T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/517
KARAR NO: 2025/947
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/01/2022
NUMARASI: 2019/420 Esas - 2022/42 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki araç ile 26.09.2017 tarihinde Şırnak ili Cizre ilçesinden Nusaybin istikametine seyir halinde iken, kendi şeridine göre sol tarafta olan dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki kamyonun bin anda sağa dönüş yapması ile meydana gelen kaza sonucunda müvekkillerinin yaralandığını, dava dışı sürücünün yargılandığı ceza davasında alınan raporda, dava dışı kamyon sürücüsüne %75 oranında ve kabul etmemekle birlikte müvekkili ...'e %25 oranında kusur izafe edildiğini, müvekkili ...'in %8 oranında kalıcı maluliyetinin oluştuğunu, tedavi süresi olan 6 ay için bakıcı ihtiyacı bulunduğunun ve müvekkili ...'in %12 oranında sürekli maluliyeti bulunduğunun ve iki aylık tedavi süresince bakıcı ihtiyacı bulunduğunun raporlar ile tespit edildiğini belirterek poliçe limitleri dahilinde kalmak koşulu ile müvekkili ... için 40.000,00-TL, müvekkili ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketine kazanın ihbar edildiği tarihten 8 iş günü sonra işleyecek ticari avans faizi ile kabul görmediği takdirde yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; açılan davanın trafik kazası sebebiyle ihtiyari mali mesuliyet poliçesi çerçevesinde manevi tazminat davası olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, davacıların meydana gelen kaza sebebiyle duyduğu acı ve elem, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ancak caydırıcı da olması gerektiği, davacıların maluliyet oranları, davacı ...'in de kazanın meydana gelmesinde %50 kusurlu olması, diğer davacı ...'in ise hatır yolcusu olduğunun hazırlıktaki ifadesiyle sabit olması da dikkate alınarak takdiren davacı ... için 10.000,00-TL, ... için ise 15.000,00-TL olmak üzere toplam 25.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, dava öncesinde davalı temerrüde düşürülmediğinden temerüdün dava tarihi itibari ile oluşacağı değerlendirilmiş, davalının ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortaladığı araç ticari olmakla faizin nevisi talep gibi avans faizi olarak tesbit edilmiş ve açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." gerekçesi ile;"Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacı ... için 15.000 TL , davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; davaya konu kazanın, dava dışı sürücü ...'un tam ve asli kusuru ile meydana geldiği, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasında kusur tespiti yönünden çelişki bulunduğu, çelişki giderilmeksizin karar verildiği, müvekkilinin kaza esnasında, kazaya karışan diğer araç ile aynı şeritte olmaması nedeniyle takip mesafesinin korunmadığı gerekçesi ile kusur izafe edilmesinin hatalı olduğu, kazanın, sol şeritteki araç sürücüsünün herhangi bir sinyal vermeksizin sağ şeritte bulunan yol dönmesinden kaynaklandığı, müvekkillerinin polis memuru ve komiser olmaları nedeniyle toplumdaki konumları, gelirleri, davacı ...'in %12 oranında, davacı ...'in ise %8 oranında sürekli maluliyetlerinin oluştuğu, ...'in 2 ay, ...'in ise 6 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğu göz önüne alındığında takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu, müvekkilleri arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle İMMS teminatı kapsamında manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ceza mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile uyumlu, ceza yargılaması ile kesinleşen maddi vakıalar ile kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun, dosya kapsamında yer alan tüm raporları irdeleyen ve çelişkileri giderici nitelikteki, denetime elverişli, açıklayıcı ve ayrıntılı bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınarak tarafların kazada eşit oranda kusurlu olduklarının kabulünde isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.Ancak, kaza tarihi (2017 yılı), kazadaki kusur durumu (davacı ...'ın araçta yolcu olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması), davacıların yaralanmalarının niteliği (-kemik kırığı oluşacak, davacı ... yönünden hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde-), kaza tarihinde paranın alım gücü, davacıların sosyo ekonomik durumları, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf lehine bir miktar az manevi tazminata hükmedilmesi ve davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle her biri lehine kabul edilen tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti takdiri gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talepleri yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davacılar yararına bir miktar fazla manevi tazminata ve ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2022 tarih ve 2019/420 Esas-2022/42 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendileri üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2022 tarih ve 2019/420 Esas- 2022/42 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... için 45.000,00-TL, davacı ... için 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, b/Fazlaya ilişkin talebin reddine, c/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.781,70-TL karar harcından peşin yatırılan 307,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.474,30-TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,ç/Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile iş bu davacıya ödenmesine,d/Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile iş bu davacıya ödenmesine,e/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,f/Davacılar tarafından harç olarak yatırılan 351,80-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, g/Davacılar tarafından sarfedilen 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 723,00-TL ATK Fatura ücreti ve 190,15-TL posta ücreti olmak üzere toplam 3.913,15-TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 3.043,56-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,ğ/Arabuluculuk aşamasında yapılan ve hazine tarafından karşılanan 1.980,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından ilgili arabulucuya ödendiğinden, bu ücretin 6831 Sayılı Kanun'a göre; arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 440,00-TL'sinin davacılardan, 1.540,00-TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, (tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile) buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,h/Bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/06/2025