T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/811
KARAR NO : 2026/1250
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/01/2022
NUMARASI : 2018/887 Esas - 2022/64 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 01.10.2010 tarihinde dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken, bisikleti ile seyir halinde olan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortası bulunmaması nedeniyle müvekkilinin zararından davalı kurumun sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 100,00-TL sürekli iş göremezlik göremezlik olmak üzere 200,00-TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 26.08.2021 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini sürekli iş göremezlik yönünden 142.813,80-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; kazaya ilişkin ceza mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava dışı araç sürücüsü ...'nun adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkeme ilamının kesinleştiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile dava dışı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu, kaza tarihindeki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapor ile davacının %7,2 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının kaza tarihinde 14 yaşında olduğundan, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmasının söz konusu olamayacağı için geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, 13.08.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile davacının zararının 142.813,80-TL olduğunun belirlendiği, davalının 22/08/2018 tarihinde temürrüde uğradığı gerekçesi ile;
"Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 142.813,80 TL kalıcı iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davadan önce yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, eksik belge ile başvurulduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, başvuru sırasında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş rapor sunulmadığı, ıslah edilen talep yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, tazminat hesabı yapılırken iskonto oranının uygulanması gerektiği, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunduğu hususlarına ilişkindir.
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ceza yargılamasında tespit edilen ve kesinleşen maddi vakıalar dikkate alınarak düzenlenen, kazanın oluş şekli uyumlu ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 16.12.2020 tarihli raporunun hükme esas alınarak dava dışı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamasına, davadan evvel yazılı olarak davalı kuruma başvurulmuş olmasına, maluliyet raporuna ilişkin eksikliğin yargılama aşamasında giderilmiş olmasına, davalının, başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüde uğradığının kabulü ile faizin temerrüt tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, davacının yaralanması nedeniyle uygulanması gereken 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin kaza tarihi ile dava tarihi arasında dolmamış olmasına, belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki davada, zamanışımının tüm alacak yönünden davanın açılması ile kesilmiş olması nedeniyle ıslah ile talep edilen tazminat miktarının da zamanaşımına uğramamış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılması gerekmesine, tazminat hesabında teknik faiz uygulanamayacak olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2022, 2018/887 Esas - 2022/64 Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 9.755,61-TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 2.438,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.316,70-TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/07/2026