37.976,52-TL olduğunu, ödenen miktarın tenzil edilmemesinin, kararda bakiye poliçe limitinin rakamsal olarak gösterilmemesinin ve Euro para cinsinden tazminata karar verilmesinin hatalı olduğu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı, araç hasarının Türkiye şartlarına göre belirlenmesi gerektiği, ekspertiz ücretinin fahiş olduğu, ücretin TL'ye çevrilmesi halinde tazminat miktarını aşar nitelikte olduğu, dava tarihinden evvel ödenen 41,00-Euro'nun mahsup edilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.
Asıl ve birleşen dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
(1)Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde;
Gerekçeli kararın asıl ve birleşen dava davacısı vekiline 14.02.2026 tarihinde, davacı vekilinin, asıl dava yönünden kurulan hükme karşı hükmün tavzihi talebine ilişkin 17.02.2026 tarihli ek kararın 22.02.2026 tarihinde, asıl dava davalısı ... A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolun başvuru dilekçesinin 24.02.2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin ise, 10.03.2026 tarihinde verildiği görülmüş, bu hali ile, davacı vekili yönünden, gerekçeli karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru süresi olan yasal iki haftalık sürenin 02.03.2026 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 348/1.maddesinde katılma yoluyla istinaf yasa yoluna başvuru düzenlenmiş olup, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilmiş olan tarafın, istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yasa yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, prensip olarak katılma yolu ile istinaf yasa yoluna başvuran taraf, istinaf başvuru sebeplerini serbestce ileri sürebilir.
Bundan ayrı; eldeki davada, her ne kadar birleştirilmiş ise de, asıl ve birleşen olmak üzere bağımsızlığını koruyan iki ayrı dava mevcut olup, her dava bağımsızlığını koruduğundan istinaf yasa yolu talebinin de ayrı ayrı ve katılma yolu ile istinaf talebinin, asıl istinaf talebine bağlılığı gözetilerek incelenmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalar ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen olmak üzere, bağımsızlığını koruyan iki ayrı dava bulunup, istinaf kanun yoluna başvuran ... A.Ş.'nin, asıl davanın davalısı olduğu, dolayısıyla sadece asıl davaya yönelik olmak üzere istinaf talebinde bulunduğu, birleşen dava yönünden istinaf talebi bulunmadığından, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf talebinin katılma yolu ile istinaf olarak değerlendirilemeyeceği, yukarıda açıklandığı üzere, gerekçeli kararın davacı vekiline 14.02.2026 tarihinde tebliğ edildiği ve yasal iki haftalık kanun yoluna başvuru süresinin 02.03.2026 tarihinde sona ermesine rağmen istinaf başvuru dilekçesinin, yasal süre sona erdikten sonra 10.03.2026 tarihinde sunulduğu, ilk derece mahkemesinin 17.02.2026 tarihli ek kararının da sadece asıl davaya ilişkin kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin, birleşen davaya yönelik istinaf talebinin HMK m. 346/1 hükmü gereğince süre yönünden usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
(2)Asıl davaya yönelik taraf vekillerinin istinaf taleplerinin incelenmesinde;
(a)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 11.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun, dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun, açıklayıcı, denetime elverişli ve ayrıntılı olması sebebiyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, aracının yabancı plakalı olmasına, davacının yabancı ülkede yaşamasına ve kaza sonrası ikamet ettiği ülkeye dönerek aracındaki hasarı burada tespit ettirmesine, aracın Türkiye'de tamir ettirilmesi zorunluluğu bulunmamasına, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin ve bu hasar bedelinin tespiti için yapılan ekspertiz giderine ilişkin belirlemenin, ikametgahı olan ülkedeki koşullara ve bu ülkenin para birimi gözetilerek belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı sigorta şirketinin bu hususlara yönelik istinaf talebi yerinde değildir.
(b)Yargılamaya hâkim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi ile düzenlenmiş olup, hâkim (hakem) tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Bundan ayrı, yabancı para alacağı, Türk Lirası dışındaki bir para birimine göre ödenmesi gereken para borçlarını ifade eder. Yabancı para alacağı ticari bir ilişkiden, sözleşmeden veya hukuka aykırı eylemlerden doğabilir. Yabancı para borcu 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili hükme göre; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir."
Somut olayda, asıl davaya ilişkin dava dilekçesi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, araçta oluşan hasar nedeniyle doğan 2.921 Euro'nun davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 18.02.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yürütülecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olmasına ve tazminat miktarının artırımına ilişkin herhangi bir dilekçe sunulmamış olmasına rağmen talebi aşar şekilde, fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı yerine aynen ödenmesi sonucunu doğuracak biçimde ve 2.962,00 Euro maddi tazminata hükmolunması isabetsiz olup, davalı vekilinin istinaf talebi, kamu düzenine yönelik olun bu husus nedeniyle yerindedir.
(c)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı tarafından, davalı sigorta şirketine davadan evvel yapılan başvuru üzerine, hasar nedeniyle doğan zarar için 159,00 Euro, ekspertiz ücreti için 41,00 Euro olmak üzere 23.10.2019 tarihinde toplam 200,00 Euro ödendiği, ödeme tarihi itibariyle TC Merkez Bankası efektif satış kuruna göre hasar için ödenen tazminat miktarının TL karşılığının (159 Eurox6,4370-TL) 1.023,48-TL olduğu görülmüştür.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu belirleyen poliçe limitinin 39.000,00-TL olduğu, davalı tarafça davadan evvel 1.023,48-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan teminat limitinin 37.976,52-TL olduğu göz önünde bulundurularak davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye teminat limitinin kararda gösterilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması hatalı olup, davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi yerindedir.
(d)Davacı vekili, asıl dava dilekçesi ile, yurt dışında yaptırdığı ekspertiz fatura bedeli 669,49-TL'nin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının yargılama giderine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince, gerekçeli kararda, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında sayılmasına karar verilmesine rağmen, yargılama giderleri arasında ekspertiz ücretine yer verilmemiş, davacı vekilinin talebi üzerine, 17.02.2026 tarihli ek kararda ise, ekspertiz ücreti bedelinin, karar tarihindeki kura göre TL karşılığı belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa ki; davacı tarafça ekspertiz ücretinin fiili ödeme günündeki kur karşılığının talep edilmesi nedeniyle, yargılama giderlerinden olan 669,49 Euro'dan, ilk derece mahkemesinin kabulünde de olduğu üzere davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden evvel ödenen 41,00 Euro'nun mahsubu ile bakiye 628,49 Euro'nun fiili ödeme günündeki kur karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, karar tarihindeki kura göre belirlenen TL karşılığının ödenmesine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerinde, ilk derece mahkemesince mahsup işleminin yapılmış olması sebebiyle ise davalı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin, birleşen davaya yönelik istinaf isteminin süre yönünden usulden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin yerinde görülen istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK m. 353/1-b/2 hükmü gereğince, istinaf incelemesi dışında kalan birleşen dava yönünden kurulan hükme dokunulmaksızın, asıl davaya ilişkin yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2026 tarih, 2024/763 Esas, 2026/23 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun; yukarıda (1) nolu maddede açıklanan nedenlerle usulden reddine; asıl dava davacısı vekili ve asıl dava davalısı ......şirketi vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurularının (2) nolu maddede açıklanan hususta KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2)
2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde taraflara iadesine,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
5/İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2026 tarih, 2024/763 Esas, 2026/23 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
6/İlk derece mahkemesinin 2024/763 Esas sayılı dosyası yönünden;
a/Davanın KABULÜ ile; 2.921,00 Euro maddi tazminatın (bakiye poliçe limiti 37.976,52-TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... A.Ş'den temerrüte düştüğü 18/02/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme günündeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b/Davacı tarafın eksper rapor ücret talebinin kısmen kabulü ile, 628,49-Euro eksper rapor ücretine ilişkin yargılama giderinin fiili ödeme günündeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
c/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.533,95-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 383,49-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.150,46-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
d/Davacı tarafından yapılan 383,49-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı, 28.000,00-TL bilirkişi ücreti (Dairemizin kaldırma kararından evvel 2.000,00-TL, kaldırma kararından sonra asıl rapor için 20.000,00-TL, asıl davaya ilişkin itirazların değerlendirilmesi ve birleşen davaya ilişkin ek rapor ücreti 12.000,00-TL'nin yarısı) sadece asıl davaya ilişkin yapılan 364,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 28.801,89-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
e/Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gereğince belirlenen 22.455,72-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
f/İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
g/Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
7/Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/132 Esas 2025/722 Karar sayılı dosyası yönünden;
a/Davanın reddine,
b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 495,01-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 236,99-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
c/Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d/Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 28.985,96-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
e/İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.11/06/2026