T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/13
KARAR NO:2025/792
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/10/2023
NUMARASI:2017/994 Esas - 2023/748 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/07/2017 tarihinde, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın müvekkiline kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 15/06/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 93.204,06-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.083,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır.Davalı vekili davaya cevabında, kazaya ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, sadece kazaya ilişkin ifade tutanaklarından somut olaya ilişkin kazanın 10.00-10:30 saatleri arasında gerçekleştiğinin anlaşıldığını, poliçenin tanzim tarihinin ise 12.00 olduğunu, kazaya karışan aracın kaza tarih ve saati itibari ile müvekkili şirket nezdinde geçerli bir poliçesi bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''... 10.07.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'un % 10 oranında malul kalacak ve iyileşme süresi olay tarihinden itibaren dört aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı, olayda davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun tam kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin sigortaladığı aracın sebebiyet verdiği hasardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığı '' gerekçesiyle, Dava ve ıslah dilekçelerine göre davanın kabulü ile, 93.204,06-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 5.083,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 98.287,06-TL'nin 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri:davalı vekili, davaya konu kazanın 10.07.2017 tarihinde 10.00-10:30 saatlerinde meydana geldiğini, poliçenin kaza saatinden sonra yapıldığını, kazanın gerçekleşmesi akabinde aracın sigortalatıldığını, kaza sırasında araç için geçerli poliçe bulunmadığından müvekkili şirketin davacının zararından sorumlu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, TRH yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, alanında uzman aktüer bilirkişiden rapor alınması gerekirken muhasebeci bilirkişiden rapor alınmasının doğru olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, ceza soruşturması esnasında uzlaştırma sağlanıp sağlanmadığının tespiti ile uzlaşma sağlanmış ise açılan davanın esasa girilmeden reddi gerekeceğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı taraf, davaya konu kazaya karışan davalı taraf aracının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve zarardan bu sıfatla sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle, davalı ...Ş'ye husumet yöneltmiş; davalı sigortacı, poliçenin kaza tarihini kapsamadığını savunmuş; mahkeme ise, davalı sigortacının bu savunması hakkında herhangi bir değerlendirme yapmadan, davacı tarafın maddi zararından davalının sorumluluğuna dair karar vermiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sigorta kapsamında sigortacının zarardan sorumlu tutulabilmesi için, rizikonun poliçe vadesi içinde gerçekleşmesi gerekir. Davaya konu edilen kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. kitabında sigorta hukuku düzenlenmiş olup TTK'nun 1263- 1268. maddeleri arasında, tüm sigorta türleri bakımından uygulama alanı bulacak olan, sigorta sözleşmelerine ilişkin genel esaslar belirlenmiştir. 6762 sayılı TTK'nun 1279. maddesinde "mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta primini istiyebilir" düzenlemesi yapılmış; TTK'nun 1282/1. maddesinde ise "aksi kararlaştırılmış olmadıkça sigortacı, primin ödendiği tarihten itibaren gerçekleşen rizikolardan mesuldür. Sigortanın devam müddeti mukavelede yazılı değilse tarafların müşterek maksadiyle mahalli teamül ve sair haller göz önünde tutularak mahkemece tayin olunur" denilmek suretiyle sigortacının sorumluluğunun başlangıcı düzenlenmiştir. (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2018/752 Esas, 2018/12612 Karar ve 2019/5617 Esas, 2020/3230 Karar sayılı ilamı) Davaya konu somut olay incelendiğinde; kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı tutulmadığı, 10.07.2017 tarih ve saat 12.05 tarihinde tutulan kaza değerlendirme raporunda, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza mahallinden ayrılması, yaya vatandaşın ambülansa alınmış olması ve kaza yerinde kazaya ait iz ve emaralerin bulunmaması, sağlıklı kamara kaydının olmaması ve daha sonra ulaşılan şahısların ifadelerinin çelişkili olması nedeniyle tutanak tanzim edilmediği belirtilmiştir. Davaya konu kazanın tarih ve saatinin, ceza soruşturması kapsamındaki tüm olay tutanaklarında ve taraf ifadelerinde 10/07/2017 saat 10.00-10:30 olarak belirtildiği anlaşılmakla; dosyada mübrez iki ZMMS poliçesi örneği mevcut olup, davalı ...'ye husumet yöneltilmesine yol açan her iki trafik sigorta poliçesinde tanzim tarihinin yazılı olmadığı, başlangıç tarihinin ise bir poliçe örneğinde 10/07/2017 11:07, diğerinde 10/07/2017 saat 12:00 olduğu görülmektedir. Her iki poliçe incelendiğinde, davalı ... adına, acentesi olan ... Ltd. Şti. tarafından poliçe tanzim edildiği görülmüş olup sigorta prim tutarının peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Hal böyle olunca, davalının sorumluluğuna gidilebilmesi ve geçerli bir poliçenin varlığından söz edilebilmesi için poliçenin tanzim tarih ve saati önem arz etmekte olup, kaza tarih ve saatinde tanzim edilmiş bir poliçe bulunup bulunmadığı, poliçenin prim ödemesinin hangi tarih ve saatte yapılmış olduğu belirlenmelidir. Bu itibarla; yerel mahkemece davalı ... nezdinde poliçenin tanzim tarih ve saatinin( primin kesildiği tarih ve saatin) tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için bu hususların davalı ... şirketinden sorulması, gerekli bilgi ve belgelerin dosyaya kazandırılması, akabinde davalının savunması üzerinde durularak davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için kaza tarih ve saatinde tanzim edilmiş (primi ödenmiş) geçerli bir poliçe bulunup bulunmadığının tespit edilerek, toplanmış ve toplanacak deliller bir arada değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Hal böyle olunca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarih ve 2017/994 Esas 2023/748 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,-Kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıya tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025