T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/478
KARAR NO: 2025/946
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/12/2021
NUMARASI: 2019/1111 Esas - 2021/939 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 22.06.2019 tarihinde, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen ve bisiklet ile seyir halinde olan müvekkiline çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortası bulunmaması nedeniyle davalının, müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, davalıya zararın tazmini için yaptıkları başvuruya olumlu yanıt verilmediğini, kaza tarihinin üzerinden bir yıl geçmemiş olması sebebiyle maluliyet raporu alınmasının mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 4.600,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı kuruma başvuru yapılan 15.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 24.06.2021 tarihinde sunduğu dilekçe ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tazminat taleplerini 295.953,87-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davaya konu kaza nedeniyle dava dışı araç sürücüsü ... hakkında taksirli bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, Suluova Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/577 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında mahkemece alınan 03/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece, kusur oranlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 26/10/2020 tarihli rapor ile de, kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunun belirlendiği, söz konusu ATK Trafik İhtisas Dairesinin 26/10/2020 tarihli raporunun hukuka uygun ve denetime elverişli, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve olay mahalli özellikleri ile uyumlu olduğu ve hükme esas alındığı, ATK 2. İhtisas Kurulunun 23/02/2021 tarihli maluliyet raporu ile, davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik dikkate alındığında %26,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağnın ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, aktüerya bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşama tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle tazminat hesabı yapıldığı, davacı vekilinin 24/06/2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 295.953,87-TL'ye arttırdığı gerekçesi ile;"Davanın KABULÜ ile,1-)Davacı ... yönünden 295.953,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; dava öncesinde müvekkili kuruma usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığı, davacı tarafça yapılan başvuru üzerine maluliyete ilişkin rapor sunulması gerektiğinin bildirilmesine rağmen eksikliğin tamamlanması yerine eldeki davanın açıldığı, maluliyet raporunun doğru yönetmeliğe göre hazırlanmadığı, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz uygulanması gerekirken progresif rant yönteminin uygulandığı, davacının kaza anında bisiklet kullandığı ve bisikletin taşıt yoluna çıkması halinde sürücüsünün kask takması ve bisikletin trafik içinde kolay farkedilmesi için gerekli önlemleri alması gerekmesine rağmen bunları yapmayan davacı yönünden tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 30.05.2024 tarihli 2024/3323 E. -2024/5474 K. sayılı ilamı)Somut olayda; kazanın 22.06.2019 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla davacının iş göremezlik oran ve süresinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekmesine rağmen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. O halde, yerel mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tüm tedavi evraklarının incelendiği, gerektiği takdirde davacının bizzat muayenesinin yapılması suretiyle usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli şekilde düzenlenecek yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre (kararın sadece davalı tarafça istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklara riayet edilerek) bir karar verilmesinden ibarettir.(2) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 05.02.2025 tarihli, 2023/2373 E. - 2025/1758 K., 25.04.2024 tarihli, 2022/8917 E. -2024/3796 K. sayılı vb. ilamları)Somut olayda; bisiklet sürücüsü konumunda bulunan davacının trafik kazasında baş bölgesinden de yaralandığı (maksiller kemik ve mandibula kırığı) sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken davalı tarafın müterafik kusur savunmasına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçesi ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına, kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2021 tarih ve 2019/1111 Esas 2021/939 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/06/2025