T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/1205
KARAR NO:2025/1299
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/12/2020
NUMARASI:2018/340 Esas -2020/837Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/09/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücüsü davalı ... olan ... plaka sayılı aracın, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davacıların murisi müteveffa ...'ın da yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde 14/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, ... plaka sayılı aracın işleteninin ... şirketi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün hız kurallarına uymadığından tam kusurlu olduğunu, yolcu konumunda bulunan müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortacısının davalı ... A.Ş, kasko sigortacısının ... Sigorta A.Ş olduğunu, kazaya karışan diğer aracın zorunlu trafik sigortacısının ... Sigorta A.Ş, kasko sigortacısının ise ... Sigorta A.Ş olduğunu, müvekkilleri tarafından sigorta şirketlerine poliçe kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi için başvuruda bulunulduğunu, ... Sigorta tarafından 15.000,00-TL, ... tarafından 20.000,00-TL, ... Sigorta tarafından ise 28.823,00-TL ödeme gerçekleştirildiğini, bu ödemelerin davacının taleplerini karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (kısmi dava) davacı ... için 8.000,00-TL, ... için 2.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini; davacı ... için 150.000,00-TL, davacı ... için 150.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 17/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile de; davacı ... yönünden 8.000,00-TL olan maddi tazminat talebini 163.797,96-TL'ye, ... ...yönünden 2.000,00-TL olan maddi tazminat talebini ise 65.357,54-TL olmak üzere toplam 229.155,50-TL'ye çıkartıklarını açıklamıştır. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Pazarlama Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin .. sayılı raporunda, davalı sürücü ...'ın %30 oranında tali kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın %60 oranında asli kusurlu olduğu, davacıların desteği müteveffa yolcu ...'ın araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen olayda, kendi ölümü üzerinde emniyet kemeri takmaksızın yolculuk yaptığından dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği ancak ...'a yüklenen kusurun olayın oluşunda değil olay sonrası oluşan zararın oluşumunda %10 kusurlu olduğu, yani bizzat kazanın oluşumunda davacıların murisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaza sonrası oluşan zararda %10 kusuru olduğu, yolcu olarak bulunan davacıların murisinin kazanın oluşumunda kusursuz olması sebebiyle sonraki aldırılan bilirkişi raporundaki doğrudan doğruya kazanın oluşumundaki kusur oranları olan ...'ın %30, ...'ın %70 oranındaki kusurunun olayın oluşuna daha uygun düştüğü, bu kusur oranları uyarınca zarar miktarı tespit edildikten sonra davacıların murisinin zararın oluşmasından kaynaklı müterafik kusur değerlendirilmesinin ayrıca yapılacağı, dava dışı ... Sigorta tarafından 10/05/2017 tarihinde davacı ...'ya yapılan 15.000TL'lik ödemenin Mahkemece güncellenmiş değerinin tespit edilerek tenzil edildiği, davacı ... için hesaplanan tazminatın 143.836,71TL olduğu, Davacı ... bakiye maddi zararının 13/10/2020 tarihli raporda 65.357,54TL olduğunun tespit edildiği, ...'ın olayın oluşunda kusursuz olduğu ancak emniyet kemerinin takılı olmadığı, bu kapsamda zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle hesaplanan tazminat bedellerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak sorumluların kusur oranları doğrultusunda hükmedilmesine, her bir davacı için 70.000er TL manevi tazminatakarar vermek gerektiği gerekçesiyle;-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 115.069,37 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilde mükerrer olmamak şartıyla ve aşağıda sorumlu oldukları miktar ve faiz başlangıç tarihleri itibariyle (kusur oranları dikkate alınarak 80.548,56 TL'sinin davalılar .... Şti ve ... yönünden kaza tarihi olan 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, kusur oranlarına isabet eden 34.520,81 TL'sinin ise davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ... yönünden ise 11/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminata dair fazlaya ilişkin kısımların REDDİNE,-Davacı ... yönünden maddi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 52.286,03 TL maddi tazminatın (kusur oranları dikkate alınarak 36.600,22 TL'sinin ... plaka numaralı araç sorumluları davalılar; ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi, ... yönünden kaza tarihi olan 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, kusur oranlarına isabet eden 15.685,81 TL'sinin ise ... plakalı araç sorumluları davalılar; ..., ... yönünden kaza tarihi olan 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... yönünden ise 11/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminata dair fazlaya ilişkin kısımların REDDİNE,-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 70.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen davalılar ... Paz. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden REDDİNE, -Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 70.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen davalılar ... Paz. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... A.Ş vekili, davalı ... Sigorta şirketi vekili, davalı ... şirketi vekili, davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Mahkemece 19/04/2021 tarihli ara karar ile davalı ... şirketi vekili, davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; bilirkişi kök ve ek raporlarına karşı yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden karar verildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğu, müvekkil kurum tarafından ödenen tazminat tutarının yalnızca müteveffanın eşine yapıldığının kabulü ile tenzil edildiği, yapılan ödemenin Müteveffanın eşine, çocuğuna ve babasına yapıldığı, eş, çocuk ve babanın tazminat tutarlarından oranlar dahilinde tenzil edilmesi gerekirken bu hesaplama yapılmadan hüküm kurulduğu, SGK tarafından davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi gerektiği, yapılan bir ödeme varsa hükmedilen tazminat tutarından düşülmesi gerektiği, aski halde ödenme ihtimali olan bedellerin tazminat bedelinden düşmesi gerektiği, bu nedenlerle mahkemece verilen hatalı kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi hususuna ilişkindir.Davalı ... Sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek bir kusurun olmadığı, müteveffanın %10 oranındaki kusur oranının kaldırılarak kusursuz olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğu, dosyanın kusur tespiti için ATK'ya gönderilerek yeni bir rapor alınması gerektiği; hükmedilen tazminat oranından yapılan müterafik kusur indiriminin yetersiz olduğu ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, dava konusu kazanın davacının iş yerine gitmekteyken iş yerine ait araçta meydana gelmesi nedeniyle kazanın iş kazası olduğu, SGK tarafından henüz incelenme bitmediğinden ödeme yapılmadığının bildirildiği, ancak yapılmayacağı anlamına gelmediği, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiği; müvekkil şirket tarafından davacılara ödeme yapıldığı, başkaca bir sorumluluğunun kalmadığı, müvekkil yönünden davanın reddi gerektiği, mahkemece kabul edilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu, ıslah tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri ise; müteveffanın emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının belirsiz olduğu buna rağmen müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğu ayrıca emniyet kemeri takmadığı gerekçesiyle hem bilirkişi raporunda hem de mahkemece hüküm altına alınan tazminat oranından 2 kere indirim yapılmış olmasının hatalı olduğu, müteveffanın maaşının asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olmasının dosyada mevcut emsal ücret araştırmalarından da anlaşılacağı üzere ve tecrübeli bir usta olarak çalışması göz önüne alındığında eksik hesaplanmış olduğu, kazaya karışan araçların ticari nitelikte araçlar olduğu halde yasal faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu ve faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihinden değil sigorta şirketlerine ihbar tarihinden itibaren başlaması gerektiği, dava dışı ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin davalı sigorta şirketlerinin sorumlu oldukları tutardan düşülmesinin de hatalı olduğu, kararın bu yönleriyle kaldırılması gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.(1)-(a)-TBK'nun 53/3. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle desteğin sağlığında elde ettiği net gelirin doğru saptanması icap eder. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.Desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar desteğin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki desteğin ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtilmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise S.G.K kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalı; emsal gelir araştırması yapılmalı, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından aylık kazancının ne kadar olacağı yönünde araştırma yapılarak bu araştırmaların sonuçları dahilinde gerçek gelirin net biçimde saptanmasından sonra tazminat hesabı konusunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2022/8838 Esas, 2022/16612 Karar sayılı ilamı)Somut olayda; davacının bilgi ve iletişim alanında montajcı teknisyen olarak çalıştığı, desteğin geliri yönünden yapılan araştırmada Türkiye Haber İş'in cevabından asgari ücretin 2 katı oranında ücret alabileceğinin, İletişim iş cevabından 2018 tarihinde 3600 TL alabileceğinin, İletişim Sendikası cevabının 5.771,71 TL olduğunun bildirildiği, SGK kayıtlarına göre ise desteğin asgari ücretle çalıştığının tespit edildiği, aktüerya bilirkişi raporunda asgari ücret bedeli esas alınarak hesaplama yapıldığı görülmüştür. Davacılar vekili desteğin 2.500,00 TL maaş aldığını, SGK kayıtlarında desteğin geliri asgari ücret olarak gösterilmesine rağmen usta pozisyonunda olduğunu, asgari ücretle çalışmasının imkansız olduğunu belirterek yargılama aşamasında da bu yönde itiraz ettiği anlaşılmıştır.Oysa ki; davacının pozisyonu, tecrübesi, emsal ücret araştırmaları göz önüne alındığında desteğin ölmeden önce uzun süredir aynı sektörde çalıştığı anlaşılmakla, sendikalardan gelen cevabi yazılar doğrultusunda desteğin ortalama aylık gelirinin 2.500-TL olduğuna dair iddianın makul olduğunun kabulü ile bu miktar esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde SGK kayıtlarındaki gelire göre yapılan hesaplama üzerinden tespit edilen rakamlara hükmedilmesi doğru görülmemiştir.(b)Her ne kadar Mahkemece ... Sigorta AŞ tarafından davacılara ödenen miktarın hesaplanmak suretiyle tenzili yoluna gidilmiş ise de; iş bu sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme kasko poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet sorumluluk kapsamında değil ferdi kaza/vefat teminatı kapsamında ödendiği anlaşılmakla bu kapsamda yapılan ödemenin tazminattan mahsup edilemeyeceği gözetilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.(c)Yine Kazanın ticari taşıma sırasında meydana geldiği ve kazaya sebebiyet veren aracın da ticari olduğu dikkate alındığında, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlar bakımından talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin bu hususlara temas eden istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.(2)... AŞ tarafından sunulan kazaya ilişkin hasar dosyasının incelenmesinde; davacılar vekili tarafından davacılar adına ödeme yapılmasının istenildiği, şirket tarafından yapılan aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda davacıların tamamı bakımından bir hesaplama yapıldığı hal böyle yapınca ödemenin davacıların ikisi için de yapılmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, gerekirse sigorta şirketinden ödemenin hangi miktarlarda kim için yapıldığının sorularak tespit edildikten sonra davacılar için tespit edilecek tazminat miktarından tenzil edilmesi gerekmekle bu araştırma yapılmadan yalnızca davacı ... için yapılan ödemeden tenzil edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf talebi yerinde görülmüştür.(3)SGK Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak trafik kazasının iş kazası olduğu gözetilerek SGK tarafından davacılara iş kazası kolundan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak yapılan ödeme bulunması halinde mahsup edilerek bir karar verilmesi gerekmekle davalılar ... AŞ ile ... Şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalılar ... AŞ ile ... Şirketi vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK 353/1.a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve Dairece verilen kaldırma kararının gerekçesi ve şekline göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına, kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,1-Davacılar vekili ile davalı ... A.Ş vekili ve davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2020 tarih ve 2018/340 Esas 2020/837 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2025