T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/194
KARAR NO:2025/1088
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/11/2021
NUMARASI:2016/693 Esas - 2021/758 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 05/04/2016 kaza tarihinde, sigortası bulunmayan ... plakalı aracın müvekkili küçük ...'a çarpıp kaçması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, davalıya başvurduklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (-HMK.m.107-) 1.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın ... plakalı aracın sürücüsü konumundaki ...'e ve işleteni konumunda olan ...'e ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafından dava öncesinde başvuru yapıldığını ancak gerekli belgelerin davacı tarafından tamamlanmadığını, bu sebeple müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkilinin sürücünün kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi nezdinde maluliyet raporu alınması gerektiğini ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''..davacı vekilinin 19/10/2019 tarihli dilekçesi ile açıkça maddi tazminat taleplerini 500,00-TL kalıcı iş göremezlik ve 500,00-TL geçici iş göremezlik zararı olarak açıkladığı, davacının maluliyetinin bulunmaması nedeniyle kalıcı iş göremezlik zararına yönelik maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, davacının gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, davacı ...'ın 24/02/2010 doğumlu olması, kaza tarihi olan 05/04/2016 tarihi itibariyle 6 yaşında olması da dikkate alınarak kazanç getiren herhangi bir işte çalışmasının da sözkonusu olamayacağı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2477 E. 2021/2949 K. ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/15525 E. 2018/8321 K. Sayılı içtihatlarının da bu doğrultuda olduğu, bu nedenle davacının geçici iş göremezlik zararına yönelik maddi tazminat talebinin de reddi gerektiği..''gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; ATK raporunda müvekkili ... için 4 aylık geçici iş göremezlik süresinin belirlendiği, 18 yaşın altında olduğu gerekçesiyle geçici iş göremezlik talebinin reddinin hatalı olduğu, dosya kapsamında iki ayrı ATK raporu alındığı, 10.06.2021 tarihli raporda müvekkilinin %3,3 oranında mauliyeti bulunduğunun tespit edildiği, ancak mahkemece yeni bir rapor aldırılmadan ve itirazları dikkate alınmadan müvekkilinin maluliyetinin bulunmadığı tespitini içeren 30.09.2020 tarihli rapora göre karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (-bkz.. Yargıtay 4. HD'nin 2021/13167 Esas, 2022/7612 Kararı-) Somut olaya gelince;Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde,Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olup, davacının yaralanması ( sol tıbıa -fibula kırığı ve bilaterel klavikula kırığı) değerlendirilerek Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve davacının maluliyeti bulunmadığı (%0), iyileşme süresinin 4 ay olduğu tespitini içeren 30/ 09/2020 tarihli raporun yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, dosya kapsamında alınan ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen ( %3,3 maluliyet, 4 ay iş göremez-iyileşme süresi) 30/04/2021 tarihli raporun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmamış olması nedeniyle yerel mahkemece hükme dayanak yapılmamasında bir yanılgı bulunmamasına, bu nedenle maluliyet (kalıcı sakatlık) hususunda dosyada çelişkiden bahsedilemeyecek olmasına, davacı ... 24.02.2010 doğumlu kaza tarihinde 6 yaşında olan bir çocuk olup, kaza tarihinde çalışma çağında olmadığı için herhangi bir işte çalışması söz konusu olamayacağından tespit edilen 4 aylık geçici iş göremezlik süresi için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin de isabetli olmasına göre (-bkz.. Yargıtay 4. HD'nin 2025/1546 esas, 2025/5947 Karar, 2021/18980 Esas, 2022/15536 sayılı ilamları, yargıtay 17. HD'nin 2020/3100 Esas, 2020/6803 Karar sayılı ilamı-) davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan istinaf başvurusu sırasında alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/07/2025