T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1366
KARAR NO: 2025/830
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/06/2021
NUMARASI: 2020/405 Esas - 2021/492 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.11.2019 tarihinde, davalı ...Ş nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu, ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu, aynı araçta yolcu olarak bulunan ve davacının kızı olan ...'ın öldüğünü, davacının; ...'ın ölümü nedeni ile desteğinden yoksun kaldığını, davadan önce sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müteveffa ...'ın annesi ... için 1.000,00 TL.nin temerrüt tarihi olan 17.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; Davanın KABULÜ ile; davacı ... için 73.471,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketini sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili ile katılma yolu ile de davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; kaza tespit tutanağında her ne kadar sigortalı araç sürücüsüne kusur ithaf edilmiş ise de herhangi bir kusurunun bulunmadığı; dosyada mevcut belgelerden de anlaşılacağı üzere müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, dolayısıyla hesaplanacak tazminat tutarı üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği; dosyada mevcut bilirkişi raporunda prograsif rant yöntemiyle hesaplama yapıldığı ancak kaza tarihinde yürürlükte bulunan TRH-2010 yaşam tablosu ile 1,8 teknik faiz yöntemiyle hesaplama yapılması gerektiği, davacının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hesabın ZMMS Genel Şartları esaslarına göre yapılması gerektiği hususlarına yöneliktir. Davacı vekilinin istinaf nedenleri ise; bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntemin bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin verilerin ve diğer verilerin de hatalı olduğu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiği hususuna yöneliktir. Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle yargılama sırasında trafik kusur uzmanı ve tazminat hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlendiği anlaşılan asıl raporun kusur tespiti yönünden ve 23/03/2021 tarihli ek bilirkişi raporunun, tazminat hesabı yönünden; tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davacının desteğinin araçta yolcu olarak bulunduğu anlaşılmakla emniyet kemeri takıp takmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olması ve bariyerlere çarpan araçtan fırladığına ilişkin delil bulunmaması nedeniyle yerel mahkemece tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, desteğin ev hanımı olması nedeniyle asgari ücretin neti esas alınarak hesaplama yapılmış olmasına ve bakiye yaşam süresinin TRH yaşam tablosuna göre belirlenmesinin doğru olmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin açıklanan hususlardaki istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerekmiştir. Ancak; görülmekte olan davanın, araçta yolcu konumunda olan ve aracın işleteni olmayan vefat edenin desteği tarafından ZMMS kapsamında işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacıya karşı açılmış destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemli dava olduğu gözden kaçırılarak, davanın; işletenin ölümü neticesinde destek görenlerin 3.kişi sıfatıyla açmış olduğu bir dava olarak değerlendirilmesi ve gerekçeninde bu değerlendirmeye göre oluşturulması hatalı olup, istinaf başvuruları bu nedenle yerindedir.Hal böyle olunca da; ilk derece mahkemesinin kararına karşı tarafların avukatlarının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kaldırılması, karar gerekçesinin az yukarıda açıklandığı şekilde düzeltilmesi suretiyle ve kararın hüküm bölümüne dokunulmaksızın esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2020/405 Esas 2021/492 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2020/405 Esas - 2021/492 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davanın KABULÜ ile; b/Davacı ... için 73.471,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketini sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c/Karar harcı 5.018,83 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40-TL harcın ve 195,11-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 4.769,32-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,ç/Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin nispi harç ve 195,11-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 303,91-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine d/Davacı tarafından yapılan 101,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.701,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,e/Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, f/Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.351,33-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.23/05/2025