T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/1929
KARAR NO:2025/785
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:27/05/2021
NUMARASI:2018/851 Esas - 2021/418 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, vekil edenin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen 08/08/2018 günlü trafik kazasında müvekkili davacının yaralanarak sakat kaldığını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu bulunduğunu ve eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 13/11/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuş ise de sonuç alınamadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL'si geçici, 3.000,00-TL'si de kalıcı sakatlık tazminatına karşılık olmak üzere toplam 3.500,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş; 22/04/2021 günlü ıslah dilekçesi ile de, yargılama sırasında temin edilen bilirkişi raporuyla belirlenen %16,96 maluliyet oranına göre yapılan hesaplama doğrultusunda düzenlenen aktüer bilirkişi raporu uyarınca geçici iş göremezlik zararına ilişkin istek miktarını 6.231,30-TL'ye kalıcı iş göremezlik istek miktarını da 208.552,87-TL'ye çıkartıklarını açıklamıştır.Davalı ise davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde mahkemece; talep konusu kazanın oluşumunda davalı tarafa ait sigortalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle %11 oranında maluliyete uğradığı, iyileşme süresinin 2 ay bulunduğu kabul edilerek TRH 2010 yaşam tablosu ile prograsif rant esasına ve davacı gelirinin de asgari ücretin 1,4475 katı olduğu varsayımıyla düzenlendiği anlaşılan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 6.231,30 TL geçiçi iş göremezlik tazminatı ve 135.264,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 141.495,54 TL'nin 27/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 28/12/2020 günlü raporla; davacının geçirmiş olduğu kaza neticesinde "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri" uyarınca %16,96 maluliyete uğradığı, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre de maluliyet oranının %11 olduğunun belirtildiği; mahkemece söz konusu bu rapordaki %16,96 maluliyet oranının hükme esas alınması gerekirken, müvekkili aleyhine bulunan maluliyet oranının hükme esas alınmasının hatalı olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talep gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.Davalı vekilinin istinaf nedenleri ise; tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosunun baz alınması doğru olmakla birlikte, 1,8 teknik faiz yerine prograsif rant uygulamasıyla düzenlendiği anlaşılan aktüer hesaplamanın hükme esas alınmasının doğru olmadığı, ayrıca kusur durum ve oranı ile davacı gelirinin belirlenmesi bakımından yapılan inceleme ve araştırmanın da yetersiz olduğu, keza davacı motosiklet sürücüsünün kask ve diğer koruyucu ekipmanları kullanmamak suretiyle müterafik kusurlu olduğu hususunun da karar yerinde değerlendirilmediği, davacıya ... tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılmadığı, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM Sigortası Genel Şartlarındaki düzenlemeler gereğince sigortacının geçici iş göremezlik zararından sorumlu tutulamayacağının da mahkemece gözetilmediği, ceza soruşturması sırasında taraflar arasında uzlaşma yapılıp yapılmadığının da araştırılıp belirlenmediği ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerekirken faizin dava tarihinden 2 yıl önce başlatılmış bulunmasının da doğru olmadığı hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi önem arz etmektedir. Söz konusu bu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. (Bkn: Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11/01/2022 gün ve 2021/7309 E.-2022/122 K. sayılı içtihadı).Somut olayda kaza tarihinin 08/08/2018 olduğu gözetildiğinde maluliyete ilişkin belirlemenin "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlendiği anlaşılan 28/12/2020 günlü raporda; kaza tarihinde yürürlükte olan ve gözetilmesi gereken "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre belirlendiği anlaşılan %11 maluliyet oranına göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmış olmasında istinaf eden davacının istinaf nedenlerine göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden, davacı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu incelendiğinde; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; Dairemizin de katıldığı yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin tedavi (sağlık) gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu bulunmasına; trafik kazasına bağlı tazminat hesaplamalarında ZMM Sigortası Genel Şartları ile getirilen 1.8 teknik faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olup dosya kapsamında alınan aktüerya raporunda yine yargısal içtihatlarla kabul edilen TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre (1.8 teknik faiz kullanılmaksızın) hesaplama yapılmasının isabetli olmasına, ayrıca davacı tarafça davalı sigorta şirketine iş bu dava açılmadan önce yazılı biçimde başvurulmuş olduğu halde davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşılmasına, bu şekilde de görülmekte olan dava bakımından, dava ön şartının gerçekleşmiş olduğu belirgin bulunmakla, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi temerrüde düştüğünden temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmış olmasının da doğru bulunmasına, ayrıca dosyada mevcut ücret bordrolarına göre kaza tarihinde ... Fabrikasında stajyer işçi olarak çalıştığı anlaşılan davacının bu bordrolarda gösterilen geliri esas alınarak asgari ücretin 1,4475 katı gelire sahip olduğu varsayımıyla tazminat hesaplaması yapılmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunmadığından, davacı motosiklet sürücüsünün kask ve diğer koruyucu ekipmanları kullanıp kullanmadığı belirgin değil ise de, davacının yaralanmasının niteliğine (davacının sol baş parmağı orta kısmından kopmuştur) göre kask takıp takmamasının veya diğer koruyucu ekipmanları (dizlik, dirseklik, omuzluk, motosiklet ceketi gibi) kullanıp kullanmamasının somut olaya konu yaralanmaya bir etkisi bulunmadığından mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında da herhangi bir yanılgı bulunmamasına; makine yüksek mühendisi ,,, tarafından, olayla ilgili Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında alınan ifadeler ile yine soruşturma kapsamında kaza yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlendiği anlaşılan 15/10/2018 günlü bilirkişi kusur raporundaki tespitlerin de değerlendirilmesi neticesinde düzenlenen 20/02/2020 günlü kusur raporundaki kazanın oluş şekli, kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında hükme esas alınarak kazanın oluşumunda tüm kusurun sigortalı araç sürücüsünde olduğu, davacıya atfedilebilecek bir sürüş kusuru bulunmadığı kabul edilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonuçlandırılmış olmasında bir isabetsizlik tespit edilememesine; ayrıca dosya kapsamındaki... cevabi yazısına göre davacıya iş bu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirildiğine ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosundan getirtilen kayıt ve belgelerden anlaşılacağı üzere, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığının da belirgin bulunmasına göre davalı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle; davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise yukarıda (2) nolu bentte işaret edilen sebeplerle HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca tahsil edilmesi gereken 615,40-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile kalan 556,10-TL bakiye istinaf karar ve ilam harcının davacıdan alanarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketinden alınması gereken 9.665,56-TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.668,00-TL harcın düşümü ile kalan 5.997,56-TL bakiye istinaf karar ve ilam harcının davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin ise yapan taraf üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025