T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1686
KARAR NO : 2025/1970
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/05/2022
NUMARASI : 2021/353 Esas - 2022/360 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın 09/09/2020 tarihinde davacıların desteği ... ...'in sevk ve idaresindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini ve hayatını kaybettiğini, davacıların desteğin eşi ve oğlu olduğunu, ölümü ile desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, (HMK md. 107) 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; 09/09/2020 tarihinde davacıların desteği ... ...'in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, müteveffa ... ...'in hayatını kaybettiği, müteveffa ... ...'in %100 kusurlu olduğu asli kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkının ölenden intikal eden bir hak olmadığı, doğrudan desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan aslı ve bağımsız nitelikte bir hak olduğu, aracı kullanan işletenin tam kusuru nedeniyle meydana gelen kazada işletenin ölümü nedeniyle talep edilen destek zararının, ölenin değil üçüncü kişi durumundaki destek tazminatı talep eden müvekkillerinin zararı olduğu, bu zararın da gerek kanun gerekse poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmadığı, bu nedenle destekten yoksun kalma zararının sigortacıdan talep edilmiş olmasının doğru olduğu, mahkemece destekten yoksunluk zararından kaynaklanan tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
Dava; trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüm olayına dayanarak açılmış, destekten yoksun kalma maddi tazminatı isteğine ilişkindir.Dosya arasında bulunan kayıt ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları, itirazların kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalı sigorta şirketi nezdinde 30/11/2019-30/11/2020 tarihleri arasını kapsar biçimde ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın sürücüsü bulunan ... ...'in tam kusuru neticesinde 09/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu durumda destekten yoksun kalan davacı eşi ve oğlunun üçüncü kişi konumunda olup olmadığı ve desteğin kusurunun kendilerine yansıtılıp yansıtılamayacağı, sonucu itibariyle de davacıların desteğin sürücüsü olduğu aracın ZMM Sigortacısı olan davalı şirketten destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları; yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepler bakımından sigortacının sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan poliçe kapsamında ve sigorta limitleri dahilinde üçüncü kişilerin uğradıkları zararları tazmin etmekle sınırlıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92.maddesinin (a) ve (c) bentleri, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1 ve A.3 maddesi, A.5 maddesinin (ç) bendi ve yine A.6 maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde; bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen ölüm olayına bağlı olarak destekten yoksun kalma halinde, destekten yoksun kalınan zararın ZMM sorumluluk kapsamında olması için ölenin üçüncü kişi olması ve desteğin kusursuz bulunması gerekmektedir.Somut olayda; davacıların desteği sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile 09/09/2020 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında öldüğü ve kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlenen ve başlangıç tarihi 06/01/2016 olan poliçe şartlarına göre belirlenecektir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesine ve A.5 maddesinin (ç) bendine göre; ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla meydana gelen destek zararları, destekten yoksun kalma teminatı kapsamındadır. Sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında, mutlaka ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir.Bundan ayrı yine genel şartların A.6 maddesi (d) bendinde; destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat dışı tutulduğundan; kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü ... ...'in kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda da sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında sayılmadığı ve Genel Şartlar davalının sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçenin ayrılmaz bir parçası olup genel işlem koşulu niteliği de taşımadığı göz önüne alındığında, davacıların destek sürücünün sevk ve idaresindeki aracın ZMM sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakları bulunmamaktadır. (Bkz.Yargıtay 17.hukuk Dairesi'nin 29/05/2017 gün 2016/14573 E. -2017/6035 K. sayılı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2022 gün 2021/13816 E. - 2022/10502 K.sayılı içtihatları)
Hal böyle olunca, mahkemece yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacılardan alınması gereken 1.230,80-TL (615,40*2) harçtan peşin yatırılan 161,40-TL harcın düşümü ile bakiye 1.069,40-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/12/2025