T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1108
KARAR NO : 2025/1632
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2020- 06/05/2022 Tarihli Ek Karar
NUMARASI : 2016/536 Esas - 2020/423 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Görülmekte olan dava, trafik kazasına bağlı araç hasarına dayanan tazminat isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; davalıya trafik sigortalı aracın, park halindeki davacının aracına çarpması ile kazanın meydana geldiği, kazaya karışan ... plaka sayılı araç için davalı sigorta şirketi nezdindeki teminat limitinin 29.000,00-TL olduğu, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesinde değer kaybının 2.900,00-TL, bu tutarın kaza tarihindeki kurdan karşılığının ise 861,25 EUR olduğunun tespit edildiği, aracın kullanılamaması nedeniyle tazminat talep edilmiş ise de, KMAZMSS Genel Şartlarının A.6. maddesi gereğince araç mahrumiyetine ilişkin talebin teminat kapsamında olmadığı, davacı tarafça talep edilen 166,11-TL noter masrafı ile 1.498,81 Euro eksper masrafının yargılama giderlerinden olduğu ve davalı sigorta şirketinden talepte bulunulması mümkün ise de, eksper için ödendiği ileri sürülen 1.498,81 Euro'a ilişkin olarak makbuz sunulmaması nedeniyle bu talebin reddi gerektiği, davalı tarafça 12.183,00-TL hasar bedeli ödendiğine dair taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bilirkişi raporu ile tespit edilen 861,25 Euro değer kaybı talebinin kabulüne aşan istemin reddine ve noter masrafı 166.11-TL'nin yargılama gideri içerisinde sayılmasına karar vermek gerektiği kanaati ile;"1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 861,25-EURO alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine,3-166,11-TL noterlik masrafının dava gideri içerisinde sayılmasına" karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından 27.04.2022 tarihli tavzih talepli dilekçe ile; mahkeme ilamında müvekkili şirket tarafından davadan önce 12.183,88 TL ödemede bulunulduğunun belirtildiği, bakiye poliçe limitinin 16.816,12-TL olmasına rağmen, bu hususun gerekçeli kararın hüküm kısmında belirtilmediği, oysa ki müvekkili şirketin bakiye sorumluluğunun kararda ayrıca ve açıkça yazılması gerektiği belirtilip, kararın hüküm kısmının HMK'nin 305 vd. maddeleri uyarınca tavzihine karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, ilk derece mahkemesince 06.05.2022 tarihli ek karar ile; "Davacı vekilinin tavzihini istediği hususun tavzih edilebilecek bir husus olmadığı anlaşıldığından talebinin reddine" karar verilmiş, ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin ek karara karşı istinaf nedenleri; poliçe kapsamında 12.183,88-TL ödeme yapıldığı mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen müvekkilinin sorumlu olduğu bakiye poliçe limitinin kararda gösterilmemesinin hatalı olduğu, ilamının"hüküm" kısmında müvekkil şirketin bakiye poliçe teminatı olan 16.816,12-TL ile sınırlı sorumlu olduğuna dair açıklamaya yer verilmesi suretiyle HMK m. 305 gereğince hükmün tavzihine karar verilmesi gerektiği hususuna yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nin 305. maddesinde; "(l) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmüne yer verilmiştir.Yasal düzenlemeye göre ancak, açık olmayan veya çelişkili fıkraları kapsayan hükümlerin tavzihi istenebilir. Hakim verdiği hüküm ile bağlıdır. Hakim, sonradan hükmün yanlış olduğu veya kararda eksik hususlar bulunduğu kanaatine ulaşsa bile, hükme karşı yasa yollarına başvurulup bozulmadıkça veya yargılamanın iadesine karar verilmedikçe, verdiği kararı değiştirmesi mümkün değildir.Tüm bu açıklamalardan sonra, somut olaya dönüldüğünde ve özellikle tavzihi istenen kararın hüküm kısmında ve gerekçe bölümünde talebin poliçe limitiyle sorumlu olduğunun belirtilmemiş olduğu göz önüne alındığında, davalı vekilinin tavzih talebinin, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların sınırlandırılması ve değiştirilmesi niteliğinde olmasına göre davalı vekilinin talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin, ilk derece mahkemesinin 06.05.2022 tarihli ek kararına karşı yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nin 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin 06/05/2022 tarihli ek kararına yönelik olarak davalı vekilinin tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 608,50-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6,90-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.30/10/2025