T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/1861
KARAR NO:2025/770
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/05/2021
NUMARASI:2017/8 Esas - 2021/395 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edenine ait olan sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile trafik sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen, 18/08/2016 günlü çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanarak sakat kaldığını, kazanın oluşumunda kusuru bulunan ... plaka sayılı aracın ZMM sigortası yaptırılmadığından, meydana gelen zararın giderilmesinden ...'nın sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı kuruma başvuruda bulunulmuş ise de sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak), müvekkilinin uğradığı iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere 5.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini istemiş; müteakip sunduğu 20/11/2017 günlü dilekçe ile 5.000,00-TL'lik maddi tazminata ilişkin istek miktarının 100,00-TL'sinin geçici iş göremezlik, 4.900,00-TL'sinin de kalıcı iş göremezlik zararına yönelik olduğunu bildirmiş, 23/10/2019 günlü bedel arttırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin istek miktarını dosya kapsamında temin edilen 11/09/2019 günlü bilirkişi hesap raporu doğrultusunda toplam 17.674,64-TL'ye arttırdıklarını; 16/03/2021 günlü ıslah dilekçesi ile de daha sonra temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminata ilişkin istek miktarını toplam 26.562,46-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vekil edeni kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, motosiklet sürücüsü olan davacının kaza anında kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu sayılması gerektiğini, ayrıca kazanın meydana gelmesinde taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğunun ve dahi eğer bir maluliyet varsa maluliyetin ve zarar miktarının ne olduğunun bilirkişi marifetiyle usulüne uygun şekilde tespit edilmesini istediklerini, usulüne uygun bir başvuru olmadığından temerrüde düşmeyen vekil edeninden ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini ve fakat ticari faiz istenemeyeceğini ileri sürerek; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, olayla ilgili olarak Dörtyol 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2017/135 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 18/08/2016 günlü trafik kazasının oluşumunda kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'in %80 oranında asli, davacı araç sürücüsünün ise %20 oranında tali kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde %6.2 oranında sakat kaldığı, iyileşme süresinin de 4 aya kadar uzayabileceği ve davacının uğradığı maddi zararın 14/01/2021 günlü aktüer bilirkişi ek raporuyla 26.562,46-TL olduğunun tespit edildiği, ancak davacının sevk ve idaresindeki aracı kullanmak için gerekli sürücü belgesi olmadığından, belirlenen tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, ancak yapılan indirimin takdiri indirim olması nedeniyle davanın ret olunan kısmı üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücreti verilemeyeceği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı şeklindeki özet gerekçeyle;-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 21.249,96-TL. maddi tazminatın 19/10/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili ve katılma yolu ile de davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; eldeki dava açılmadan önce vekil edeni kuruma yeterli belge ile yapılmış usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, kabule göre de davacının fiziksel muayenesi yapılmadan düzenlenen maluliyet raporuna dayanılarak karar verilemeyeceği, ayrıca maluliyet raporu için yapılan harcamadan kurumun sorumlu tutulamayacağı, takip konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMM Sigortası Genel Şartları uyarınca tazminat hesaplamalarında 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğinin dikkate alınmadığı, usulüne uygun bir başvuru olmadığından kurumun temerrüde düşmediği gözetilerek, dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiği ve mahkemece hüküm altına alınan karar ve ilam harcının da hatalı biçimde fazla belirlendiği, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Davacı vekilinin istinaf nedenleri ise; davalı tarafın tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, bu nedenle reddine karar verilerek, kararın onanması gerektiği, ancak kararın kaldırılması suretiyle yeniden yargılama yapılacak olur ise müvekkilinin hak kaybına uğramaması için yeniden aktüer hesaplama yapılması gerektiğine ilişkindir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkin olup; taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçelerinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle; 6704 sayılı yasanın 5.maddesiyle değişik 2918 sayılı KTK'nın 97.madde hükmü uyarınca dava şartı haline getirilen hususun sadece dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması gereği olup, somut olayda davacının eldeki davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine yazılı biçimde yeterli bilgi ve belgeyle birlikte başvuruda bulunulduğu ve bu başvurunun 10/10/2016 tarihinde kuruma ulaştığı halde başvuru gereği yerine getirilmediğine ve herhangi bir ödeme de yapılmadığına göre; mahkemece dava şartının yerine getirildiği ve temerrüt halinin de oluştuğu kabul edilerek buna göre hüküm tesis olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına; ayrıca TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant uygulaması ile davacı gelirinin de asgari ücret olduğu varsayımıyla düzenlendiği anlaşılan 09/03/2023 günlü aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin,Dairemizin de katıldığı Yargıtayın istikrar kazanan uygulamalarına da uygun bulunmasına ve dahi davalı tarafın itirazı üzerine kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gözetilerek, konusunda uzman ATK 2. İhtisas Dairesince 03/06/2020 tarihinde düzenlendiği anlaşılan yeterli ve geçerli nitelikteki günlü raporla, daha önce ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan temin edilen 23/07/2018 günlü raporun örtüşmesi karşısında, mahkemece dosyada mevcut maluliyete ilişkin raporlar gözetilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılmış olmasında somut olayın özelliklerine ve itiraz nedenlerine göre bir isabetsizlik tespit edilememesine (Bkn; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2022 gün 2021/8548 Esas-2022/2770 Karar sayılı ilamı) ve davacı tarafça açılan davanın başarıya kavuştuğu dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesinde bir yanılgı olmadığına göre, davalı vekilinin açıklanan hususları amaçlayan istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.2-Davalı vekilinin karar ve ilam harcının hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf itirazına gelince;Yapılan yargılama neticesinde, davacının davasının kısmen kabulü ile 21.249,96-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca davanın parayla değerlendirilebilir olması koşuluyla, mahkemece belirlenecek karar ve ilam harcının, hüküm altına alınan yani davalının sorumlu tutulduğu alacak/tazminat miktarı üzerinden hesaplanacağı konusunda duraksamamak gerekir.Somut olayda, yapılan yargılama neticesinde 21.249,96-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiğine göre, hüküm altına alınacak karar ve ilam harcının bu miktar üzerinden belirlenmesi gerekirken, davacının ıslahla talep ettiği 26.542,46-TL üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle fazla harca hükmedilmiş olması isabetsizdir.Ancak, harca ilişkin olarak yapılan hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu sebebe münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılması ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar ile davacı vekilinin esasen ilk derece mahkemesince verilen karara bir itirazı olmadığı, aksine davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddi ile kararın onanması istenildiği gözetilerek, kararın diğer yönlerine dokunulmaksızın sadece kamu düzeninden olan ve istinaf sebepleriyle bağlı olmaksızın resen gözetilmesi gereken harca ilişkin hatalı uygulamanın düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği; bu durumda da Dairece verilen kaldırma kararının nedeni ve gerekçesi dikkate alındığında davacı vekilinin karar kaldırılarak yeniden yargılama yapılması halinde vekil edeninin hak kaybına uğramaması için yeni bir aktüer hesaplama yaptırılması gerektiğine yönelik katılma yolu ile yaptığı istinaf hakkında karar verilmesines gerek bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2021 tarih ve 2017/8 Esas - 2021/395 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE; -Davacı vekili tarafından katılma yolu ile yapılan istinaf talebi hakkında bir karar verilmesine YER OLMADIĞINA, a/İstinaf yasa yoluna başvuran müteveffa davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde mirascılarına iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırıldığı anlaşılan toplam 454,30-TL istinaf karar ve ilam harcının da talep halinde davalı ...na iadesine, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2021 tarih ve 2017/8 Esas - 2021/395 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davanın KISMEN KABULÜ ile, 21.249,96-TL maddi tazminatın 19/10/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine,
b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 1.451,58-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan 31,40-TL'si peşin harç, 32,00-TL'si ıslah harcı ve 43,50-TL'si de tamamlama harcı olmak üzere toplam 106,90-TL harcın düşümü ile kalan 1.344,68-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,c/ AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,ç/Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 31,40-TL başvurma harcı, 31,40-TL peşin harç, 32-TL ıslah harcı ve 43,50-TL tamamlama harç toplamı olan 138,30-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,d/Davacı tarafından yapılan 1.250,00-TL bilirkişi ücreti, 322,60-TL posta masrafı, 1.441,00-TL ATK fatura masrafları olmak üzere toplam 3.013,60-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025