T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/518
KARAR NO: 2025/948
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2021
NUMARASI: 2017/1329 Esas - 2021/1301 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalı ... şirketine trafik sigortalı aracın, davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken 18.10.2017 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında, müvekkillerinin eşi ve babası ...'ün vefat ettiğini, müteveffanın ölümü ile müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, davalı ... şirketine dava tarihinden evvel yaptıkları başvuru neticesinde eksik olduğu bildirilen belgelerin teslim edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak), müvekkilleri ... için 1.000,00-TL, Selçuk için 500,00-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir müvekkili için 35.000,00'er-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 01.09.2021 tarihli dilekçesi ile; dava değerini davacı ... için 314.728,60-TL'ye, davacı ... için 3.682,50-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yerde gerekli ışıklandırma, trafik lambası ve sesli işaretin bulunmadığını, müvekkilinin, kaza mahalline yol zannı ile girdiğini, davacıların desteğinin hatır için taşındığını, tazminat hesabı yapılması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminat takdir edilirken desteğin kendi kusurunun da dikkate alınması gerektiğini, davaya konu kazada müvekkilinin emniyet kemeri takması nedeniyle hayatta kaldığını, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, müteveffanın, davacılar dışında desteğinden yoksun kalanlar olup olmadığının tespiti gerektiğini, desteğin emniyet kemeri takıp takmadığının, müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, olayda hatır taşıması bulunduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacılar murisinin araçta yolcu olarak bulunduğu, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile, kazanın meydana gelmesinde, araç sürücüsü davalının tamamen kusurlu olduğu, araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ... ile ...'ın kusurunun bulunmadığı, davacıların maddi zararının tespiti için alınan aktüer bilirkişi raporunda, müteveffanın oğlu olan davacı ...'in kaza tarihi itibariyle destekten yararlanma yaşını geçtiği anlaşıldığından hesaplamada kendisine pay ayrılmadığı, davacı ...'un ise yükseköğrenim görme ihtimalinin yüksek olduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığından (18) yaşına kadar destekten yararlanacağının kabulü ile hesaplama yapıldığı, dosyada mübrez vukuatlı nüfus kayıt örneğinin incelenmesi sonucunda; müteveffanın annesi ... ile babası ...' in olay tarihinden önce vefat ettikleri anlaşıldığından hesaplamada kendilerine pay ayrılmadığı, davacılara, SGK tarafından, davalılara rücu edilebilecek peşin sermaye değerli ödeme yapılmadığı, desteğin, sigortalı araçta bir ücret karşılığı olmaksızın hatır için taşındığı sırada meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğinin ceza yargılamasındaki ifade tutanaklarının incelenmesi sonucunda anlaşıldığı ve davacıların zararından yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı belirtilerek, destekten yoksun kalma zararının davacı eş ... için 187.883,57-TL, davacı ... için 3.050,10-TL olduğu kanaatinin bildirildiği, 2021 yılı asgari ücret verileri esas alınmak ve TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılması için alınan ek raporda ise özetle; davacı eşin yoksun kaldığı desteğe ilişkin talep edebileceği maddi zararın 314.728,60-TL, davacı ... 'un ise 3.682,50-TL olduğunun bildirildiği, davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ile; mütevefa ...'ün desteğinden yoksun kalmaları sebebiyle ... için 314.728,60-TL ve ... için 3.682,50-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... şirketi yönünde temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ..., ..., ... için ayrı ayrı 35.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, eksik peşin karar harcını yatırdığı, bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ... şirketine başvurunun 01.11.2017 tarihinde yapıldığı, 8 iş günü sonrası 20/11/2017 tarihinden itibaren faize hükmedildiği, davalıların hatır taşınmasına yönelik savunması yönünden, hatır taşıması definin cevap dilekçesi ileri sürülmesi gerektiği, davalıca cevap dilekçesi ile bu hususun ileri sürüldüğü, taşımanın hatır taşıması olarak nitelendirilmesi için; taşınan yararına ve bedelsiz olarak yapılması gerektiği, ancak davaya konu kazada kolluk kuvvetleri tarafından alınan davalı ... ifadesinde, arkadaşları ... ve ... ile ...a araç bakmak için gittiklerini beyan ettiği, kazada yaralanan ... da bu beyan doğrultusunda bilgi verdiği, bu haliyle somut olayda hatır taşımasının olmadığı ancak bilirkişi tarafından raporun hatır taşıması indirimi yapılarak hazırlandığı ve davacı vekilince bu miktarlar üzerinden talep artırım dilekçesi sunulmakla taleple bağlı kalınarak karar verildiği, manevi tazminat talebi yönünden ise, tarafların sosyal ekonomik durum araştırmasına ilişkin kolluk raporu, soruşturma evrakı, davacıların eş ve babalarını kaza nedeniyle kaybetmeleri sonucu duymuş oldukları acı ve elemin belirlenmesine dair anılan hususlar dışında delil bulunmayışı, kazanın meydana geldiği tarih ve oluş şekli, davacı murisinin araçta yolcu oluşu, tarafların gelir durumu, davacı eş ve çocukların yaşları, vefat eden eş- babanın olmaması nedeniyle davacıların geleceği üzerindeki olumsuz etkiler ve tüm dosya kapsamına göre yapılan tespitler uyarınca manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği kanaati ile; "1-Davacı tarafın maddi tazminata ilişkin davasının KABULÜ İLE; davacı ... için 314.728,60 ve ... için 3.682,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... açısından kaza tarihi 18/10/2017, davalı ... açısından temerrüt tarihi 20/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Davacı tarafın manevi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABULÜ İLE; davacı ... için 30.000,00 TL , davacı ... için 25.000,00 TL ve davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 18/10/2017' den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair taleplerin REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davalı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili ile vefat eden ... ve dava dışı ...'ın yakın arkadaş oldukları, kaza tarihinde, araba almak için Balıkesir'e gittikleri, dönerken davaya konu kazanın meydana geldiği, olayda müvekkilinin ticari bir amacı bulunmadığı, hatır taşıması mevcut olduğu, cevap dilekçesi ile de hatır taşıması itirazının ileri sürüldüğü, buna rağmen kazanın hatır taşıması olarak kabul edilmemesi ve manevi tazminattan indirim yapılmamasının hatalı olduğu, müteveffanın araçtan fırlayarak vefat ettiği, emniyet kemeri takmadığının ceza davası ile sabit olmasına, müterafik kusur itirazının her zaman ileri sürülebilecek olmasına ve bilirkişi raporlarına itiraz edilmiş olmasına rağmen, müteveffanın yolcu olduğu gerekçesi ile müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğu, peşin değer formülü uygulanarak %2 oranında iskonto yapılması gerekirken profresif rant yöntemi uygulanarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkin olmakla birlikte davalı vekilince sunulan 25.01.2022 tarihli dilekçe ile, adli yardıma ilişkin taleplerinin mahkemece kabul edilmemesi nedeniyle sadece manevi tazminat yönünden istinaf talebinde bulunduklarını bildirmiştir.Davalı ... şirketi vekilinin istinaf nedenleri; araçtan fırlayarak vefat eden desteğin emniyet kemeri takmadığının eza yargılaması ile sabit olduğu, yargılama aşamasındaki müterafik kusur itirazında bulunmalarına rağmen mahkemece itirazları hususunda değerlendirme yapılmadığı, ilk derece mahkemesince kararın hatır taşıması bulunmadığına yönelik gerekçesinin fazladan bir değerlendirme olduğu, müteveffanın, sigortalı araç içerisinde taşınmasının hatır taşıması niteliğinde olduğu, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespitine yönelik olarak birden fazla bilirkişi raporu alındığı, raporlar arasında çelişki bulunduğu, buna rağmen mahkemece son alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı taraf kusursuz kabul edilerek ve müterafik kusur indirimi de yapılmaksızın karar verildiği, tazminat hesabında güncel mevzuat gereğince %2 oranında iskonto uygulanması gerekirken progresif rant yöntemine göre tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğu, müvekkili şirketin yalnızca maddi tazminattan sorumlu iken yargılama gideri ve vekalet ücretinden diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle yapılması gerekmekte ise de, mahkemece dosya kapsamına alınan 20.05.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılan hesaplama neticesinde %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması halinde davacı ...'un zararının 187.883,57-TL, davacı ...'un zararının 3.050,00-TL olduğunun belirlendiği, söz konusu bilirkişi raporuna karşı davacılar vekilince hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğu gerekçesi ile itiraz edildiği, tazminat hesaplama yöntemine ilişkin olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu hali ile hesaplama yönteminin TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması hususunda davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu, ilk derece mahkemesince 2020 yılı asgari ücret artışı nedeniyle ek rapor alınmasına karar verildiği, 22.01.2021 tarihli ek raporda PMF 1931 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi uygulanarak ve TRH 2010 yaşam tablosu ile 1,8 oranında teknik faiz uygulanmak suretiyle seçenekli tazminat hesabı yapıldığı, bilinen dönem yönünden (kazanın meydana geldiği 18.10.2017 tarihinden hesabın yapıldığı 22.01.2021 tarihine kadar olan dönem için) 2021 yılı asgari ücreti üzerinden hesaplama yapıldığı, söz konusu bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davalı ... şirketi tarafından, tazminat hesap yöntemi bakımından, bilinen dönem hesabında her dönem için 2021 yılı asgari ücretinin uygulanmasının hatalı olduğu gerekçesi ile itiraz edildiği, mahkemece 2021 yılı asgari ücret artışlarının dikkate alınması ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması için alınan 22.06.2021 tarihli ikinci ek raporda ise, davacı ...'un maddi zararının 393.410,74-TL, davacı ...'un zararının 4.603,12-TL, %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması halinde ise, davacı ...'un maddi zararının 314.728,60-TL, davacı ...'un zararının 3.682,50-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, davacılar vekilince söz konusu bilirkişi raporuna itirazda bulunmadığı gibi ek rapor doğrultusunda tazminat miktarlarının artırılarak, davacı ... için 314.728,60-TL, davacı ... için 3.682,50-TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu ve ilk derece mahkemesince de, davacı tarafın talebi doğrultusunda hüküm kurulduğu görülmüş olup, karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesabı yapılması gerekmesine ve kamu düzeninden olan asgari ücret değişikliklerinin mahkemece resen dikkate alınarak ek rapor alınmasına karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de, 20.05.2019 tarihli aktüer bilirkişi asıl raporunda kullanılan tazminat hesaplama yöntemi yönünden davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.Ayrıca, destek ...'ün araçtan fırladığı, dolayısıyla emniyet kemeri takmadığı anlaşılmasına rağmen, belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, davalı tarafın müterafik kusur itirazına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaması hatalı olduğu gibi, davalı ... şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu olmasına rağmen, manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen karar harcından da sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru değildir.Bundan ayrı, Dairece dosya kapsamına UYAP sistemi aracılığı ile alınan nüfus kayıt örneğinden davalı ...'ın karar tarihinden sonra, istinaf aşamasında 07.12.2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.O halde mahkemece, öncelikle davacı tarafa, davalı ... yönünden veraset ilamını almak ve mirasçılarını davaya dahil etmek üzere süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, akabinde davacı tarafça, 20.05.2019 tarihli aktüer bilirkişi asıl raporunda kullanılan tazminat hesap yöntemine itiraz edilmediği ve davalı taraf yararına usuli kazınılmış hak oluştuğu göz önüne alınarak, dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii ile, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak ve 1,8 oranında teknik faiz uygulanmak suretiyle, 22.06.2021 tarihli ek rapordaki gelir ve işlemiş dönem yönünden veriler aynı kalmak suretiyle tazminat hesabı yapılması için ek rapor alınması, belirlenecek tazminat miktarından, yukarıda açıklandığı üzere desteğin emniyet kemeri takmamış olması nedeniyle Yargıtay ilgili Dairesi'nin ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereği %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması, sonrasında da davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak göz önünde bulundurularak %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekmektedir.Açıklanan nedenle davalı ... şirketi vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçe ve şekline göre davalı ... şirketi vekilinin sair istinaf nedenleri ile davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarih ve 2017/1329 Esas 2021/1301 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,-Davalı ... şirketi vekilinin sair istinaf nedenleri ile davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde kendilerine İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/06/2025