T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/367
KARAR NO: 2025/741
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2021
NUMARASI: 2021/425 Esas - 2021/881 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, 15.12.2018 tarihinde davalı şirkete trafik sigortalı aracın çarpması ile meydana gelen kazada yaralandığını, davaya konu kaza nedeniyle Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/139 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanığın mahkumiyetine karar verildiğini, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporlar ile müvekkilinin maluliyeti bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu ve ömrü boyunca daha fazla efor harcamak zorunda kalacağını, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen herhangi bir cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak)100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri ile 9.800,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 10.000,00-TL tazminatın davalının temerrüde uğradığı 11.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 03.11.2021 tarihli dilekçe ile, maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 18.031,43-TL'ye, bakıcı gideri yönünden 8.684,78-TL'ye ve sürekli iş göremezlik yönünden 235.557,76-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete eksik belge ile başvuru yapılması nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafça başvuru sırasında maluliyet durumunu gösterir belgenin sunulmadığını, davacı hakkında Nevşehir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporların ise birbirleri ile çelişkili olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararından sorumlu olmadığını, davacının koruyucu tertibat takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle faiz istenemeyeceğini ve avans faiz isteminin yersiz olduğunu, başvuru şartının usule uygun olarak yerine getirilmemesi nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan bilirkişi heyet raporu ile, kazanın meydana gelmesinde davacının %25 oranında, davalıya sigortayı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının kaza anında koruyucu ekipman takmamasının doğan zararın artmasına sebep olduğu ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanarak düzenlenen 20.04.2021 tarihli rapor ile, davacının %17 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunun, iyileşme süresinin 12 ay olduğunun ve 4 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğunun tespit edildiği, davalıya sigortalı aracın kullanım tarzının ticari olması nedeniyle tazminata avans faiz işletilmesi gerektiği, müterafik kusur indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığı gerekçesi ile; "Davanın KISMEN KABULÜ ile 209.819,716 TL tazminatın 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince ve katılma yolu ile davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin kazadan kaynaklı sıkıntılarının daha da kötüye gittiği, davacının gördüğü tedavi ve özür oranının artmasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dosyanın istinaf incelemesinden geçerek kararın kaldırılması halinde müvekkili için yeniden rapor alınmasını ve tazminat hesabının karar tarihine en yakın veriler ve asgari ücretteki güncel veriler dikkate alınarak yapılması gerektiği hususlarına ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan sağlık kurumu raporu ve maluliyet oranını kabul etmedikleri, maluliyet raporunun ATK'dan alınması gerektiği, dava tarihinden evvel alınan rapora dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı hakkında düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen çelişkilerin giderilmediği, raporlar arasındaki çelişki nedeniyle ATK 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasına ilişkin taleplerinin dikkate alınmadığı, kaza tespit tutanağı gereğince kazanın meydana gelmesinde davacı asli kusurlu olmasına rağmen mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tali kusurlu olduğuna yönelik tespitin hatalı olduğu, kusur raporuna yaptıkları itirazın değerlendirilmediği, tazminat hesabı yapılırken davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 yaşam tablosu uygulanması halinde devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi kullanılması gerekirken progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacının kaza tarihinde 18 yaşının altında olması nedeniyle ve müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının reddi gerektiği, bakıcı giderine ait belge sunulmaması halinde bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden belirlenmesi gerekirken brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, davacının askere gideceği dönem dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı, bakıcı giderine karar verilmesi için tedavi süresinin sona ermesi ve sürekli maluliyetin bulunması gerektiği, dava öncesinde başvuru yapılmaması ve temerrüde düşürülmemesi nedeniyle müvekkili şirketin yargılama gideri ve faizden sorumlu tutulamayacağı, takdir edilen tazminata yasal faiz yerine avans faiz işletilmesine karar verildiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan davacının maluliyetine ilişkin raporların incelenmesinde; Nevşehir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 20.01.2020 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda tüm vücut fonksiyon kaybı bulunmadığının belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.01.2021 tarihli raporda, % 15,2 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği ve tedavi süresince bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.04.2021 tarihli raporda, % 17 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği ve tedavi süresince bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. (1) Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, kazaya karışan davalıya sigortalı aracın ticari amaçla kullanılan taksi olması nedeniyle tazminata avans faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, Nevşehir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporunda hangi Yönetmelik hükümlerinin uygulandığının belirtilmemiş olması, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporlarda farklı Yönetmelik hükümlerinin uygulanmış olması nedeniyle raporlar arasında çelişki bulunduğunun söylenemeyecek olmasına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.04.2021 tarihli raporu esas alınarak, progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında ve bakıcı gideri zararının brüt asgari ücret üzerinden yapılmasında isabetsizlik bulunmamasına, dava dilekçesindeki anlatımlar göz önüne alındığında efor tazminatı talebinde bulunulduğunun anlaşılmasına göre kaza tarihinden itibaren iyileşme süresi olan 12 ay için geçici iş göremezlik tazminatı hesabı ve askerlik dönemi boyunca sağlıklı kişilerden daha fazla efor sarfedeceğinin kabulü ile bu dönem için de sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmasında usule aykırılık bulunmamasına (Yargıtay 4. HD'nin 25.11.2024 tarihli 2023/6019 E. -2024/11555 K. sayılı ilamı), dava tarihinden evvel davalıya başvuru yapılmış olmasına ve yargılama süresince dahi davalı tarafça ödeme yapılmamış olmasına göre davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf talebinin incelenmesinde; Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin içeriği göz önüne alındığında, davalı vekilinin istinaf talebinin kabul edilerek kararın kaldırılması ihtimaline binaen istinaf talebinde bulunulduğu görülmekle, istinaf dilekçesinin içeriği itibari ile hükmün istinafını istemesinde hukuki yarar görülmediğinden davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 4. HD'nin 02.10.2024 tarihli 2023/4012 E. 2024/8459 K. Sayılı ilamı)
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekilinin istinaf dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 14.332,79-TL harçtan peşin yatırılan 3.853,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.479,59-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b/İstinaf talebi incelenmeyen davacı tarafça peşin yatırılan 80,70-TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.08/05/2025