T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1981
KARAR NO: 2025/898
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2021
NUMARASI: 2020/289 Esas - 2021/497 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plaka sayılı aracın tam kusur neticesinde sebebiyet verdiği 31/07/2019 günlü trafik kazasında, vekil edeni sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın hasarlandığını, sigortalının yaptığı başvuru neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında sigortalıya 64.000,00-TL hasar ödemesi yapılarak hakların halef olunduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ZMM sigortası poliçe limiti gözetilerek, 31.879,00-TL ödeme yapması için bildirimde bulunulmasına rağmen tahsilat sağlanamadığı için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, bu takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ve arabuluculuk görülmelerinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; talep konusu kazaya sebebiyet veren aracın, ... plaka sayılı araç olmadığını, kazanın hasarlanan tüm araçların hatalı park halinde olmaları nedeniyle meydana geldiğini, atfedilen kusuru kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...davalı yana ait ... plakalı aracın 31/07/2019 tarihinde davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plaka sayılı aracına çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda dosya üzerinden makina mühendisi bilirkişisine yaptırılan inceleme sonucunda aldırılan raporda;kazanın oluşumunda, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Karadeniz Caddesi üzerinde seyir halinde iken No:... önüne geldiğinde aracının sağ yan kısımları ile yolun sağında park halinde bulunan araçlara ve ... plakalı aracın arka kısımlarına çarptığı, 10 araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki aracı ile bölünmüş yol olan Karadeniz caddesi üzerinde seyir halinde iken aracının teknik özellikleri, yolun icap ve şartlarını göz önünde bulundurarak uygun süratle seyretmesi, çarpışmayı önlemek için zamanında gerekli tedbirler alması gerekirken bunlara riayet etmediği, bu suretle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla %100 oranında tam kusurlu olduğu, yolun sağ tarafında park halinde ... plakalı araç ilgililerinin kusurunun bulunmadığı, bilirkişi raporundaki kusur dağılımının dosyadaki kaza tespit tutanağı ve kazanın oluşumu ve keşif sırasında Mahkememizin gözlemi ile uyumlu olduğu, Mahkememizce alınan dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporuna göre, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plakalı aracın onarımı için ortaya çıkacak olan masraf tutarının KDV hariç olmak üzere 35.483,12+9.750,00=45.233,12 TL olduğu, aracın ikinci el değerinin 64.000,00 TL olduğu, hasar onarım bedelinin aracın piyasa rayiç değerinin %70'ini bulduğu, davacının aracı pert total olarak değerlendirilerek sigortalısına 64.000,00 TL ödemiş olduğu ve hurda aracın değerlendirilmesi sonucu 32.121,00 TL sovtaj bedeli sağlanmış olduğu ,davacının kalan zarar tutarının 64.000,00-32.121,00=31.789,00 TL olduğu anlaşılmakla; davalı şirket yetkilisi kazanın gerçekleştiği cadde üzerinde park yasağı olduğunu ve davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın kusurlu olduğuna yönelik itirazda bulunmuşsa da gelen müzekkere cevabında kaza tarihinde kazanın meydana geldiği cadde üzerinde park yasağının bulunmadığı, keşif sırasında yapılan gözlemde de kazanın meydana geldiği caddenin No:... önünde park yasaktır tabelasının bulunmadığı, keşif tarihinde de araçların park halinde olduğu anlaşılmakla davalının itirazlarının reddine karar verilmiş, düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporun dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilerek davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinde ve likit olmadığı..." gerekçesiyle; -Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; -Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, -Alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı şirket yetkilisi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; yasalar uyarınca, taşıt yolu üzerine park etmek yasak olduğu ve kazanın meydana geldiği yol boyunca park yasaktır tabelası mevcut bulunduğu ve dahi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da kaza yerinin yüz metre ilerisinde park yasaktır tabelası olduğu belirtildiğine göre; cadde boyunca park etmenin yasak olduğu kabul edilerek kazaya karışan araçların taşıt yolunun sağ şeridini trafiği engelleyecek biçimde kapattıkları, bu halde de kazanın oluşumuna katkı sağladıklarının benimsenmesi gerekirken tüm kusuru davalıya ait araca yükleten bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında, dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin, zararın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen karşı araç malikinden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkin olup; davalı şirket yetkilisinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dosya kapsamından, davalı şirkete ait ... plaka sayılı aracın (tır) direksiyon hakimiyetinin yitirilmesi veya iddia edildiği üzere araç frenlerinin patlaması neticesinde, sevk halinde olduğu yolun sağ şeridinde park halinde bulunan araçlara ve bu araçların da çarpmanın etkisiyle birbirine çarpması neticesinde meydana gelen 31/07/2019 günlü trafik kazasında, davacı şirket nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın da hasar gördüğü ve davacı sigortacı tarafından kendi sigortalısına ödeme yapılarak, sigortalı araçta oluşan hasarın meydana gelmesine davalıya ait aracın sebep olduğuna dayanılarak, TTK'nın 1472.madde hükmü gereğince, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla araç maliki davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, bu takibe itiraz üzerine de eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup, açıklanan bu hususlar tarafların genel kabulünde ise de; taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, talep konusu kazanın meydana gelmesine davalıya ait aracın tam kusuruyla sebebiyet verip vermediği ve yolun sağ tarafında park halinde bulunan araçlara yükletilebilecek bir kusur durumu olup olmadığına ilişkindir.Duraklamaya ve park etmeye ilişkin kurallar 2918 sayılı KTK'nın 59 ve devamı madde hükümlerinde düzenlenmiş olup, yerleşim birimleri dışındaki karayollarında, zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak ve park etmek tamamen yasaklandığı halde, yerleşim yerlerindeki taşıt yolları bakımından ise duraklamanın hangi hallerde yasak olduğu yasanın 60.maddesinde, park etmenin de hangi hallerde yasak olduğu yine aynı yasanın 61.maddesinde düzenlenmiş olup, yasak haller fıkralar halinde sayılmıştır. Yani, yerleşim yerlerinde bulunan taşıt yollarında park yapılamaz diye genel bir kural mevcut değildir. Diğer bir anlatımla, yasa ve yönetmeliklerin imkan verdiği koşullara uymak şartıyla, şehir içinde bulunan taşıt yollarında duraklamak ve park etmek mümkündür.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, talep konusu kazanın meydana geldiği çift şeritli yol üzerinde, kesintisiz bir biçimde park etmenin yasak olduğuna ilişkin bir belirleme olmadığı, park etmenin yasak olduğu yol bölümünün neresi olduğuna ilişkin yasak levhasının, kazanın meydana geldiği yerin yüz metre ilerisini işaret ettiği ve zarar gören davacı taraf aracı dahil diğer tüm araçların yolun sağ şeridinde nizami şekilde park halinde bulunduğu, çift şeritli yolu daraltacak şekilde bir parkın da mevcut bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içeren ve kazadan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağı ve krokisindeki tespitlerle tam olarak örtüşen ve davalıdan talep edilen tazminat miktarının kadr-i maruf olduğunu bildiren 26/01/2021 günlü kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında, istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden, davalı şirket temsilcisinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı şirket tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı şirketten karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 2.177,65-TL harçtan peşin yatırılan 542,88-TL harcın düşümü ile bakiye 1.634,77-TL istinaf ilam harcının davalı şirketten tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.04/06/2025