T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/557
KARAR NO : 2025/1629
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2021
NUMARASI : 2018/652 Esas - 2021/896 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile seyir halinde iken 03.05.2018 tarihinde, tek yönlü yola tersten girmeye çalışan davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazanın etkisi ile müvekkilinin yere düştüğünü ve kolunda kırık meydana geldiğini, müvekkilinin çekici operatörü olarak çalıştığını, maaş bordrosunda geliri asgari ücret gibi gözükse de aylık net gelirinin 3.000,00-TL olduğunu, 39 yaşındaki çekici operatörünün asgari ücret almayacağının aşikar olduğunu, davadan evvel sigorta şirketine başvuru yapılmış ise de, davalı ... şirketi tarafından temini zor belgelerin istendiğini ve ödeme yapılmadığını belirterek maddi zararı yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL maddi tazminatın başvuru tarihi olan 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin manevi zararlarına binaen 20.000,00-TL manevi tazminatın 03.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuştur.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça başvuru yapılırken maluliyete ilişkin raporun ve son üç aylık gelir belgesinin sunulmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından müvekkili şirketin temerrüde uğramadığını, kusur durumunun tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, davacının ileri sürdüğü gelirini ispatlaması gerektiğini, davacının, koruyucu ekipman takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken, kendisine hitap eden ve uyması gereken dur ihtarlı trafik levhası olduğu halde, trafik işaret levhasına uymayarak yola katıldığı esnada, aracın sol ön köşe kısımları ile düz seyirle kavşağa giren davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımları ile çarpışması neticesinde kazanın meydana geldiği, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu, SGK'dan celp edilen hizmet dökümlerinin incelenmesi sonucunda, davacının, kaza tarihinden öncesinde ve sonrasında kurtarıcı araç şoförü olduğu görülerek ilgili meslek odalarına müzekkere yazıldığı ve davacının elde edebileceği emsal ücretin kaza tarihi itibari ile asgari ücretin 1.6 katı olduğunun görüldüğü ve kazanca esas değer olarak bu miktarın hesaplamada dikkate alındığı, yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik miktarının 11.703,88-TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının ise 77.188,15TL olduğu, davacının %25 oranındaki kusuru nedeniyle yapılan indirim ve SGK tarafından yapılan 3.920,00TL geçici iş göremezlik ödemesinin mahsubu neticesinde davacının, 4.857,91TL geçici iş göremezlik zararı ve 57.891,11TL sürekli iş göremezlik zararı talep edebileceği, davacı tarafça, davalı ... şirketine 23/05/2018 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığı, ancak bu başvurunun tebliğine ilişkin belge sunulmadığından davalı ... şirketi tarafından ilk olarak 28/05/2018 tarihinde yapılan başvuruya cevap verildiği göz önünde bulundurularak bu tarihin başvuru tarihi olduğunun kabulü ile davalı ... şirketinin bu tarihten itibaren sekiz iş günü sonrası olan 08/06/2018 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, davalı gerçek kişinin ise 25/08/2018 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü ve alacağa talep doğrultusunda yasal faiz işletilmesi gerektiği, davacının yaralanmasına neden olan olayın oluş şekli, kusur durumu, davacının duymuş olduğu elem ve ızdırabın ağırlığı ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları nazara alındığında manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği kanaati ile;"1-Davacının Maddi tazminat talepli davası yönünden Davasının Kısmen kabulü ile, 4.857,91 TL geçici iş göremezlik zararı ve 57.891,11TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 62.749,02TL ye davalılardan ... Sigorta AŞ yönünden 08/06/2018 tarihinden, davalı ... yönünden 25/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının Manevi tazminat talepli davası yönündenDavasının Kısmen Kabülü ile 7.500,00-TL manevi tazminatının davalı ... dan 03/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı ... şirketi vekilinin istinaf nedenleri; kusur tespitine yönelik bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, kusur oranlarının ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenecek rapor ile belirlenmesi gerektiği, emsal ücret üzerinden hesaplanan tazminatın hükme esas alınmasının hatalı olduğu, davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeme belgelerinde aylık brüt gelirinin 2.100,00-TL olduğu, davacının mesleği ve SGK kayıtları ile geliri belirli olmasına ve SGK kayıtlarında gelirinin düşük gösterildiğine dair iddiada bulunulmamasına rağmen emsal ücret üzerinden tazminat hesabı yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, geçici iş göremezlik, bakım ve tedavi giderlerinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı, SGK kayıtlarına göre davacının 84 günlük istirahat süresi bulunduğu ve bu döneme ilişkin ödeme yapıldığı gözardı edilerek mükerrer hesap yapıldığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaya ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığı, davacının çalıştığı iş yerinden maaş bordroları getirtilmeden hatalı hesaplama yapıldığı, tazminat hesabı yapılırken 1.65 iskonto oranı uygulanması gerektiği, davacının, koruyucu ekipman takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından faizin ancak dava tarihinden başlatılabileceği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar ki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir. Somut olayda, dava dilekçesi ile, davacının, kaza tarihinde çekici operatörü olduğu, maaş bordrolarında geliri asgari ücret düzeyinde gösterilmiş ise de aylık 3.000,00-TL gelirinin bulunduğu ileri sürülmüş, davacının SGK hizmet dökümü dosya arasına celbedilmiş, hükme esas alınan 11.04.2021 tarihli ek raporda, davacının geliri hem asgari ücret düzeyinde kabul edilerek, hem de mahkemece çekici operatörünün kaza tarihi itibariyle ne kadar gelir elde edeceğine yönelik yapılan emsal araştırmalarında tespit edilen ücretlerin ortalaması ile bulunan asgari ücretin 1,6 katı üzerinden seçenekli olarak tazminat hesabı yapılmış, ilk derece mahkemesince, davacının gelirini asgari ücretin 1,6 katı olarak kabul edilen hesaplama üzerinden hüküm kurulmuş ise de, mahkemece dosya arasına celbedilen SGK hizmet dökümü ve işe giriş belgelerine göre, davacının kaza tarihinde ... isimli iş yerinde çalıştığı, meslek adının "şoför-yük taşıma" olarak belirtildiği, dosya kapsamına sunulan davacıya ait operatörlük belgesinin kaza tarihinden sonrasına ait olduğu göz önüne alındığında, davacının gelirinin belirlenmesinde mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapıldığını söyleme imkanı bulunmadığı gibi, emsal ücret araştırmasına ilişkin cevabi yazılarda bildirilen ücretlerin kaç yıllık çekici operatörlüğü yapan kişilere ait olduğunun da belirtilmemiş olması sebebiyle tazminat hesabına esas alınması hatalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.Bu durumda mahkemece, davacının, SGK hizmet dökümüne göre kaza tarihinde ve sonrasında çalıştığı iş yerleri belirlenerek, kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin (maaş bordrosu...vs) dosya arasına celbedilmesi, davacının, kaza tarihinde yaptığı iş ve gelirine yönelik olarak bildirdiği tanıkların dinlenmesi ve varsa başkaca delillerinin toplanması, bu suretle davacının, maaş bordrolarında gösterilen gelirden daha yüksek gelir elde edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması, daha yüksek gelir elde ettiğinin ispatlanamaması halinde SGK hizmet dökümü göz önüne alınarak, kaza tarihinden rapor tarihine kadar çalıştığı dönemler için bilinen ücreti, çalışmadığı dönemler için ise asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması, maaş bordrolarında gösterilen ücretten daha yüksek ücret aldığının ispatlanması halinde ise davacının mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından davacının kaza tarihi itibariyle meslekteki kıdemi ve yaşına göre emsal gelirinin ne kadar olacağı hususunun sorulması bu suretle davacının kaza tarihindeki net kazancı dikkate alınarak tazminat hesabına esas gelirinin belirlenmesi, akabinde taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek 11.04.2021 tarihli bilirkişi ek raporundaki gelir dışındaki tüm veriler aynı kalmak suretiyle tazminat hesabı yaptırılması için, daha önce rapor düzenleyen aktüer bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi isabetli değildir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2018/652 Esas 2021/896 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2025