T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1356
KARAR NO : 2025/1481
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/05/2019
NUMARASI : 2017/509 Esas - 2019/445 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, sebebiyet verdiği 16/06/2012 günlü tek taraflı trafik kazasında, söz konusu araçta yolculuk etmekte bulunan ve vekil edenlerinin oğlu olan ...'ın hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve kaza anında aracın kim tarafından kullanıldığının tam olarak belli olmadığını beyanla; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak), her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, 10.000,00-TL manevi tazminatın da sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 21/06/2016 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de davacı anne için olan destek tazminatı istek miktarını 208.149,00-TL'ye, davacı baba için olan destek tazminatına ilişkin istek miktarını da 193.460,00-TL'ye çıkarttıklarını ve 10.000,00-TL'lik manevi tazminata ilişkin talebin 5.000,00-TL'sinin davacı anne için, diğer 5.000,00-TL'sinin de davacı baba için olduğunu açıklamış, ayrıca olayla ilgili olarak Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2013/110 Esas-2013/1495 Karar sayılı kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı gereğince davalı ...'nın beraatine karar verildiğini, araç sürücüsü olarak ...'un mahkumiyetine hükmedildiğini beyanla, davalı ... hakkındaki davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen 14/10/2016 günlü önceki karara karşı, davalı ... vekili; bu karara bağlı olarak düzenlenen 26/12/2016 tavzih kararına karşı da davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairece verilen 08/06/2017 gün 2017/259 Esas-2017/386 Karar sayılı ilamla; maddi tazminat hesaplamasına esas müteveffa gelirinin doğru bir biçimde belirlenmediği, zira dosya kapsamından, desteğin 03.10.2011 tarihi itibariyle " ciğer, kokoreç, köfte ve kebapçıların faaliyeti" konulu iş yeri sahibi olduğu ve adına vergi levhası düzenlendiğinin anlaşıldığı, somut olayda; mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda, desteğin gelirinin belirlenmesinde, sahibi olduğu ve işlettiği iş yerinden elde ettiği gelirin 3.000,00-TL olduğu şeklindeki belirleme esas alınarak, belirlenen bu kazancın asgari ücrete oranlanması ile destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, oysa ticari bir alanda çalışan kişinin tazminata esas alınacak gelirinin, işletmenin gelirine göre değil, kişinin kişisel yetenek ve emeğinin işletme gelirine yapacağı katkıya göre belirlenmesi gerektiğine işaret edilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırıldığı, kaldırma sebep ve şekline göre de davalı vekilinin diğer istinaf itirazları ile davacı vekilinin tavzih kararına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2017/509 Esasa kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece; iddia, savunma, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra elde edilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek;Davacıların oğlu ...'ın ölümü ile sonuçlanan 16/06/2012 günlü tek taraflı trafik kazasının oluşumunda, müteveffanın maliki bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün davalı ... olduğunun, maddi olgu niteliği taşıyan kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla belirlendiği, hukuk hakiminin böyle bir kararla bağlı olduğu, bu durumda davacıların uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesinden davalı ...'un sorumlu olduğu, kaldırma kararından sonra temin edilen 08/02/2019 günlü aktüer ek bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu, ancak bilirkişinin 18/02/2019 tarihli ek raporunda özetle; davacılardan müteveffanın annesi ...'ın isteyebileceği destekten yoksun kalma tazminat alacağının toplam 87.597,71 TL olduğu, davacılardan müteveffanın babası ...'ın isteyebileceği destekten yoksun kalma tazminat alacağının toplam 77.206,16 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, aktüerya bilirkişinin dosyaya sunduğu son ek raporundaki hesaplama doğru olmakla birlikte, hesaplamada maddi hata yaparak aktif dönem tablosunda destek paylarının 1/8 olarak hesaplanacağı süre 13 yıl olarak belirlendiği halde 15 yıl üzerinden hesap yapıldığının anlaşıldığı, bu durumun yeniden ek rapor alınmayı gerektirmediği, mahkemecede hesaplama yapılabileceği, dolayısı ile her bir davacı yönünden iki yıllık hesaplanan (3.030,87TLx2) 6.061,74TL toplam tazminattan düşülerek maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği; davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin ise tamamen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;-Davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen KABULÜ ile,-Davacı ... yönünden ;-Destekten yoksun kalma tazminatı davasının 71.144,42 TL üzerinden KABULÜ ile, kabul edilen 71.144,42 TL'nin davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 16/06/2012 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 13/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davalı ... ve ...Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,-Manevi tazminat talebinin KABULÜNE, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 16/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan tahsili ile davacıya verilmesine,-Davacı ... yönünden ;-Destekten yoksun kalma tazminatı davasının 81.535,97 TL üzerinden KABULÜNE, kabul edilen 81.535,97 TL'nin davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 16/06/2012 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 13/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile)davalı ... ve ...Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine,-Manevi tazminat talebinin KABULÜNE, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 16/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ' dan tahsili ile davacıya verilmesine,-Davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; üniversite okuyan bir gencin hayatı boyunca asgari ücretle çalışacağı varsayımıyla yapılan tazminat hesaplamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca mahkemece verilen kararın henüz kesinleşmediği gözetilerek, asgari ücretlerdeki artışlar dikkate alınarak hesaplamanın güncellenmesi gerektiği, zira 2019 tarihinde verilen bir kararın kendilerine 2 yıl sonra tebliğ edilmesinin sorumlusunun davalı taraf olduğu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, ölüm olayına dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; davacılar vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle Dairemizce verilen kaldırma kararında açıkça belirtilen şekilde işlem ve inceleme yapıldıktan sonra müteveffa gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılan aktüer bilirkişi kök ve ek raporlarının dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi ve söz konusu bu raporların karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak düzenlenmiş olması karşısında, mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar istinaf dilekçesinde müteveffanın üniversite okuduğu, bu durumda sürekli olarak asgari ücret düzeyinde gelirinin olacağının kabul edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, dava açan dilekçede açıkça müteveffanın yüksek öğretime hazırlanırken kaza geçirdiği açıklandığından, üniversiteye gidip gitmeyeceği, gitse bile bitirip bitirmeyeceği belli olmayan bir kişinin geliri belirlenirken bu durumun gözetilemeyecek olduğunun da belirgin bulunmasına, tüm bunlardan ayrı istinaf konusu kararın davacı taraf vekilinin yüzüne karşı verildiği dikkate alındığında, kararın geç tebliğ edilmesinin davacı tarafın kazanımlarına engel olduğundan da söz edilemeyecek bulunmasına göre, davacılar vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar, görülmekte olan davada ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulundukları için; karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu hükümleri uyarınca kendilerinden alınması gereken (615,40*2) toplam 1.230,80-TL istinaf karar ve ilam harcından; davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan (59,30*2) toplam 118,60-TL harç ile, davacılar istinaf yasa yoluna birlikte başvurmaları nedeniyle fazladan yatırıldığı anlaşılan 162.10-TL istinaf başvuru harç toplamı olan 280,70-TL'nin düşümü ile kalan toplam 950,10-TL eksik harcın davacılardan müsavi şekilde alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise yapan üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek-1 maddesi ikinci fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.09/10/2025